Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Vergi

İmdat TÜRKAY
18 Haziran 2020İmdat TÜRKAY
8460OKUNMA

Yönetim/Denetim/Tasfiye Kurulu Üyelerine Ödenen Ücretin Vergisini İşveren Karşılayabilir mi?

Bazı okuyucularımız hatırlayacaktır Yaklaşım Dergisinin Ekim 2019’da yayımlanan 322. Sayısında, “Huzur Hakkından Dolayı Verilen Beyannamede Ödenecek Vergiyi İşverenin Karşılamasının Vergisel Sonuçları” çalışmamızda huzur hakkı ödemelerinin nasıl vergilendirileceği, hangi şartlarla yıllık beyanname verileceği ve ödenen vergiyi işverenin karşılaması durumunda bunun vergisel sonuçlarının neler olduğu gibi bazı hususları incelemiştik.

Konu hakkında yayınlanan 10.04.2020 tarih ve 2393 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bazı kamu kurum ve kuruluşlarında görevli yönetim, denetim ve tasfiye kurulu üyelerinin ücretleri üzerinden yapılan her türlü vergi ve kesintilerinin (üzerinde kamu görevi bulunan yönetim, denetim veya tasfiye kurulu üyelerinin birinci ve ikinci işverenden aldıkları ücretleri birleştirmek suretiyle ödemeleri gereken ilave gelir vergisi dâhil) ilgili kuruluş tarafından karşılanacağına ilişkin düzenleme yapılmıştır. 

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre daha ziyade anonim şirketlerin yönetim/denetim/tasfiye ve danışma kurullarında görevli olan üyelere ödenen huzur hakkı/ücreti ödenmesi gündemde olmakla beraber, diğer şirketlerde ve oluşumlarda da yönetim kurulu üyeliği ve huzur hakkı ödemesi söz konusu olabilmektedir.

Türk Ticaret Kanunu’na göre kurulan anonim şirketlerin yönetim/denetim kurullarında görevli üyelere ödenen huzur hakkı/ücreti ödenmektedir. Limited şirketlerde de yönetim kurulları bulunmakta ve yine memurlar ve diğer kamu görevlilerinden asli kadro ve görevleri dışında, kurum ve kuruluşların yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarda görev alanlara da huzur ücreti ödenmektedir.

Bir gerçek kişi birden fazla yönetim ve denetim kurulunda aynı dönemde görev alabilmekte ve aynı dönem içinde birden fazla işverenden huzur ücreti elde edebilmektedir. Ancak, kamu ve özel sektörde kişinin birden fazla kurulda görev yapması konusunda sınırlama yokken, huzur ücreti ödenmesi konusunda kamuda bir sınırlama söz konusudur. Türk Ticaret Kanununa göre yönetim kurulu üyelerine ödenen huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan ödenen paylar, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa göre gelirin yedi unsurundan biri olan ücret geliri kapsamında gelir vergisi tevkifatına tabi bulunmaktadır. (1)

Türk Ticaret Kanunu’nda yer alan hükümlere göre anonim şirket, yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil edilir. Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirketlere ilişkin “Yönetim kurulu üyelerinin mali hakları” başlıklı 394 üncü maddesinde yer alan hükme göre; yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebilir.

Anonim şirketlerin yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri seçilme ve görev yapma konusunda Türk Ticaret Kanununda bir sınırlama yoktur. Dolayısıyla gerçek kişi tam/dar mükellef gerçek kişiler, birden fazla şirketin yönetim/denetim/tasfiye/danışma kurullarında görev yapabilirler ve huzur hakkı elde edebilirler. Limited şirket müdürleri de birden fazla kurullarda görev alıp huzur ücreti elde edebilirler.

Türk Ticaret Kanunu’na göre bir kişinin birden fazla yönetim veya denetim kurulu üyesi olması dolayısıyla birden fazla işverenden huzur ücreti geliri elde etmesine engel bir durum yoktur. Ancak, memur ve diğer kamu görevlileri için aynı durum söz konusu değildir. 162 seri no.lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde memurlar ve diğer kamu görevlilerinin birden fazla işverenden huzur ücreti elde edip edemeyecekleri konusunda gerekli açıklamalar yapılmıştır.

Ayrıca konu hakkında yayımlanan 2393 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında bu konuda bir sınırlama getirilmiştir.

Bu çalışmamızda, 7194 sayılı Kanunla tek işverenden ve birden fazla işverenden tevkifata tabi ücret geliri elde eden ücretlilerin yıllık beyanname verme şartları ile söz konusu 10.04.2020 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında bazı kamu kurum ve kuruluşlarında görevli yönetim, denetim ve tasfiye kurulu üyelerinin ücretleri üzerinden yapılan her türlü vergi ve kesintilerin ilgili kuruluş tarafından karşılanması konusunu vergisel açıdan inceleyeceğiz. 

Yönetim/Denetim Kurulları Başkanı ve Üyeleri ile Tasfiye Memurlarına Ödenen Ücretin Vergilendirilmesi

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61’inci maddesine göre ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.

Aynı maddenin 4’üncü bendinde ise; yönetim ve denetim kurulları başkanı ve üyeleriyle tasfiye memurlarına bu sıfatları dolayısıyla ödenen veya sağlanan para, ayın ve menfaatlerin de ücret olarak vergilendirileceği hüküm altına alınmıştır.

Gelir Vergisi Kanununun 62’nci maddesine göre işverenler, hizmet erbabını işe alan, emir ve talimatları dahilinde çalıştıran gerçek ve tüzel kişilerdir. İşveren aynı zamanda işe aldığı, emir ve talimatları doğrultusunda çalıştırdığı hizmet erbabına emeğinin karşılığında nakit veya ayın olarak ücret ödeyen ya da menfaat sağlayan gerçek ve tüzel kişidir. Aynı maddeye göre, 61'inci maddenin 1 ila 6 numaralı bentlerinde yazılı ücret sayılan ödemeleri yapanlar da bu kanunda yazılı ödevleri yerine getirmek bakımından işveren sayılmaktadır.

Aynı Kanunun 94’üncü maddesinde kimlerin vergi tevkifatı yapmakla sorumlu oldukları belirtilmiş olup hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61’inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve104’üncü maddelere göre vergi tevkifatı yapılacağı belirtilmiştir.

Aynı maddede, vergi tevkifatının yapılmasında 96’ncı madde hükmünün dikkate alınacağı belirtilmiş olduğundan, GVK’nın 96’ncı maddesi gereğince; vergi tevkifatı, 94’üncü madde kapsamına giren nakten veya hesaben yapılan ödemelere uygulanmaktadır.

Bu maddede geçen hesaben ödeme deyimi, vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade etmektedir.

Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, yönetim kurulu üyeleri ve yönetim kurulu başkanına ödenecek huzur hakkı ödemelerinin ücret olarak değerlendirilmesi ve brüt tutarları üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94/1, 103 ve 104’üncü maddelerine göre gelir vergisi tevkifatına tabi tutulması gerekmektedir. Verginin işverence üstlenilmesi halinde ise ödenen net tutarların brüt tutarlara dönüştürülerek, bu tutarlar üzerinden gelir vergisinin hesaplanması gerekmektedir (2).

 Öte yandan, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1’inci maddesinde; bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu; 3’üncü maddesinin birinci fıkrasında, damga vergisinin mükellefinin bu kağıtları imzalayanlar olduğu; 10’uncu maddesinde de damga vergisinin nispi veya maktu olarak alınacağı, nispi vergide, kağıtların nevi ve mahiyetlerine göre, bu kağıtlarda yazılı belli paranın, maktu vergide kağıtların mahiyetlerinin esas alınacağı hükme bağlanmıştır. Kanuna ekli (1) sayılı tablonun "IV-Makbuzlar ve diğer kağıtlar" başlıklı bölümünün 1/b fıkrasında, maaş, ücret, gündelik, huzur hakkı, aidat, ihtisas zammı, ikramiye, yemek ve mesken bedeli, harcırah, tazminat ve benzeri her ne adla olursa olsun hizmet karşılığı alınan paralar (avans olarak ödenenler dahil) için verilen makbuzlar ile bu paraların nakden ödenmeyerek kişiler adına açılmış veya açılacak cari hesaplara nakledildiği veya emir ve havalelerine tediye olunduğu takdirde nakli veya tediyeyi temin eden kağıtların nispi damga vergisine tabi olacağı hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre; yönetim, denetim veya tasfiye kurulu üyelerine yapılan huzur hakkı ödemeleri nedeniyle düzenlenen kağıtların ihtiva ettiği tutar üzerinden Kanuna ekli (1) sayılı tablonun IV-1/b fıkrasına göre binde 7,59 nispetinde nispi damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

 Ücret Gelirleri İçin Yıllık Beyanname Verilmesi (Tek işverenden veya birden fazla işverenden elde edilen ücret gelirleri için beyanname verilmesi) 

193 sayılı GVK’nın 7194 sayılı Kanunun 15’inci maddesi ile değişik “Toplama yapılmayan haller” başlıklı 86. maddesinde; “Aşağıda belirtilen gelirler için yıllık beyanname verilmez, diğer gelirler için beyanname verilmesi halinde bu gelirler beyannameye dahil edilmez. 

1. Tam mükellefiyette;

  1. Gerçek usulde vergilendirilmeyen ziraî kazançlar, bu Kanunun 75 inci maddesinin (15) ve (16) numaralı bentlerinde yazılı menkul sermaye iratları, kazanç ve iratların istisna hadleri içinde kalan kısmı,
  2. Tek işverenden alınmış ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşmayan ücretler (birden fazla işverenden ücret almakla beraber, birinciden sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplamı, 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı ve birinci işverenden alınan dâhil ücret gelirleri toplamı 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşmayan mükelleflerin, tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretleri dâhil),
  3. Vergiye tâbi gelir toplamının [(a) ve (b) bentlerinde belirtilenler hariç] 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşmaması koşuluyla, Türkiye'de tevkifata tâbi tutulmuş olan; birden fazla işverenden elde edilen ücretler, menkul sermaye iratları ve gayrimenkul sermaye iratları, 
  4. Bir takvim yılı içinde elde edilen ve toplamı 600 milyon lirayı (310 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2020 yılı için 2.600 TL) aşmayan, tevkifata ve istisna uygulamasına konu olmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratları. 

2. Dar mükellefiyette, tamamı Türkiye'de tevkif suretiyle vergilendirilmiş olan; ücretler, serbest meslek kazançları, menkul ve gayrimenkul sermaye iratları ile diğer kazanç ve iratlar.”

hükmü yer almaktadır. Bu hükümlere göre, 1.1.2020 tarihinden itibaren tevkif suretiyle vergilendirilmiş olmak şartıyla;

  • Tek işverenden ücret geliri elde eden mükelleflerin, ücret gelirleri toplamı 103’üncü maddede yazılı gelir vergisi tarifesinin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı (2020 yılı için 600.000 TL) aşması,
  • Birden fazla işverenden ücret geliri elde eden mükelleflerin, birinci işverenden aldıkları ücret gelirleri de dâhil olmak üzere ücretleri toplamının gelir vergisi tarifesinin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı (2020 yılı için 600.000 TL) aşması,
  • Birden fazla işverenden ücret geliri elde eden mükelleflerin, birden sonraki işverenden alınan ücretleri toplamının gelir vergisi tarifesinin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı (2020 yılı için 49.000 TL) aşması,

halinde, ücret gelirlerinin yıllık beyanname ile beyan edilmesi gerekmektedir.

Birden fazla işverenden ücret alınması halinde, birinci işverenden alınan ücretin hangisi olacağı ücretli tarafından serbestçe belirlenebilecektir.

GVK’nın 86’ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre, ücret gelirlerinin beyan edilip edilmeyeceği kendi içinde değerlendirilecek olup, diğer gelirlerin bulunması halinde bu gelirler hesaplamaya dahil edilmeyecektir.

Yine, aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendine göre, diğer gelirlerin beyan edilip edilmeyeceğinin tespitinde de ücret gelirleri hesaplamaya dahil edilmeyecektir.

Ücret gelirleri için yıllık beyanname verilmesi durumunda, GVK’nın 89’uncu maddesinde belirtilen eğitim ve sağlık harcamaları ile bağış ve yardımlar gibi bazı harcamaların da beyan edilen gelirden indirim konusu yapılması mümkündür. Yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden GVK’nın 94 üncü maddesine göre yıl içinde tevkif suretiyle ödenen vergiler mahsup edilebilecektir.  Tevkifata tabi tutulmamış ücret gelirleri, tutarı ne olursa olsun aynı Kanunun 95’inci maddesi hükmüne istinaden yıllık beyannameyle beyan edilecektir. Bu durumda, yıl içinde ücret gelirinden tevkifat yapılmadığı için asgari geçim indiriminden yararlanamayan ücretlinin asgari geçim indiriminden yararlanma imkanı da bulunmaktadır.

10.04.2020 tarih ve 2393 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Yapılan Düzenleme

10.04.2020 tarih ve 2393 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bazı kamu kurum ve kuruluşlarında görevli yönetim, denetim ve tasfiye kurulu üyelerinin ücretleri ile sözleşmeli ve kapsam dışı personele uygulanacak taban ve tavan ücretlerin tespitine ilişkin ekli Kararın yürürlüğe konulmasına, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 34’üncü, 527 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 31’inci ve 6107 sayılı Kanunun 9 uncu ve 12 nci maddeleri gereğince karar verilmiştir.

10/4/2020 tarihli ve 2393 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararının Eki Kararda yer alan hükümlere göre bu Karar;

  • 22/1/1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 9’uncu ve ek 1’inci maddelerine tabi kuruluşlarda görevli kapsam dışı personeli,
  • 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamı dışında kalan kuruluşlar ve bağlı ortaklıklarında (haklarında özelleştirme kararı almanlar dâhil) çalışan kapsam dışı personeli,
  • İller Bankası A.Ş. yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile burada görevli sözleşmeli personeli,
  • PTT A.Ş. yönetim ve denetim kurulu üyelerini,
  • Kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları ve iştiraklerinin yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile tasfiye kurulu üyelerini,
  • Özelleştirme kapsam ve programında bulunup kamu payı %50’nin üzerinde olan kuruluşlar dâhil kamuya ait diğer iktisadi kuruluşların yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile denetim ve tasfiye kurulu üyelerini,

kapsamaktadır.  Bu Kararla, yukarıda belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarında 2018 ve devam eden yıllarda uygulanacak yönetim, denetim ve tasfiye kurulu üyeleri ücretleri, sözleşmeli ve kapsam dışı personele uygulanacak taban ve tavan ücretler ile bu ücretlere altı aylık dönemlerde uygulanacak artış miktarları belirlenmiştir.

Söz konusu Kararın “Bazı kurum ve kuruluşlarda 2018 yılı yönetim, denetim ve tasfiye kurulu üyelik ücretleri” başlıklı 4’üncü maddesinin üçüncü fıkrasında; “Birinci ve ikinci fıkralarda geçen aylık ücret ve ek ödemenin her türlü vergi ve kesintileri (uhdesinde kamu görevi bulunan yönetim, denetim veya tasfiye kurulu üyelerinin birinci ve ikinci işverenden aldıkları ücretleri birleştirmek suretiyle ödemeleri gereken ilave gelir vergisi dâhil) ilgili kuruluş tarafından karşılanır.” hükmü yer almaktadır.

Söz konusu Kararla, 18/7/2017 tarihli ve 2017/T-7 sayılı Yüksek Planlama Kurulu Kararı yürürlükten kaldırılmıştır. Bu Karar 11.04.2020 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Öte yandan, söz konusu Kararın 5. maddesine göre; bu Karar kapsamında bulunan kurum ve kuruluşlarda çalışan personelden, birden fazla kuruluşta görev alanlara bir görev için ücret ödenecektir. Özelleştirme kapsam ve programına alman kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarından olup özelleştirme işlemleri tamamlanan kuruluşların kapsam dışı kamu personelinin ücretlerine, söz konusu personelin kapsam dışı statülerde bulunduğu sürelere ait bu Kararda yer alan ücret artışları hiçbir işlem yapılmaksızın aynen uygulanacaktır.

Anılan Kararın “Ücretlerin belirlenmesi” başlıklı 6’ncı maddesinde yer alan hükümlere göre; bu Karar kapsamındaki kuruluşlarda açıktan veya naklen atanan, eğitim düzeyi, görev yeri veya unvanı değişen veya kuruluş içinde aynı unvandakilere göre daha az ücret alan kapsam dışı personelin ücretlerini, personelin unvanı, eğitim düzeyi, iş gerekleri, işyeri ve çalışma şartları dikkate alınarak en düşük ve en yüksek ücretler dâhilinde belirlemeye ilgili kuruluş yönetim kurulu yetkili bulunmaktadır.

Bu Karar kapsamında bulunan yönetim, denetim ve tasfiye kurulu üyelikleri ile sözleşmeli ve kapsam dışı personel için belirlenen ücret ve ücret tavanları 2018 yılı ilk altı ayı için geçerli olacak şekilde belirlenmiştir. Bu Karar kapsamında bulunan yönetim, denetim ve tasfiye kurulu üyelikleri ile sözleşmeli ve kapsam dışı personel için belirlenen ücret ve ücret tavanlarında, 2018 yılı ikinci altı ay dahil her dönem, 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu kapsamında yapılan toplu sözleşme görüşmeleri neticesinde kamu görevlilerinin geneline yönelik mali haklarda öngörülen artış oranı kadar artış yapılarak bu Karar kapsamındaki ücret ve ücret taban/tavanları her yıl için belirlenmiş olacaktır.

Yönetim, Denetim Veya Tasfiye Kurulu Üyeliklerinden Dolayı Ödedikleri Vergiyi İlgili Kuruluşlar Karşılayabilecek

Öncelikle belirtmek gerekir ki, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 162 seri no.lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde yer alan açıklamalara göre; memurlar ve diğer kamu görevlilerinden kurum ve kuruluşların; yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet ve komite ile benzeri organlarda görev alanlara, aldıkları görevler karşılığında ilgili mevzuatında herhangi bir ücret ödenmesinin öngörülmüş olması halinde, 15/1/2012 tarihinden itibaren bu görevlerden sadece biri için ücret ödenmekteydi. (3)

10.04.2020 tarih ve 2393 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 4’üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan hükme göre; kapsam dahilindeki kuruluşlarda görev yapan yönetim, denetim veya tasfiye kurulu üyelerine aylık ücret ve ek ödemenin her türlü vergi ve kesintileri ilgili kuruluşlar tarafından karşılanacaktır.

Üzerinde kamu görevi bulunan yönetim, denetim veya tasfiye kurulu üyelerinin birinci ve ikinci işverenden aldıkları ücretleri birleştirmek suretiyle ödemeleri gereken ilave gelir vergisi de aynı şekilde ilgili kuruluşlar tarafından karşılanacaktır. Öte yandan, söz konusu Kararın 5’inci maddesine göre; bu Karar kapsamında bulunan kurum ve kuruluşlarda çalışan personelden, birden fazla kuruluşta görev alanlara bir görev için ücret ödenecektir.

Esasen söz konusu Karar öncesinde de yönetim, denetim veya tasfiye kurulu üyelerinin elde ettiği huzur ücretinden dolayı yıllık beyanname veren kişiler, ödedikleri gelir vergisini ilgili kuruluşlardan talep edip almaktaydılar. Bu Kararla birlikte mevcut uygulama yasal hüküm altına alınmış oldu. Gelir İdaresi geçmiş dönemlerde vermiş olduğu görüşlerde böyle bir durumda vergilendirmenin nasıl yapılacağını açık olarak belirtmişti.

Gelir İdaresi vermiş olduğu bir görüşünde açık bir şekilde, verginin işverence üstlenilmesi halinde, sağlanan bu menfaatin ücret kapsamında değerlendirilmesi ve kişiye ödenen net tutarların brüt tutarlara dönüştürülerek, bu tutarlar üzerinden de ücretin vergilendirilmesine ilişkin hükümler doğrultusunda gelir vergisi hesaplanması gerektiğini belirtmiştir. (4)

Gelir İdaresi vermiş olduğu bir başka görüşte ise şirket tarafından genel müdür ve genel müdür yardımcısı kadrolarında istihdam edilen personele yönetim kurulu başkanlığı ve yönetim kurulu üyelikleri karşılığı olarak yapılan net ödemelerin ücret olarak değerlendirilmesi ve brüt tutarları üzerinden Gelir Vergisi Kanunu'nun 94/1, 103 ve 104'üncü maddelerine göre gelir vergisine tabi tutulması gerektiğini belirterek; söz konusu personele şirket tarafından yönetim kurulu başkanlığı ve yönetim kurulu üyelikleri karşılığı ödenen ücretin tek işverenden alınan ücret olması nedeniyle ilgili oldukları ayın ücret matrahına dahil edilerek vergilendirilmesi ve artan orandan kaynaklanan gelir vergisinin şirket tarafından karşılanması halinde ise, karşılanan tutarın da ücret olarak vergiye tabi tutulması gerektiğini açıklamıştır. (5)

Gelir Vergisi Kanununa göre; bir kurumda yönetim, denetim ve tasfiye kurulu üyesi olarak görev yapan kişinin ikinci işverenden aldığı ücretlerin yıllık toplamı beyanname verme sınırını aşması nedeniyle elde ettiği ücret gelirlerini (birinci işverenden elde ettiği ücret geliri dahil) yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan etmesi ve tahakkuk eden vergileri de ödemesi gerekmektedir.

Öte yandan, söz konusu ücretlerin yıllık beyanname ile beyan edilmesi nedeniyle ilave bir gelir vergisi hesaplanması halinde bu vergi, mükellef olan ücretliden aranacaktır. Ödenen gelir vergisinin huzur ücretini ödeyen kurumdan talep edilmesi hususu, verginin ücretliden aranılmasına engel teşkil etmemektedir.

Buna göre, net ücret üzerinden anlaşmaya varılmış olması durumunda, gelir vergisi ücretin brüt tutarı üzerinden hesaplanacak olup, bu vergiyi kurumun veya şirketin karşılaması halinde ise karşılanan tutarın da ücret olarak vergiye tabi tutulması gerekmektedir. Bu durumda, normal ücret ödemesinde olduğu gibi ücret bordrosu düzenlenmesi ve tutar üzerinden ise gelir vergisi tevkifatı ve damga vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir.

Yani ödenen verginin kişiye işveren tarafından ödenmesi bir menfaat sağlama kapsamında GVK’nın 61’inci maddesine göre ücret olarak değerlendirilmekte ve bu sağlanan net menfaatin brüte tamamlanarak gelir vergisi tevkifatına tabi tutulması gerekmektedir. Tabi işverenlerde bu durumda karşıladıkları bu tutarı gider hesaplarına GVK’nın 40’ncı maddesine göre ücret ödemesi olarak gider yazacaklardır.

 Sonuç

10.04.2020 tarih ve 2393 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenen kamu kurum ve kuruluşlarında 2018 ve devam eden yıllarda uygulanacak yönetim, denetim ve tasfiye kurulu üyeleri ücretleri, sözleşmeli ve kapsam dışı personele uygulanacak taban ve tavan ücretler ile bu ücretlere altı aylık dönemlerde uygulanacak artış miktarları belirlenmiş bulunmaktadır.

Karara göre, belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarda yönetim, denetim ve tasfiye kurulu üyelik ücretleri üzerinden kesilen her türlü vergi ve kesintileri ilgili kuruluşlar tarafından karşılanacaktır.

Üzerinde kamu görevi bulunan yönetim, denetim veya tasfiye kurulu üyelerinin birinci ve ikinci işverenden aldıkları ücretleri birleştirmek suretiyle beyan etmeleri durumunda ödemeleri gereken ilave gelir vergisi de bu kapsamda ilgili işverenler tarafından karşılanacaktır.

Böylece, söz konusu görevlerde bulunan kişilere ödenecek huzur hakkı (huzur ücreti) denen ücret ödemelerinden dolayı karşılaştıkları vergi yükünün buna sebep olan ilgili kuruluşlar tarafından karşılanması sağlanmış bulunmaktadır.

Ancak, bu vergiyi karşılayan söz konusu Karar kapsamındaki kuruluşların, bu kişilere sağladıkları bu menfaati net ücret ödemesi olarak brüte tamamlayıp ücret olarak vergi tevkifatına tabi tutmaları gerekmektedir. İlgili kuruluşlar ücret ödemesi olarak değerlendirdikleri bu gideri ise GVK’nın 40’ıncı maddeye göre gider yazabileceklerdir. Ayrıca, söz konusu Kararın 5’inci maddesine göre; kapsam dahilinde bulunan kurum ve kuruluşlarda çalışan personelden, birden fazla kuruluşta görev alanlara sadece bir görev için ücret ödenecektir.

(Bu makale, e-yaklaşım dergisinin Haziran 2020 sayısında yayınlanmış olup Sn. Türkay’ın özel izni ile yayınlanmaktadır.)
e-Yaklaşım Dergisinin Haziran /2020 ayında yayınlanmıştır.

(1) İmdat Türkay, 404 Soru ve Cevapla Ücret Ödemelerinin Vergilendirilmesi, Seçkin Yayınevi, Ocak/2020, Ankara, s.69.
(2) İmdat Türkay, Yaklaşım Dergisi, “Huzur Hakkından Dolayı Verilen Beyannamede Ödenecek Vergiyi İşverenin Karşılamasının Vergisel Sonuçları”, Ekim 2019, Sy: 322.
(3) 4/7/2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12’nci maddesinde yer alan düzenleme hakkında 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesinin 15/1/2012 tarihinde yürürlüğe giren (s) fıkrası ile yapılan değişiklik.
(4) www.gib.gov.tr/Özelge Sistemi (Ankara Vergi Dairesi Başkanlığının 03.12.2015 tarih ve 90792880-155.01.05.02[2015/3931]-4172 sayılı özelgesi.)(5) www.gib.gov.tr/Özelge Sistemi (Ankara Vergi Dairesi Başkanlığının 08.08.2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.06.16.01-120[61-12/14]-819 sayılı özelgesi.).

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor