Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Kitaplar

27 Temmuz 2020
363OKUNMA

Atatürk’e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği

Atatürk’e Saldırmanın Dayanılmaz HafifliğiAhmet Taner KIŞLALI

Kırmızı Kedi Yayınevi, Nisan 2018, 416 sayfa

Güncel ya da bilimsel nitelikli yazılarımı, bir kitapta toplamayı hiç düşünmemiştim. Beni böyle bir girişime ilk özendiren bazı gazeteci yazar dostlar oldu. Kitabın yayınlanması kadar adını da okurların belirlediğini söylersem pek yanlık olmaz: Mustafa Kemal'e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği başlıklı yazım düşünemeyeceğim, inanamayacağım kadar geniş yankı yapmıştır.

"Kışlalı'nın tahlillerine katılmamak mümkün değil... Yazıları, Atatürk'ün ve Atatürkçülüğün tükendiğini sananların karşısına bir anıt gibi dikiliyor..."
Hasan Pulur / Milliyet

"Prof. Kışlalı, bilimsellikle gazeteciliği üslubunda birleştirmeyi başarmış, ender yazarlardan, 'Atatürk'e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği' başlıklı nefis makalesini, kitabının en başına almış... Her biri ayrı güzellik ve değerde yazılar bunlar..."
Hıncal Uluç / Sabah

"Kışlalı, devlet adamlığı, bilim adamlığı ve gazeteciliği en iyi şekilde birbirine bağlayan, saygınlığını ve görüşlerindeki dürüstlüğü hiçbir zaman kaybetmeyen, nadir insanlarımızdan biridir... Eğer ciddi, sağlıklı tespit ve görüşleri olan sosyal demokrat bir yazarı okumak isterseniz, tavsiye ederim."

Mehmet Ali Birand / Sabah

"Kemalizmi savunuyorsanız, sol düşünceleri Kemalist bir bakış açısı ile irdelemek istiyorsanız; orduya, YÖK'e, Güneydoğu Sorununa, dile, dine, kadına, gençliğe, Kemalist bir gözlükle bakmak isterseniz, bu kitabı okumalısınız..."
Nevzat Dağlı / Cumhuriyet

“Onunla yaşadığımız harika günlerin coşkusunu ve alçakça kurban gittiği cinayetin acısını yüreğimden hâlâ atamadığım Sevgili Kuzenim Ahmet Taner Kışlalı'nın kitaplığımın baş köşesinde imzası ile duran kitabı "Atatürk'e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği/1993" ikinci defa basıldı, Mart 2018'de.. Tam çeyrek asır sonra.. Ve sanki tam da gününde..

Kuzenim, kitabının başlığını Cumhuriyet'teki köşe yazısından almıştı.

"Mustafa Kemal'e Saldırma'nın Dayanılmaz Hafifliği" idi, yazının başlığı..

Peki kitapta niye değiştirmişti.

Kendi sunum yazısında anlattı..

"Kitabıma ad koyarken niçin 'Mustafa Kemal' yerine 'Atatürk' dedim?"

Benim için, ikisi arasında yapay bir ayrım söz konusu değil. Yazarken ya da konuşurken, o anda hangisi dilimin ya da kalemimin ucuna gelirse, onu kullanırım. Ama son zamanlarda, sağda ve soldaki gericilerin 'Atatürk' adına gösterdikleri tepki, bende bir karşı tepki doğurdu.

Kitabımın adının, ona esin kaynağı olan yazımın başlığından farklı olmasının, 'Mustafa Kemal' yerine bu kez 'Atatürk' adını seçmemin nedeni budur."

Tekrar ediyorum. Ahmet bu satırları 1993'te yazmıştı.

Bugün 2018.. Ve ne acı ki, o satırlar hâlâ geçerli.. 25 yıl sonra hala Atatürk'e saldırmayı marifet sananlar, bu saldırıdan menfaat temin etme hayalinde olanlar var. Hem sağda var.. Hem solda var.. Aynen 93!.

Sevgili kuzenim, daha kundakta olan küçük kızı Nilhan'ı doktora kontrole götürecekti eşi, Nilüfer'le birlikte.. Bebeği üşümesin diye önden indi. Arabayı çalıştırıp ısıtacaktı.. Bindi ve bomba patladı. Tıpkı Uğur Mumcu'nun arabasının patlaması gibi..

Nilhan şimdi Kanada'da Üniversite okuyor.. Korkunç katiller hâlâ yakalanmadı.

Terör hâlâ sürüyor ve Atatürk'e saldırmaya doyamayanlar hâlâ var..

Bu kitap o kadar güncel.. 25 yıl sonra, güncel!.

Hıncal ULUÇ, Sabah Gazetesi, 1.4.2018