Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi
Bülent TAŞNazmi KARYAĞDI
28 Mart 2019Bülent TAŞ/ Nazmi KARYAĞDI
665OKUNMA

Özel İletişim Vergisinin Kapsamı Konusunda Yeni Bir Tartışma

Özeli iletişim vergisinin düzenlendiği Gider Vergileri Kanununda haberleşme boyutuyla verginin kapsamı;

  • Her nevi mobil elektronik haberleşme işletmeciliği kapsamındaki (ön ödemeli hatlara yüklemeler için yapılan satışlar dâhil) tesis, devir, nakil ve haberleşme hizmetleri ve
  • diğer elektronik haberleşme hizmetleri  

olarak tanımlanmıştır

Buna göre verginin kapsamının belirlenmesi bakımından elektronik haberleşme işletmeciliği ve elektronik haberleşme hizmeti kavramları belirleyici olmaktadır.  

Elektronik Haberleşme Hizmetinin Tanımı

Elektronik Haberleşme Kanununda elektronik haberleşme hizmeti, elektronik haberleşme tanımına giren faaliyetlerin bir kısmının veya tamamının hizmet olarak sunulması şeklinde tanımlanmıştır.

Elektronik haberleşme ise aynı Kanunda elektriksel işaretlere dönüştürülebilen her türlü̈ işaret, sembol, ses, görüntü̈ ve verinin kablo, telsiz, optik, elektrik, manyetik, elektromanyetik, elektrokimyasal, elektromekanik ve diğer iletim sistemleri vasıtasıyla iletilmesi, gönderilmesi ve alınması olarak tanımlanmıştır.

İşletmeci ise yetkilendirme çerçevesinde elektronik haberleşme hizmeti sunan ve/veya elektronik haberleşme şebekesi sağlayan ve alt yapısını işleten şirket olarak tanımlanmıştır.

Bu tanımlardan elektronik haberleşme işletmeciliği için belirleyici unsurların elektronik haberleşme hizmetinin verilmesi, elektronik haberleşme şebekesinin sağlanması ve elektronik haberleşme altyapısının işletilmesi olduğu anlaşılmaktadır. Oysaki gider vergileri kanunu bu unsurlardan sadece haberleşme hizmetlerini kapsama almaktadır.

Bu çerçevede ilgili alt yapıya ilişkin gerekli elektronik haberleşme tesislerinin kurulması, kurdurulması, kiralanması veya herhangi bir surette temin edilmesiyle bu tesisin diğer işletmecilerin veya talep eden gerçek veya tüzel kişilerin kullanımına sunulması olarak tanımlanan elektronik haberleşme alt yapısı işletimi özel iletişim vergisi kapsamında değildir.

İdarenin Süregelen Görüş ve Uygulaması

Gelir İdaresi Başkanlığı 2011 yılında vermiş olduğu bir özelgede bu görüşü teyit ederek uygulamayı yönlendirmiştir. Gelir İdaresi özelgesinde Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumundan almış olduğu  22/06/2010 tarihli ve 18822 sayılı yazısına referans yaparak yazıda "... belirli bir data transfer kapasitesine sahip olan iletişim kabloları, elektronik haberleşme hizmetinin üzerinden veya aracılığıyla gerçekleştirilmesini sağlayan elektronik haberleşme altyapısı şebeke birimlerinden biri olduğundan söz konusu kabloların kurulması, kurdurulması, kiralanması veya herhangi bir surette temin edilmesi ile bu kabloların diğer işletmecilerin veya talep eden gerçek veya tüzel kişilerin kullanımına sunulması hizmetlerinin de Kurumumuzla görev veya imtiyaz sözleşmesi imzalamak suretiyle veya Kurumumuza bildirim yapılması veya Kurumumuzca kullanım hakkı verilmesi yoluyla yetkilendirilmiş̧ işletmecilerin elektronik haberleşme altyapısı işletimi mahiyetinde olduğunun değerlendirildiğini ..." ifade etmiştir.

Bu görüş çerçevesinde, elektronik haberleşme alt yapı işletimi mahiyetindeki hizmetlerin, yetkilendirilmiş̧ işletmeciler tarafından sunulan elektronik haberleşme hizmeti kapsamında değerlendirilmediği sonucuna ulaşılarak vergi kapsamı dışında olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

İdarenin Yeni Görüş ve Uygulaması

BTK’nın görüşü ve Gelir İdaresinin yönlendirmesi çerçevesinde uygulama bu yöndeyken yani elektronik haberleşme tesisinin kurulması, kiralanması veya diğer kişilerin kullanımına sunulması vergi kapsamında değilken Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu elektronik haberleşme hizmeti tanımına getirdiği yeni bir yorum ile bu faaliyetlerin de vergi kapsamına dahil olmasına neden olmuştur.

BTK’nın Gelir İdaresine göndermiş olduğu daha yeni tarihli bir yazıda, evrensel hizmet projeleri kapsamında kurulan altyapı ve sunulan hizmetin, teknik açıdan 5809 sayılı Kanun çerçevesinde tanımlanan elektronik haberleşme hizmeti ile aynı kapsamda olduğu ifade edilmiştir.

Bu ifadeden hareketle Gelir İdaresi, sadece elektronik haberleşme sektöründe ilgili mevzuatına göre BTK tarafından yetkilendirilen ve bu Kanun kapsamındaki hizmetleri sağlamakla yükümlü̈ kılınan işletmeciler tarafından evrensel hizmet yükümlüsü sıfatıyla verilebilen ve elektronik haberleşme hizmeti kapsamında değerlendirilen hizmetler dolayısıyla alınan tüm bedellerin özel iletişim vergisine tabi olduğu sonucuna varmış, evrensel hizmet projesi çerçevesinde kurulan mobil haberleşme şebekesi ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına ve diğer GSM operatörlerine verilen hizmetlere (altyapı kurulum, işletme ve bakım onarım hizmetleri dahil) ilişkin düzenlenen faturalarda özel iletişim vergisi hesaplanması gerektiği sonucuna ulaşmıştır.

Böylece altyapı işletimi mahiyetindeki hizmetler elektronik haberleşme hizmeti sayılmazken BTK’nın görüş değiştirmesi sonucu elektronik haberleşme hizmeti tanımına sokulmuş ve özel iletişim vergisinin kapsamına dahil hale gelmiştir.

Elektronik hizmet tanımına girmediği, elektronik haberleşme alt yapısı işletimi kapsamında olduğu çok net olan alt yapı kurulumu, işletilmesi ve bakım onarımı hizmetlerinin bu şekilde vergi kapsamına alınması Kanuna aykırıdır.  Özellikle alt yapı kurulumu hizmetinin elektronik haberleşme hizmeti kapsamına alınmasına anlam vermek hiç mümkün değildir.

Sonuç

Yıllardır herhangi bir tartışmaya yol açmaksızın uygulanan verginin kapsamına ilişkin hüküm gereksiz bir şekilde tartışmaya açılmıştır. Bu tartışmanın bir an önce giderilmesi ve vergilendirmede en temel nokta olan kapsamın netliğe kavuşturulması gerekir.

Bunun için Gelir İdaresi Başkanlığı ile Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumunun verginin kapsamının belirlenmesine esas olan elektronik haberleşme hizmetini etraflıca tanımlayan ve tartışmalı noktaları uygulamadan örneklerle açıklığa kavuşturan bir tebliğ hazırlaması ve özel iletişim vergisinin kapsamını netleştirmesi uygun olacaktır.

Aksi taktirde ileride bu durumun önemli ihtilaflara yol açması ve sektörü büyük vergi riskleri ile karşı karşıya bırakması söz konusudur.