Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi
Bülent TAŞNazmi KARYAĞDI
12 Temmuz 2017Bülent TAŞ/ Nazmi KARYAĞDI
323OKUNMA

Yurt Dışı Dolaşımda Roaming Hizmetlerinin Vergilendirilmesi

Yurt dışına çıkıldığında çoğu zaman telefonumuzu kapatmayı yeğleriz. Temel endişemiz yurda döndüğümüzde yükü bir fatura ile karşılaşma ihtimalidir. Bunun arkasında yatan temel neden yurt dışındayken yaptığınız görüşmelerin vergilendirilmesi ile ilgilidir.

Yurt dışında telefon görüşmeleriniz veya cep telefonunuzdan internet kullanımınızda süreç şöyle işlemektedir. Türkiye’de bir operatörün abonesi olarak yurt dışına çıktığınızda abonesi olduğunuz operatörün gittiğiniz ülkede anlaşmalı olduğu operatörün şebekesinden yararlanarak görüşme veya internet kullanım trafiğinizi gerçekleştirmektesiniz. Siz artık yurt dışındaki bu operatörden hizmet almakta, onun şebekesi üzerinden trafik göndermekte veya almaktasınız.

Bu hizmetin bedelini yurtdışındaki ülke operatörü abonesi olduğunuz Türkiye’deki operatöre faturalandırmakta, abonesi olduğunuz operatör de kendi faturası ile size yansıtmaktadır. Bu yansıtmayı yaparken de kendi aracılık faaliyetinin karşılığı olarak bir nevi aracılık bedelini faturaya eklemektedir.

Sorun hizmetin bedelinin hangi ülkede ve ne ölçüde vergilendirileceği ile ilgilidir. Gittiğiniz ülkede verilen ve yine bu ülkede tüketilen bu haberleşme hizmetinin bu ülkede katma değer vergisine tabi tutulma olasılığı yüksektir. Dolayısıyla hizmet bedelinin 100 olduğunu ve bu ülkede KDV oranının %19 olduğunu varsayarsak Türkiye’deki operatöre gönderilecek faturada yer alacak tutar 100+19= 119 olacaktır.

Mevcut uygulama çerçevesinde Türkiye’deki operatör yurt dışından gelen bu fatura ile ilgili olarak %18 oranında KDV stopajı yapmak zorundadır. Yurtdışı operatörlerle yapılan anlaşmalar bu ödemelerin net bazda yapılmasını öngördüğünden stopaj tutarı Türk operatör üzerinde kalmaktadır. Buna göre yapılması gereken KDV stopaj tutarı 26 olmakta tevkif edilen tutar Türk operatör tarafından vergi dairesine beyan edilerek ödenmektedir. Dolayısıyla Türk operatörün abonesine yansıtması gereken KDV dâhil tutar 119+25=145 olmaktadır. Buna ek olarak %25 oranında 30 TL tutarında bir özel iletişim vergisinin de faturaya yansıtılacağı düşünüldüğünde fatura tutarı 175 TL ye çıkmaktadır. Türk operatörün aracılık hizmet bedelini bu faturaya yansıtmadığını varsayarsak Türk operatörden size gelecek fatura 175 TL ye çıkmış bulunmaktadır. 100 hizmet bedeli bir anda 175 olmuştur. İşte bu nedenle yurtdışına çıktığımızda telefonlarımızı kapatma ihtiyacı hissediyoruz.

Peki, bu doğru bir vergilendirme mi? Türkiye de yapılan vergilendirmenin doğru olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.  Katma Değer Vergisi Kanunun birinci maddesi verginin konusunu teşkil eden işlemleri düzenlemektedir. Buna göre Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler, yine aynı maddede, Türkiye’de yapılan posta, telefon, telgraf, teleks ve bunlara benzer hizmetler verginin konusunu teşkil etmektedir. Dikkat edileceği üzere teslim veya hizmetin Türkiye’de yapılıyor olması gerekir. Diğer bir ülkede bu ülkenin operatöründen alınan hizmetin Türkiye’de yapılan bir hizmet olduğunu düşünmek Kanuna uygun düşmemekle beraber maalesef Maliye Bakanlığının uygulaması bu yöndedir.

Bakanlık konuyu bir tebliği düzenlemesi yerine muktezalarla yönlendirmiştir. İlk verdiği muktezalarda bu hizmetin yurt dışında verildiğini dolayısıyla Türkiye’de KDV ye tabi tutulmayacağını belirterek uygulamayı yönlendirmiş, ancak konu ile ilgili vergi inceleme elemanlarınca farklı değerlendirmeler yapılarak Türkiye’de hizmet verilmiş gibi operatörler aleyhine geriye dönük tarhiyatlar yapılmıştır. Maliye Bakanlığı da bu incelemeler esnasında kanuna uygun olan görüşünü değiştirerek Türkiye’de yapılan bir hizmetin varlığından söz etmiştir. Biri birine tamamen zıt bu iki görüş operatörlerin mağduriyetine yol açmıştır. İlk görüşe göre hareket ettikleri ve abonelerden bir KDV talep etmedikleri için sıkıntı ile karşı karşıya kalmışlardır. Ayrıca uygulamayı yeni görüşe göre değiştirdiklerinden yurt dışı tarifeler de çok önemli fiyat artışları yaşanmıştır.

Ancak yargı konuyu çözüme kavuşturmuştur. Gerek ilk derece vergi mahkemeleri gerekse Danıştay yurt dışı dolaşımda gidilen ülkedeki operatörlerden alınan haberleşme hizmetlerinin Türkiye’de yapılan bir hizmet olmadığını, Türkiye’de katma değer vergisine tabi tutulamayacağını, bu çerçevede Türkiye’deki operatörün diğer ülke operatörüne yapacağı roaming ödemeleri üzerinden sorumlu sıfatıyla KDV hesaplayıp ödemesine gerek bulunmadığına, yine yurt dışı roaming hizmetleri ile ilgili olarak kendi abonelerine yapacağı yansıtmalarla ilgili olarak da KDV talep etmesine gerek olmadığını karara bağlamış olup karalar kesinleşmiştir.

Özel iletişim vergisi ile ilgili kanun sınırlı düzenleme yaptığından birçok konu ile ilgili olarak KDV düzenlemelerinin uygulanabileceğine atıf yapmaktadır. Vergilendirme yapılabilmesi için hizmetin Türkiye’de yapılma gereği özel iletişim vergisi için de geçerlidir. Türkiye’de yapılmayan bir hizmetin özel iletişim vergisine de tabi tutulması mümkün değildir. Bu nedenle KDV uygulamasına paralel olarak abonelerden ÖİV talep edilip Devlete ödenmesine gerek bulunmamaktadır. Aksi durum Kanuna açık aykırılık teşkil edecektir. 

Bu yargı kararına rağmen uygulama Maliye bakanlığı yönlendirmeleri çerçevesinde devam etmektedir. Bakanlık görüşünü değiştirmemiştir. Bu nedenle çıkarılacak bir tebliğ ile uygulamanın yargı kararları yönünde değiştirilmesine imkân sağlanması yurt dışına çıkışlarda telefonların kapatılması derdine son verilmesi uygun olacaktır.

Yorumlarınızı Bize Yazınız
Soru SorYazarlarımızın güncel sorulara cevap verebildiğini göz önünde bulundurarak, lütfen makalenin yayımı tarihten itibaren en geç bir ay içinde sorunuzu yöneltiniz.