Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi
Nazmi KARYAĞDI
29 Temmuz 2018Nazmi KARYAĞDI
263OKUNMA

7143 Kapsamında Vergi Borçlarını Yapılandıranların İade Talebi de Varsa Ne Olur?

Gündelik hayatta vergi mükellefleri her zaman vergi ödemezler.

Bazen da vergi iadesi alırlar.

Kimi zaman fazla ödenen verginin yasal yollardan mükellefler tarafında talep edilmesi sözkonusu olur.

Şimdi size, 31 Temmuz 2018’de sona erecek olan Af Yasası kapsamında bir vergi mükellefi vergi borçlarını yapılandırmak (taksitlendirmek) isterse ne olacak onu anlatalım.

Bir de normal zamanlarda hem vadesi geçmiş borcu hem de vergi iade alacağı olsa nasıl işlem yapılır onu anlatalım.

Ve değerlendirmeyi size bırakalım.

Aftan yararlanıp borcunu taksitlendirmek

31 Temmuz’a kadar kesinleşmiş vergi borcu için başvuruda bulunduk.

Kanunun bize sağladığı; iki ayda bir ödeme yapılması kaydıyla 6, 9, 12, 18 eşit taksitte ödeme seçeneğidir.

Hesaplanan tutarın tamamını ilk taksit ödeme süresi içerisinde peşin olarak ödersek fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarların %90’ının tahsilinden vazgeçiliyor.

Varsayalım ki aynı zamanda bir de vergi iade alacağımız sözkonusu oldu.

Eğer iade başvurumuzu 31 Temmuz’dan önce yapmışsak biz istesek de istemesek de taksitlendirme başvurusu yaptığımız vergi borcumuzdan mahsup yapılması gerekiyor.

Mahsup işlemine taksitlendirme başvurusu yaptığımız ve henüz vadesi gelmemiş tutarlar da dâhil ediliyor.

Varsayalım ki; taksitlendirme talebimizi 31 Temmuz’a kadar yaptık ve 18 eşit taksitte borcumuzu yapılandırdık.

Ancak 31 Temmuz’dan sonra bir iade talebimiz oldu. Bu durumda muaccel hale gelmiş kamu borçlarına, bu arada Af Yasası kapsamında taksitlendirdiğimiz borçlarımızdan ödeme süresi başlamış olanların mahsubu vergi dairesince öncelikle yapılıyor.

Peki, bu düzenlemeler nerde yapılıyor diye merak ediyorsanız Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’nca 28/5/2018 tarihinde yayımlanan Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7143 Sayılı Kanun 2018/1 sayılı İç Genelgesinde belirtiliyor (Kaynak:gib.gov.tr)

Ödeme süresinin başlamış olması tabirini nasıl yorumlayacağımız sorusu akla gelebilir.

Bir önceki durumda taksitlerin vadesi gelmemiş olanlar için de mahsup öngörülmüş ancak bu bölümde bu ifadeden kaçınıldığına göre vadesi gelmiş olanların mahsup edileceği şeklinde anlamanın uygun olacağı kanısındayız.

6183’e göre mahsup müessesesi

Normal zamanda yani af yokken bu işler nasıl olur diye baktığımızda bunun cevabını 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanununun 23. maddesinin 1. fıkrasında görüyoruz:

“Tahsil edilip de kanuni sebeplerle reddi icabeden amme alacakları, istihkak sahiplerinin reddiyatı yapacak olan amme idaresine olan muaccel borçlarına mahsup edilmek suretiyle reddolunur.”

Yani iadesi sözkonusu olan bir tutarın, muaccel olmayan yani ödeme vadesi geçmemiş hiç borca mahsup edilmemesi Kanunun temel ilkesi durumunda.

Bu durumda şöyle bir durum ortaya çıkmış oluyor.

Af yasasındaki taksitlendirmelerden yararlananların aynı zamanda vergi dairesinden alacakları varsa mahsup yapılması İç Genelgeye göre şart.

Yani aslında onlar için taksitlendirme yapılmamış oluyor.

Mahsup sonrasında hala bir vergi borcu kalmışsa bunun taksitlendirmesi mümkün olabiliyor.

Özü itibariye İç Genelgedeki düzenlemenin kamunun menfaatini ön plana çıkardığını söyleyebiliriz.

Yani bir kişinin vergi ile ilgili hem borcu hem de alacağı varsa bunları birbirinden mahsup ettikten sonra taksitlendirme yapılır deniyor.

Keşke bu ifade 7143 sayılı Af Kanununda yer alsaydı da bu uygulama yasallık yönünden desteklenmiş olsaydı.