Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi

Vergi

Ahmet OZANSOY
06 Ekim 2013Ahmet OZANSOY
367OKUNMA

Belediye Vergileri Ne Kadar Olacak?

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nda yer alan bazı vergi ve harçların miktarlarını, kanunda belirtilen alt ve üst sınırlar içinde kalmak koşuluyla, her yıl belirleme yetkisi Belediye Meclislerine verilmiş idi. 

Bu madde, Anayasa Mahkemesi’nin 19/05/2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2011/175 sayılı kararı ile Belediye Meclislerinin vergi miktarı belirleyemeyeceği gerekçesi ile iptal edildi.

Bunun üzerine; 11 Haziran 2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6487 sayılı “Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”un 16’ncı maddesi ile 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 96’ncı maddesinin (A) fıkrası “Bakanlar Kurulu, bu Kanunda en az ve en çok miktarları gösterilen vergi ve harçların tarifelerini belediye grupları itibarıyla tayin ve tespit eder” şeklinde değiştirilerek daha önce Belediye Meclislerine verilmiş olan yetki, Anayasa’ya uygun şekilde Bakanlar Kurulu’na verildi.

2014 yılında Belediyeler tarafından tahsil edilecek vergi ve harç miktarlarını Bakanlar Kurulu, belediye grupları itibariyle tespit edecek.

Bakanlar Kurulu’na sunulmak üzere Maliye Bakanlığı bu konuda bir çalışma başlattı ve bu çalışmaya belediyelerden de katılım sağladı.

Yapılacak belirleme öncesi, Belediyelerin görüşlerinin alınması son derece olumlu bir yaklaşım.

Konuyla ilgili benim önerilerim şunlar:

  1. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı üzerine yasal değişiklik yapılırken bence büyük bir fırsat kaçırıldı: Belediye Gelirleri Kanunu, 1981 tarihli ve yasada yer alan alt ve üst limitler bugün için komik rakamlar. En son 2005 yılında 5281 sayılı Kanun ile rakamlar artırılmıştı ancak aradan geçen zamanda bu rakamlar yine yetersiz kaldı. Bu nedenle yeni belirleme yapılırken pek çok belediye için Bakanlar Kurulu, Kanun’da yazan üst limiti bile dikkate alsa yetersiz olacak. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı üzerine yasal değişiklik yapılırken, tarife rakamları yükseltilerek, diğer pek çok vergi kanununda olduğu gibi yeniden değerleme oranına bağlanmalı idi. Bu yapılmadı. Kalıcı çözüm için bu konunun halledilmesi lazım.

  2. Esasında büyük fonksiyonlar yüklenen yerel yönetimlerin gelir kaynaklarının, en başından yeniden düzenlenmesi elzemdir. Bugün yasada adı olup, kendi olmayan ve belediyenin hiçbir denetim yetkisinin olmadığı pek çok gelir kalemi var. Bunların ayıklanması ve çağa uygun hale getirilmesi şart. 3- Yasal değişiklik yılbaşına kadar yapılamazsa, Bakanlar Kurulu nüfusu 50 bini geçen tüm belediyeler için yasal sınırların en üst limitini belirlemelidir. Çünkü yukarıda bahsedildiği üzere, bu rakamlar zaten çok düşüktür. Belediyeler, vergi ve harç rakamlarının düşüklüğü yüzünden, verginin konusunu oluşturan işlemlerden ilave bir takım ücretler almaktadırlar. Ki, bu yasaya göre aslında mümkün değildir. Nüfusu 50 binin altında olan belediyelerde de birazcık daha düşük ama kesinlikle üst limite yakın rakamlar belirlenmelidir.

  3. Öte yandan, belediyelerin vergi inceleme yetkileri yoktur. Yoklama yetkileri vardır ancak yoklama üzerine yapılabilecek tarhiyat bakımından da, pek farkında olunmasa da, teknik bazı problemler vardır. Maliye Bakanlığı tarafından Belediye vergileriyle ilgili vergi incelemesi de hemen hiç yapılmamaktadır. Dolayısıyla, belediye vergisi mükellefleri için caydırıcılık unsuru hiç yoktur. Ödenmeyen verginin hesabını belediye soramamakta, Maliye de sormamaktadır. Bu konunun da çözüme kavuşturulması gereklidir. Maliye, belediye vergileri ile ilgili vergi incelemeleri yapmaya başlarsa (ki, aslında görev ve sorumluluğudur), yerel politik baskıyla yaşayan belediyeleri de rahatlatmış olur. Belediyeler, Maliye'nin denetimlerini gerekçe göstererek daha rahat tarhiyat yapabilirler.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor