Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi
Nazmi KARYAĞDI
28 Eylül 2014Nazmi KARYAĞDI
73OKUNMA

Enerji Verimliliğini Artırıcı Vergisel Teşvikler

I. Genel Açıklama

Enerji kaynaklarında meydana gelen azalma (basında çıkan haberlere göre petrol rezervlerinde yaklaşık 40 yıllık, doğal gaz rezervlerde ise yaklaşık 60 yıllık bir miktarın kaldığı ifade edilmektedir), enerji fiyatlarındaki artış ve küresel ısınma ülkeleri enerji verimliliği konusunda yeni arayışlara yöneltmektedir. Ekonomi çevrelerince, fiyatlardaki artışların bir kısmı rezervlerin azalmaya başlaması ya da hızlı büyüyen Çin'in dünya petrol talebinde büyük bir artışa yol açmasından kaynaklandığı ifade edilse de bir diğer önemli nedenin de finans çevrelerinin petrol fiyatları üzerinde yarattıkları spekülasyonlar olduğu düşünülmektedir.

Petrol fiyatlarındaki artış önce kişilerin bütçesinde ardından işletmelerin bütçesinde daha sonra ülkelerin bütçelerinde büyük yük oluşturmuş ve ödemeler dengesini olumsuz yönde etkileye başlamıştır. Enerji faturasında meydana gelen bu artış gerçek kişileri, işletmeleri ve devletleri enerji verimliliği konusunda teknik ve mühendislik alanında ya da vergi alanında çalışmalar yapmaya zorlamıştır.

Dünyanın her yerinde olduğu ülkemizde de "teşvik" konusu gündeme geldiğinde ilk akla gelen doğal olarak "vergisel teşvikler" olmaktadır. Vergisel teşvikler, sade bir anlatımla, alınması gereken bir vergiyi almayarak (örneğin; dolaylı vergilerde verginin alınmaması, satış ya da işlem anında vergi alınması ancak daha sonra iade edilmesi, vergi oranlarının düşürülmesi, doğrudan vergilerde ise ödenmesi gereken gelir ya da kurumlar vergisini azaltıcı indirimler belirlenmesi) maliyetleri azaltmak suretiyle finansal kaynak sağlamaya yönelik olarak gerçekleşebilmektedir.

Enerji alanındaki vergisel teşvikleri "yeni" ya da şu anki öncelikler itibariyle "yenilebilir" enerji kaynaklarına ulaşmak için yapılan yatırımları desteklemek ya da mevcut kaynakların daha etkin kullanılmasını sağlamak gibi iki ana başlık etrafında toplamak mümkündür (rüzgar, jeotermal, güneş enerjisi...).

Birincisi; petrol ya da doğal gaz arama faaliyeti yapan şirketlere, yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapan şirketlere getirilen vergisel teşvikler,

İkincisiise; enerjiyi daha verimli kullanabilmek amacıyla ürünler geliştirilmesine (elektrik ve benzin ile çalışan hibrid otomobillerin üretilmesi (1), daha az enerji tüketimi sağlayan A sınıfı araç ve gereçlerin geliştirilmesi, binaların ısı yalıtımını artırıcı çalışmalar, tasarruflu ampuller vb.) yönelik vergisel teşviklerdir.

Birinci grup teşvikler yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarını keşfetmek için çalışan şirketlere sağlanırken ikinci grup teşvikler ise hem bu araçları üreten firmalara hem de tüketicilere farklı yöntemlerle sağlanmaktadır.

Bu yazımızda Amerika Birleşik Devletleri’nde 2009 yılında yürürlüğe giren ve enerji verimliliğini artırma amacıyla ev sahiplerine, bireysel işletmelere ve şirketlere sağlanan vergisel avantajlar ile yenilenebilir enerji üretim tesislerine yönelik vergi teşvikleri hakkında bilgi verilecektir.

Bu arada yeri gelmişken bu konuda Türk Vergi Sistemi adına bir anekdotu da okuyucularımızın dikkatine sunmak istiyorum. 1960'lı yıllarda Vergi Reform Komisyonu başkanlığı yapan Hesap Uzmanları Kurulu'nun kurucularından rahmetli Ali ALAYBEK üstadımızın bugün enerji verimliliği konusunda ekolojik vergiler ya da çevreyi koruyucu vergiler olarak adlandırılan vergileri daha 1967 yılında ülkemizin gündemine getirdiğini Prof. Dr. Halil NADAROĞLU'nun Vergi Dünyası dergisine vermiş olduğu şu mülakattan öğrenmekteyiz. "Sanırım 1967 yılı idi. Komisyon toplantısına kendine özgü üslubu ve yöntemi ile ki her ikisi de gerçekten çok özeldi bir öneri getirdi. Önerisinin özeti şu idi: Ekolojik amaçlı harcamaların gider kaydedilebilmesi için Gelir Vergisi'nin ilgili maddesine bir fıkra ilave edilmesini teklif ediyordu. O tarihte ekoloji sözcüğü Türkiye'de henüz telaffuz edilmiyordu. Belki istisnası vardı; ancak durum söylediğim gibi idi. Bir üye arkadaşımız bu teklife "önemsiz şeyler için Gelir Vergisi Kanunu'na dokunulmasının doğru olmayacağı" gerekçesi ile karşı çıktı. Dokunulduğunda adeta manolya gibi solan Alaybek de önerisini hemen geri çekti. Aradan yıllar geçti. İtiraz eden arkadaşımız, 1980'li yıllarda beni ziyarete geldiğinde "ekoloji ve çevre konusundaki gelişmeleri görünce o günkü itirazımdan dolayı bugün adeta vicdan azabı duyuyorum; demek ki üstat henüz 1967'de bugünleri görebilmiş." demişti.(2)

II-Amerika Birleşik Devletleri'nde Enerji Verimliliği Konusunda 2009'da Yapılan Vergisel Düzenlemeler

2009 yılının başında, finansal ve ekonomik krizin etkilerini gidermek amacıyla yürürlüğe giren ve 407 sayfadan oluşan Amerikan Yeniden İyileştirme ve Yeniden Yatırım 2009 Yasası (American Recovery and Reinvestment (ARRA) of 2009)'nda konulardan biri "Enerji Verimliği ve Yenilenebilir Enerji" alanı ile ilgilidir. Amerikan Gelir İdaresi IRS, enerji verimliliğine ilişkin vergisel teşvikleri Amerikan vergi mükelleflerine "Bu yıl atılan enerji tasarrufu sağlayan adımlar, gelecek yıl büyük vergi tasarrufu yapan sonuçlar doğurabilir"(3) diye tanıtmıştır.

Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji konusunda 16 milyar 800 milyon ABD Dolarlık ek bir kaynağın ayrıldığı bu yasanın tüketiciler ve işletmeler açısından getirdiği vergisel yenilikleri (enerji ithalatçısı konumunda olan ülkemiz açısından da bu hususların dikkate alınması gerektiği konusundaki fikrimizi de ifade ederek) bu yazımızda irdelemeye çalışacağız.

A- Konutlarda Enerji Tasarrufu Sağlayan Uygulamalara Yönelik Vergi İndirimi

Konut sahiplerinin enerjiyi daha etkin kullanmalarını sağlamak ve onları tasarruflu kullanıma ya da tasarruf sağlayan ev araç ve gereçlerine yönlendirmek amacıyla gerçekleştirilen bu vergi teşvikleriyle hem kişilerin enerji faturalarının azalmasını sağlamak hem de vergi indirimleri yoluyla iade almalarını sağlamak hedeflenmektedir.

1 Ocak 2009 ile 31 Aralık 2017 tarihleri arasında yapılan bu tür yatırımlar (harcamalar) bu vergisel düzenlemelerden yararlanma imkânına sahip bulunmaktadır.

Bu konudaki vergi indirimleri şunlardır:

1-  Konutlarda Enerji Varlıklarına Sağlananİndirim

Bu düzenleme ile ev sahiplerinin enerji tasarrufu sağlayacak uygulamaları ya da alternatif enerji araçlarını evlerine kurmaları durumunda ciddi vergi indirimleri elde etmeleri amaçlanmıştır.

Bu indirim yalıtım, enerji tasarrufu sağlayan pencereler, ısıtma ve klima sistemleri yatırımlarını gerçekleştiren ev sahiplerine uygulanmaktadır.

Evlerinde bu ve buna benzer uygulamaları gerçekleştirenlere yaptıkları harcamanın maliyetinin

%30'u oranında ve 1.500 ABD Dolarını geçmemek kaydıyla vergi indirimi sağlanmaktadır (2009 ve 2010 yıllarında yapılacak harcamalara uygulanacak). Daha önce 2007’de yürürlüğe giren ve maliyetin %10'unu ve belirli bir tutarı aşması mümkün olmayan eski yasa da böylece değiştirilmiş ve mükelleflere daha fazla bir imkân sağlanmıştır.

Bu yasa ile birlikte enerji tasarrufu sağlayan bina yalıtımı, pencere, kapı, güneş ışığının daha fazla alınmasını sağlayan çatı pencere sistemleri, merkezi klimalar,  doğal gaz, sıvılaştırılmış likit petrol gazı, motorin vb. ile çalışan ısıtma sistemlerine ilişkin standartlar da yükseltilerek bu konuda daha tasarruflu yeni teknolojinin üretilmesi ve kullanılması teşvik edilmiştir.

Bu vergi indiriminden yararlanabilmek için yapılan harcamaya konu olan araç-gerecin bu standartlara göre üretilmiş olan ürünlerden olması ve ürünler üzerinde "Energy Star" (enerji yıldızı) etiketinin bulunması gerekmektedir.

2- Konutlarda Enerji Verimliliği İndirimi

Konut sahiplerinin alternatif enerji kaynaklarına yönelik olarak yaptıklara yatırımlara getirilen bu indirim güneş enerjisiyle çalışan su ısıtma sistemlerini, jeotermal ısıtma sistemlerini ve rüzgar tribünlerini kapsamaktadır.
İndirim, bu araçların maliyetlerinin %30'u oranında gerçeklemekte ve uygulama 1 Ocak 2017 tarihinden önce yapılacak yatırımları kapsamaktadır.

B- Elektrikle Çalışan Taşıtlara Yönelik Vergiİndirimi

Bu kapsamadaki vergi indirimleri üç ana başlık altında düzenlenmiştir. Birincisi dört tekerlekli elektrikli taşıtlara ikincisi ise iki ya da üç tekerlekli elektrikli taşıtlara tanınan vergi indirimleri ve üçüncüsü Alternatif Minimum Vergide sağlanan ilave indirimdir.

1- Dört Tekerlekli Elektrikli Taşıtlara SağlananVergi İndirimi

31 Aralık 2009 tarihinde sonra satın alınan yeni üretim, 4 ya da daha fazla tekerlekli ağırlığı yaklaşık 6.363 kg'dan az olan, dışsal elektrik kaynaklarından yeniden şarj edilebilme imkanına sahip akü ile çalışan ve saatte en az 4 kilovat saat elektrik kullanan taşıtlar bu kapsama girmektedir.

Akü kapasitesine göre mükelleflerin yararlanabileceği vergi indirimi minimum 2.500 ABD Doları ile maksimum 7.500 ABD Doları arasında değişmektedir.

2-Düşük Hızlı ya da İki-Üç Tekerlekli Elektrikli Taşıtlara Sağlanan Vergi İndirimi

Bu vergi indirimi 17 Şubat 2009 ila 1 Ocak 2012 tarihleri arasında satın alınan aracın maliyetinin %10'u oranında uygulanmakta olup maksimum indirim oranı 2.500 ABD Dolarını aşmayacak şekilde düzenlenmiştir.

Teknik koşul olarak ise düşük hızlı araçlarda elektrik motorunun kullandığı aküde 4 kilovat saatlik bir asgari yapı iki ya da üç tekerli araçlarda ise 2,5 kilovat saatlik bir akü şartı aranmaktadır.

3- Alternatif Minimum Vergide AlternatifMotorlu Taşıt Vergi İndirimi

Amerika Birleşik Devletleri vergi sisteminde hem gerçek kişiler hem de kurumlar vergisi mükellefleri için Alternatif Minimum Vergi söz konusudur. Hesaplanan vergi tutarı ne olursa olsun hem gerçek kişi mükelleflerin hem de tüzel kişi mükellefler alternatif minimum vergiden azını ödemeleri mümkün değildir.4

2009 yılından başlamak üzere mükelleflere satın aldıkları hibrid yani hem benzinle hem de elektrikle çalışan taşıtların bedellerini Alternatif Minimum Vergiden indirim imkânı getirilmiştir. Bu sayede hibrid araç alan vergi mükellefleri diğer mükelleflere nazaran daha az Alternatif Minimum Vergi ödeyeceklerdir.

C- Yenilenebilir Enerji Üretim TesislerineYönelik Vergi İndirimi

Rüzgâr ya da diğer yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimine yönelik tesis kuran işletmeler için 3 farklı vergisel seçenekten birini seçme imkânı getirilmiştir. Bunlar; 1) Üretim için yapılan yatırım tutarına 2) Üretilen enerji miktarına göre verilen vergi indirimleri ve 3) Parasal destek uygulamasıdır.

Halen sistemde var olan yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılan yatırımlara sağlanan vergi indiriminin süresi ARRA ile uzatılmış ve bu konuda yatırımlara teşvik devam etmiştir.

Buna göre bitkisel kaynaklardan üretilen bioyakıtlar ve bioenerji, hayvansal atıklardan, rüzgârdan, kentsel atıklardan üretilen enerji, enerji üreten hidroelektrik baraj ve tesisleri, deniz ve dalgalardan yararlanmak üzere hidrokinetik enerji üretim tesislerinin kurulması ve işletilmesine yönelik vergi indirimleri yeniden belirlenmiştir. Rüzgâr enerjisi için 31 Aralık

2012 diğerleri için ise 21 Aralık 2010 son yatırım tarihi olarak belirlenmiştir.

Mükellefler seçimlik haklarını eğer yatırım tutarından hareketle vergi indirimini seçmek suretiyle kullanırlarsa bu durumda enerji yatırımları için yaptıkları harcamanın %30'unu vergi indirimi olarak kullanabilmektedirler.

Yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanarak enerji üreten işletmeler üretim miktarından hareketle vergi indiriminden yararlanmak isterlerse her bir kilovat saat enerjide 2,1 sente kadar bir üretim vergi indiriminden yararlanabilmektedirler.

Üçüncü seçenek olan parasal destek verme seçeneğini seçen mükellefler ise 2009 ya da 2010'da inşaatına başladıkları ve 2014'ten önce inşaatını tamamladıkları yenilenebilir enerji tesisleri için yaptıkları yatırımının %30'unu bir defada parasal destek olarak geri alabileceklerdir.

Ancak mükellefler bu üç seçenekten sadece bir tanesini seçme imkânına sahiptirler.

D-Yenilenebilir Enerji Üretim Tesislerinin Finansmanına İlişkin Vergisel Teşvikler

Yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılan yatırımların vergiden indirilmesi ya da elde edilen kazançların belirli şartlar çerçevesinde vergiden müstesna kılınması gibi vergisel teşviklerin yanı sıra yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapacak olan yatırımcıların finans gereksinimlerini karşılamak amacıyla çıkarılacak tahvillerin gelirlerinin tamamının ya da bir kısmının vergi dışı bırakılması da bir başka vergi teşvik olarak karşımıza çıkmaktadır.

Büyük tutarda finansal kaynağa ihtiyaç duyan bu tür yatırımların gerçekleşebilmesinde yatırımcıları rahatlatacak bir başka belki de en önemli unsur, finansman kaynaklarına kolayca ulaşılabilmesidir. Kişisel görüşümüze göre; kazanç elde edildikten sonra sağlanacak vergisel teşvikler yerine işletmelerin yatırımlarını kolaylıkla finanse edebilecekleri kaynaklara ulaşabilmelerini sağlamak daha öncelikli bir konudur.

Bu kapsamda yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılacak yatırımlar için tahsis edilecek fonlara kaynak sağlamak üzere çıkarılan tahvil tutarı yeni Yasa ile 800 milyon ABD Dolarından 2,4 milyar ABD Dolarına yükseltilmiştir.

Diğer taraftan çevre korumaya yönelik olarak yerküremizin ısınmasına yol açan green house  (sera) etkisini azaltıcı yatırımları desteklemek amacıyla çıkarılacak tahvil tutarı da 800 milyon ABD Dolarından 3,2 milyar ABD Dolarına yükseltilmiştir.

III. Sonuç

Gittikçe azalan ve azaldıkça da fiyatı sürekli artma eğilimi gösteren geleneksel enerji kaynaklarının yerine çevre kirliliğine yol açmayan, sürdürülebilir enerji kaynaklarına yönelmek yakın gelecek için tüm ülkeler açısından vazgeçilmez bir strateji haline gelmiştir.

A.B.D.'nde yapılan çevre korumaya, enerji verimliliğini artırmaya ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmeyi teşvik edici uygulamaları ülkemizin de ciddi bir şekilde gündemine alması gerekmektedir. Ülkemizin cari açığının oluşumuna en büyük etki yapan unsurlardan biri, ülkemizin enerji bağımlılığıdır. Bu bağımlılığı azaltmanın bir yolu yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek ve enerji kaynaklarımızı bu yöne doğru kaydırmak diğeri ise mevcut kullandığımız enerjiyi daha verimli kullanmak suretiyle enerji faturamızı azaltmaktan geçmektedir.

Diğer taraftan yarınlara daha yaşanılabilir bir çevre bırakabilmek için karbon fosili kaynaklı yakıtlardan "temiz enerji" olarak da adlandırılan yenilebilir enerji kaynaklarına doğru yönelmemiz gerekmektedir. Küresel ısınmayı azaltıp, enerji bağımlılığımızı azaltmak amacıyla 2007 yılında ülkemizde 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu çıkarılmıştır. Ancak bu Yasanın teşvik edici düzenlemeler itibariyle yeniden gözden geçirilmesinin uygun olacağı kanısındayız. Varili 150 ABD Dolarını bulan petrol fiyatları, petrol üreticisi olmayan ülkelerin bu konuda bir kez daha durumlarını gözden geçirmeleri açısından önemi bir uyarı olarak karşımıza çıkmıştır. Gerek tüketicilerin ve konut sahiplerinin gerekse enerji üretim tesislerine ya da enerji tasarrufu sağlayan araç ve gereç üreticilerine yönelik getirilecek teşviklerin ülkemizin küresel ısınma konusunda etkin bir önlem alması ve ülkemizin enerji bağımlılığının azaltılmasının önemli bir unsuru olacaktır.

Bu kapsamda olmak üzere bioenerji, rüzgâr enerjisi, güneş enerjisi, dalga üzerinden enerji üretimi ve jeotermal enerji kaynakları açısından ülkemizin kaynaklarının değerlendirilmesinin ve bu yatırımların vergisel ve finansal yönden teşvik edilmesinin ülkemiz açısından önemli ve stratejik bir dönüşüme katkı sağlayacağı kanısındayız.

Otomotiv sektörünce gelecekte hidrojen ya da saf etanol ile çalışan araçların üretilmesi planlanmaktadır.

Prof. Dr. Halil NADAROĞLU, "Özel Yaşamındaki Ali Alaybek", Vergi Dünyası, Sayı: 179, Temmuz 1996.

Basın bildirisi, FS-2009-10, Nisan 2009.

Amerikan Vergi Sistemi için bkz., Nazmi KARYAĞDI, "Amerika Birleşik Devletleri Gelir İdaresi'nde Vergi İncelemesi", Maliye Bakanlığı, Strateji Geliştirme Başkanlığı, Yayın No: 2006/371, Ankara, 2006, söz konusu kitaba elektronik ortamda www.sgb.gov.tr adresinde "Yayınlar" bölümünde dijital olarak ulaşabilirsiniz.

(Yazarın Notu: Vergi Dünyası dergisinin Ağustos 2009 sayısında yayınlanan yazımızı, enerji verimliliğinde vergi teşvikleri konusu bugünlerde gündeme geldiği için sizlerle paylaşmak istiyoruz.)