Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Vergi

İmdat TÜRKAY
27 Eylül 2021İmdat TÜRKAY
849OKUNMA

Dünyada ve Türkiye’de Davranışsal Kamu Politikalarının Vergiye Gönüllü Uyumun Artırılmasında Kullanılması-I

Son yıllarda dünyada ve ülkemizde gündeme gelen davranışsal ekonomi, bir disiplin olarak ilk defa 2002 yılında Daniel Kahneman’ın “Psikolojik araştırmalarda ortaya çıkan bulguların ekonomi bilimine entegrasyonu ve belirsizlik karşısında karar verme” çalışmasıyla aldığı Nobel Ekonomi Ödülü ile gündeme gelmiş ve daha sonra dünya çapında gelişmeye başlamış ve 2017 yılında Richard Thaler’a “Ekonomi ve davranışsal ekonomi üzerindeki psikolojik etkiler ile ilgili analizler” çalışmasıyla verilen Nobel Ekonomi Ödülü ile gelişmenin kamu üzerinde büyük etkileri olduğu tescillenmiştir.

Davranışsal içgörü kavramı son yıllarda, başta OECD, Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kuruluşlar dahil olmak üzere dünya çapında pek çok hükümet ve özel şirket tarafından benimsenen bir araç olmuştur. Türkiye de 2017 yılı sonunda Ticaret Bakanlığı bünyesinde “Davranışsal Aksiyon Takımı” adı altında bir birim kurarak davranışsal içgörüyü bir politika aracı olarak kullanmaya başlamıştır. Günümüzde; eğitim, sağlık, yeşil enerji kullanımının teşvik edilmesi, trafik probleminin çözülmesi, vergi ödemenin teşvik edilmesi, obezitenin azaltılması, fiziksel aktivite sayısının arttırılması, sağlık kontrollerinin düzenli yapılmasının teşvik edilmesi, el yıkama alışkanlığının kazandırılması, organ bağışının arttırılması, eğitimde nicelik ve nitelik artışı, işsizliğin azaltılması, girişimciliğin özendirilmesi gibi birçok alanda davranışsal politikaların oluşturulması gerektiği düşünülmektedir.

Son olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 2021-2023 dönemi Yeni Ekonomi Programı ile maliye alanında ilk defa vergi bilincinin güçlendirilmesi ve vergiye gönüllü uyumun artırılması amacıyla davranışsal kamu politikalarından faydalanılması gündeme yeni giren bir konu olmuştur. Bu çalışmamızda, davranışsal kamu politikalarının dünyada ve ülkemizdeki gelişimi, uygulama örnekleri ile vergiye gönüllü uyumun artırılmasında, davranışsal kamu politikalarının ne şekilde uygulaması gerektiği konusu incelenecektir.

Dünyada Davranışsal Kamu Politikası Uygulamalarının Önerildiği Alanlar

Davranış bilimleri bize, devletin sağladığı imkânların, çok küçük bariyerler, bazen anlaşılması güç bilgiler, külfetli uygulamalar ve iyi sunulmayan seçeneklerden ötürü insanlara kolay ulaşmadığını söylemektedir. Davranış bilimleri son dönemde akademik camiada kendisine daha fazla yer bulmaya başlamışsa da aslında ona gündelik hayatlarımızda tahmin ettiğimizden çok daha fazla maruz kalıyoruz. Farkında değiliz belki ama hayatlarımızda, özellikle de karar alma süreçlerimizde çok önemli bir rol oynayan unsur ve süreçler davranış bilimlerinin doğrudan çalışma alanını teşkil ediyor. Eğitimden çevreye, ekonomiden sağlığa, neredeyse bütün alanlarda verilen kararlarda uygulanabilen davranışsal yöntemler, bazen de çalışma ortamlarımızda ya da mağazalardan ya da internet üzerinden cömertçe yaptığımız harcamalarımızda da hissettirmeden hayatımıza girebiliyor.(1)Davranışsal iktisat yaklaşımı, son yıllarda, kamu politikalarının oluşturulması ve bu politikaların bilimsel olarak değerlendirilmesinde giderek artan bir kullanım alanına sahip olmaya başlamıştır.

Dünya genelinde davranışsal kamu politikası uygulamalarının önerildiği alanların şöyle olduğu görülmektedir.

  • Yoksullukla mücadele (Dünya Bankası, 2015),
  • İşsizliğin azaltılması (John, 2018; OECD, 2017; The Behavioural Insights Team, 2018),
  • Kişisel birikimlerin arttırılması (Dünya Bankası, 2015; Thaler ve Sunstein, 2008) ve sigorta planlarına katılımın arttırılması (Thaler ve Sunstein, 2008),
  • İşgücü piyasalarında verimliliğin arttırılması (Dünya Bankası, 2015; OECD, 2017; The Behavioural Insights Team, 2018),
  • Sağlığın teşviki ve iyileştirilmesi (Dünya Bankası, 2015; Thaler ve Sunstein, 2008),
  • Eğitime kayıt ve devamın arttırılması (Dünya Bankası, 2015; Thaler ve Sunstein, 2008),
  • Enerji tasarrufunun arttırılması (Dünya Bankası, 2015; OECD, 2017; Thaler ve Sunstein, 2008),
  • Çevrenin korunması (OECD, 2017; Thaler ve Sunstein, 2008),
  • Kan ve organ bağışının yaygınlaştırılması (Thaler ve Sunstein, 2008),
  • Vergi uyumunun arttırılması (OECD, 2017).

Söz konusu önerilerin bir bölümü farklı ülkelerde hayata geçirilmiştir. Davranışsal kamu politikaları yaklaşımı ayrıca Dünya Bankası, Birlemiş Milletler ve Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) gibi uluslararası örgütlerin de gündemlerinde yer almaya başlamıştır.(2)

Davranışsal içgörü, özellikle son yıllarda önemi ve dünya çapında kullanımı gittikçe artan bir kavramdır. Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’nün (OECD-2019) tanımına göre davranışsal içgörü; insanların gerçekte nasıl seçim yaptıklarını keşfetmek amacıyla psikoloji, bilişsel bilimler ve sosyal bilimlerden edinilen bilgileri ampirik olarak test edilmiş sonuçlarla birleştiren politika oluşturucu bir yaklaşımdır. Davranışsal içgörü, temelde üç ana kavramla anılmaktadır: Dürtme, seçenek mimarisi ve özgürlükçü babacılık.(3)Richard H. Thaler ve Cass R. Sunstein’in (2008) tanımına göre dürtme; “insanların davranışlarını herhangi bir seçeneği yasaklamadan ya da ekonomik teşvikleri önemli ölçüde değiştirmeden, öngörülebilir bir şekilde değiştiren seçenek mimarisi”dir. Pelle G. Hansen (2016) ise; bilişsel sınırlar, yanlılık ve yanılgılar, rutinler ve alışkanlıkların, insanların rasyonel karar alma süreçlerinin önünde bir engel olduğunu belirtmekte ve dürtmeyi, bu etmenlerin göz önüne alınması suretiyle insanların yargılarını, tercihlerini ve davranışlarını öngörülebilir şekilde etkileme özelliği olan bir girişim olarak nitelendirmektedir. Cass R. Sunstein, 2018 yılındaki bir konferansında yaptığı konuşmada dürtmenin sahip olması gereken beş özelliğini şu şekilde özetlemiştir; insanların değer ve menfaatleri ile tutarlı olması gerekir, sadece meşru amaçlar için yapılmalıdır, bireysel hakları ihlal etmemelidir, şeffaf olmalıdır ve insanların rızası olmadan insanlardan herhangi bir şey almamalıdır.

2020 yılında başlayan ve 2021 yılında hala devam eden COVID-19 salgını sırasında birçok hükümet belirli eylemler (halka açık yerlerde maske takmak gibi) yapmak suretiyle,  konulan kuralları desteklemek amacıyla insanları dürtmenin yararlı olduğu görülmüştür. Yine hükümetlerin uyguladığı sigara içmeme politikalarının bazıları yasaklardır ve bu kapsamda örneğin halka açık yerlerde sigara içme yasağı uygulanmakta iken davranış ekonomisi tarafından sigara paketi üzerinde yer alan sağlık ve sosyal amaçlı sigara içenleri uyarıcı görseller, sigara içenleri dürtmek ve onları sigara içmeme davranışına doğru yönlendirmeye yardımcı olmaktadır. Dürtme veya davranışsal ekonominin politikada diğer kullanımları için argüman, basit bilgi eksikliğine bağlı olabilir. İnsanlar nasıl alınacağını bilmiyorsa gitmek istedikleri yerde, bir dürtü yardımcı olabilir. Özellikle metro istasyonları, havaalanları ve büyük alışveriş merkezleri de çok küçük yönlendirmeler sayesinde insanları doğru olarak yönlendirmektedir. Çoğumuz, insanların seçimlerinin genellikle onları mutlu ettiğini varsayarız ya da en azından kendi ışıklarıyla hayatlarını daha iyi hale getirirler.

2021-2023 Dönemi Orta Vadeli Mali Planda Bütçe Gelirlerine İlişkin Temel Politikalar

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığınca hazırlanan Orta Vadeli Program (2021-2023), 29.09.2020 tarihli ve 3030 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararıyla yayımlanmıştır. Daha sonra, yine aynı birimler tarafından hazırlanan ve 3076 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ekinde 2021-2023 dönemi Orta Vadeli Mali Plan yayımlanmıştır. 2021-2023 dönemi Orta Vadeli Mali Planda bütçe gelirlerine ilişkin temel politikalar şöyle belirlenmiştir:

  • Vergi bilincinin güçlendirilmesi ve vergiye gönüllü uyumun artırılması amacıyla davranışsal kamu politikalarından faydalanılacaktır.
  • Vergiye gönüllü uyumun ve iş yapma kolaylığının artırılmasına yönelik olarak vergi beyannameleri gözden geçirilecek ve mükelleflerin ve meslek mensuplarının görüşleri doğrultusunda sadeleştirilecektir.
  • Vergi bilincini artırmaya, mükelleflerin hakları ve yükümlülükleri ile vergi uygulamaları konularında etkin bilgilendirilmeleri yoluyla gönüllü uyumlarının artırılmasına yönelik olarak yazılı ve görsel yayınların hazırlanmasına, medya araçlarının kullanılmasına, mükelleflerin işlemlerini hızlı ve güvenli bir şekilde yapabilecekleri interaktif yazılımların hazırlanmasına, iletişim teknolojilerinin kullanıldığı hizmet seçeneklerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalara devam edilecektir.
  • Vergisel işlemlerde uzaktan denetim ve risk bazlı incelemelerin yaygınlaştırılması için Risk Analizi Değerlendirme ve Araştırma Sistemi kurulacak, farklı veri kaynaklarından edinilen bilgiler bu sistemde toplanacak, risk senaryoları oluşturulacak ve modelleme yapılacaktır.

Yeni Ekonomik Program (2021-2023) vergi mevzuatının basitleştirilmesi, vergi muafiyetlerinin gözden geçirilmesi, vergi tahsilatının verimliliğinin artırılması, kayıt dışı ekonomiye karşı mücadele ve daha iyi vergi uyumu gibi birçok vergilendirme önlemini içermektedir. Ayrıca, Yeni Ekonomi Programında yer alan “Politika ve Tedbirler” bulunan, “Vergi mükelleflerimizin vergi bilincinin güçlendirilmesi ve vergiye gönüllü uyumun artırılması için davranışsal kamu politikalarından faydalanılacaktır.” tedbiri aynen Orta Vadeli Mali Planda yer almıştır. Önümüzdeki üç yıllık süreçte, bu konuda maliye ve vergi alanında davranışsal politika ve yaklaşımların tasarlanıp uygulanacağı anlaşılmaktadır.

OECD Raporunda Davranışsal Ekonomi ve Davranışsal İçgörü Uygulamaları

Davranışsal içgörü, dünyada özellikle son yıllarda hükümetler tarafından gittikçe artan şekilde kullanılan bir araç haline gelmiştir. İnsanların gerçekte nasıl seçim yaptığını keşfetmek için psikoloji, bilişsel bilim ve sosyal bilimlerden içgörüleri ampirik olarak test edilmiş sonuçlarla birleştiren ve politika oluşturmaya yönelik tümevarımsal bir yaklaşımdır. 2014 yılında OECD, davranışsal ekonominin düzenleyici politikaya uygulanmasına ve OECD ülkelerine etkisine genel bir bakış sunan Düzenleyici Politika ve Davranışsal Ekonomi Raporunu yayınlamıştır. 2018’de dünya genelinde en az 202 kamu kuruluşu politikalarında davranışsal iç görülere başvurmaktadır. OECD, 2013 yılından bu yana, kamu politikasını geliştirmek için davranışsal anlayışlar uygulayan kamu kurumlarını desteklemektedir. Davranışsal içgörü, bir politika geliştirirken aşağıdaki faydaları sağlamaktadır.

  • İnsanların seçimlerini etkileyen davranışsal faktörleri ve önyargıları tespit eder,
  • Gelecekteki politikaların tasarlanması için insani ve örgütsel davranış bilgilerini içeren seçenekler geliştirir,
  • Daha etkili veya hedefe yönelik politikalar tasarlamaya ve uygulamaya yardımcı olmak üzere insanların ve kurumların gerçekte nasıl davrandıklarını anlar ve bir etki yaratacak en iyi araçları inceler.

OECD tarafından hazırlanan Davranışsal İçgörüler ve Kamu Politikası Raporu, davranışsal içgörülerin kamu politikasına uygulanması konusunda ilk geniş kapsamlı uluslararası genel bakışı düzenlemekte ve sunmaktadır. Bu Rapor, 23 OECD ve ortak ülkedeki 60 kamu kuruluşu ile iki uluslararası kuruluşu kapsayan bir anketin sonuçları üzerinden hazırlanmıştır. Rapora 159 vaka incelemesi dâhil edilmiş olup, ankete katılanların %82’si merkezi devlet daireleri ve resmi otoritelerdir (OECD 2017). Dünya çapında yaklaşık 200 kuruluş şu anda davranışsal içgörüleri kamu politikasına uygulamaktadırlar. Bu kuruluşlar arasında kamu kurumları (bakanlıklar/özerk kuruluşlar, yerel idareler) bulunduğu gibi, davranışsal içgörüleri kamu politikalarına uygulamak için kamu sektörü kuruluşlarıyla birlikte çalışan kâr amacı gütmeyen araştırma kuruluşları ve özel kuruluşlar da vardır (OECD 2018). Örneğin İngiltere’de hükümet içerisinde kurulan ilk birim, İngiltere’nin Kabine İşleri Bakanlığı örgütlenmesi içinde bulunan Davranışsal İçgörü Takımıdır (BIT). BIT, politika müdahalelerini test etmek için politika deneyleri yoluyla ampirik bir yaklaşım uygulamaktadır. Amerika Birleşik Devletleri’nde, 2015 yılında Başkan Barack Obama, bir Sosyal ve Davranış Bilimleri Ekibi kurmuş ve ayrıca, federal programlara davranış bilimi içgörülerini uygulamaları talimatını vermiştir.

OECD’nin Dünyadan Davranışsal İçgörüler ve Kamu Politikası Dersleri (2017) kitabında yer alan Kanada Vergi İdaresinin uygulama örneği şöyledir.

Ülke/KurumKanada/ Vergi İdaresi
Uygulama Dönemi Temmuz 2014-Eylül 2015
AmaçElektronik vergi ve sosyal yardım servisine kayıt olmak için işlem başlatan mükellefleri, bir güvenlik kodu girerek süreci tamamlamaları için teşvik etmek
Yöntem2014 Şubat ve Temmuz ayları arasında kod talep edip kullanmayan 200.000 vatandaşa Rastgele Kontrol Deneyi uygulanması.
UygulamaHizmete kayıt için başvuran ama kayıt sürecini tamamlamayan My Account kullanıcılarıyla iletişime geçilmesi.
ProblemCRA tarafından sunulan My Account elektronik hizmetine kayıt için 5-10 gün içinde postayla gönderilen Giriş Kodunu girmeyen ve dolayısıyla kayıt sürecini tamamlamayan mükellefler olduğu anlaşıldı.
MüdahaleŞifre aldıktan sonra kaydını tamamlamayan mükelleflere 3 değişik tarzda mektup tasarlandı.-Kaydı tamamlamanın kolaylığını vurgulayan bir dürtme kartpostalı,-Renkli bir teşvik mektubu-CRA’nın genel bir mektubu.200.000 mükellef 4 gruba ayrıldı. İlk 3 üne sırasıyla sayılan mektuplar gönderildi.4. Kontrol grubu ile iletişime geçilmedi.Gösterge: kaydı tamamlama oranı (ilk 3 grupla kontrol grubu karşılaştırması)
SonuçRenkli bir teşvik mektubu ya da CRA’nın genel bir mektubunu alanlar, hiç iletişim kurulmayanlara göre kaydı tamamlama oranı daha yüksekti. Posta kartı ise, iletişim kurmamaya göre kayıt oranını artırmadı.-Teşvik mektubu kayıtları % 9 artırdı.-CRA’nın genel mektubu % 6 artırdı.-Posta kartı ise % 3 artırdı.
EtkiZamanında gönderilen basit hatırlatmalar, kayıt işlemini artırmıştır.

İngiltere’de ve ABD’de Davranışsal İçgörü Takımlarının Yaptığı Uygulama Örnekleri

Davranışsal kamu politikalarını çeşitli alanlarda ilk uygulayan ülke olan İngiltere’de Davranışsal İçgörü Takımı (Behavioral Insights Team-BIT) başbakanlık bünyesinde kurulmuş ve ülke içinde ve dışında bir çok projeyi gerçekleştirmiştir. Davranışsal Kamu Politikaları Üniteleri hali hazırda gelişmiş ülkelerin neredeyse tamamında faaliyetlerine Başkanlık ya da Başbakanlık makamlarına bağlı olarak devam etmektedir. Davranışsal Kamu Politikaları Üniteleri ufak dokunuşlarla vatandaşların doğru yönde karar almalarına yardımcı olmaktadır. Mesela, yapılan müdahaleler hep ufak çaplıdır. Bazen bir SMS mesajı, bazen bir cümle, bazen yeni bir form dizaynı şeklindedir. Müdahalelerde hiçbir zaman zorlama yoktur. Yani müdahaleler bir yasal düzenlemeyle vatandaşa dayatılmamaktadır. Daha da önemlisi vatandaşın her zaman seçmeme hakkı vardır ve bu hak korunmaktadır. Liberal yönlendirme de denilen bu yaklaşımda amaç vatandaşın “doğru” eylemlerde bulunmasını sağlamaktır. “Doğru”nun ne olduğu konusu ise kritik derecede önem taşımaktadır. Davranışsal İçgörü Takımı denen takımlar bu konularda çalışmaktadır.

İngiltere’de genelde borcu bulunan vergi mükelleflerinin ev adreslerine Maliye Bakanlığı imzalı mektuplar gönderilmiştir. Mektup,  “Sayın Mükellefimiz” diye başlar ve “borcunuzu ödeyin” diyerek biter. Ciddi, resmi ve sıradan bir mektuptur gelen. Davranışsal İçgörü Takımı’nın ilk çalışmalarından birinde bu mektubun sadece bir cümlesinin değiştirilmesinin bile milyonlarca İngiliz Sterlini ekstra gelir sağladığı görülmüştür. Kimi insanda, bu mektuplarda yer verilen, diğer mükelleflerin birçoğunun borcunu zamanında ödediği bilgisinin etkili olduğu görülmüştür. Kimilerinde ise özellikle “İngiliz vatandaşlarının” bu görevini yerine getirdiği bilgisi, milliyetçilik duygularını harekete geçirerek vergi ödeme isteğini arttırdığı görülmüştür. Kullanılan yöntem aslında çok basit ve etkilidir. Seçilen nüfus, temsil bakımından benzer nitelikte olmasına dikkat edilerek biri kontrol üçü deney grubu olmak üzere dörde bölünüyor. Sonra da her gruba farklı bir mesaj verilerek geri dönüşler ölçülüyor. Tabi aslında bu sürecin arkasında çeşitli istatistiksel hesaplamalar da mevcut bulunmaktadır.  Sonuçta, hangi her grubun vergi ödemedeki davranışları ölçülüyor ve en istekli olan gruba gönderilen mektuplarda kullanılan ufak dürtmeler analiz edilerek, gelecek dönemlerde gönderilecek mektuplarda kullanılıyor.

Öte yandan, ABD’nin Minnesota Eyaletinde Gelir İdaresinin (IRS) vergi uyumu konusunda yaptığı bir deneyin vergiye gönüllü uyuma etkisi ölçülmüştür. Uygunluk ve vergi uyumu konusunda davranışsal yaklaşımların nasıl etkili olduğu konusunda çok çalışma yapılmıştır. ABD’nin Minnesota eyaletinde gelir idaresi yetkililerinin vergi uyumu konusunda yaptıkları bir deney davranışlarda büyük değişikliklere neden olmuştur. Yapılan çalışmada gruplar halindeki vergi mükelleflerine dört çeşit bilgi verilmiştir. Bunlar;

  • Birinci gruba, ödedikleri vergilerin eğitim, polis koruması ve yangından korunma gibi benzeri iyi amaçlı hizmetlerde kullanıldığı söylenmiş,
  • İkinci gruba, vergilerini ödemediklerinde nasıl cezalandırılacakları anlatılmış,
  • Üçüncü gruba vergi formlarını doldurma konusunda sorun yaşadıklarında nasıl yardım alabilecekleri öğretilmiş,
  • Dördüncü ve son gruba ise sadece Minnesota’da yaşayan vatandaşların %90’ından fazlasının vergi yasası yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri söylenmiştir.

Bu dört farklı gruba yapılan deney sonucunda vergi uyumu konusunda en yüksek etkinin dördüncü grupta gerçekleştiği görülmüştür. Yani, vergiye uyum konusunda, sadece Minnesota’da yaşayan vatandaşların %90’ından fazlasının vergi yasası yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdiği söylenen grubun çok daha uyumlu olduğu gözlemlenmiştir. Açıkça görüldüğü üzere, bazı vergi mükellefleri yanlış algılama sonucunda veya medya ya da aldatanların diğer yanıltıcı söylemlerine kanarak, vergi yasalarını ihlal etme konusunda daha eğilimli görünmekle beraber, mükelleflere vergi yasalarına uyanların sayısının fazla olduğu söylendiği zaman vergi kaçıranların sayısında da düşüş görüldüğü ortaya çıkmaktadır. Buna göre, halkın dikkatini başkalarının yaptıkları konusuna çekerek, istenerek veya istenmeyerek, davranışlarda belirli bir düzeye kadar olumlu yönde artış sağlanabilmektedir.(4)

1-Dünyada Genelinde Diğer Bazı Davranışsal Kamu Politikaları Uygulama Örnekleri

Günümüzde ABD, İngiltere, Avustralya, Kanada, İtalya, Danimarka, Fransa, Almanya, Hollanda, Singapur, Hindistan, Meksika, Endonezya, Katar, Kenya, Kuveyt, İsrail, İsveç, Yeni Zelanda, Çin, Brezilya, Jamaica, Birleşik Arap Krallığı, İrlanda gibi ülkeler de davranışsal kamu politikalarına başvurmaktadır. Dünyada davranışsal kamu politikaları küresel ölçekte yaygınlaşmaktadır. 2018 yılı itibariyle dünya genelinde en az 202 kamu kuruluşu kamu politikalarında davranışsal iç görülere başvurmaktadır. 2010 yılında İngiltere’nin Kabine İşleri Başkanlığı Örgütlenmesi içerisinde yer alan Davranışsal İçgörü Takımı kurulmuştur. 2018 yılı itibariyle yalnızca İngiltere Davranışsal İç görü Takımı birçok ülkede 780’den fazla projeye imza atmakta ve en az 400 tane rastgele kontrol deneyi yapmaktadır. Davranışsal kamu politikalarında iki temel yönlendirici prensip üzerinden hareket edilmektedir. Bunlar; Thaler’ın dürtme yaklaşımında da üzerinde durduğu pozitif sosyal etki yaratılması ve davranışsal müdahalelerin etkilerinin değerlendirilmesidir. Davranışsal müdahalelerin etkilerini değerlendirmek adına rastgele kontrollü deneyler yapılmaktadır. İngiltere’nin Davranışsal İç görü Takımı aynı zamanda davranışsal kamu politikalarına ilişkin diğer ülkelerde gerçekleştirilen programlara da destek vermekte olup bazıları şöyledir.(5)

Program kapsamında Kosta Rika’da; vergi dairesinde e-posta adresi ve üçüncü şahıs bilgileri bulunan 12.515 firmadan kontrol grubunda yer alanlara herhangi bir hatırlatma e-postası gönderilmezken, deney gruplarından birine davranışsal hatırlatma e-postası gönderilmiş, diğer gruba ise davranışsal hatırlatma e-postası yanı sıra bir başka firmanın işlemlerine ilişkin detaylı bilgi sunulmuştur. Neticede davranışsal hatırlatma e-postaları vergi beyannamelerini %11,5’ten %32,5’e yükseltirken, hatırlatma e-postasına ek olarak bir başka firmanın işlemlerine ilişkin detaylı bilgi verildiğinde ise vergi beyanname oranı %34’e çıkmıştır.

Polonya’da gerçekleştirilen vergi uyumu programı kapsamında; Lubuskie ve Wielkoposkie bölgelerinde yer alan 31.929 vergi mükellefinden bazılarına hiçbir hatırlatma yazısı gönderilmemişken, bir kısmına Polonya vergi dairesinin resmi hatırlatma yazısı, bir kısmına da davranışsal yaklaşımlardan hareketle oluşturulan hatırlatma yazısı gönderilmiştir. Sonuçta davranışsal hatırlatma yazısı vergi ödeme düzeyini %17 oranında arttırırken, Polonya vergi dairesinin hatırlatma yazısı %8 oranında arttırmıştır. İngiltere Davranışsal İçgörü Takımı’nın (DİT) en etkili küresel ortağı Güneydoğu Avustralya Bölgesi Hükümeti’dir. Bu ortaklık çerçevesinde DİT 2012 yılı itibariyle; Başbakanlık birimi ve Kabine’nin kendi Davranışsal İç görü Birimi’ni kurmasına yardımcı olmaktadır.

Güneydoğu Avustralya Bölgesi Davranışsal İçGörü Birimi ile yaptıkları çalışmalara; FİTBİT takipçilerinin günlük aktivitelerine ilişkin kişisel bilgi sunma yoluyla takipçilerin günlük aktivite miktarının arttırılması örnek gösterilebilmektedir. Buna göre özellikle daha az günlük aktivite yapanlarda, kişiye özel bilgilendirme yoluyla genel bilgilendirme söz konusu olduğundaki 1.800 adım sayısını 2.646’ya çıkarmak mümkün olmaktadır.

Davranışsal kamu politikaları bağlamında ABD değerlendirildiğinde; ABD’ in 2009 yılında kredi kartı yasası ve sonrasında uygun bakım yasasının düzenlenmesinde davranışsal yaklaşımları temel aldığı görülmektedir. Uygun bakım yasası kapsamında ABD’nin sağlık bakım hizmetlerinde reform yapılması planlanmaktadır. Bu kapsamda davranışsal ilkelerden yararlanılarak besin ve enerji ile alakalı ürün etiketlemelerinde düzenlemeler yapılmakta, emeklilik planlaması ve eğitim planlaması ile alakalı ürün açıklamaları düzenlenmekte, tüketicilerin tercihlerini iyileştirmek adına tüketiciye özel bilgi sunulmakta, sosyal güvenlik ödemelerini arttırmaya yönelik yeni metot geliştirilmekte ve işyeri temelli emeklilik planı düzenlenmektedir. Aynı zamanda davranışsal kamu politikalarına yönelik olarak, 2015 yılında ABD’de Sosyal ve Davranış Bilimleri Ekibi kurulmuştur. Ekibin çalışmaları; düşük gelir düzeyine sahip ailelere çocuk eğitimi, sağlığa uygun davranış geliştirme ve aile içi şiddete yönelik olmaktadır. Aynı yıl yayınlanan kanun hükmünde kararname ile federal kurumlar davranışsal yaklaşımları programlarına dâhil etmektedir.

ABD Tarım Bakanlığı çocuk beslenmesine yönelik Cornell Davranışsal İktisat Merkezini kurmuştur. Merkez aracılığıyla çocukların beslenmesi ve davranışsal iktisada yönelik araştırmaların yaygınlaştırılmasına öncülük edilmektedir. Bu bağlamda çocukların okullarda daha sağlıklı gıdaları tüketmesini teşvik etmeye yönelik çalışmalar gerçekleştirilmektedir. İktisatçılarla sosyal psikologların bir arada yürüttükleri çalışmalarda bireylerin tercih süreçlerinde; ürünlerin sunuluş şeklinden, karar verme sürecinde ne kadar çaba harcamak zorunda olduklarından, tercih esnasındaki teşviklerden ve görsel ve duyusal işaretlerden etkilendikleri ortaya koyulmaktadır. Bu bağlamda çocuklara kantinde sunulan başlangıçtaki tüketim seçeneği içerisine az yağlı sütün koyulması, salata barının çocukların sürekli geçtiği yolun üzerine kurulması gibi uygulamalarla sağlıklı gıdaların tüketiminin arttırılması uygulamaları yapılmaktadır. Türkiye de kamu politikalarında davranışsal ilkelere başvurmakta ve davranışsal kamu politikası uygulayan ülkeler arasında yer almaktadır.

Türkiye’de Ticaret Bakanlığı Bünyesinde Yapılan Davranışsal Kamu Politikaları Çalışmaları

Ülkemizde bu konuda ilk olarak Ticaret Bakanlığı bünyesinde “Dürtme” birimi olan “Davranışsal Kamu Politikaları ve Yeni Nesil Teknolojiler Dairesi Başkanlığı” kurulmuş ve süreç 2015 yılında başlamıştır. Bakanlık uzmanları, senelerdir Oxford, LSE ve Columbia Üniversiteleri gibi dünyanın en iyi eğitim kurumlarında,  kamu yönetimi, uluslararası ilişkiler, ekonomi ve istatistik gibi alanlardaki son gelişmeleri takip etmek amacıyla yurt dışında yüksek lisans programlarına burslu olarak gönderilmiştir. 2015 yılında İngiltere’de yüksek lisansını yapan uzmanların BIT ile teması da işte bu burs programı sayesinde gerçekleşmiştir. Bu uzun ve meşakkatli birbirini tanıma sürecini atlatan Ticaret Bakanlığı uzmanlarının Londra’da BIT’den ilk randevularını alması bu süreçteki kırılma noktası olmuştur. Türkiye’de, 2017 yılı sonunda Ticaret Bakanlığı bünyesinde “Davranışsal Aksiyon Takımı” adı altında bir birim kurarak davranışsal içgörüyü bir politika aracı olarak kullanmaya başlanmıştır. Bu noktada Türkiye’de faaliyet gösteren ilk resmi birim olan “Davranışsal Kamu Politikaları ve Yeni Nesil Teknolojiler Dairesi Başkanlığı” 2 Mayıs 2018 tarihinde İhracat Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulmuştur.(6)OECD ve Dünya Bankasının da katkılarıyla Türkiye'de ilk defa kamu eliyle hazırlanmış davranışsal kamu politikaları kitabını yayınlayan Ticaret Bakanlığı, söz konusu kitapla, kamuda davranış bilimleri prensiplerinin kullanılması ve bu prensiplere ilişkin farkındalığın yaratılması için yol gösterici nitelikte bir çalışma yapmıştır. OECD Dünya Nudge Birimleri Haritası'nda davranışsal kamu politikaları çalışmalarında Ticaret Bakanlığı şuan itibariyle Türkiye'yi temsil etmektedir.(7)

2-Ticaret Bakanlığında Davranışsal Yaklaşımların Kullanılması ve Kolay İhracat Aksiyon Planı

Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan Aksiyon Planı, Birleşik Krallık Ankara Büyükelçiliği’nin finansman desteği ile yürütülmüş olan  “Türkiye’de Ekonomik Reformların Güçlendirilmesi: Davranışsal Tekniklerin Kamu Politikası Yapım Süreçlerine Entegrasyonu” projesi kapsamında hazırlanmıştır. Planın amacı,  Ekonomi Bakanlığı ve ilgili genel müdürlüklerinin görev alanına giren yapısal ve davranışsal gelişim alanlarına çözüm sağlayabilecek potansiyel davranışsal müdahalelerin tasarlanmasıdır. Belirlenen bu potansiyel müdahaleler, Bakanlık bünyesinde İhracat Genel Müdürlüğü altında proje ile birlikte kurulan ve Türkiye’nin davranış bilimleri üzerine çalışacak olan ilk resmi yapılanması olan “Davranışsal Kamu Politikaları ve Yeni Nesil Teknolojiler Daire Başkanlığı”nın (Nudge Turkey) belirlenen dönemde uygulayacağı “Aksiyon Planı” olarak hazırlanmıştır.

Ticaret Bakanlığı/İhracat Genel Müdürlüğü/Davranışsal Kamu Politikaları ve Yeni Nesil Teknolojiler Dairesi Başkanlığı kamuda kurulan ilk birim olarak faaliyet göstermektedir. Söz konusu Birim; Ticaret Bakanlığı’nın ihracata yönelik devlet destekleri hakkında farkındalık yaratılması ve ihracata yönelik devlet desteğine başvuran firma sayısının arttırılması ile Bakanlık tarafından sağlanan ihracata yönelik devlet destekleri kapsamında firmaların eksik belge tamamlama sürelerinin kısaltılmasına yönelik rastgele kontrol deneylerine dayalı çalışmalar yapmıştır. Çalışma sonuçlarına ilişkin verilere tam olarak ulaşılamamakla birlikte, bakanlığın ön çalışma bulguları davranışsal müdahalelerin etkinliğini destekler nitelikte olmaktadır.

Bu birim tarafından, Türkiye'de ilk defa kamu eliyle yapılan Rastgele Kontrol Deneyi yürütülmüştür. Deney kapsamında 30 bin ihracatçıya 4 farklı e-posta gönderilmiş, bu 4 gruptan, en teşvik edici mesajı içeren e-posta ihracat destek başvurularında %27 artışa imkan sağlamıştır.  Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Davranışsal Kamu Politikaları ve Yeni Nesil Teknolojiler Dairesinin uzman personeli tarafından kamu kurum ve kuruluşlarının katılımıyla 28.01.2020 tarihinde "Davranışsal Kamu Politikaları Tanıtım Sunumu" toplantısı yapılmıştır. Sonuç olarak Ticaret Bakanlığı, Davranışsal Kamu Politikaları Projesi ile Türkiye'de ilk defa kamu eliyle yapılan Rastgele Kontrol Deneyi'ni başarıyla yürütmüş ve sonuçları analiz etmiştir. Ayrıca anılan Bakanlık, bu alanda dünyada öncü olan İngiltere kabinesine bağlı Davranışsal İçgörü Takımının da çözüm ortağı olarak destek vermesi sonucunda "kolaydestek.gov.tr" isimli internet sitesini oluşturmuştur. Sonuçta ufak dokunuşlarla büyük ilerleme kaydedilmiş ve ihracat desteklerini anlatan mevzuatların fazla olduğu normal siteye göre "kolaydestek.gov.tr" sitesinin 5 kat daha fazla tıklandığı ortaya çıkmıştır.(8)

Devamı gelecek yazıda…

(Yaklaşım Dergisi’nin Haziran/2021 sayısında yayınlanmış olup Sn. Türkay’ın özel izni ile yayınlanmaktadır.)

1-Senin Kararın! (mı?), Kamu Politikası Tasarımında Davranışsal Yaklaşım, Ticaret Bakanlığı Yayını, Ankara 2018, s.131.
2-Volkan Yılmaz, Cemre Canbazer, Kamu Politikalarına Davranışsal Yaklaşım ve Türkiye’ye Yansımaları, Toplum ve Sosyal Hizmet Dergisi, Cilt 31, Sayı 4, Ekim 2020.
3-Şebnem Özdemir, Bir Kamu Politikası Aracı Olarak Davranışsal İçgörü, Türkiye İletişim Araştırmaları Dergisi, 2019, Sayı: 34.
4-Richard H. Thaler, Cass R. Sunstein, a.g.k. s. 90-91.
5-Esra Kılıç, Kamu Politikalarında Davranışsal İktisadın Önemi: Dünya Ve Türkiye’den Uygulama Örnekleri, Uluslararası Ekonomi, İşletme ve Politika Dergisi, 2020, s.4, s.250.
6-https://ihracat.ticaret.gov.tr/kurumsal/daire-baskanlari.
7-Birinci Ulusal Davranışsal Kamu Politikaları Konferansı, 05.11.2019, https://ticaret.gov.tr/haberler/1-ulusal-davranissal-kamu-politikalari-konferansi.
8- https://ticaret.gov.tr/haberler/1-ulusal-davranissal-kamu-politikalari-konferansi, 05.11.2019.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor