Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi
Nazmi KARYAĞDI
31 Ekim 2015Nazmi KARYAĞDI
168OKUNMA

Bağlanırsın, Ödersin, Gider Yazamazsın

Geçirmiş olduğu beyin kanaması sonrasında tedavi süreci olumlu bir şekilde devam eden değerli hocam Şükrü Kızılot’un tarzıyla, bilmece gibi bir başlıkla bu yazıya başlamak istedim.

Bağlanıp da ödeyip gider yazamadığımız şey ne olabilir ki?

Kimi okuyucularımızın aklına şu gelmiş olabilir:

Evliyseniz eşinize, bekârsanız nişanlınıza ya da arkadaşınıza derin bir aşkla, sevgiyle bağlanmışsınız. Parasal değerine bakmaksızın ona hediyeler almaktasınız ve bedelini kimi zaman kredi kartınızla kimi zamanda nakit olarak ödüyorsunuz.

Eğer gerçek kişi olarak gelir vergisi mükellefiyseniz ya da ortağı olduğunuz şirket kurumlar vergisi mükellefiyse vergi mevzuatı uyarınca bu harcamaları gider yazamazsınız.

Yani derinden bağlandınız, ödediniz ancak gider yazamadınız…

Ancak bizim bilmecemiz bununla ilgili değil.

Neredeyse 24 saat bizi dünyaya bağlayan cebimizdeki akıllı cep telefonumuzla, elimizdeki tabletle, evimizdeki ve işyerimizdeki sabit telefonumuzla veya masaüstü/dizüstü bilgisayarımızla, televizyonumuzla gerçekleştirdiğimiz kablolu ya da mobil elektronik haberleşme hizmetleri için işletmecilere/operatörlere ödediğimiz Özel İletişim Vergisini de gider yazamayız.

Yani iletişim araçlarıyla dünyaya bağlanırız, ÖİV öderiz ancak bunu gider yazamayız.

Hatırlanacağı üzere 1999 Marmara depremi sonrasında Devletin acil finansman ihtiyacını karşılamak amacıyla bir defaya mahsus olarak, cep telefonlarıyla yapılan elektronik haberleşme hizmeti için Gider Vergileri Kanununun 39. maddesiyle özel iletişim vergisi getirildi.

Aynı maddenin 6. fıkrası uyarınca ödenen özel iletişim vergisi gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında gider kaydedilemiyor ve hiçbir vergiden mahsup edilemiyor.

Bir defalık diye getirilen ÖİV aradan geçen 16 yılın sonunda hem kalıcı hale gelmiş hem de sabit telefon, kablolu/kablosuz internet, kablo tv, dijital tv yayını gibi elektronik haberleşme hizmetlerini de kapsadı ve bütçe içinde yıllık 4 milyarlık bir tutara ulaştı.

Gerek uluslararası alanda gerekse ülkemizdeki geçmiş uygulamaları incelediğimizde, olağanüstü dönemlerde getirilen vergilerin hiçbir şekilde ödeyenler tarafından gider yazılmasına izin verilmediğini görmekteyiz. Bu anlayışın kendi içinde tutarlı olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü olağanüstü dönem vergisinin temel hedefi ek gelir elde etmek ve bunu da maksimum düzeyde gerçekleştirmektir. Bu nedenle de verginin gider yazılmasına izin verilmemektedir.

16 yıllık olağanüstü dönem vergimiz ÖİV’de pek çok şey değişirken ödenen verginin gider yazılmaması kuralı değişmemiştir.

Bir hatırlatma yapalım:

Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, işletmeleriyle ilgili olmak koşuluyla bina, arazi, gider, istihlak, damga, belediye vergileri, harçlar ve kaydiyeler gibi ayni vergi, resim ve harçları gider olarak dikkate alabilmektedirler.

İşletmeler için bir tür gider kalemi olan iletişim hizmetlerine ilişkin ödenen özel iletişim vergisinin gider yazılmasının hem işletme yönetimi teorisi açısından hem de vergi adaleti açısından en uygun yol olacağı ve mevzuatın da buna göre değiştirilmesi gerektiği kanısındayız.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor