Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi
Recep BIYIK
06 Mayıs 2019Recep BIYIK
358OKUNMA

Vergiye Uyumlu Mükellef Olmak İçin Sizin Uyumunuz Yeterli mi?

2017 başlarında yapılan bir düzenlemeyle, vergiye uyumlu mükelleflere yeni bir avantaj getirildi. Belirli kriterler çerçevesinde vergiye uyumlu olarak tanımlanan mükelleflere, yılda bir milyon lirayı geçmemek üzere, beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin % 5’i kadar bir tutarın ödenecek vergiden indirimi olanağı sağlandı.

Ben bugüne vergi indiriminden yararlanan orta ve büyük ölçekli çok da işletme görmedim. Üstelik bu işletmeler vergiye gönüllü uyum deyince ilk akla gelen kurumsal işletmeler. Bu işletmeler indirimden yararlanamıyorsa, kimse yararlanamaz diye düşünüyorum.

İndirimden neden yararlanılamadığına ilişkin çok çok konu var. Zaman zaman yazıyorum. Bugün de sizin gönüllü uyum sağlamanızın indirimden yararlanmaya yetmediğine ilişkin iki örnek konuya değinmek istiyorum, iki özelgeden hareketle.

Verginizi bankaya ödemeniz, zamanında ödeme koşulu için yeterli midir?

Vergi indiriminden yararlanabilmek için;

  • İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu beyannamenin ait olduğu yıldan önceki son iki yıla ilişkin olarak verilmesi gereken gelir veya kurumlar vergisi, katma değer vergisi, muhtasar gibi tüm vergi beyannamelerinin kanuni süresi içerisinde verilmiş ve
  • Bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin de kanuni süresi içerisinde ödeşmiş olması,

gerekiyor.

Koşul bence uyulamayacak kadar sert. Hiçbir esnekliği yok. Ancak bugün bahsedeceğim konu bu değil.

Bütün beyannameleri zamanında verdiniz, tahakkuk eden bütün vergileri Bakanlığın vergi tahsilat yetkisi verdiği bankalara yatırdınız, Devletin yetki verdiği banka verginizi bir gün gecikmeli verdiyse, indirimden yararlanıp yararlanamayacağınız. Gelir İdaresine göre yararlanamazsınız. İdarenin internet sitesinde yer alan 5 Kasım 2018 tarihli özelgede, bu görüş net olarak söylenmiş.
Başvuruyu yapan kurum,

  • Tüm vergilerini düzenli ve zamanında ödediğini,
  • 2018 yılı birinci dönem kurum geçici vergisi olan 1.378.110,92 lirayı 17.05.2018 tarihinde bankaya gönderdiğini,
  • Bankanın gecikme zammını kendisi karşılayarak ödemeyi bir gün gecikmeli 18.05.2018 tarihinde yaptığını ve gecikme zammı ile birlikte 1.378.817,10 lira olarak ödediğini,
    belirterek, bankanın kusurundan kaynaklanan bir günlük geç ödemenin Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesinden yararlanmasına engel olup olmadığını sormuş.

Bu soruya İdare, 2018/I döneme ilişkin tahakkuk eden kurum geçici vergisinin kanuni süresinden sonra ödenmesi nedeniyle şirketin 2018, 2019 ve 2020 yılları için vergi indirimine ilişkin şartlar sağlanamayacağından söz konusu yıllarda bu indirimden yararlanılmasının mümkün olmadığı şeklinde yanıt vermiş.

İdare bir bakıma, verginin zamanında ödenmesi Hazineye intikal ile olur, yetki verdiğim bankaya ödemiş olmak yetmez diyor. Katıldığım bir görüş değil. Kişisel düşüncem, vergiyi vergi dairesinin veznesine ödemekle Devletin vergi tahsil yetkisi verdiği bankaya ödemek arasında bir fark olmamalı.

Hangi görüşte olursak olalım, örnek olayda vergi tutarının banka tarafından bir gün geç ödenmesi, mükellef kuruma toplamda üç milyon liraya ulaşabilecek bir zarara neden olmuş. Kurumun da bu olayda bir uyumsuzluğu yok.

Bu konuda ne yapılabilir diye bakıldığında, iki yol var denenebilecek. Birincisi Devletin vergi tahsil yetkisi verdiği bankaya ödemenin koşulu sağladığı gerekçesiyle vergi indirim hakkını kullandırmayan vergi dairesine karşı dava yoluna gitmek. İkincisi, ödemeyi geç yaparak kurumu zarara uğratan bankayı dava etmek.

Ortağı olunan adi ortaklığın vergi borcunu zamanında ödememesi vergi indirim hakkını ortadan kaldırır mı?

Yukarıda da belirttiğim gibi vergi indiriminden yararlanabilmek için, belirli bir döneme ilişkin beyannamelerin zamanında verilmesi ve tahakkuk eden vergilerin de zamanında ödenmesi gerekiyor.

Bilindiği gibi, adi ortaklıkların tüzel kişiliği yok. Bunların gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmaları da söz konusu değil. Ancak katma değer vergisi yönünden mükellefiyet ortaklık adına açılıyor, verginin ödenmesinden de bütün ortaklar müteselsilen sorumlu.

Katma değer vergisi açısından iki ayrı mükellef söz konusu bu durumda. Birincisi ortaklık, ikincisi de ortak. Ortaklığın vergi borcundan ortağın müteselsil olarak sorumlu olması bu durumu değiştirmiyor.

Gelir İdaresi, adi ortaklığın vergi beyannamelerinin zamanında verilmemesi veya tahakkuk eden vergileri zamanında ödememesi durumunda, ortakların vergi indirim olanağını kaybedecekleri görüşünde. İdarenin internet sitesinde yer alan 2 Ocak 2019 tarihli özelgede, ortak olunması dolayısıyla vergisel yükümlülükleri ve borçları bakımından müteselsil sorumluluğu bulunan adi ortaklığın beyanname üzerine tahakkuk eden vergi borçlarının zamanında ödenmemiş olması nedeniyle şirketin vergiye uyumlu mükelleflere sağlanan vergi indiriminden yararlanmasının mümkün bulunmadığı açıklanmış. Yani bir mükellefin beyannamesini zamanında vermemesi veya vergi ödemesini zamanında yapmaması, bir başka mükellefin indirim olanağını kaybetmesine yol açar diyor İdare. Tartışmaya açık bir konu.

Özetle, vergiye uyumlu mükelleflere sağlanan vergi indiriminden yararlanmak istiyorsanız, sizin uyumlu olmanız yetmeyebilir. Bankanızın ve ortağı olduğunuz adi ortaklığın da kanuna uyum göstermesi istenebilir. Dikkat etmekte ve bu konularda yapılabileceklere bakmakta yarar var.

(Bu makale DÜNYA Gazetesi’nde yayımlanmış olup, Sn. Recep BIYIK’ın özel izni ile yayınlanmaktadır.)

Yorumlarınızı Bize Yazınız
Soru SorYazarlarımızın güncel sorulara cevap verebildiğini göz önünde bulundurarak, lütfen makalenin yayımı tarihten itibaren en geç bir ay içinde sorunuzu yöneltiniz.