Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi
Cem AĞ
22 Mart 2018Cem AĞ
2011OKUNMA

Serbest Bölgelerde Faaliyet Gösteren İşletmelerde Vergisel Uygulamalar

Özet

Gerek uluslararası alanda ülke ekonomisinin güçlü hale getirilmesi gerekse yatırımların ve istihdamın genişletilmesi amacıyla çeşitli mevzuat hükümleri ve ticari uygulamalar bulunmaktadır. Bunlardan en önemlilerinden birisi ise, ihracata yönelik yatırım ve üretimi teşvik etmek, doğrudan yabancı yatırımları ve teknoloji girişini hızlandırmak, işletmeleri ihracata yönlendirmek ve uluslararası ticareti geliştirmek amacıyla kurulan serbest bölgelerdir. Türkiye Gümrük Bölgesinin parçaları olmakla beraber;Serbest dolaşımda olmayan eşyanın herhangi bir gümrük  rejimine tabi tutulmaksızın ve serbest dolaşıma sokulmaksızın, gümrük mevzuatında öngörülen haller dışında kullanılmamak ya da tüketilmemek kaydıyla konulduğu, ithalat vergileri ile ticaret politikası önlemlerinin uygulanması bakımından, Türkiye Gümrük Bölgesi dışında olduğu kabul edilen ve serbest dolaşımdaki eşyanın, bir serbest bölgeye konulması nedeniyle normal olarak eşyanın ihracına bağlı olanaklardan yararlandığı yerler olan serbest bölgelerin kurulma amaçları, faaliyet izinleri için gerekli mevzuat hükümleri ile vergi ve sosyal güvenlik mevzuatı temelinde mali uygulamalar makalemizin konusunu oluşturmaktadır. Makalemizde mevzuat hükümleri doğrultusunda serbest bölgelerin işleyiş yapısı açıklanmış olup, serbest bölgelerin sağladığı vergisel ve mali avantajlar açıklanmıştır. Makalemizin sonuç bölümünde ise serbest bölgelerin daha işlevli hale gelmesi ve ülke ekonomisinin uluslararası ticarette daha güçlü hale gelmesi için alınacak tedbir ve önlemler ile ilgili görüş ve önerilerimiz sunulmuştur.

Anahtar Kelimeler: Serbest, bölge, dolaşım, vergi, sosyal, güvenlik, gümrük, yatırım, teşvik, uluslararası, rekabet

1. Giriş

Serbest bölge tanımı mevzuatta 27.10.1999 tarih ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nda yapılmıştır. İlgili kanunun 152 nci maddesinde serbest bölgelerin tanımı yapılmıştır İlgili madde hükmüne göre serbest bölgeler, Türkiye Gümrük Bölgesinin parçaları olmakla beraber Serbest dolaşımda olmayan eşyanın herhangi bir gümrük rejimine tabi tutulmaksızın ve serbest dolaşıma sokulmaksızın, gümrük mevzuatında öngörülen haller dışında kullanılmamak ya da tüketilmemek kaydıyla konulduğu, ithalat vergileri ile ticaret politikası önlemlerinin uygulanması bakımından, Türkiye Gümrük Bölgesi dışında olduğu kabul edilen ve serbest dolaşımdaki eşyanın, bir serbest bölgeye konulması nedeniyle normal olarak eşyanın ihracına bağlı olanaklardan yararlandığı yerlerdir.1

Serbest bölge tanımı gümrük kanunu dışında, aynı tanımlamalar ve özellikler ile bir de 3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanunu’nda yapılmıştır.

Serbest bölgelerin giriş ve çıkış noktaları gümrük idareleri tarafından kontrol edilmektedir. Bir serbest bölgeye giriş ve çıkış yapan kişiler ile nakil araçları da gümrük idareleri tarafından kontrol edilmektedir. Gümrük idareleri, serbest bölgeye giren, burada kalan veya çıkan eşyayı muayene etmeye de yetkilidirler.

2. Serbest Bölgelerin Kurulması ve Ülkemizdeki Tarihçesi

3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanunu’na göre serbest bölgelerin, kamu kurum ve kuruluşlarınca, yerli veya yabancı gerçek veya tüzelkişilerce kurulmasına, işletilmesine Bakanlar Kurulunca izin verilmektedir. 2  

Serbest bölgelerin kurulması ve faaliyete geçirilmesi belli ihtiyaçlar üzerine doğmuştur. Serbest bölgelerin tanımının yapıldığı 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 152 nci maddesi gerekçesinde gelişen dünya ticareti ile ülkeler arası ekonomik ilişkilerin büyük boyutlara ulaşması nedeniyle, rekabetçi üretim koşulları altında üretilen eşyaların büyük tüketim merkezlerine yakın yerlerde depolanması veya muhafazası yahut işçiliğe tabi tutulması, üretim ve pazarlama maliyetlerini düşürdüğü belirtilmiştir.  Ayrıca ilgili madde gerekçesinde bu amaçla, serbest dolaşımda olmayan eşyanın herhangi bir gümrük rejimine tabi tutulmaksızın ve gümrük mevzuatında öngörülen haller haricinde kullanılmaksızın veya tüketilmeksizin konulması mümkün olan ve ithalat vergileri ile ticaret politikası önlemlerinin uygulanması bakımından, Türkiye Gümrük Bölgesi dışında olduğu kabul edilen, serbest bölge olarak kurulmasına ihtiyaç duyulduğu belirtilmiştir.

Serbest bölgeler ülkemizde ilk olarak 1985 yılında Mersin’de kurulmuştur. 2017 yılı itibariyle Adana-Yumurtalık Serbest Bölgesi, Ege Serbest Bölgesi, Antalya Serbest Bölgesi, Avrupa Serbest Bölge, Bursa Serbest Bölgesi,  Denizli Serbest Bölgesi, Doğu Anadolu Serbest Bölgesi, Avrupa Serbest bölge,  Gaziantep Serbest Bölgesi, İstanbul Atatürk Havalimanı Serbest Bölgesi, İstanbul Deri ve Endüstri Serbest Bölgesi, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Serbest Bölge, İstanbul Trakya Serbest Bölgesi,  İzmir Menemen Deri Serbest Bölgesi, Kayseri Serbest Bölgesi, Kocaeli Serbest Bölgesi, Mardin Serbest Bölgesi, Mersin Serbest Bölge, Rize Serbest Bölge Rize, Samsun Serbest Bölgesi, Trabzon Serbest Bölge ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Teknoloji Serbest Bölgesi olmak üzere olmak üzere faal olarak çalışan 21 adet serbest bölge bulunmaktadır. Ülkemizde faal olarak çalışan serbest bölgelerin haritası aşağıdaki gibidir. (Kırmızı renk ile işaretlenen iller faal olarak çalışan serbest bölgelerin bulunduğu illerdir.)


3
Serbest bölgeler ülkemiz ekonomisi açısından büyük önem taşımaktadır. Ekonomi Bakanlığı tarafından açıklanan Dış Ticaret istatistiklerine göre 2014 yılı itibariyle Türkiye’de faaliyet gösteren serbest bölgelerde 50.631 adedi işçi 9.439 adedi büro personeli ve 1.435 adedi diğer personel olmak üzere toplam 61.505 kişi istihdam edilmektedir. 4 Ayrıca yine Ekonomi Bakanlığı tarafından yayımlanan bir diğer istatistiğe göre, serbest bölgelerde Aralık 2015 tarihi itibariyle 941 adedi üretim, 1.287 adedi alım- satım ve 656 adedi diğer olmak üzere toplam 2.884 adet faaliyet ruhsatı bulunmaktadır. 5

Serbest bölgelerin bir diğer kurulma ihtiyacı ise, işletmeleri ihracata yönlendirmek ve uluslararası ticareti geliştirmektir. Serbest bölgelerdeki uygulamalar vasıtasıyla dar veya tam mükellefler çeşitli bürokratik işlemlere maruz kalmadan daha düşük maliyetlerle ihracat yapabilmektedir.

Serbest bölgelerin kurulması ile ilgili arazi tahsisi Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre gerçekleştirilmektedir. 3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanunu’nun 5 inci maddesi hükmüne göre, Bakanlar Kurulu serbest bölge kurulacak arazi ile ilgili olarak bu arazi ve tesislerin acele kamulaştırılmasını kararlaştırabilir. Ayrıca ilgili kanun hükmüne göre, arazi ve tesislerin kamulaştırılmasında kamulaştırma bedelleri ile kamulaştırma işlemlerinin gerektirdiği diğer giderlerin, kamulaştırma talebinde bulunan işletici tarafından karşılanması Bakanlar Kurulunca kararlaştırılabilir.

3. Serbest Bölgelerde Faaliyet İzni ve Faaliyet Gösterilebilecek Sektörler

Serbest bölgelerde faaliyet gösterebilmek için işletmelerin faaliyet izni alması gerekmektedir. 3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanunu’nun 4 üncü maddesi hükmüne göre Serbest bölgelerde, Yüksek Planlama Kurulunca uygun görülecek her türlü sınai, ticari ve hizmetle ilgili faaliyetler yapılabilmektedir. İlgili kanun hükmüne göre; Üretici işletmelerin talepleri hariç olmak üzere, fiyat, kalite ve standartlarla ilgili olarak kamu kurum ve kuruluşlarına kanunlarla ve diğer mevzuatla verilen yetkiler serbest bölgelerde uygulanmayacaktır. Serbest bölgelerde yapılan faaliyetleri değerlendirmek, bu bölgelerin geliştirilmesine ve sorunların çözümüne ilişkin stratejileri belirlemek ve önerilerde bulunmak üzere Serbest Bölgeler Koordinasyon Kurulu oluşturulmuştur. 6

Yerli veya yabancı yatırımcılar serbest bölgelerde ancak Ekonomi Bakanlığından ruhsat almak kaydıyla faaliyette bulunabilirler. Serbest bölgelerde faaliyette bulunan yatırımcı kullanıcılara Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan arazi, arsa ve binalar kiralanabilir veya bunlar üzerinde 49 yıla kadar irtifak hakkı tesis edilebilir. Serbest bölgelerde yer alan arazilerin kullanım, yapı ve tesis projelendirmesi, kurulması ve kullanılması ile ilgili tüm izinler ve ruhsatlar bölge müdürlüklerince verilecek ve denetlenecek, bununla birlikte serbest bölgelerin asayiş hizmetleri ise polis tarafından yerine getirilecektir.

Serbest Bölgelerde, Yüksek Planlama Kurulu'nca (Y.P.K.) uygun görülecek her türlü sınai, ticari ve hizmetle ilgili faaliyetler yapılabilir. Bu faaliyetlerle ilgili faaliyet ruhsatı ve izin belgesi karşılığı tahsil edilecek ücretler, yurt dışından bölgeye getirilen malların CIF değeri üzerinden binde 1 ve bölgeden Türkiye’ye çıkarılan malların FOB değeri üzerinden binde 9 oranında, peşin olarak ödenecek ücretler, serbest bölgeyi işleten gerçek veya tüzel kişilerle yapılacak sözleşmeler uyarınca tahsil edilecek tutarlar ve bölge faaliyetlerinden sağlanan diğer gelirler bütçeye gelir kaydedilecektir. 7

Serbest bölgelerde faaliyet göstermek isteyen işletmelerin faaliyet ruhsatı almaları gerekmektedir. Bölgede faaliyette bulunmak isteyen gerçek veya tüzel kişilerin “Faaliyet Ruhsatı” almak için “Faaliyet Ruhsatı Müracaat Formu ”nu Serbest Bölge Müdürlüğüne doğrudan ya da taahhütlü posta yoluyla teslim etmeleri gerekmektedir. 8

Serbest bölgeler genel müdürlüğünce müracaatın değerlendirilmesi sonucunda “Faaliyet Ruhsatı” verilmesi uygun görülenlere, bu durum yazılı olarak bildirilir ve faaliyetini sürdüreceği işyerinin teminine yönelik olarak yapılacak sözleşmenin bir örneği ile gerekli diğer belgeleri Genel Müdürlüğe iletmesi için 30 günlük süre tanınır. Söz konusu belgelerin intikalini müteakip Genel Müdürlükçe “Faaliyet Ruhsatı” düzenlenir. Belgelerin süresi içerisinde gönderilmemesi halinde “Faaliyet Ruhsatı” alma hakkı kaybedilir, dosya işlemden kaldırılır ve müracaat ücreti Özel Hesaba irat kaydedilecektir.

Ayrıca serbest bölgelere giriş ve çıkışlar Bölgeye giriş ve çıkışlar Bölge Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Giriş İzin Belgesi”, “Görev Kartı” ve Bölge Müdürlüğünün uygun görüşüne istinaden İşletici veya B.K.İ. tarafından düzenlenen “Araç Giriş Kartı” ile yapılacaktır. 9

4. Serbest Bölgelerde Faaliyet Gösteren İşletmelerde Vergi Uygulamaları

Yukarıda da bahsedildiği üzere ihracatı ve nitelikli üretim olanaklarını artırabilmek üzere serbest bölgeler özel bir statü ve kanunla kurulmuş olup çeşitli şekillerde teşvik edilmektedir. Serbest bölgelerin teşvik edilmesi ile ilgili kullanılan en önemli enstrümanlardan bir tanesi serbest bölgelerde gerçekleştirilen işlemlere uygulanan vergisel teşviklerdir.

Makalemizin bu bölümünde serbest bölgelerde faaliyet gösteren işletmelerin bölgedeki faaliyetleri ile ilgili yürürlükte bulunan vergisel teşvikler açıklanmıştır. Kurumlar Vergisi Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu ve Damga Vergisi Kanunu ile diğer mali mevzuat hükümleri doğrultusunda serbest bölgelerde uygulanan vergisel uygulamalar aşağıda ayrıntılı şekilde açıklanmaktadır.

4.1. Serbest Bölgelerde Gelir Vergisi ve Kurumlar Vergisi Uygulamaları

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6 ncı maddesinde Kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkındaki hükümleri uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Serbest bölgelerde faaliyet gösteren işletmelerin gelir ve kurumlar vergisi ile ilgili 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu’nda hüküm bulunmaktadır. Buna göre ilgili kanunun geçici 3 üncü maddesinde “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanuna göre kurulan serbest bölgelerde faaliyette bulunmak üzere ruhsat almış mükelleflerin;

a) Bu bölgelerde gerçekleştirdikleri faaliyetleri dolayısıyla elde ettikleri kazançları, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla faaliyet ruhsatlarında belirtilen süre ile sınırlı olmak üzere gelir veya kurumlar vergisinden müstesnadır. Bu istisnanın 31.12.1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin (b) alt bendi kapsamında yapılacak tevkifata etkisi yoktur”10

hükmü yer almaktadır.

Yukarıdaki mevzuat hükümlerine göre, Serbest Bölgelerde faaliyet ruhsatı alan işletmeler faaliyet ruhsatlarında belirlenen süre ile sınırlı olmak kaydıyla elde ettikleri kazançlar kurumlar vergisi ve gelir vergisinden istisna olacaktır.

Ayrıca Serbest Bölgelerde faaliyet gösteren hizmet işletmeleri ile ilgili de vergisel istisnalar bulunmaktadır. 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesinde 12/11/2008 tarihinde yapılan değişiklik ile Avrupa Birliğine tam üyeliğin gerçekleştiği tarihi içeren yılın vergilendirme döneminin sonuna kadar; Serbest bölgelerde üretim faaliyetinde bulunan mükelleflerin bu bölgelerde imal ettikleri ürünlerin satışından elde ettikleri kazançları ile serbest bölgelerde, bakım, onarım, montaj, demontaj, elleçleme, ayrıştırma, ambalajlama, etiketleme, test etme, depolama hizmeti alanlarında faaliyette bulunan ve hizmetin tamamını Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilerle, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara veren hizmet işletmelerinin, söz konusu hizmetlere konu malların serbest bölgelerden Türkiye’ye herhangi bir şekilde girişi olmaksızın yabancı bir ülkeye gönderilmesi şartıyla bu hizmetlerden elde ettikleri kazançları gelir veya kurumlar vergisinden müstesnadır. Ancak Bu istisnanın 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin (b) alt bendi ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci ve 30 uncu maddeleri uyarınca yapılacak tevkifata etkisi olmayacağı da ilgili kanun maddesi ile hüküm altına alınmıştır.

Serbest Bölgelerde faaliyet gösteren işletmelerle ilgili bir diğer vergisel istisna ise 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nda tanımlanan ücret gelirlerine ilişkin istisna hükmüdür. Serbest Bölgelerde üretilen ürünlerin FOB bedelinin en az %85’ini yurt dışına ihraç eden mükelleflerin istihdam ettikleri personele ödedikleri ücretler üzerinden asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra hesaplanan gelir vergisi, verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden indirilmek suretiyle terkin edilecektir. Yıllık satış tutarı bu oranın altında kalan mükelleflerden ise, zamanında tahsil edilmeyen vergiler cezasız olarak, gecikme zammıyla birlikte tahsil edilecektir. 11

Ayrıca 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “5.12.3.3. İstisna kazanç tutarının tespiti” başlıklı bölümünde Serbest bölgelerde yürütülen faaliyetlerden doğan alacaklara ilişkin kur farkı ve vade farkı gelirleri istisna kapsamında değerlendirileceği hüküm altına alınmıştır.12

İlgili tebliğde ayrıca, serbest bölgelerde yürütülen faaliyetler çerçevesinde elde edilen hasılatın, serbest bölgelerde yürütülen faaliyetler çerçevesinde yapılacak ödemelerde kullanılıncaya kadar geçici olarak serbest bölgelerde mevduat hesaplarında veya repo işlemlerinde değerlendirilmesi sonucu elde edilen gelirler de söz konusu istisnadan yararlanabilecekleri hüküm altına alınmıştır. Serbest bölgelerde faaliyet gösteren işletmelerden vergi kesenlerin sorumluluğu konusunda ilgili tebliğde “Serbest bölgelerde faaliyette bulunan kurumlar vergisi mükelleflerinin, 6/2/2004 tarihinden sonra Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca vergi kesintisine tabi ödemeler üzerinden kestikleri vergileri, bağlı bulundukları vergi dairesine mükellefiyet tesis ettirerek sorumlu sıfatıyla beyan edip ödemeleri gerekmektedir.

Örneğin; serbest bölgede faaliyet gösteren bir işletme, yurt dışında mukim yabancı bir şirketten gayrimaddi hak kiralaması veya satın alması dolayısıyla bu yabancı şirkete yapacağı ödemeler ile avukatlık hizmeti dolayısıyla avukatına yapacağı serbest meslek ödemeleri üzerinden vergi kesintisi yapmak zorundadır.13 hükmü yer almaktadır.

İstisna uygulaması bağlamında, imalat faaliyetinin serbest bölgede yapılması gerekmekte olup imalatın belli safhalarında dışarıdan fason hizmet satın alınması istisna uygulamasına engel teşkil etmemektedir. Ancak, istisna uygulaması açısından fason imalatın sadece, sanayi sicil belgesi veya faaliyet ruhsatında yazılı üretim kapsamında yaptırılması, söz konusu istisna serbest bölgelerde yapılan imalata tanınmış olduğundan imalatın fason imalattan çok işletmenin kendi imalatından oluşması, imalat faaliyetleriyle ilgili olarak istisnadan yararlanacak kazanç tutarının fiili kapasite kullanımı ile sınırlı olması, iş riskinin ve organizasyonunun üstlenilmesi ve ham madde ve yardımcı maddelerin temin edilmesi gerekmektedir.

Serbest bölgelerde faaliyet gösteren mükelleflerin Vergi Usul Kanununun defter tutma ve belge düzenine ilişkin hükümlerine uyma zorunlulukları bulunmaktadır. Bununla beraber, Serbest Bölgeler Kanununun 6 ncı maddesi ile kullanıcıların tutmak zorunda oldukları defterler ve düzenleyecekleri belgelere ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu hükümlerine bağlı olmaksızın düzenleme yapma konusunda Maliye Bakanlığına yetki verilmiştir. Buna göre, serbest bölgelerde faaliyet gösteren mükelleflerin Vergi Usul Kanununu hükümleri çerçevesinde defter tutmaları, belge ve kayıt düzenine uymaları gerekmektedir.

Serbest bölgede faaliyet gösteren bir şirketin, Türk Ticaret Kanununun ilgili maddeleri ile Kurumlar Vergisi Kanununun 18 inci maddesiyle 19 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında düzenlenmiş bulunan birleşme ve devir hallerinde infisah eden kurum adına düzenlenmiş bulunan faaliyet ruhsatının, Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından devralan kurum adına yenilenmesi ve yenileme işlemi sonrası da devralan şirketin bölgede faaliyet gösteriyor olması durumunda, devralan şirket 3218 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesi hükmünden yararlanabilecektir. Yalnızca faaliyet ruhsatının devri veya satın alınması şeklinde gerçekleşen işlemler, 3218 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesi ile öngörülen istisnalar kapsamında değerlendirilmeyecektir.

İstisna süresi ile ilgili olarak Serbest Bölgelerde faaliyette bulunmak üzere ruhsat almış mükellefler, maddenin yürürlüğe girdiği 6/2/2004 tarihi itibarıyla faaliyet ruhsatlarında öngörülen sürenin sonuna kadar kurumlar vergisi istisnasından yararlanabilecektir. 6/2/2004 tarihinden sonra, mükelleflerin faaliyet ruhsatlarının süresinin çeşitli nedenlerle (inşaat süresi ile ilgili süre uzatımları hariç) uzatılması durumunda, istisna süresinin uzaması söz konusu olmayacaktır.

Serbest Bölgelerde kar payı dağıtılması durumunda ise, serbest bölgelerde faaliyette bulunan kurumlar vergisi mükelleflerinin, bu bölgelerde elde ettikleri kazançları dağıtmaları halinde, dağıtılan kâr payları üzerinden elde edenin hukuki niteliğine göre Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin (b) alt bendi ile Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 30 uncu maddesinin üçüncü ve altıncı fıkraları uyarınca vergi kesintisi yapmaları gerekmektedir.

Ayrıca serbest bölgelerde faaliyet gösteren işletmelere yapılacak olan ödemelerle ilgili çeşitli mevzuat hüküm değişiklikleri yapılmıştır. 11.05.2017 tarih ve 2017/10051 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren “Serbest Bölgelerdeki faaliyetler ile ilgili her türlü ödeme döviz veya Türk Lirası ile yapılabilir” hükmü 20.09.2017 tarih ve 30186 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan 2017/10718 sayılı Serbest Bölgelerde Türk Lirası ile Yapılacak Ödemelere İlişkin Kararın Yürürlüğe Konulması Hakkında Karar ile yürürlükten kaldırılarak serbest bölgelere yapılacak olan ödemelerin dövizli olarak yapılabilmesi mümkün hale gelmiştir.

Serbest bölgelerde faaliyet gösteren işletmelerin vergisel uygulamaları ile ilgili olarak mali idare tarafından verilen çeşitli görüşler bulunmaktadır. Örneğin, Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü tarafından 07.04.2017 tarih ve 17192610-125[ÖZG-15/45]-11382 sayılı özelgede “….. Serbest Bölgesinde her türlü OEM araçların zırhlandırılması, zırhlı araçlar için elektronik aksam üretimi, tasarımı, mühendisliği, boyanması, paketlenmesi, satışı, ithalatı ve ihracatı faaliyeti ile iştigal ettiği, üretim faaliyetinizin her türlü OEM araçları zırhlandırma üretimi ve her türlü zırhlı araçlar için elektronik aksam üretimi ve montajı olduğu, bu üretim faaliyetlerini yaparken OEM araçlardan sökülen parçaların bir kısmının söküm aşamasında zayi olduğu, bir kısmının da müşterisinin bulunması halinde Serbest Bölgeye üretim ruhsatı ile giren mallar olması sebebiyle …… Serbest Bölge Müdürlüğünce bu parçaların tutanakla tespitlerinin yapılarak satışının gerçekleştirildiği belirtilmiş olup, ……. Serbest Bölgesinde yürütüldüğü açıklanan iki üretim faaliyetinden ve bu üretim faaliyetleri sırasında araçlar üzerinde mevcut parçaların sökümü işlemi aşamasında oluşan fire şeklindeki atık ve parçaların satışından şirketinizce elde edilen kazançlara 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununa göre kurumlar vergisi istisnasının uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

….

Bu hüküm ve açıklamalara göre, araçların zırhlandırılması ve her türlü zırhlı araçlar için elektronik aksam üretimi ve montajı faaliyetleriniz nedeniyle elde edilecek kazançların kurumlar vergisinden istisna edilmesi mümkündür.

Öte yandan, üretim faaliyetiniz sırasında araçlardan sökülen fire şeklindeki atık ve parçaların satılmasından elde edilen kazançların, üretim faaliyetinden elde edilen bir kazanç söz konusu olmadığından, kurumlar vergisi istisnası kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.” Şeklinde görüş yer almaktadır.

Ayrıca İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü tarafından 30.11.2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.35.16.01-125[6/2012-5]-984 sayılı özelge de “İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; ……… Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün ……… vergi kimlik numaralı mükellefi olduğunuz, ……… Serbest Bölge sınırları içerisinde halı ve kilim tamiratı işi ile iştigal ettiğiniz, 30 yıl süreli 24/05/1991 tarih ve Ege-420 sayılı faaliyet ruhsatı ile bakım-onarım faaliyetinde bulunduğunuz belirtilerek, söz konusu bakım-onarım faaliyetinden elde edilen gelirin kurumlar vergisi ve gelir vergisi istisnası kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

Bu açıklamalar çerçevesinde, 06.02.2004 tarihi itibarıyla mevcut faaliyet ruhsatınızda yer alan halı ve kilim tamir bakım onarım faaliyetinden elde edilen kazançlar faaliyet ruhsatınızda öngörülen sürenin sonuna kadar kurumlar vergisinden istisna olacaktır. Ancak inşaat süresi ile ilgili süre uzatımları hariç olmak üzere faaliyet sürenizin çeşitli nedenlerle uzatılması durumunda, istisna süresinin uzaması ve mevcut faaliyet ruhsatınızda yer almayan faaliyet konularında faaliyette bulunulması durumunda bu faaliyetlerden elde edilen kazançlara istisna uygulanması mümkün değildir.

Öte yandan, 01.01.2009 tarihinden geçerli olmak üzere 5810 sayılı Kanunla Serbest Bölgeler Kanununun geçici 3 üncü maddesinde yapılan değişiklikle bölge içinde üretim faaliyetinde bulunan mükelleflerin üretime ilişkin istihdam ettikleri personele ödedikleri ücretler gelir vergisinden istisna edileceğinden, bölgedeki bakım-onarım faaliyetiniz dolayısıyla yapılan ücret ödemelerinin Serbest Bölgeler Kanununda yer alan gelir vergisi istisnasından yararlandırılması mümkün bulunmamaktadır.” şeklinde görüş verilmiştir.

4.1. Serbest Bölgelerde Katma Değer Vergisi Uygulamaları

Katma Değer Vergisi (KDV) vergi literatüründe  “muamele vergisi” olarak tanımlanmakta olup, basit ifade ile muamele veya işlem tanımı mal teslimi veya hizmet ifası olarak ifade edilebilir.14

Serbest bölgelerde faaliyet gösteren işletmelerin KDV karşısında durumu ile ilgili KDV Genel Uygulama Tebliği’nin II.A.1.1.1. bölümünde 3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesine göre, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler KDV’den istisna olduğu, aynı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca bir teslimin ihracat teslimi sayılabilmesi için aşağıdaki iki şartın gerçekleşmesi gerektiği ve bu şartlardan ilkinin teslimin, yurtdışındaki bir müşteriye veya serbest bölgedeki alıcıya ya da yetkili gümrük antreposu işleticisine yapılmalı veya mallar yetkili gümrük antreposu işleticisine tevdi edilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.

Buna göre serbest bölgelere yapılan teslimler ihracat işlemleri olarak sayılmış olup KDV’den istisna edilmiştir. Sonuç olarak 3065 sayılı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca, bir serbest bölgedeki alıcıya yapılan ve serbest bölgeye vasıl olan teslimler ihracat istisnası kapsamındadır. Serbest bölgelere yapılan ihracat teslimlerinde, gümrük beyannamesinin düzenlenmediği hallerde, malın serbest bölgeye giriş işlemlerinin tamamlanarak serbest bölgeye vasıl olduğu tarih ihracatın gerçekleştiği tarih olarak kabul edilir. Bu tarih, malların serbest bölgeye girişinin yapıldığını gösteren, serbest bölge işlem formunun ilgili idare tarafından onaylandığı tarihtir.15

Ayrıca ilgili tebliğin II.A.4. bölümünde serbest bölgelerdeki müşteriler için yapılan fason hizmetler ile ilgili olarak 3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesine göre, serbest bölgedeki müşteriler için yapılan fason hizmetler KDV’den istisnadır. Aynı Kanunun (12/3) üncü maddesi uyarınca, fason hizmetlerin serbest bölgelerdeki müşterilere yapılmış sayılabilmesi için;

- Fason hizmetin serbest bölgelerde faaliyet gösteren müşteriler için yapılmış olması,

- Fason hizmetten serbest bölgelerde faydalanılması,

şartları birlikte gerçekleşmesi gerektiği bildirilmiştir. 16

Ancak, 3065 sayılı Kanunun (17/4-ı) maddesine göre, serbest bölgelerde verilen hizmetler KDV’den müstesnadır. Ancak yurtiçinden serbest bölgeye verilen hizmetler ile serbest bölgeden yurt içine yönelik olarak verilen hizmetler KDV’ye tabidir. İstisnanın kapsamına yalnızca serbest bölgede ifa edilen hizmetler girmektedir.

Örneğin, Serbest bölgede faaliyet gösteren (A) firmasına serbest bölgeye gelinerek makine bakım-onarım hizmeti verilmesi 3065 sayılı Kanunun (17/4-ı) maddesi kapsamında KDV’den istisna iken, (A) şirketinin serbest bölge dışından araç kiralaması KDV’ye tabi bulunmaktadır. 17

4.1. Serbest Bölgelerde Damga Vergisi Uygulamaları

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nda ilgili kanuna ekli kağıtların damga vergisine tabi olduğu, kağıtlar terimi, yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade ettiği, vergiye tabi kağıtlar mahiyetinde bulunan veya onların yerini alan mektup ve şerhlerle, bu kağıtların hükümlerinin yenilenmesine, uzatılmasına, değiştirilmesine devrine veya bozulmasına ilişkin mektup ve şerhler de Damga Vergisine tabi olduğu ve kağıtları imza edenlerin damga vergisi mükellefi olduğu hükümleri yer almaktadır.18

Serbest bölgelerde faaliyet gösteren işletmelerle ilgili olarak, 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesi c bendinde “Bu bölgelerde gerçekleştirilen faaliyetlerle ilgili olarak yapılan işlemler ve düzenlenen kağıtlar damga vergisi ve harçlardan müstesnadır.” Hükmü yer almaktadır.

Ayrıca 1 Seri No'lu 3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanunu Genel Tebliği’nin 7.4. Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulaması başlıklı bölümünde 3218 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin 5810 sayılı Kanunla değişik ikinci fıkrasının (c)  bendi uyarınca, serbest bölgelerde faaliyette bulunan mükelleflerin, Avrupa Birliğine tam üyeliğin gerçekleştiği tarihi içeren yılın vergilendirme döneminin sonuna kadar, bu bölgelerde gerçekleştirdikleri faaliyetler ile ilgili olmak kaydıyla yaptığı işlemler harçtan, bu işlemlere ilişkin düzenlenen kâğıtlar damga vergisinden müstesna olduğu bildirilmiştir. Ayrıca ilgili tebliğde 3218 sayılı Kanun kapsamında serbest bölge sınırları içerisinde faaliyet gösteren firmaların, Avrupa Birliğine tam üyeliğin gerçekleştiği tarihi içeren yılın vergilendirme döneminin sonuna kadar, münhasıran serbest bölgelerdeki faaliyetleriyle ilgili olarak istihdam ettikleri personele ödenen ücretlere ilişkin düzenlenen kâğıtlardan da damga vergisi aranılmaması gerektiği bildirilmiştir. 19

5. Sonuç

Ülkemizde dünya ticareti ile ülkeler arası ekonomik ilişkilerin büyük boyutlara ulaşması nedeniyle, rekabetçi üretim koşulları altında üretilen eşyaların büyük tüketim merkezlerine yakın yerlerde depolanması veya muhafazası yahut işçiliğe tabi tutulması, üretim ve pazarlama maliyetlerini düşürmesi amacıyla kurulan serbest bölgeler sanayinin gelişmesi ve ülke ekonomisinin dünya ile rekabeti açısından büyük önem taşımaktadır.

Bu bağlamda yukarıda ayrıntıları ile açıklanan geniş vergisel teşviklerle desteklenen serbest bölgelerin teknolojik ve beşeri altyapılarının güçlendirilmesi, vergi teşviklerinin etkin kullanılması ve üretim olanaklarının geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Ayrıca ülke ekonomisinin uluslararası ticarette daha güçlü konuma gelebilmesi ve nitelikli teknolojik üretim yaygınlaştırılması için serbest bölgelerde gerçekleştirilecek olan araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin vergisel ve mali teşviklerle desteklenmesi büyük önem taşımaktadır.

Kaynakça

1. 4457 Sayılı Gümrük Kanunu

2. 3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanunu

3.http://www.ekonomi.gov.tr/portal/faces/oracle/webcenter/portalapp/pages/yatirim/serbest_bolgeler.jspx?_afrLoop=1454866343240063#!%40%40%3F_afrLoop%3D1454866343240063%26_adf.ctrl-state%3D2u6ey8cuh_64

4. https://www.ekonomi.gov.tr/portal/content/conn/UCM/uuid/dDocName:EK-070997

5. https://www.ekonomi.gov.tr/portal/content/conn/UCM/uuid/dDocName:EK-070998

6. 3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanunu

7. 21520 Sayılı Serbest Bölgeler Uygulama Yönetmeliği

9. 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu

10. 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu

11. 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu

12. 488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu

13. 1 Seri No.lu 3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanunu Genel Tebliği

(Vergi Sorunları dergisinin Mart 2018 sayısında yayımlanmış olup yazarın özel izni ile yayımlanmaktadır.)

1 4457 Sayılı Gümrük Kanunu, M.152
2 3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanunu, M.6
3 http://www.ekonomi.gov.tr/portal/faces/oracle/webcenter/portalapp/pages/yatirim/serbest_bolgeler.jspx?_afrLoop=1454866343240063#!%40%40%3F_afrLoop%3D1454866343240063%26_adf.ctrl-state%3D2u6ey8cuh_64
4 https://www.ekonomi.gov.tr/portal/content/conn/UCM/uuid/dDocName:EK-070997
5 https://www.ekonomi.gov.tr/portal/content/conn/UCM/uuid/dDocName:EK-070998
6 3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanunu, M.4
7 3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanunu, M.7
8 21520 Sayılı Serbest Bölgeler Uygulama Yönetmeliği, M. 11
9 21520 Sayılı Serbest Bölgeler Uygulama Yönetmeliği, M. 13
10 3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanunu, Geçici 3 üncü Madde
11 3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanunu, Geçici 3 üncü Madde
12 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği
13 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği 5.12.3.5.
14 Mehmet MAÇ, KDV - 5
15 KDV Genel Uygulama Tebliği
16 KDV Genel Uygulama Tebliği
17 KDV Genel Uygulama Tebliği
18 488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu
19 1 Seri No'lu 3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanunu Genel Tebliği

Yorumlarınızı Bize Yazınız
Soru SorYazarlarımızın güncel sorulara cevap verebildiğini göz önünde bulundurarak, lütfen makalenin yayımı tarihten itibaren en geç bir ay içinde sorunuzu yöneltiniz.