Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi

Vergi

İmdat TÜRKAY
16 Ocak 2020İmdat TÜRKAY
1475OKUNMA

Pişmanlıkla Verilen Beyannamede Tahakkuk Eden Verginin Süresinde Ödenmemesinin Sonuçları

Türk Vergi Sisteminde mükellefin genel hakları ve özel hakları olarak nitelendirilebilecek birçok hakları bulunmakta olup bunlardan bazıları; pişmanlıkla beyanname vermek, uzlaşma talep etmek, cezalarda indirim talebinde bulunmak, düzeltme talebinde bulunmak ve yargı yoluna başvurmaktır.

Türk Vergi Hukukunda 1950 yılından bu yana var olan ve mükelleflere tanınan özel haklardan bir olan pişmanlık ve ıslah uygulaması, hem Vergi İdaresine hem de mükelleflere süresinde beyan edilmeyen vergilerin beyanı ve ödemesi konusunda kolaylık sağlayan bir sistemdir.

Mükellefler, kanuni süresinde beyan etmedikleri beyannamelerini süresinden sonra vermeleri ve ödenecek verginin çıkması durumunda, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ödemek durumunda kalmaktadırlar. Mükelleflerin bu yaptırımlardan kurtulmasının yolu ise süresinde vermedikleri beyannamelerini pişmanlık ve ıslah hükümlerinden yararlanarak beyan etmeleridir.

Pişmanlık ve ıslah hükümleri, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 371. maddesinde düzenlenmiş olup buna göre; beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber veren mükelleflere belli kayıt ve şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmemekte, ancak mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, gecikme zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak 15 gün içinde ödenmesi gerekmektedir.

Mükellefleri önemli bir yükümlülükten kurtaran pişmanlık ve ıslah sistemi, temelinde vergi ziyaı yatan ve Vergi İdaresinin bilgisine girmemiş bir olayın kendiliğinden ilgili makamlara haber verilmesi üzerine kurgulanmış bir müessesedir. (1) Bu çalışmada, mükellefler tarafından süresinde beyan edilmeyen vergilerin pişmanlıkla beyanname verildikten sonra tahakkuk eden verginin süresinde ödenmemesi nedeniyle kaybedilen avantajlardan ve yaşanması muhtemel vergisel süreçlerde bahsedilecektir.

1. Vergi Usul Kanununa Göre Pişmanlık ve Islah Uygulaması Kapsamında Beyanname Verilmesi

Pişmanlık ve ıslah, beyana dayanan vergilerde, vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükelleflerle bunların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin kanuna aykırı hareketlerini, Vergi İdaresine kendiliğinden haber vermeleri halinde, belli şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmemesini esas alan bir uygulamadır.

Pişmanlık hükümlerinden, mükellefler ve vergi sorumluları ile vergi ziyaı cezasını gerektiren fiillerin işlenişine iştirak eden diğer kişiler yararlanabilir. Bu düzenleme ile vergi kanunlarına aykırı hareket etmek suretiyle vergi ziyaına sebebiyet veren mükelleflere yeni bir fırsat tanınarak, belli şartlarla ceza uygulamasından vazgeçilmektedir. Ayrıca, mükellefler vergi ziyaına neden olan kanuna aykırı eylemlerini vergi dairesine bildirmeye özendirilmekte ve vergi kayıp ve kaçaklarının azaltılması amaçlanmaktadır. (2)

213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Pişmanlık ve Islah” başlıklı 371. maddesinde yer alan hükme göre; beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükelleflerle bunların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber vermesi hâlinde, haklarında aşağıda yazılı kayıt ve şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmez.

  1. Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir tarafından herhangi resmi bir makama dilekçe ile veya şifahi beyanı tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber verilen husus hakkında ihbarda bulunulmamış olması (Dilekçe veya tutanağın resmi kayıtlara geçirilmiş olması şarttır.),
  2. Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde herhangi bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel (Kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlendiğinin tespitinden önce) verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması,
  3. Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak 15 gün içinde verilmesi,
  4. Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme tarihinden başlayarak 15 gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi,
  5. Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak on beş gün içinde ödenmesi.

Pişmanlık ve ıslah hükümlerinin emlak vergisi ile ilgili olarak uygulanmayacağı ilgili kanun maddesinde açıkça belirtilmiştir. Yukarıda yer alan pişmanlık ve ıslah hükümleri ile beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükellefler ile bunların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin, kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber vermesi hâlinde, haklarında belli şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmemektedir.

2. Pişmanlıkla Beyanname Verilmesi Mümkün Olan Vergiler

Pişmanlık hükümleri, beyan esasına göre tarh ve tahakkuk ettirilen bütün vergiler için geçerli bulunmakta olup bu kapsamda, sorumlu sıfatıyla süresinde verilmeyen muhtasar beyannamelerin de pişmanlıkla verilmesi mümkün bulunmaktadır. Beyanname vermek suretiyle ödenen damga vergisinin de pişmanlıkla beyanı mümkündür. Buna göre, beyan üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergilerden pişmanlık hükümlerine göre beyanda bulunulması mümkün olan bazı vergiler şöyledir; gelir vergisi, kurumlar vergisi, gelir stopaj vergisi, katma değer vergisi (sorumlu sıfatıyla beyan dahil), özel tüketim vergisi, banka ve sigorta muameleleri vergisi, damga vergisi, eksik ödenen tapu harcı, beyana dayalı belediye vergileri vb. İdarece tarh edilmesi gereken vergiler ile tahakkuku tahsile bağlı olan vergiler için pişmanlık hükümleri uygulanmaz. Bu nedenle harçlar (eksik ödenen tapu harçları hariç) ile motorlu taşıtlar vergisinde pişmanlık talebinde bulunmak mümkün değildir. Bu iki vergi türünde de tarhiyatlar idarece yapılmakta ve bir beyanname verilmesi söz konusu olmamaktadır. Emlak vergisi ve beyana dayanmayan vergiler için pişmanlık ve ıslah hükümlerinin uygulanması mümkün değildir.(3) Pişmanlık ve ıslah hükümlerine göre gönderilen beyannamelerde zarar beyanı veya mahsuplar gibi nedenlerle ödenecek verginin bulunmaması veya matraha ilişkin bilgilerin olmaması hâlinde pişmanlık talebi kabul edilmez ve bu durum mükellefe, vergi sorumlusuna veya bunların elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verdiği gerçek veya tüzel kişilere elektronik ortamda iletilir.

3. Pişmanlıkla Verilen Beyanname Üzerine Vergi İdaresince Yapılan İşlemler

Pişmanlık hükümlerinden yararlanan mükelleflere vergi ziyaı cezası kesilmez, ancak pişmanlıkla beyanname vermek usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezasının kesilmesini engellemez. Pişmanlıkla verilen beyannamenin elektronik ortamda gönderilmesinin zorunlu olup olmadığına göre usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezası kesilir. Pişmanlık hükümlerine göre gönderilen Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ile ilgili olarak 5510 sayılı Kanun uyarınca idari para cezası kesilmesinin gerekmesi durumunda aynı fiillerden dolayı ayrıca usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları kesilmez. Elektronik ortamda pişmanlık ve ıslah hükümlerine göre gönderilen beyannameler sistem tarafından kabul edilir. Kabul edilen bu beyannameler için tahakkuk fişi düzenlenir. Düzenlenen tahakkuk fişinde; vergi aslı, ödeme süresi geçmiş vergiler için hesaplanan pişmanlık zammı ve beyannamenin gönderildiği günden itibaren 15 günlük ödeme müddetinin son günü vade tarihi olarak yer alır. Elden verilen veya posta yoluyla gönderilen beyannameler için ise;

•  Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak 15 (on beş) gün içinde verilmesi,
•  Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme tarihinden başlayarak 15 (on beş) gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi, gerekmektedir.

Ayrıca, pişmanlık hükümlerine göre gönderilen Muhtasar Ve Prim Hizmet Beyannamesi ile ilgili olarak 5510 sayılı Kanun uyarınca idari para cezası kesilmesinin gerekmesi durumunda aynı fiillerden dolayı 213 sayılı Kanunun mükerrer 355 ve 352 nci maddeleri uyarınca ayrıca ceza kesilmez. Kanuni süresi geçtikten sonra pişmanlık ve ıslah talebiyle verilen beyannamelerde, bu talebin geçerli sayılabilmesi için, beyana dayanan ve vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren bir verginin beyan edilmesi gerekmektedir. Mükellefler ve vergi sorumluları tarafından pişmanlıkla verilen bir beyanname üzerine;

Öncelikle, pişmanlıkla verilen beyannamenin elektronik ortamda gönderilmesinin zorunlu olup olmadığına göre usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

Beyannamenin süresinde verilmemesi, aynı zamanda VUK’nın 352/I-1. maddesi gereğince usulsüzlük cezasını gerektirir. Bu fiil, re’sen takdiri gerektirirse usulsüzlük cezası iki kat uygulanır. Aynı Kanunun 336. maddesi hükmüne göre de, cezayı gerektiren tek bir fiil ile vergi ziyaı ve usulsüzlük birlikte işlenmiş olursa bunlara ait cezalardan sadece miktar itibariyle en ağırı kesilir. Süresinden sonra verilen beyannameye istinaden ödenecek vergi için vergi ziyaı cezası ve birinci derece 2 kat usulsüzlük cezası birbirleriyle mukayese edilerek ağır olanı kesilecektir. Ancak, pişmanlık talebi ile verilen beyannamelere vergi ziyaı cezası kesilmeyeceğinden, sadece birinci derece bir kat usulsüzlük cezası kesilecektir.

Beyannamelerini elektronik ortamda göndermek zorunda olan mükellefler açısından, beyannamelerin kanuni süresinden sonra pişmanlık talepli olarak elektronik ortamda verilmesi durumunda, VUK’nın mükerrer 355/5. maddesi gereğince özel usulsüzlük cezası kesilecektir. Öte yandan, elektronik ortamda gönderilmesi gereken beyannamelerin elektronik ortamda kanuni süresinin sonundan başlayarak 30 gün içinde gönderilmesi hâlinde 1/10, bu sürenin dolmasını takip eden 30 gün içinde gönderilmesi hâlinde 1/5 oranında özel usulsüzlük cezası kesilir. Beyannamelerin bu süre geçtikten sonra verilmesi hâlinde ise özel usulsüzlük cezasının tamamı kesilir. Elektronik ortamda beyanname verme mecburiyetine uyulmaması nedeniyle özel usulsüzlük cezası kesilmesi hâlinde, 213 sayılı Kanunun “Usulsüzlük Dereceleri ve Cezaları” başlıklı 352 nci maddesinin birinci derece usulsüzlüklerle ilgili (1) numaralı bendi ile ikinci derece usulsüzlüklerle ilgili (7) numaralı bendi uyarınca ayrıca ceza kesilmez.

Pişmanlık talebiyle verilen beyanname üzerinden tahakkuk ettirilen ve ödeme süresi geçmiş olan vergi için bu verginin normal vade tarihinden, pişmanlık talebinin kabulü üzerine verilen 15 günlük ödeme süresinin son günü arasında, kalan her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51. maddesinde belirtilen oran esas alınmak suretiyle pişmanlık zammı hesaplanmaktadır. (4) Ancak, vergisi kanuni süresinde ödenmiş olmakla birlikte beyannamenin ödeme süresi geçtikten sonra pişmanlıkla verilmesi halinde pişmanlık zammı hesaplanmaz.

4. Pişmanlık Şartlarına Uyulmaması Halinde Yapılacak İşlemler

Kanuni süresinde verilmeyen beyannamenin daha sonra pişmanlık talebiyle verilmesi, ancak pişmanlık şartlarının ihlal edilmesi hallerinde, pişmanlık talebi geçersiz sayılarak, bu beyannameler kanuni süresinden sonra kendiliğinden verilmiş beyanname olarak kabul edilecektir. Vergi ziyaı cezasının düzenlendiği 344. maddenin dördüncü fıkrasında, kanuni süresi geçtikten sonra verilen beyannameler için vergi ziyaı cezasının %50 oranında uygulanması öngörülmüştür. Kanuni süresinde verilmeyen beyannameler, kanuni süresinde verilmekle beraber noksan tahakkuk ettirilen verginin tamamlanmasına ilişkin olarak verilen ek beyannameler ile kanuni süresinde verilen beyannameye istinaden haksız yere iadesine sebebiyet verilen vergiler için verilen düzeltme beyannameleri bu fıkra kapsamında değerlendirilecektir. Buna göre, kanuni süresi geçtikten sonra pişmanlık talebi ile beyanname verilmesi ve pişmanlık şartlarına uyulması halinde, bu beyanname üzerine, tahakkuk eden vergi için vergi ziyaı cezası kesilmeyecek, ancak yukarıdaki belirtilen oranda pişmanlık zammı hesaplanacaktır. Ayrıca, söz konusu beyannamenin süresinde verilmemesinden dolayı da usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezası kesilecektir. Pişmanlık ihlalinde ise, verilen beyanname kendiliğinden verilmiş sayılacağından vergi ziyaı cezası %50 oranında hesaplanacaktır. Tarh edilen ve mükellefe tebliğ edilen vergi ziyaı cezası için mükellefin 30 gün içinde VUK’na göre tarhiyat sonrası uzlaşma talebinde bulunması veya cezada indirim talebinde bulunması ya da dava konusu yapması mümkün bulunmaktadır. Sonuç olarak, pişmanlıkla yapılan beyan üzerine, gerekli şartların yerine getirilmemesi sonucunda pişmanlık hükümlerinin ihlali halinde; verilen beyanname, süresinden sonra kendiliğinden verilen beyanname gibi işleme tabi tutulacak ve 1. Derecede 2 kat usulsüzlük cezası ile %50 oranında hesaplanacak vergi ziyaı cezası kıyaslanarak miktar itibariyle ağır olanı kesilecektir. (5)

5. Pişmanlık İhlalinden Sonra Mükellefin ve Vergi Sorumlularının Yaşadığı Süreçler

Uygulamada mükellefler veya vergi sorumluları tarafından pişmanlık hükümlerinden yararlanmak suretiyle verilen bir beyanname üzerine tahakkuk eden vergi ve pişmanlık zammının süresinde ödenmemesi sonucunda mükellef adına vergi ziyaı kesilmekte ve mükellefler bu cezadan kurtulmak içinde ya tarhiyat sonrası uzlaşma talep etmekte, ya dava açmakta ya da cezalarda indirim talep etmektedirler. Mükelleflerin pişmanlık hükümlerini ihlal etmelerinin temelinde, çeşitli sebeplerle ödeme güçlüğü çekmelerinden dolayı tahakkuk eden verginin vadesinde ödenmemesi bulunmaktadır. Oysaki pişmanlık ihlali ile mükellefin Vergi İdaresine verdiği beyanname kanuni süresinden sonra verilen beyanname statüsüne dönüşmekte ve hem vergi ziyaı cezası kesilmesi hem de gecikme faizi hesaplanması gerekmektedir. Yani başlangıçta vergi tutarı kadar kesilmesi gereken vergi ziyaı cezasından kurtulan mükellef, pişmanlığın ihlali ile vergi tutarı kadar da vergi ziyaı ile karşı karşıya kalmaktadır. Sonrasında ise ya dava açma, ya uzlaşma sürecine girmekte ya da cezalarda indirim talebinde bulunmaktadırlar. Her durumda mükellef pişmanlıkla beyanname vermenin avantajlarından yararlanmaktan mahrum olmaktadır. Bu nedenle, pişmanlıkla verilen bir beyanname üzerine tahakkuk eden vergi ve pişmanlık zammının belirlenen sürede ödenmesi avantajlı uygulamadan yararlanmak için çok ama çok önemli bulunmaktadır.

Pişmanlık hükümlerinden yararlanmak suretiyle verilen beyanname üzerine tahakkuk eden vergi için verilen 15 günlük süre içinde vergi aslı ve pişmanlık zammının tamamı ödenmez ise pişmanlık hükümleri ihlal edilmiş sayıldığı için bu mükelleflerin verdiği beyannameler kanuni süresinden sonra verilen beyanname olarak kabul edilmektedir. Pişmanlık şartlarının ihlali halinde; Vergi İdaresi tarafından pişmanlık zammı terkin edilmekte ve bunun yerine gecikme faizi tahakkuk ettirilerek, tahakkuk fişindeki vade 15 günden 1 aya tamamlanmaktadır. Elektronik ortamda pişmanlıkla gönderilen beyannameler kanuni süresinden sonra verilen beyanname olarak kabul edildiği için ziyaa uğratılan verginin %50’si oranında vergi ziyaı cezası kesilmektedir. Elden veya posta yoluyla verilen beyannamelerde ise 1. derece 2 kat usulsüzlük cezası ile vergi ziyaı cezasının %50’si kıyaslanarak tutar itibariyle ağır olanı kesilmektedir.

Örneğin, 2018 yılı Gelir Vergisi Beyannamesini Mart/2019 ayında beyan etmeyen mükellefin Ekim/2019 ayında pişmanlıkla vermesi sonrasında 100.000 TL vergi ve pişmanlık zammı (aylık %2 oranında hesaplanan) tahakkuk ettiğini ve süresinde ödenmediğini varsayalım. Bu durumda pişmanlık ihlali sonucunda verilen beyanname kendiliğinden verilmiş kabul edildiğinden vergi aslının %50’si oranında 50.000 TL vergi ziyaı cezası kesilecektir. Pişmanlık zammının silinip gecikme faizinin tahakkuk ettirilmesi de gerekmektedir. Böylece mükellef 100.000 TL vergi aslının yanında 50.000 TL de vergi ziyaı cezasını ödemekle yükümlü olacaktır. Mükellef kendisine tebliğ edilen 50.000 TL vergi ziyaı cezasını tebliğ aldıktan sonra 30 gün içinde ya dava açacak ya uzlaşma talep edecek ya da cezalarda indirim talep edecektir. Ceza için uzlaşma ve dava açılması sonucunda ceza tutarının ne olacağı belli değildir. Davanın kazanılıp kazanılamayacağı belli değildir, uzlaşma da ise belli bir indirim yapılsa bile ceza tamamen ortadan kalkmamaktadır. Cezalarda indirim talebinde bulunsa vergi ziyaı cezasında; birinci defada yarısı (%50’si), müteakiben kesilenlerde üçte biri (1/3’ü), usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezalarının ise yarısı indirilmektedir. Sonuç olarak her ne olursa olsun pişmanlık hükümlerinden yararlanıldığı durumda vergi ziyaı cezası kesilmediğini düşündüğümüzde, sonrasında kesilen vergi ziyaı cezası hangi tutara düşerse düşsün, mükellefin avantajı azalmaktadır. Bu nedenle, pişmanlıkla verilen bir beyanname üzerine tahakkuk eden vergi ve pişmanlık zammının süresinde ödenmesi, sonrasında yaşanacak süreçlerin maliyetinin artmaması açısından büyük öneme sahiptir.

6. Sonuç

Beyan esasına dayanan Türk Vergi Sisteminde pişmanlıkla ve ıslah sistemi; süresinde beyan edilmeyen yani süresinde verilmeyen bir beyannamenin, pişmanlıkla verilmek suretiyle neredeyse süresinde verilmiş gibi kabul ederek, sadece bir pişmanlık zammı ile geç tahakkuku cezalandıran ve vergi ziyaını yapılmamış gibi kabul ederek, mükellef ve vergi sorumlularını vergi ziyaı cezasından belli şartların yerine getirilmesiyle kurtaran çok önemli bir müessesedir.

Pişmanlık hükümlerinden, mükellefler ve vergi sorumluları ile vergi ziyaı cezasını gerektiren fiillerin işlenişine iştirak eden diğer kişiler yararlanabilmektedir. Pişmanlık ve ıslah sistemi, beyana dayanan vergilerle ilgili olarak temelinde vergi ziyaı yatan ve Vergi İdaresinin bilgisi dahilinde olmayan bir olayın mükellef veya vergi sorumluları tarafından kendiliğinden dilekçe ile haber verilmesi üzerine uygulanmaktadır.

Vergi ve pişmanlık zammı ile ilgili olarak yapılan kısmi ödemeler kabul edilmez ve verilen 15 günlük süre içinde vergi aslı ve pişmanlık zammının tamamı ödenmez ise pişmanlık hükümleri ihlal edilmiş sayılır.

Hazır Beyan Sistemi üzerinden beyanname veren, gelirleri sadece gayrimenkul sermaye iradı, ücret, menkul sermaye iradı ve diğer kazanç ve iratlardan ibaret olan mükellefler sistem üzerinden pişmanlıkla beyanname verebilirler.

Pişmanlıkla beyan sonrasında ödenmesi gereken vergi aslı ve pişmanlık zammı tecil edilemez. Ancak, vergi aslının vadesi daha sonra gelecek taksitleri varsa bu taksitler için 6183 sayılı Kanuna göre tecil uygulaması yapılabilir.

Pişmanlık talebiyle verilen beyannamelerde zarar beyanı veya mahsuplar gibi nedenlerle ödenecek verginin bulunmaması veya matraha ilişkin bilgilerin olmaması durumunda, pişmanlık talebi vergi dairesince kabul edilmez.

Bununla birlikte, verginin haksız yere iadesine sebebiyet verilmesi nedeniyle vergi ziyaına neden olunması durumunda pişmanlıktan yararlanılabilir. Pişmanlık talebinde bulunabilmek için vergi ziyaının meydana gelmiş olması ve buna bağlı olarak vergi ziyaı cezasının kesilecek olması gerekmektedir.

Mükelleflerin ve vergi sorumlularının pişmanlıkla beyanname vermesi sonrasında, tahakkuk eden vergi ve pişmanlık zammının çeşitli sebeplerle süresinde ödenmediği durumlarda, pişmanlıkla beyan sırasında vergi ziyaı cezasının tutarını bilinmediği için, pişmanlığın ihlali sonrasında vergi dairesi tarafından kesilen vergi ziyaı cezası mükellefe tebliğ edilmekte ve mükellefler vergi tutarı kadar bir ceza ile karşılaşmaktadırlar.

Pişmanlık ihlali sonrasında mükellefler ve vergi sorumluları adına kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin olarak düzenlenen vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde dava açma, uzlaşma ve cezada indirim talep etme hakkına sahip bulunmaktadırlar. Ancak, uzun zaman alan bu süreçlerle zaman kaybetmemek ve vergi ziyaı cezasının ödenmesi maliyetine katlanmamak için pişmanlıkla verilen beyannameler sonucunda tahakkuk eden vergi ve pişmanlık zammının tamamının süresinde ödenmesi çok önemli bulunmaktadır.

(Yaklaşım dergisinin Aralık 2019 sayısında yayınlanmış olup Sn. Türkay’ın özel izni ile yayınlanmaktadır.) (1) İmdat Türkay, Türk Vergi Hukukunda Pişmanlık Ve Islah Müessesesi-I, Yaklaşım, Temmuz 2016
(2) www.gib.gov.tr/Rehberler, Vergilerde Pişmanlık Uygulaması, Ekim 2019, Yayın No: 324.
(3) İmdat Türkay, Türk Vergi Hukukunda Pişmanlık Ve Islah Müessesesi-II, Yaklaşım, Ağustos 2016.
(4) 01/10/2019 tarihli ve 1592 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla, gecikme zammı oranı her ay için ayrı ayrı uygulanmak üzere 02.10.2019 tarihinden itibaren % 2 olarak belirlenmiş olduğundan, pişmanlık zammı % 2 olarak uygulanacaktır.
(5) İmdat Türkay, Türk Vergi Hukukunda Pişmanlık Ve Islah Müessesesi-III, Yaklaşım, Eylül 2016.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor