Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi

Vergi

Bülent TAŞ
11 Aralık 2019Bülent TAŞ
1167OKUNMA

Gelir Vergisi Tarifesindeki Değişiklik Sonrası Kurum Kazançları Üzerindeki Vergi Yükü Nasıl Oluştu?

7194 sayılı Kanun ile gelir vergisi tarifesi değiştirilmiştir. Değişiklikle tarifeye yeni bir dilim eklenmiş, tarifedeki en yüksek oran %35 ten %40 a çıkarılmıştır.  Buna göre beyana tabi gelirler tutarının 500 bin TL yi geçen kısmı için %40 oranı uygulanacaktır.

Gelir Vergisi Kanunu uyarınca tarife üzerinden vergilendirilen gelir unsurları ağırlıklı olarak gerçek kişilerin elde ettiği ücret, ticari kazanç, serbest meslek kazancı, kira, kâr payı ve değer artış kazançlarıdır.

Kâr payları tarife üzerinden vergilendirilmekle beraber gerçek kişilerin elde ettikleri kâr paylarının yarısı vergiden istisna edilmektedir. İstisnanın temel amacı kurum kazançları üzerinde gelir ve kurumlar vergisi entegrasyonunu sağlamak ve dolayısıyla kurum kazançları üzerindeki vergi yükünü diğer gelir unsurları ile aynı seviyede tutabilmektir.  

Kâr paylarının yarısının istisna edilmesi suretiyle gelir ve kurumlar vergisinde entegrasyon düzenlemesi 2003 yılında uygulanmaya başlanmıştır. Uygulamanın başladığı dönemde kurumlar vergisi oranı %30, en yüksek gelir vergisi oranı ise %45’tir. Buna göre kurum kazançları üzerindeki vergi yükü %45,75’tir. Dolayısıyla kurum kazançları üzerindeki vergi yükü gelir vergisi tarifesinde yer alan en yüksek oran ile uyumludur.

Daha sonra gelir vergisi tarifesindeki oran %40’a indirilmiştir. Bu dönemde kurumlar vergisi oranı hala %30’dur. Dolayısıyla kurum kazançları üzerindeki vergi yükü de %44'e inmiştir. Burada gelir vergisi tarifesinde yer alan en yüksek orandan 4 puan daha yüksek bir vergi yükü oluşmuştur. Bu uygulama bir yıl sürmüştür.

2006 yılında yeni Kurumlar Vergisi Kanunu yürürlüğe girmiş, kurumlar vergisi oranı %20’ye çekilmiştir. Aynı yıl uygulanmak üzere gelir vergisi tarifesindeki en yüksek oran da %35’e indirilmiştir. Bu değişiklik sonrası kurum kazançları üzerindeki en yüksek vergi yükü %34 olmuştur. Kurum kazançları üzerindeki vergi yükü tarifede yer alan an yüksek oranın bir puan altında olmakla beraber entegrasyonun uygulanabilirliği bakımından kabul edilebilir düzeydedir.

2017 yılında bu sefer kurumlar vergisi oranı sonraki üç yıl için %22 olarak belirlenmiş, üç yılın sonunda oranın tekrar %20 ye inmesi öngörülmüştür. Kurumlar vergisi oranı %22 olduktan sonra kurum kazançları üzerindeki en yüksek vergi yükü %35,65’e yükselmiştir. Diğer gelirler için en yüksek vergi yükü %35 olmaya devam etmiştir. Dolayısıyla denge kurum kazançları aleyhine değişmekle beraber fark ihmal edilebilir düzeydedir.

Son durum ne getirdi?

En son tarifedeki değişiklik sonrası %22 kurumlar vergisi oranı ile birlikte kurum kazançları üzerindeki en yüksek vergi yükü %37,6 ya yükselmiştir. Oysaki diğer gelirler için tarifede yer alan en yüksek oran %40’a çıkarılmıştır. Arada kurum kazançları lehine 2,5 puan fark oluşmuştur.

Bir yıl sonra kurumlar vergisi oranı tekrar %20’ye indiğinde yeni tarife ile birlikte kurum kazançları üzerindeki en yüksek vergi yükü %36 olacaktır. Diğer kazançlar için en yüksek vergi yükü ise %40’tır. Böylece fark 4 puana ulaşacaktır.

Kurum kazançları üzerindeki vergi yükünün ücret gibi diğer gelir unsurları üzerindeki vergi yüküne nazaran 4 puan daha düşük olması kabul edilebilir ve sürdürülebilir bir durum değildir.

Şirket çalışanının şirketten elde ettiği ücretin, şirket sahibinin şirketten elde ettiği kâr payından daha yüksek oranda vergilendiriliyor olması vergilendirmede adalet ilkesi ile bağdaşmamaktadır.

Yapılması gereken, kurumlar vergisinin %20 ye indiği dönemden itibaren kâr paylarına uygulanacakistisnanın kâr payının %50 si yerine %37’si olarak belirlenmesidir.

Böylece kurum kazançları üzerindeki en yüksek vergi yükü tarifedeki en yüksek oranla uyumlulaşmış olacaktır.

Akla kurumlar vergisi oranını %22 olarak devam ettirelim alternatifi de geliyor ancak yabancı sermayenin Türkiye’deki doğrudan yatırımlarının desteklenebilmesi bakımından oranın %20 olarak devam ettirilmesinde yarar vardır.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor