Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Mükellef Hakları

Bülent TAŞNazmi KARYAĞDI
28 Eylül 2020Bülent TAŞ/ Nazmi KARYAĞDI
5024OKUNMA

Vergi Mükellefleri İçin Yeni Bir Koruma: Mükellef Hakları Kurulu

Mart ayının ortalarından beri Koronavirüs sebebiyle önce sağlık, ardından ekonomi gündemimizi ciddi bir şekilde işgal etti. Sağlık hâlâ 1 numaralı öncelik olduğu gibi beraberinde getirdiği ekonomik daralma ve istihdam sorunu da tüm dünyayı olduğu gibi ülkemizi de etkiliyor.

Koronavirüs nedeniyle evlerimizde karantina altında olduğumuz dönemde vergi mükelleflerini çok yakından ilgilendiren bir yapının kuruldu: 60 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Mükellef Hakları Kurulu vergi sistemimize dahil oldu.

Resmi Gazete’de 18 Nisan 2020 günü yayımlanan ve aynı gün yürürlüğe giren bu düzenleme, gündemdeki yoğunluk nedeniyle öne sıralara yükselemedi.

Aradan beş aya yakın bir süre geçmiş olmasına rağmen, kamuoyuna yeterince duyurulamayan bu yeni Kurulu VERGİALGI okurları için gündeme getirelim istedik.

Öncelikle şunu belirtmekte yarar var. Mükellef haklarının geliştirilmesi ve korunması açısından yeni bir yapının kurulmuş olması oldukça önemlidir. Bu yapının sağlıklı bir şekilde kurulması ve etkin bir şekilde işletilmesi de başarının en önemli unsurları olacaktır. 

Mükellef Hakları Kurulunun Hazine ve Maliye Bakanlığı içindeki yeri nedir?

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçildikten sonra Devlet idaresinin organizasyon yapısını düzenleyen 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Hazine ve Maliye Bakanlığı örgütü de 10 Temmuz 2018’de belirlenmiştir.

Mükellef Hakları Kurulu ise 60 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yaklaşık iki yıl sonra Bakanlığın yapısına eklenmiş durumdadır.

Her ne kadar ismi Kurul olarak belirlenmiş olsa da Bakanlığın organizasyon yapısının sayıldığı Kararnamenin 219. maddesinde hizmet birimleri arasında Mükellef Hakları Kurulu yer almıyor. Tıpkı Vergi Konseyi gibi Kurul da ilerleyen maddelerde 238/A maddesi olarak yer alıyor.

Ancak Vergi Konseyi açıkça bir danışma birimi olarak görevlendirilmişse de (Madde 280), Mükellef Hakları Kurulunun yapısı tam açık değildir.

Kurulun kuruluş amacı 280/A maddesinin ilk fıkrasında;

  • Mükellef haklarının korunmasına yönelik temel ilke ve kuralları belirlemek,
  • Bu ilke ve kuralların benimsenmesi ve uygulanmasını sağlamak,
  • Mükellef haklarına yönelik başvuruları değerlendirmek ve
  • Bakanlığa önerilerde bulunmak

olarak belirlenmiştir.

Burada görüldüğü üzere Kurulun temek fonksiyonları ilkeleri belirlemek, benimsetmek, uygulamasını sağlamak, mükellef başvurularını (şikâyetlerini) değerlendirmek ve öneride bulunmak şeklindedir.

Kurulun ne şekilde oluşacağı, nasıl çalışacağı, üyelerin nasıl ve ne kadar süreyle belirleneceği Kararnamenin ilgili maddesinde yer almamaktadır. Ancak çalışma usul ve esaslarının bir yönetmelikle belirleneceği ikinci fıkrada belirtilmiştir.

Vergi mükelleflerinin bu Kurula, İdare tarafından (Gelir İdaresi Başkanlığı ve ilgili birimleri ile Vergi Denetim Kurulu ve vergi müfettişleri) kendileriyle ilgili olarak yapılan hak ihlalleri için başvuracakları gözönüne alınacak olursa “Mükellef haklarına yönelik başvuruları değerlendirmek” görevinin fazlasıyla rağbet göreceğini tahmin ediyoruz.

Fakat bu fonksiyona ilişkin olarak başvuru sonuçlarının idari birimlerce ne şekilde dikkate alınacağının Kararnamede açıkça yazılmamış olmasının mükellef haklarını koruma anlamında belirsizlik yaratabileceğini düşünüyoruz. Zira Kurulun hak ihlaline ilişkin tespitini ilgili birime öneri ya da bilgi olarak aktarması icrası zorunlu bir karar olarak dikkate alınmayabilir. Bu durum ise Kurulun şekli bir organizasyon haline dönüşmesi anlamına gelebilecektir.

Dolayısıyla da Kurulun etkin ve doğru karar verebilecek yetkin bir kadro ve yapıya sahip olması, aldığı kararların da İdare tarafından mutlak surette uygulanması yerinde olacaktır. 

Mükellef Hakları Kurulu kimlerden oluşmalı?

Yeni Kurul, tıpkı İzaha Davet müessesesi gibi uyuşmazlıkların yargıya intikalinden önce dostane çözüm kurumunu hatırlatmaktadır. Bir başka deyişle Devlet ile bireyin hiçbir zaman küs olmaması temeline dayanan arabuluculuk müessesesinin farklı ama aynı amacı taşıyan yeni bir versiyonu vergi hukukumuza kazandırılmıştır.

Bu nedenle de Kurul bünyesinde vergi mükellefi, 3568 sayılı meslek mensubu, deneyimli vergi inceleme elemanı (emekli de olabilir), avukat, idari yargı alanında fiilen görev yapan ya da emekli yargıçların yer alması yerinde olacaktır.

İdari yargıdan Kurula dâhil olacak kişiler, vergi uygulamaları konusunda doğabilecek uyuşmazlıkları baştan önleyecekleri için mükellef haklarının korunması alanında önemli katkıda bulunacaklardır. 

Vergi mahremiyeti (gizliliği)

Vergi ile ilgili konularda elde edilen bilgilerin gizli kalması oldukça önemlidir. Hem vergi mükelleflerinin ticari sırlarının korunması hem de itibarlarına bir zarar gelmemesi açısından vergi mahremiyeti Vergi Usul Kanununda özel olarak düzenlenmiştir.

Nitekim Mükellef Hakları Kurulunun kuruluşuna ait dört fıkralık maddenin bir fıkrası da özel olarak bu konuya ayrılmış durumdadır.

Kurulun Başkan ve üyeleri ile Kurulda görevlendirilen personelin, görevlerini yerine getirmeleri sırasında edindikleri, kamuya, ilgililere ve üçüncü kişilere ait gizlilik taşıyan bilgileri, kişisel verileri ticari sırlan ve bunlara ait belgeleri, bu konuda mevzuat gereği yetkili kılınan mercilerden başkasına açıklayamayacağı, kendilerinin veya üçüncü kişilerin yararına kullanamayacağı hükmolunmuştur. Hatta yükümlülüğün görevden ayrıldıktan sonra da devam edeceği ifade olunmuştur. 

ABD’de Ulusal Mükellef Avukatlığı müessesesi

Ülkemizde henüz kuruluş aşamasında olan Mükellef Hakları Kurulu’nun benzeri 1998 yılında ABD Gelir İdaresi IRS’in yeniden yapılanması sürecinde kurulmuştur.

1998 tarihli yasa mükellef haklarını genişleterek idarenin içinde bağımsız bir ses olarak mükellefi desteklemek için Mükellef Avukatlığı Birimini kurmuştur. Mükellef Avukatlığı Birimi normal yollardan çözülemeyen sorunların çözümüne yardımcı olmaya çalışmaktadır. (Ayrıntılı bilgi için: Nazmi Karyağdı (2006), Amerika Birleşik Devletleri Gelir İdaresinde Vergi İncelemesi, T.C. Maliye Bakanlığı, Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı Yayını, Ankara)

Ulusal Mükellef Avukatı, IRS ile olan ve normal idari süreç nedeniyle problemler yaşayan mükelleflere yardım etmek için atanmıştır. Mükellef Avukatlığı, yeni bir misyon yaratmıştır: “IRS ile olan problemlerini çözmede mükelleflere yardımcı oluyoruz ve problemleri önleyecek değişiklikler öneriyoruz.”

Yeni Ulusal Mükellef Avukatlığı iki temel fonksiyon üzerine kurulmuştur:

  1. Dava fonksiyonu,
  2. Sistem analizi ve savunma fonksiyonu.

İlk fonksiyonun amacı mükellefin tüm sorunlarını çözmektir.

Sistem analizi ve savunma fonksiyonu, sistem problemlerini belirlemek, kökleşmiş sorunları analiz etmek, yeni sistem ve uygulamalarla ilgili olabilecek potansiyel sorunları belirleyerek bunlara yönelik çözümler geliştirmek için operasyon bölümleriyle çalışmakla sorumludur.

Savunma Ofisi (avukatlık ofisi) temyiz veya hukuki incelemenin yerine geçen bir müessese değildir. Bu ofis mükelleflerle bağlantı kurmak için coğrafik olarak kurulmuştur. 

Mükellef haklarının güvence altında olduğu bir Türkiye

60 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile vergi sistemimize dahil olan Mükellef Hakları Kurulu’nun mükellef haklarının korunmasında önemli bir güvence olmasını temenni ediyoruz.

Bu Kurulun ülkemiz vergiciliğinin uygulama alanında yenilikçi, mükellef haklarını koruyan bir fonksiyon icra etmesi en büyük dileğimizdir. Hak duygusu üst seviyede olan, mükellefin hakkıyla Kamunun hakkı arasında objektif bir denge sağlayan kurum İdare-mükellef ilişkilerinin sağlıklı gelişimine ve güven tesisine katkıda bulunacağı gibi ülkemizdeki yatırım ortamının iyileştirilmesine de yardımcı olacaktır.

Bu nedenle de Mükellef Hakları Kurulu’na ilişkin Yönetmeliği hazırlayacak olanlara ve onu hayata geçirecek olanlara büyük bir görev düşüyor.

Yorumlar

  • I
    Imdat türkay
    mükemmel bir yazı.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor