Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Vergi

Mustafa BİZİMYER
04 Ekim 2021Mustafa BİZİMYER
759OKUNMA

Taksiciler ve Vergi

Bu yazımızın konusunu günümüzde özellikle de İstanbul’da varlığı bir dert yokluğu ayrı bir dert olan taksiciler oluşturmaktadır.

Öncelikle ticari taksi ve ticari plaka sahibi olanlarla taksi şoförlüğü yaparak para kazananları aynı kefeye koymamak gerektiğini düşünüyorum. Her ne kadar haber bültenleri ve sosyal medya aracılığıyla eleştiri bombardımanı yaşansa da (ki bana göre de çoğu haklı olan eleştiriler) iki çocuğunu günde ortalama 12 saat taksi şoförlüğü yaparak okutan, yetiştiren bir babanın oğlu olarak genelleme yapılmaması gerektiğini düşünüyorum.

Gelelim bu kişilerin vergilendirilmesi ile ilgili olarak özellikli durumlara:

Gelir Vergisi Kanunu Yönünden Değerlendirme

Bilindiği üzere ticari taksi plaka sahiplerinin büyük bir çoğunluğu basit usulde vergilendirilen ticari kazanç sahibi olarak mükellefiyet tesis ettirmektedirler. Tabi burada Gelir Vergisi Kanunu’nda yer alan basit usule tabi olmanın genel ve özel şartlarını (47 ve 48. maddelerde yazılı) taşımaları gerektiğini belirtmek gerekmektedir. (Konuyu dağıtmamak adına genel ve özel şartların ayrıntısına yer verilmemiştir.)

Yine Gelir Vergisi Kanunu’nun “Basit Usulün Hududu” başlıklı 51. maddesinde basit usulden yararlanamayacak olanlar özellikle sayılmış olup;

“Yapısı itibariyle sürücüsünden başka on dört ve daha aşağı oturma yeri olan ve insan taşımaya mahsus motorlu kara taşıtları ile yolcu taşıyanlar hariç” hükmü ile taksi plakası sahiplerinin basit usulden yararlanabilmelerinin önü açık tutulmuştur.

Basit usul olmak; defter tutmamak, geçici vergi ödememek gibi birçok avantajı beraberinde getirdiğinden plaka sahipleri kanunda yazılı bu maddelerin takibini çok iyi yapmaktadırlar.

Öte yandan Gelir Vergisi Kanunu’nun “Değer Artışı Kazançları” başlıklı mükerrer 80’inci maddesine göre;

“Taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakaların elden çıkarılmasından doğan kazançların tamamı gelir vergisinden müstesnadır.”

Buna göre basit usulde vergilendirilen ticari kazanç sahipleri, taksi plakalarını ve plakanın yer aldığı nakil vasıtasını sattıklarında elde ettikleri kazançlarla ilgili herhangi bir gelir vergisi ödemesi de yapmayacaklardır.

Ticari plaka sahiplerinin plakalarının işletme hakkını kiraya verdiği de taksi piyasasında sık rastlanan durumlardandır. Bu kiralama işlemi ise Gelir Vergisi Kanunu’nun “Gayrimenkul Sermaye İradının Tarifi” başlıklı 70. maddesinin birinci fıkrasının 5. bendine dâhil edilmektedir ve bu kiralama neticesinde plaka sahibinin elde ettiği kazanç gayrimenkul sermaye iradı olarak vergilendirilmektedir.

Şunu da belirtelim ki; -İstanbul’da yaşayanlar bilir- Bağcılar-Oto Center’da büyük firmalar ticari taksi plakası satışı ve kiraya verilmesi işlemlerini yapmaktadırlar. Oto Center’daki işletmeler tarafından yapılan bu satış ve kiralamalar, bu mükellefler gerçek usulde vergilendirilen ticari kazanç sahibi olduklarından ticari kazançlarına ilave edilecek olup yukarıda yer verilen kazanç istisnasından faydalanamayacaklardır.

KDV Kanunu Yönünden Değerlendirme

KDV Kanunu’nun 17/4-a maddesine göre; Gelir Vergisi Kanunu’na göre vergiden muaf esnaf ile basit usulde vergilendirilen mükellefler tarafından yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisinden istisnadır.

Bu çerçevede, basit usule tabi mükelleflerce yapılan plaka satış işlemi ile ilgili KDV yönünden de bir ödeme çıkmayacaktır. Yine Oto Center’da faaliyet gösterenlerin yapmış olduğu teslim ve hizmetlerin KDV’ye tabi olduğunu belirtelim.

Veraset ve İntikal Vergisi Yönünden Değerlendirme

Ticari plakalı aracın bedelsiz olarak devredilmesi veraset ve intikal vergisinin konusuna girmektedir. Dolayısıyla devir sırasında herhangi bir bedel tahsil edilip edilmediği vergilendirme açısından büyük önem teşkil etmektedir.

Eğer devir esnasında bir bedel alınmadıysa veraset ve intikal vergisi kanununda yer alan tarifeye göre bedelsiz olarak taksiyi devralan kişi vergilendirilecektir. Şunu da belirtelim; bir şahsa ana, baba eş ve çocuklarından (evlatlıktan evlat edinenlere yapılan ivazsız intikaller hariç) ivazsız mal intikali halinde vergi, ivazsız intikallere ilişkin tarifede yer alan vergi oranlarının yarısı uygulanarak hesaplanır.

Taksi Şoförlerinin Durumu

Gelir Vergisi Kanunu’nun “Diğer Ücretler” başlıklı 64. maddesine göre;

Kazançları basit usulde tespit edilen ticaret erbabı yanında çalışanlar diğer ücretli statüsünde vergilendirilmektedir. Dolayısıyla taksi şoförlerinin büyük bir çoğunluğu diğer ücretli sıfatını haizdir. Bu kişilerin safi ücretleri; takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarının % 25'i olarak hesaplanmaktadır.

Yapılan hesaplama neticesinde taksi şoförleri; 2021 yılında kendi adlarına çıkmış olan 1.609,88-TL vergiyi şubat ve ağustos aylarında 804.94 TL’lik iki eşit taksitte ödemişlerse vergi yükümlülüğünden de kurtulmuş olacaklardır. Taksi şoförlerinin ödediği vergi tutarına bakıldığında markette, giyim mağazasında vb. yerlerde çalışanlara kıyasla avantajlı olduğu göze çarpmakla beraber, taksicilerin asgari geçim indirimi (AGİ) uygulamasından istifade edemediğini de dipnot olarak belirtelim.

Yazımın başında da belirttiğim gibi taksi şoförleri hakkında yapılan eleştirilerin büyük çoğunluğuna katılmakla beraber külli bir bakış açısı getirmemek gerekmektedir. Çünkü dürüst ve kurallara uygun bir şekilde ekmek parasını kazanan bir sürü -bir kısmını da yakından tanıyorum- emekçi bulunmaktadır. Bu kişiler kazandığı her 100 Türk Lirasının yaklaşık 80 Türk Lirasını sermaye sahibine ödemektedirler ve İstanbul trafiğinin stresini de düşündüğümüzde ailelerinin geçimlerini sağlamaya gayret etmektedirler.

Son olarak taksicilerden perakende satış vesikası halk diliyle ‘fiş’ istemeyi sakın unutmayın.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor