Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Sosyal Güvenlik

Ozan BARDAKÇI
23 Eylül 2021Ozan BARDAKÇI
988OKUNMA

Avukatın Vekâlet Ücreti Sigorta Primine Dâhil mi?

Ülkemizde 2020 yılı sonu itibariyle yaklaşık 78 bin erkek, 66 bin kadın avukat bulunuyor. 2020 Ağustos ayında stajyer avukat olan 25 bini de eklersek 170 bin civarında avukatlık ruhsatına sahip kişi var.

Avukatların yaklaşık beşte biri(1), kamu idarelerinin vekaletini üstleniyor. Tabi bu kişiler içinde 5434 sayılı Emekli Sandığına tabi kadrolu avukatlar, 5510 sayılı kanuna tabi kadrolu avukatlar, 5510 sayılı kanuna tabi sözleşmeli avukatlar ile kendi nam ve hesabına çalışan Bağ-Kurlu avukatlar var.

Her avukatın sosyal güvenlik statüsüne göre farklı prim kesiliyor. Örneğin 3.000 ekgöstergeli 1. Derece kadrolu 5434 Emekli Sandığına tabi bütün avukatlar için aynı matrah esas alınıyor. Sosyal güvenlik kesintisi değişmiyor. Kendi nam ve hesabına Bağ-Kur’lu olarak çalışan ve sözleşme ile Kurum ve Kuruluşların(2) davalarına bakan avukatlar da kendi primlerini asgari ücretten az olmamak üzere belirliyor. Bir de 2008 Ekim ayı sonrası memur olan avukatlar ile işçi statüsünde çalışan avukatlar var ki bunların sigorta primlerini işveren 80. maddeye göre belirliyor.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 80 inci maddesi 2008 Ekim sonrası memurların ve SSK statüsünde olanların brüt kazançlarından yapılacak sigorta primini belirliyor. Bu kesintiye prime esas kazanç adı veriliyor. Prime esas kazanç üzerinden Ekim 2008 sonrası memurlar ve SSK’lı kamu görevlilerinden %15 lik bir kesinti yapılıyor. Yani 10.000 TL’ye 1.500 TL sosyal güvenlik kesintisi.

Kamu ile çalışan avukatların sosyal güvenlik kesintileri statülerine göre değişiyor. Elbette aldıkları vekalet ücretleri de.

Vekalet ücreti, temsil yetkisine sahip ve avukatlık sıfatını taşıyan kişinin davanın kazanılması sonucu davayı kaybeden taraftan alması gereken yargılama ücretini ifade ediyor. Dolayısıyla işveren tarafından ödenen bir ücret değil. Mahkeme hükmü olarak hukuk alemine doğuyor ve davayı kaybeden tarafından ödeniyor.

Kamu kurum ve kuruluşları kazandıkları davalarda ortaya çıkan vekalet ücretlerini belli usullerle dağıtırlar. Bu usul genellikle vekalet ücretinin %70 tutarında ve belli bir göstergeyi çekmeyecek şekilde düzenlenir. Bu sayede kamu adına hareket eden avukatlar için ek bir gelir oluşur.

Oluşan ek gelir, gelir vergisi kanununa göre vergilendirilmektedir. Peki sosyal güvenlik bakımından avukatın vekalet ücreti prime esas kazanca dahil edilebilir mi?

  Bu konuda birden çok uygulama vardır. Yani kamu avukatlığı nedeniyle vekalet ücretlerinden gelir elde eden kişinin sosyal güvenlik statüsüne göre değişmektedir.

Kurum avukatının 5434 sayılı Emekli Sandığına tabi olması durumunda herhangi bir kesinti yapılmamaktadır.

Kurum avukatının SSK kapsamında istihdam edilmesi halinde ise prime esas kazançları düzenleyen 5510 sayılı Kanunun 80. maddesinde sayılan unsurlar arasında yer almasa da istisnalar arasında da yer almadığı için kesinti yapılması söz konusu olabiliyor. Yani konu iyice karmaşıklaşıyor.

Kendi nam ve hesabına çalışıp Kurumlarla fatura mukabili yahut sözleşme karşılığında anlaşma imzalayanları bu husus hiç etkilemiyor. Onlar prime esas kazançlarını kendileri belirliyor.

1-Türkiye Barolar Birliği ve Devlet Personel Başkanlığı verilerine göre.
2-Belediyeler, Üniversiteler, SGK, Maliye gibi çok sayıda kurum ve kuruluş

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor