Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi
Ömer ŞENER
03 Nisan 2019Ömer ŞENER
468OKUNMA

Beklenmedik Vergiye Özel Güvence: Vergi Sigortası

Bu yazımızda belirsizlik riskinin zemin hazırladığı beklenmedik ek vergi tarhiyatlarından kaynaklanan zararların güvenlik havuzuna alınmasını; vergi sigortasını ele alacağız.

Ülkemizde bu sistem içerisinde kendine alan oluşturabilen tek uygulama, mesleki faaliyet ifa edilirken neden olunan zararlar dolayısıyla mali müşavirlere güvence oluşturan mesleki sorumluluk sigortasıdır. ABD ve İngiltere’de uygulanan ise mesleki sorumluluk sigortasının haricinde vergi idaresinin, vergi kanunlarını vergi mükellefinden farklı yorumladığı veya olguları farklı nitelendirdiği hallerde vergi mükellefine yapılabilecek ek vergi tarhiyatları ile uygulanabilecek faiz ve cezaların riziko olarak kabul edilmesiyle ilgili bir durumdur.

Vergi ile sigorta kavramları yan yana geldiğinde temelde çözümlenmesi gereken ilk sorular şu şekilde oluşuyor:

  • Vergi, sigorta ettirilebilecek riziko (tehlike) veya bir menfaatin zararı olarak görülebilir mi?
  • Kamusal bir borç-alacak ilişkisinin konusu olan vergi, sigorta ile güvenceye bağlanabilir mi?

Aslında oluşturulmak istenen sistemin gelişmeye muhtaç şartları tartışılır ise yukarıdaki sorular da kendiliğinden cevap bulacaktır. Bu düşünceyle vergi sigortası siteminin Türkiye’deki gelişimi için aşağıda ifade edilen konular tartışılabilir.

  1. Sigorta kapsamına konu (Ör: transfer fiyatlandırması) veya madde (KVK madde-5) bazında işlemler mi yoksa genel çerçevede beyannamede yer alan bütün işlemler mi alınacak?
  2. Sigorta, mükellefin aynı yıla ilişkin aynı vergi türünden gerçekleşen ikinci vergi incelemesinde geçerli olabilir mi?
  3. Zararın karşılanması için ikmalen veya re ‘sen tarhiyat bazında ayrım yapılması gerekir mi? Çünkü ikmalen tarhiyat, vergi tarh edildikten sonra vergiye müteallik olarak defter belge veya kanuni ölçülere dayanarak yapılan bir tarhiyattır. Ama re ‘sen tarhiyat, defter, belge, kayıt veya kanuni ölçülere göre tespite imkân olmayan hallerde ortaya çıkan bir tarhiyattır. (belirlilik sınırı)
  4. Bu sigorta türü, ihbarlı ve aramalı vergi incelemelerini kapsayacak mıdır? (vergisel tarhiyat riski yüksek vergi incelemeleri)
  5. Maliye İdaresinin ısrarcı olduğu fakat yargı kurumunun tavrının vergi mükellefi lehine olduğu durumlarda sigorta oluşabilecek zararı kapsama alacak mı? (ör: zamanaşımın takdire sevk ile uzatılıp vergisel tarhiyat oluşturulması)
  6. Vergi incelemesi haricinde izaha davet müessesi sonrasında oluşabilecek vergisel sonuçlarda güvence sağlanacak mı?
  7. Vergi incelemesi sonrasında ortaya çıkan vergi ve cezalar için uzlaşmaya yanaşma teklifi mükellefin lehine olsa dahi mükellef uzlaşmaya yanaşmaz ve dava yolu da olumsuz sonuçlanır ise uzlaşılmayarak yararlanılmayan indirim tutarı sigorta şirketi tarafından karşılanacak mı? Ya da şirketin dava yolunda tarhiyatın reddini sağlama ihtimali yüksek iken uzlaşarak vergi ödemeyi kabullenmesi durumunda sigorta şirketi gereksiz yere uzlaşıldığını iddia ederek kabullenilen ek vergi tarhiyatını ödeyecek mi?
  8. Dar mükelleflerin yurtiçinde iş yeri oluşturmadan yaptığı işlemlerden doğabilecek vergisel sonuçlar kapsama alınacak mı? ( Ör: twiter)
  9. Transfer fiyatlandırması kapsamında sadece yurtiçi alım-satımlar mı kapsama dâhil edilecek? Ya da yurtdışı ve serbest bölgeden yapılan alım-satımlar da kapsama dâhil edilip sigorta konusu işlemler geniş tutulacak mı? Ayrıca biraz daha soyut olup alınıp-satıldığına dair ispatı güç olan ve vergisel sonuç doğurma riski yüksek “hak” ve “hizmetlerde” kapsama alınacak mı? (Ör: royalty, management fee)
  10. Sigorta şirketi tarafından karşılanacak azami zarar belirlenirken hangi göstergeler dikkate alınabilir? (Ör: geçmiş yıl karı)
  11. Tam mükellef bir şirketimize AB ya da ABD’nin vergi cezası kesmesi durumunda bu cezalar kapsama dâhil olacak mı? (sigortanın coğrafi sınırı)
  12. Ortaya çıkan vergi affında yıl bazında yararlanılmayan vergi türleri nezdinde oluşabilecek vergi ve cezalar kapsama alınacak mıdır? Örneğin: Mükellef 2015 yılı için sadece KV kapsamında vergi affından yararlansa ve KV kapsamında eleştiri yapılmasa dahi kurumlar vergisini doğuran olaydan kaynaklanan stopaj vergi türü yönünden ortaya çıkacak ek vergi tarhiyatı sigorta himayesine alınacak mıdır? Çünkü kaynakta yer alan hatanın vergi türleri nezdinde her karşılığın kabul edilmeme durumu sigorta şirketleri tarafından haksız tazminat talebi olarak değerlendirilebilir.
  13. 6183 sayılı kanun kapsamında limited şirketi devralan, devirden önce doğup devirden sonra ortaya çıkan ek vergi tarhiyatı için devir tarihi itibariyle zamanaşımına uğramamış yıllar bazında mı sigorta yaptıracak yoksa devralma işlem bazında topyekûn olarak mı sigortalanacak?
  14. Devlet idaresine bağlı olarak faaliyet yürüten döner sermayeler ve KİT’ler sigorta kapsamına alınmasına devlet müsaade edecek midir? Alınırsa: “devlet kendi kendine güvenmiyor mu?”; alınmaz ise:  “vergi tarhiyatları oluşma ihtimali için devlet uygulamacılarına mesleki sorumluluk sigortası yaptırmalı mıdır?”
  15. Mesleki sorumluluk sigortasında her ne kadar vergi, vergi zıyaı cezası, usulsüzlük cezası ile gecikme zammı ve faizlerin karşılanacağı belirtilse de sigorta şirketi, “karşılanacak zarar devletin vergi kaybının 1 katını aşamaz” şerhini düşmektedir. Vergi mükelleflerinin yaptıracağı sigortada da bu ve buna benzer genel sorumluluk limitinin altında alt özel limitlerde belirlenebilir mi?
  16. Şirketlerin defter ve belgelerini kaybetmeleri durumunda oluşacak vergisel tarhiyatlar sigorta kapsamına dâhil edilmeli midir? Yukarıda sayılan tartışılabilir alanların yanında kesinlikle sigorta konusu dışında kalacak unsurlar ise şu şekilde sıralanabilir.
    • Kasti hukuka aykırı işlemler.
    • Aleyhte özelge olunan konular.
    • Hali hazırda inceleme ve dava konusu olan işlemler.
    • Sigortacının yanlış bilgilendirildiği durumlar.
    • Kaçakçılık fiillerinden kaynaklanan sonuçlar. (VUK-Madde:359)
    • Özel esaslara tabi mükellefler
    • İhtiyati tahakkuk ve haciz safhasında bulunan mükellefler.

ABD, İngiltere gibi kayıt dışılığın minimize edildiği, vergi ödeme bilicinin yüksek olduğu sistemlerde bile vergi mükellefleri rizikoya maruz kişiler olarak tanımlanıp sigorta yapılabilmektedir. Sahte belge düzeninin, kayıt dışılığın yüksek olduğu, devletin kâr payı ortağı olarak görüldüğü ülkemizde vergi mükelleflerimiz aslında kendi kendilerini rizikoya maruz kişi pozisyonuna getirmektedir. Bu açıdan bakıldığında vergi sigorta sistemi ülkemiz açısından büyük potansiyele sahip olabilir. Yerli ve millik ilkesiyle vergi sistemimize özgü bir sigorta türü oluşturmak en az sahip olduğu risk kadar kâr barındırdığını unutmamak gerek.