Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Gençlerin Gözünden Türkiye

Esin KOYUNCU
30 Aralık 2020Esin KOYUNCU
2064OKUNMA

Türkiye’nin En Önemli Sorunu: Nitelikli Bilgi mi? Enformasyon mu?

Konuşmak kolaydır. Asıl kritik konu ‘’anlatılar’’ bizi nitelikli bilgiye götüren yolda pusula olabilir mi? Sandığımızdan çok daha az şey biliyoruz. Benim fikrimce milletçe en önemli sorunumuz: geneli değil, kesin olanı öğrenmeye eğilimliyiz. Soyut olanı küçümsüyoruz, hatta şiddetle kınıyoruz. Mevcut olana odaklanmış durumdayız. Sorgulamıyoruz ve kuralları ve işleyiş esaslarını değil sadece ‘’olguları’’ öğreniyoruz. Neden? Malum bilgi çağındayız ama bildiklerimize aşırı odaklanmaktan kaynaklanan kusurumuzu yok sayıyoruz. Aslında bilmediklerimiz, bildiklerimizi çok daha önemli kılar.

Günümüzde öğrenmek, geliştirmek ve üretmek gibi eylemlerin nitelikli bilgiye giden yolda bize pusula olacağı kuşku götürmez bir gerçektir. Nitelikli bilgi, enformasyona göre daha kapsamlı bir kavramdır. Bu sebeptendir ki; bilgi, insana muhtaç ve çelişkilere yer vermeyen, sorgulayan, savlarını netlik ve yalınlık üzerine kuran bir yapıdadır.

Enformasyon; az, pazarlanabilir ve medya içerikli bilgilendirmeler içermektedir. Dijital diktatörlükle beraber insanımız okumaktan çok izlemeye ve dinlemeye yönelmesiyle beraber, bu haberleşmeye, danışmaya ve sonuca odaklı bilgi erişimi (sosyal bilgiler neticesinde) süreç içinde sakatlıklar doğurduğu için bilgi deformasyona uğramakta ve bilgi akışı bozulmaktadır. Yeniliğe adapte ve açık olamamak, sürekli pratik olana yönelmek, öğrenmeyi sürdürülebilir hale getirmekte milletçe ciddi sorunlarımız mevcut. Çözümleme aşamasında da verinin gücü arttıkça ve sistematik sakatlıklar oluştukça, çevrimiçi ve çevrimdışı âlemdeki karşıtlık önemli bir hal almaya başlıyor.

İnsanla çevrimiçi âlemde bir araya gelerek de bilgi akışı sağlayabilir fakat bunun için öncelikle çevrimdışı âlemde kök salmaları gerekir ve ancak o zaman hatırı sayılır bir yol kat edilebilir.  Çevrimiçi âlemin fişi çekildiği takdirde veriye ulaşım nasıl gerçekleşecek? Bu takdirde dijital toplumlar yok olup gidecek mi? Tam da bu noktada devreye geleneksel yöntemler giriyor. Ülkemiz sınırları içindeki eğitim sistemimizde bize dayatılan yöntem; ‘’geçmişi öğren, şimdiyi geliştir ve geleceği tahmin et’’ şeklindedir. Fakat bu yetmez. Enformasyonun toplumumuza karmaşık gelmesin temelinde yatan neden budur. Çağımız gereği teknolojik gelişmeler ve verinin gücünün varlığı yadsınamaz bir gerçektir. Bu inovasyon, değişimi doğrudan tetiklediği için ve bununla beraber kesintisiz ilerlemeyi ve beraberinde de sürdürülebilirliği koruyarak etkin bilgi birikimi oluşturup toplumun her anlamda gelişmesine ön ayak olmuştur.

Tüm bu olgular neticesinde “bilgi ve enformasyon” zamanında ve farklı uygulama alanlarında doğru amaca hizmet ettiğinde aralarındaki kavram çatışmasının önüne geçileceğinin ve aynı zamanda toplumumuzun refahı için gerçekleştirilen çözümleme odaklı yolların geliştirilmesine olanak sağlayacağını düşünmekteyim.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor