Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi
Mustafa Sefa KARA
31 Ekim 2015Mustafa Sefa KARA
295OKUNMA

Eğitim, Öğretim ve Rehabilitasyon Merkezlerine Tanınan İstisnadan Faaliyete Başlanılan Dönemden Sonra Başvurulup Faydalanılabilir mi?

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendine göre; okul öncesi eğitim, ilköğretim, özel eğitim ve orta öğretim özel okulları ile Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara veya kamu yararına çalışan derneklere bağlı rehabilitasyon merkezlerinin işletilmesinden elde edilen kazançlar, ilgili Bakanlığın görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığının belirleyeceği usuller çerçevesinde okulların ve rehabilitasyon merkezlerinin faaliyete geçtiği hesap döneminden itibaren beş hesap dönemi kurumlar vergisinden müstesnadır.

Bununla beraber 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "5.10. Eğitim tesisleri ile rehabilitasyon merkezlerinin işletilmesinden elde edilen kazançlara ilişkin istisna" başlıklı bölümde söz konusu istisnanın uygulanmasına ilişkin ayrıntılı açıklamalara yer verilmiştir.

Anılan Tebliğin "5.10.2. Yararlanma koşulları" başlıklı bölümünün "5.10.2.1. Eğitim-öğretim kazançlarına ilişkin istisna" başlıklı alt bölümünde, özel eğitim ve öğretim kurumlarının söz konusu istisnadan yararlanabilmesi için bu kurumların 1.1.2006 tarihinden itibaren faaliyete geçmiş olmaları gerektiği ve istisnadan yararlanmak isteyen mükelleflerin faaliyete geçmelerini müteakiben Başkanlığımıza yazılı olarak başvurmaları gerektiği, istisna uygulaması ile ilgili olarak Milli Eğitim Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle mükelleflere sonuçtan bilgi verileceği belirtilmiştir.

İstisnanın amacı ülkenin gelişmişlik düzeyini belirleyen temel dinamiklerden olan eğitim ve öğretim faaliyetlerinin desteklenmesi ve teşvik edilmesidir.

Bilindiği üzere kurumlar kuruluşlarını takip eden birkaç yıl, ağır vergisel yükler altında ezilmektedirler. Eğitim öğretim kurumları da aynı durumdadır. Bu kapsamda tebliğ düzenlemesinde, istisnadan faydalanacak olan kurumların faaliyete geçmelerini müteakiben Maliye Bakanlığına başvurmaları gerektiği belirtilmiştir. Yani burada mükellefin ihtiyarına bırakılan bir durumdan ziyade bir zorunluluk söz konusudur. Hal böyle olunca eğitim öğretim dönemine başlandığı tarihten 2 yıl sonra istisna uygulamasına başvurularak 5 yıl boyunca istisnadan faydalanmak mümkün gözükmemektedir.

Ancak İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından 21.02.2012 tarihinde verilen B.07.1.GİB.4.34.16.01-KVK 5-656 sayılı özelgede istisna uygulaması ile ilgili olarak Maliye Bakanlığına başvurunun faaliyete geçtikten bir yıl sonra yapılması durumunda, istisna uygulaması uygun görüldüğü takdirde, geçmiş dönem için de istisnadan yararlanabileceği belirtilmiştir. Dolayısıyla geç başvuru halinde, istisna uygulamasının önü tamamen kesilmek yerine geçmişe dönük olarak istisnadan faydalanılabileceği belirtilmiştir.

Aslına bakılırsa idare, tebliğ düzenlemeleri, özelgeler ve sirkülerler aracılığıyla çoğu zaman istisna ve indirimler için başvuru veya uygulamaya ilişkin sürenin geçirilmesi halinde bu hakkın kaybolacağını ifade etmiştir. Örneğin süresinde uygulanmayan amortismanın daha sonra uygulanamayacağı, ayrılmayan şüpheli alacak karşılığının sonraki yıllarda ayrılamayacağı gibi… Ancak burada mükellef lehine inisiyatif alınmış ve uygulama yumuşatılmıştır.

Belki de karmaşık bir yapıya sahip olan Türk vergi mevzuatında bu tarz inisiyatiflere daha çok ihtiyaç vardır.

Eğitimi destekleyen ve eğitimle yükselen bir vergi sistemi dileğiyle…

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor