Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi

Araştırmalar

Nazmi KARYAĞDI
03 Şubat 2020Nazmi KARYAĞDI
2993OKUNMA

Sürekli Öğrenmek Zorunda Olan Meslek Mensuplarına Sürekli Eğitim Zorunluluğu

Öğrenme ve öğretme kavramları iki tarafı ilgilendiren, iki tarafça üstlenilen faaliyetler olsa da her ikisinin de hedefi bireyin bilgi sahibi olmasını sağlamaktır.

Bilgi sahibi olan kişi hayatın değişen şartlarına kolaylıkla uyum sağladığı gibi yaşam mücadelesini de başarıyla devam ettirir.

Öğrenme, kendi kendine ya da dışarıdan birinin yardımıyla gerçekleşebilir.

Dışarıdan birinin yardımına öğretme yani eğitim diyoruz.

Nihai hedef öğrenme olduğundan her şey bireyde başlayıp bireyde bitiyor.

Bir Alman atasözünde belirtildiği gibi “Bir atı zorla su içmeye götürebilirsin fakat zorla su içiremezsin”
Bu nedenle asıl ola öğretme değil öğrenmedir.

Her şeyin gittikçe artan bir hızda değiştiği ve dönüştüğü dünyamızda artık bir başka kavram başat hale geldi. O da “Sürekli öğrenme”
Kişilerin hayatla mücadele edip ayakta kalabilmeleri, işletmelerin gelişip büyümeleri sürekli öğrenme ile mümkün.

Hâl böyle iken ezelden beri sürekli öğrenme modunda çalışan meslek gruplarından biri de muhasebeci ve mali müşavirlerdir.

Ekonomik hayattaki, teknolojideki ve mevzuattaki değişikler muhasebeci ve mali müşavirleri hep öğrenmeye ve yaşanılan çağa adapte olmaya yöneltmiştir.

Dolayısıyla da hiçbir zaman iki günü birbirine eşit olmayan bir meslektir muhasebecilik ve mali müşavirlik.

Çünkü muhasebeci ve mali müşavirler sadece kendi sorumluluğunu değil aynı zamanda kayıtlarını tuttuğu, danışmanlık yaptığı müşterilerinin sorumluluğunu da yüklenir.

Ve daima kendisini de böyle hisseder. Tıpkı bir uçağın pilotunun sorumluluğu gibi.

Bu nedenle de muhasebeci ve mali müşavirlerin “Devletle mükellef arasındaki bir köprü olduğu” tabirini hiç benimsemem.
Köprü önemli bir işleve sahip olsa da üzerinden gelinip geçilen bir yerdir. Bir nesnedir.

Halbuki muhasebeci ve mali müşavirler nesne değil öznedirler.

On iki yıl sonra filizlenen tohum

Bundan on iki yıl önce 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununun 44. maddesinde yer alan “rekabet yasağı” hükmü kaldırılarak yerine “Mesleki geliştirme eğitimi” hükmü eklendi (10.7.2008-tarih ve 5786 sayılı Kanunun 17. maddesi).

Yapılan eklemeyle meslek mensuplarının, mesleki faaliyetlerini fiilen devam ettirmeleri için TÜRMOB ve odalar tarafından düzenlenecek mesleki geliştirme ve eğitim seminerlerine katılmalarının zorunlu olduğu ifade edildi.

Eğitimle ilgili konuların, eğitim programlarının ve sürelerinin ve diğer hususlara ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği ifade edildi.
44. maddedeki değişiklikten on yıl sonra 23.6.2018 tarihli Resmi Gazete’de TÜRMOB tarafından Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Sürekli Mesleki Geliştirme Eğitimi Yönetmeliği yayımlandı.

Yönetmelikte bu faaliyetin TÜRMOB bünyesinde oluşturulan Sürekli Mesleki Geliştirme Eğitim Merkezi (SMGM) tarafından yürütüleceği belirtildi.
TÜRMOB tarafından 27 Ocak 2020 tarihinde YMM ve SMMM Odalarına yapılan yazılı bildirimde Sürekli Mesleki Geliştirme Eğitim Merkezi (SÜRGEM) Yönergesi ve Akreditasyon esaslarının kabul edildiği ve www.surgem.org.tr internet sitesinin açıldığı ifade edildi.

SMGM mi SÜRGEM mi?

Önce biraz tereddüt etsek de SMGM ile SÜRGEM’in aynı şeyin kısaltması olduğunu ilkinin Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelikte yer aldığını ikincisinin ise sonraki yazıyla ortaya çıktığını fark ettik.

Zorunlu sürekli eğitimin amacı ne?

Sürekli eğitimle Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirlerin meslek ruhsatlarını edindikleri günden başlayarak, meslekle ilişiklerinin kesildiği güne kadar geliştirme eğitimine tabi olacakları ifade edilmiş ve beklenen amaçlar şu şekilde sıralanmış:
SMMM ve YMM’lerin;

  • Yaşam boyu öğrenme sürecini benimsemelerini sağlamak,
  • Uzmanlık alanları, üst unvanlar ve yeni iş alanları için hazırlanmalarını sağlamak,
  • Uygulama, mevzuat ve yöntem bilgilerinde yeterli ve yetkin olmalarını sağlamak,
  • Müşterilerine ve diğer paydaşlara yüksek kaliteli hizmet sunmaları için mesleki yetkinliklerini artırmalarını ve geliştirmelerini sağlamak,
  • Sürekli mesleki gelişim fırsat ve kaynaklarına erişimlerini kolaylaştırmak,
  • Kamu çıkarının korunması ve kamu güveninin sağlanması için mesleki yeterliklerini geliştirmek ve korumak,
  • Mesleki standartlar ile etik kurallara uyumunu tesis ve teşvik etmek.

Ayrıca Yönetmelikte katılımı zorunlu eğitim faaliyetleri, bu faaliyetlerin gerçekleştirilme yöntemleri ile zorunlu eğitim faaliyetlerine katılmama halinde uygulanacak yaptırımlar belirlenmiştir.

Yönetmeliğe göre;

Her meslek mensubunun yılda en az 30 saatlik ve her üç yılda en az 120 saatlik zorunlu sürekli mesleki geliştirme eğitim programına katılması gerekiyor.

Eğitim türleri uzaktan, yüz yüze ve sürekli mesleki geliştirme eğitimi kapsamında değerlendirilecek diğer faaliyetlere katlım şeklinde sınıflandırılıyor.

SMMM’ler ve YMM’ler için zorunlu sürekli eğitim konuları nelerdir?

  • Mesleki ve Teknik Bilgilerin Korunması ve Geliştirilmesi Eğitim Programı
  • Yeni Teknikler ve İktisadi Gelişmelerin Kavranması
  • Değişen Sorumluluklar ve Meslekten Beklentiler Eğitim Programı
  • Kamu Güveni, Kamu Çıkarı, Kalite ve Mesleki Statü Geliştirme Eğitim Programı
  • Mesleki Çalışma Standartları ve Etik İlkeler Eğitim Programı
  • Kişisel Gelişim, Aidiyet ve Moral Değerler Eğitim Programı
  • Ulusal ve Uluslararası Mesleki Standartlar Eğitim Programı,
  • Bilgi Teknolojileri, Yabancı Dil ve Yeni İş Olanakları Eğitim Programı,
  • Mevzuat Eğitim Programı
  • Muhasebe ve Finansal Raporlama Eğitim Programı
  • Denetim ve Güvence Standartları Eğitim Programı (yılda bir kez).

KGK’nın bağımsız denetçilere yönelik başlattığı zorunlu sürekli eğitim süreci

Aslında son düzenlemelerdeki esasların KGK’nın bağımsız denetçiler için dolayısıyla da SMMM ve YMM’ler için getirdiği zorunlu sürekli eğitim düzenlemeleriyle önemli benzerlikler içerdiği görülmektedir.

Hatta üç yılda 120 saatlik süre de oradan ithal edilmiş durumdadır.

KGK tarafından yayımlanan Bağımsız Denetçiler İçin Sürekli Eğitim Tebliğindeki düzenlemelerin hukuken sıkıntılı olduğunu söyleyelim.

Önce 2017’de yapılan değişiklikle 5 yılda bir eğitim diye başlayan sürecin daha sonra her yıl ve 3 yılda da azami bir süreyi tutturma şeklinde değiştirilmesi söz konusu olmuştur.
Nihayet, 2019’da yapılan değişiklikle sürekli eğitim zorunluluğunu yerine getirmeyenlerin gayri faal denetçi olarak gösterileceği, bağımsız denetim faaliyeti ile bağımsız denetçilik unvanına bağlı diğer faaliyetlerde bulunamayacağı hükmü getirilmiştir.

Yine bu son düzenleme de hukuken sıkıntılıdır.

Özetle hukuken sıkıntılı bir düzenleme hem bağımsız denetim hem de meslek mevzuatı açısından getirilmiş durumdadır.

Yazımızı daha fazla genişletmemek için bu konuyu bir başka yazımızda ele alacağımızı belirterek konumuza dönelim.

Sürekli eğitime çağrılanların yaş dağılımı

TÜRMOB tarafından yılda 30 saat, 3 yılda toplam 120 saat zorunlu eğitime çağrılan kitlenin yaş dağılımı şöyledir:

Toplam SM’lerin %85,5’i, SMMM’lerin %29,6’sı, YMM’lerin %70’i 50 yaş üzerindedir (Kaynak: turmob.org.tr).

Yılda 30 ila 40 saat arasında zorunlu eğitime tabi tutacağınız meslek mensuplarının yaş ortalaması eğitim bilimleri açısından sınıf eğitimine ne kadar uygundur? Alanında uzman eğitim bilimleri profesörlerinden aldığım yanıt hiç de olumlu yönde değil.

Başka meslek gruplarında zorunlu sürekli eğitim var mı?

SMMM ve YMM benzeri diğer serbest meslek erbabı için zorunlu sürekli eğitim var mı diye araştırdığımda avukatlar, gümrük müşavirleri, doktorlar, veterinerler, diş hekimleri, mühendisler ve mimarlar için böyle bir zorunlu sürekli eğitimin söz konusu olmadığını tespit ettim.

Sadece SMMM ve YMM’ler için hem bağımsız denetimde hem de 3568 sayılı mesleğin icrasında, kendi meslektaşları tarafından getirilmiş, zorunlu sürekli mesleki eğitim diğer hiçbir meslek grubu için söz konusu bile değildir.

Örneğin avukatlarda sadece mesleğe başlamadan önce staj zamanında zorunlu eğitim söz konusu. Tıpkı SMMM stajyerliğinde olduğu gibi.

Hafta sonu, bayram, doğum, cenaze, yaralanma, afet dinlemeden her ay bir takım yasal sorumlulukları yerine getirmek için özveriyle ve yoğun bir stres yükü içinde çalışan, mesleğini icra edebilmek için sürekli öğrenmek zorunda olan meslek mensuplarına kendi meslektaşlarınca eğitimin zorunlu görülmesi gerçekten düşündürücü.

“Diğer mesleklerde acaba bizim mesleğimiz kadar değişim söz konusu değil de onun için mi zorunlu sürekli eğitim yapılmıyor” diye insanın aklına gelmiyor değil.

Sonuç ve çözüm yolu:

Zorunlu sürekli eğitimle varılmak istenen amaçların zaten meslek mensuplarının kişisel çaba ve çalışmalarıyla gerçekleştirildiği bir gerçektir.

Bu nedenle de geçmişten beri sürekli öğrenme modunda çalışan meslek mensuplarının gönüllü olarak gerçekleştirdiği öğrenme sürecinizorunlu eğitim (öğretme)sürecine dönüştürmek hayatın olağan akışına uygun gözükmüyor.

Yürürlükteki zorunlu eğitim düzenlemelerinin hukuka aykırı yönleri, onların uygulamadan kaldırılmasını gerekli kılıyor.

Gerek bağımsız denetimde gerekse de muhasebecilik ve mali müşavirlik mesleklerinin icrasında meslektaşlarımıza güvenmek en temel ilke olmalıdır.
Bize göre, mesleğin yasaya dayalı olarak icra edildiği 31 yılın sonunda gerçekçi, mesleği maddi ve manevi yönden güçlendiren, toplum nezdinde ona itibar kazandıran karar ve uygulamalara ihtiyaç bulunuyor.

“Kral çıplak” cesaretiyle ve dürüstlüğüyle durum tespiti yaparak, mevcut yapıyı da “big bang” (devrim) türü bir azim ve yaklaşımla çözecek bir dönüşüm gerekiyor.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor