Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

2020'li Yıllarda Vergi Reformuna Doğru

21 Aralık 2020
5437OKUNMA

VERGİALGI’nın Panelinde Kalkınmanın Finansmanı İçin Vergi Tartışıldı

“2020’li Yıllarda Vergi Reformuna Doğru” ana başlığı altında vergialgi.net tarafından hazırlanan ve moderatörlüğünü Nazmi Karyağdı’nın yaptığı “Kalkınmanın Finansmanı için Vergi Reformu” başlıklı panelde, Türk Eximbank E. Genel Müdürü Adnan Yıldırım konuk oldu. Akademisyenler ve eski bürokratlar ekonomik kalkınma için vergi reformu ihtiyacı ve bu alanda atılması gereken adımlar konusunda tartıştılar.

Yıldırım, daha önceki yıllara kıyasla özellikle 2015 yılından itibaren bütçe açığı sorunu yaşayan Türkiye’nin, kamunun içeriden ve dışarıdan sürekli olarak borç yükünün arttığını, 2020 yılına gelindiğinde ise bu borç yükünün daha dramatik bir artış yaşadığını da ifade etti. Ekim sonu itibari ile kamu borç yükünün 1 trilyon 934,7 milyar lira olarak gerçekleştiğini ve 1970’lerden bu yana ilk defa 2019 yılı itibarıyla vergilerin tahakkuk tahsilat oranının %80’in altına indiğini belirtti.

“Türkiye’nin milli gelirinin üstünde bir bankacılık kesimi var. Bu bankacılık kesimi Türkiye’de önemli ölçüde hem kamuyu hem vatandaşı hem de işletmeleri finanse etmekte”

Diğer yandan kredi mevduat oranına dikkat çeken Yıldırım, bankalarda bulunan mevduat toplamının 3 trilyon 519 milyar lirayı bulduğunu belirtmekle birlikte, kredi mevduat oranlarının yıllardır %120-125’lerde gezdiğini ancak önemli ölçüde 2018’den başlayan dış kaynak kaybıyla bu oranının %106’lara gerilediğini de söyledi.

Yıldırım, 2018 yılında kamu bankalarının sistemdeki payı %34 olarak gerçekleşirken özellikle Kredi Garanti Fonu’nun işleyişi beraberinde kamu bankalarının daha çok kredi kullandırmasını getirdi ve sistemdeki payının %34’ten %40’a kadar yükseldiğini de ifade etti.

 “Ekonominin barutu: Finansman”

Yıldırım, “2015 yılından sonra yaşanan süreçlerle birlikte özellikle 2018 yılı itibarıyla Türkiye’nin dış kaynağının önemli ölçüde azalmasıyla finansman sorunu arttı. Bu süreçte kendi kaynağımız ile idare etmeye çalıştık” dedi.

“2020 Kasım ayı için gerçekleşen bütçe gideri 96 milyar lira bunun ise %11,4’ünü faiz gideri oluşturmakta”.

İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz, “Borcun faizini, bütçenin bir gider kalemi olarak kabul etmezsek bunun finansmanını bütçeden gerçekleştiremediğimiz vakit, bugün bütçenin %12’si kadar elimizde kullanabileceğimiz bir kısım olacaktır. Bu, vergi reformu konusunda biraz daha elimizi rahatlatacak bir alan olacaktır. %12’lik pay ise bugün bütçeden eğitime ayrılan paydır” diyerek değerlendirmelerini sürdürdü.

2018’in ikinci yarısından itibaren dış borçlanmanın oldukça sınırlı olduğuna dikkat çeken Yılmaz, 2019 sonu itibarıyla iç borçlanma stokunun 755 milyardan 1 trilyon 200 milyar liraları bulduğunu bunu ise “daha öncesinde rastlanılmamış bir iç borç stoku sıçrayışı” olarak nitelendirdi.

“Yatırımsız ekonomik büyüme olmaz

İŞKUR E. Genel Müdürü Mehmet Nuri Aslan, yatırımsız ekonomik büyüme olmaz ancak tek başına yatırımla da olmaz diyerek insan gücü, girişimci ve sermayenin ekonomik büyümeyi etkileyen faktörler olduğuna değindi.

Dış ilişkilerde daha iyimser bir politika izlenmesi gerektiğini söyleyen Aslan, özellikle tasarrufların yetersiz olduğu ve başka ülkelerin maddi gücüyle ekonomimizi döndürdüğümüz bir ortamda istihdam yaratmayan, ihracat kabiliyeti olmayan, tüketime yaramayan politikalarla kaynak yaratmanın yanlışlığına da dikkat çekti.

‘Kaynakları kıt olan bir ülke ölü yatırımları nasıl caydırabilir?’

‘Spekülatif kazançlardan toplum nasıl uzak tutulabilir?’

‘Döviz kazançlı ve üretime dönük teşvikleri vergi sistemi nasıl destekleyebilir?’

Bu soruları sorarak konuşmasına devam eden Aslan, vergi reformunun konuyla ilgili sorunlara açıklık getireceğini de dile getirdi.

2019 Eylül’ünde 18 milyon borçlu var iken bu sayı bu yılın aynı ayında 25 milyona ulaştı ve borçlanan kişi sayısının %50’ye yakın bir oranda artmasına karşın toplam borç miktarı ise oransal olarak daha fazla arttı”

Katip Çelebi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. İbrahim Atilla Acar,  bu verileri kullanarak şöyle bir değerlendirme getirdi: “Demek ki insanların günlük, rutin hayatlarını sürdürmek için yapmış oldukları harcamalarına gelirleri yetmiyor. Gelirleri yetmediğine göre biz bu insanlara bir de üstüne tasarruf edin diyemiyoruz”

Tasarruf, yatırım ve cari açık oranlarını vererek konuşmasına devam eden Acar, tasarruf ekonomisine dönmemiz gerekliliğinin altını çizerek buna karşın ithal eğilimimiz sebebiyle bunun gerçekleşmediğini ve daha fazla borçlanma eğiliminde olduğumuzu söyledi.

Tasarrufları artırma noktasında gelir, servet ve kurumlar vergilerinin bu anlamda yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ve adaletsiz tüketim vergilerinin de makul sınırlara çekilmesinin tekrar ele alınmasının doğru bir yaklaşım olacağına değindi.

 “11 kalkınma planı içinden sadece 2. Kalkınma Planında Vergi Reformuna dair bir alt başlık bulunmakta”

Vergi reformu ile kalkınma arasındaki ilişkiyi incelerken şu ana kadarki kalkınma planlarının incelenmesinin gerekliliğine vurgu yapan Ondokuz Mayıs Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Murat Batı, mevcut kalkınma planlarının içeriklerine daha fazla odaklanarak verginin ve vergi reformunun bu planlar içerisinde nasıl yer aldığına dair değerlendirmelerde bulundu.

(Hazırlayanlar: Bahadır KANSOY, Nur Beyza KARAKAŞ, VERGİALGI Gönüllü Genç Ekonomi Gazetecileri)

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor