Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi

Vergi

Bülent TAŞ
24 Ekim 2019Bülent TAŞ
1126OKUNMA

Yeni Vergiler ve Kanun Teklifinin Öngördüğü Vergi Düzenlemeleri

Adalet ve Kalkınma Partisine mensup bir grup milletvekili tarafından 24 Ekim 2019 tarihinde Meclise sunulan Kanun teklifi ile;

  • üç yeni vergi ihdas edilmekte,
  • vergiye tabi kazancın tespitinde indirim konusu yapılabilecek giderler kısıtlanmakta,
  • bazı istisnaların yüksek gelir gruplarına uygulanmaması sağlanmakta,
  • üst gelirlere uygulanacak gelir vergisi oranı 5 puan artırılmakta,
  • inceleme sonucu tarh edilen vergilerin tahsilatını hızlandıracak

düzenlemeler yapılmaktadır.

Yapılan düzenlemeler vergi bazında aşağıda özetlenmektedir.

Dijital Hizmet Vergisi

Dijital ortamda sunulan reklam hizmetleri, dijital ortamda sunulan her türlü sesli, görsel veya dijital herhangi bir içerik teslimleri ve sosyal medya hizmetlerinden elde edilen hasılat üzerinden alınmak üzere %7,5 oranında dijital hizmet vergisi adı altında yeni bir vergi ihdas edilmektedir.

Verginin konusuna giren hizmet ve içeriklerden Türkiye’de elde edilen hasılatı 20 milyon TL’nin, Dünya genelinde elde edilen hasılatın 750 milyon Avronun altında olanlar bu vergiden muaf tutulmaktadır.

Ayrıca Hazine Payına, özel iletişim vergisine tabi tutulmuş hasılat ve Bankacılık Kanunu kapsamında elde edilen hasılat, Ar-Ge merkezlerinde geliştirilen ürünlerden elde edilen hasılat ve ödeme hizmetlerinden elde edilen hasılat dijital hizmet vergisinden istisna edilmektedir.

Kambiyo Muameleleri Vergisi

Kambiyo muameleleri vergisi oranı binde 1’den binde 2’ye yükseltilmekte, Cumhurbaşkanına bu oranı 10 katına kadar artırmaya yetki verilmektedir.

Konaklama Vergisi

Konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmetleri ile bu hizmetten yararlananlara verilen yeme, içme, aktivite, eğlence vb. hizmet bedelleri üzerinden %2 oranında alınmak üzere konaklama vergisi adı altında yeni bir vergi ihdas edilmektedir.

Kamu kurum ve kuruluşlarına ait olup kendileri tarafından işletilen işletmelerde verilen hizmetler, öğrenci yurtlarında, pansiyonlarda öğrencilere verilen hizmetler, diplomatlara verilen hizmetler bu vergiden istisna tutulmaktadır.

Ayrıca bir geçici madde ile verginin oranının 2020 yılında %1 olarak uygulanacağı öngörülmektedir.

Turizm fonundan sonra birde konaklama vergisinin getiriliyor olması turizm sektörünü önemli ölçüde etkiliyor olacaktır. Sektörün bunu yabancı turistlere aktarması yoğun rekabet ortamında zor gibi görünmektedir. Sektörle birlikte sanki yerli turistler bu vergiden daha çok etkilenecekler gibi görünmektedir.

Gelir Vergisi

  • Gelir vergisi kanununun 18’inci maddesinde yer alan serbest meslek kazançları istisnasının kazanç tutarı 500 bin TL’yi geçenler bakımından uygulanmayacağı öngörülmektedir.
  • Çalışanların işverence karşılanan günlük ulaşım bedelinin gelir vergisinden istisna edilebilecek kısmı 10 TL ile sınırlandırılmakta aşan kısmın ücret olarak vergilendirileceği öngörülmektedir. İrtibat bürolarında çalışanların ücretlerinin tamamen vergi dışı tutulmaya devam edilmesine rağmen, çalışanları işverenlerince karşılanan ulaşım giderlerinin günlük on lirayı aşan kısmının ücret olarak vergiye tabi tutulur hale getirilmesi hiç te hakkaniyetli değildir.
  • Spor yarışmalarına yöneten hakemlere yapılan ve vergi istisnası kapsamında olan ücret ödemeleri, istisna kapsamından çıkarılarak vergiye tabi hale getirilmektedir.
  • İşletmelerin kiralayıp faaliyetlerinde kullandıkları binek otomobillerinin her biri için gider yazılabilecek aylık kira bedeli 5.500 TL ile sınırlandırılmaktadır. İşletmelerin faaliyetlerinde kullanılmak üzere satın aldıkları binek otomobillerinin her biri için ödedikleri KDV ve ÖTV tutarı toplamının sadece 115 bin Liralık kısmının gider olarak yazılabileceği öngörülmektedir. İşletmelerin faaliyetlerinde kullanılmak üzere satın aldıkları binek otomobillerinin KDV ve ÖTV hariç satın alma bedellerinin 135 bin TL’yi aşan kısmının, KDV ve ÖTV’nin de aktifleştirildiği durumda 250 bin TL’yi aşan kısmın amortisman yoluyla gider olarak indirilmesinin önü kesilmektedir. Ayrıca işletmelerin faaliyetleri ile ilgili olarak yaptıkları harcamaların sadece %70 inin gider olarak indirilmesi öngörülmektedir.

Tüm bu sınırlamalar faaliyeti kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralaması olanlar için uygulanmayacak, ancak serbest meslek kazancı elde edenler için bire bir uygulanacaktır. Ticari veya serbest meslek kazancının elde edilmesi ile ilgili giderlerin indirimi ile ilgili bu kısıtlamalar, Gelir Vergisinin konusunu düzenleyen birinci maddesinde yer alan verginin safi kazanç üzerinden alınacağı temel ilkesine aykırılık teşkil etmektedir.

  • Ücret geliri 500 bin TL’nin üzerinde olan ücretler ile birden fazla işverenden ücret geliri elde edenlerin birinci işverenden aldıkları ücretleri 500 bin TL’yi geçenler için beyanname verme zorunluluğu getirilmektedir.
  • Davayı kazanan tarafa ödenecek avukatlık vekalet ücretler üzerinden tevkifatın avukata ödemeyi yapan tarafından yapılması hükme bağlanmaktadır.
  • Gelir vergisi tarifesine 500 bin TL’yi geçen kazançlar için yeni bir oran eklenmektedir. Eklenen yeni oran %40’tır.
  • Uyumlu mükellef olarak indirimden yararlanan mükelleflerden beyannamesini zamanında vermiş olmakla beraber vergisini iade alacaklarına mahsuben ödeyenlerin indirimden yararlandıktan sonra iade alacaklarının mahsubunu talep ettiği vergi borcunun altında kalması durumunda, altında kalan tutarın mahsubu talep edilen vergi borcunun %10’nu geçmemesi kaydıyla indirimden yararlanmaya devam edebilmesi mümkün kılınmaktadır. Ayrıca tecil edilerek terkini koşullara bağlanmış olan borçların koşulların gerçekleşmemesi halinde tecil süresinin bitimini takip eden on beş gün içinde ödenmesi halinde de uyumlu mükellef indiriminden yararlanılmaya devam edilecektir.
  • Vergiden istisna edilen günlük ulaşım bedellerinin, binek otomobilleri ile ilgili olarak getirilen gider kısıtlamalarının her yıl yeniden değerleme oranında artırılması imkanı sağlanmaktadır.
  • Yabancı para cinsinde ihraç edilen menkul kıymetlerden sağlanan getiriler ile döviz cinsinden açılmış hesaplardan elde edilen faiz gelirleri üzerinden tevkif edilecek vergi oranı için Cumhurbaşkanının mevcut beş puana kadar artırma yetkisi ayrı ayrı ve bir katına kadar artırma şekilde değiştirilmektedir. Böylece döviz tevdiat hesaplarından elde edilen faiz gelirlerine %30’a kadar vergi tevkifatı yapılabilmesi imkanı sağlanmaktadır.
  • 31 Aralık 2019’da sona erecek olan sporculara düşük oranlı vergi uygulamasının süresi 31 Aralık 2023 e uzatılmaktadır. Buna mukabil birinci lig sporculara uygulanan %15 vergi oranı %20 ye yükseltilmektedir. Ayrıca sporcuların gelirlerinin 500 bin lirayı aşması durumunda beyan kapsamına alınarak artan oranlı tarife dolayısıyla en yüksek %40 oranı üzerinden vergilendirilmesi imkanı sağlanmaktadır.
  • Tarifede yapılan değişikliğin 1.1.2019-31.12.2019 tarihleri arasında elde edilen ücret gelirlerine uygulanmaması için düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca binek otomobilleri ile ilgili gider kısıtlamasına ilişkin hadlerin 2020 yılı için yeniden değerleme oranında artırılmaması yönünde de düzenleme yapılmaktadır.

Vergi Usul Kanunu

  • Bu kanun teklifi ile Vergi Usul Kanununa eklenen kanuni yoldan vazgeçme hükmü çerçevesinde hesaplanan vergilere vade tarihinden kanuni yoldan vazgeçme tarihine kadar gecikme faizi hesaplanması öngörülmektedir.
  • Hazine ve Maliye Bakanlığının yapacağı risk değerlendirmesi sonucu sahte belge düzenleme riski yüksek bulunan mükelleflerin incelemeye sevk edilmesi, mükellefiyetlerinin terkini, mükellefiyetinin devamını isteyenlerden teminat alınması hususlarını düzenlemek üzere Vergi Usul Kanununa yeni bir madde eklenmektedir.
  • İzaha davet edilen mükelleflere verilen izahta bulunma, beyanname verme ve ödemeye ilişkin süre 15 günden 30 güne çıkarılmaktadır. Gerekli düzeltmeleri yapmadan önce mükelleflerin izahlarının kabul edilip edilmediğinin mükellefe bildirilmesi yönünde düzenleme yapılmaktadır. Yapılan ön tespitler sonucu sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullandığı düşünülen mükelleflere vergi ziyaı cezasının %20 oranında uygulanabilmesi için gerekli olan “her bir belge itibarıyla 50 bin  (504 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2019'dan itibaren 70.000 TL) Türk lirasını geçmemesi ve mükellefin ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının %5'ini aşmaması”  koşulu bir takvim yılında kullanılan sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge tutarının 100 bin Türk Lirasını aşmaması ve bu tutarı aşsa bile bu yıldaki mal ve hizmet alımlarının %5 ini aşmaması şekline dönüştürülmektedir.
  • Vergi Usul Kanunu 376’ncı maddede yapılan değişiklikle indirimden birden fazla kez yararlanılmak istense de indirim oranının cezanın yarısı olarak uygulanmasına imkan sağlanmaktadır. Ayrıca uzlaşma sonucu ortaya çıkan vergi ve cezanın %75’inin uzlaşma tutanağı vergi ve cezaların ödenme zamanlarından önce tebliğ edilmesi halinde kanuni ödeme zamanlarında; ödeme zamanları kısmen veya tamamen geçtikten sonra tebliğ edilmesi halinde ödeme süreleri geçmiş olanların uzlaşma tutanağının tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi halinde uzlaşılan cezanın yüzde 25 inin indirilmesi imkanı getirilmektedir.
  • Vergi Usul Kanununun 379’uncu maddesi yeniden düzenlenerek mükelleflere kanuni yoldan vaz geçmeleri halinde dava konusu vergi ve cezalarla ilgili birtakım indirimler getirilmektedir. Buna göre vergi mahkemesi veya bölge idare mahkemelerinde verilen kararlarda, mükellefin temyiz veya istinaf yoluna gitmemesi halinde mahkemece kaldırılan verginin %60’ı, tasdik edilen verginin tamamı ile tasdik edilen vergi tutarına isabet eden cezanın %75’i kanun yoluna baş vurma süresi içinde verilecek kanun yolundan vaz geçme dilekçesi tarihi itibariyle tahakkuk etmiş sayılacaktır. Bu şekilde tahakkuk eden tutarların bir ay içinde ödenmesi gerekir. Bu şekilde tahakkuk eden tutarın %80’inin gecikme faizi ile birlikte bu sürede ödenmesi halinde vergi ve ceza tutarında %20 oranında indirim yapılacaktır. Ancak tasdik edilen vergi tutarları için bir indirim söz konusu değildir. Mükellefin ilk derece mahkemede kaldırılan vergi için temyiz yoluna gitmesi pek makul görünmemektedir. Temyiz yoluna gidecek olan kaybeden taraftır yani idare. Mükellefin temyiz yoluna gitmeyeceği yönündeki başvurusu maddeye göre idarenin de temyize gitmesinin önünü kesecektir. Mükellef idarenin temyize gitmesini önlemek için kaldırılan verginin %60’ını ödemek ister mi? Tartışılır. Bu madde ilk derece mahkemede kaybedilen verginin cezasının %25’inden kurtulmak için kullanılır mı? O da tartışılır. Bu hükmün uygulamada nasıl sonuç doğuracağını zaman içinde göreceğiz.
  • VUK 370’nci madde uyarınca yapılan ön tespitler çerçevesinde uygulanan ceza uzlaşma kapsamı dışında tutulmaktadır. Ayrıca uzlaşılan vergilerin zamanında ödenmesi halinde uygulanan indirimin mümkün olabileceği uzlaşma ile ilgili ek 9’ncu maddede bir kez daha teyit edilmektedir.

Harçlar

Gayrimenkul alım satımlarında tapu harcının gerçek alım satım bedeli üzerinden hesaplanacağı netleştirilerek, tapu harcına esas değerin emlak vergisi değeri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünce yapılan veya yaptırılan değerleme sonucu belirlenmiş bir değer bulunması halinde bu değerden de az olamayacağı düzenlemektedir. Ayrıca harçlar kanunun ek 4 sayılı tarifede yer alan ifade tapu harcının gerçek devir ve iktisap bedeli üzerinden alınacağı daha açık bir şekilde ifade edilerek netlik kazandırılmaktadır.

Değerli Konut Vergisi

Emlak vergisi Kanununa eklenen dördüncü kısım ile değerli konut vergisi ihdas edilmektedir. Buna göre Türkiye sınırları içinde bulunan mesken nitelikli konutlar verginin kapsamına girmektedir. Ancak Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünce değeri 5 milyon Türk Lirasının altında belirlenen konutlar vergiden istisna edilmektedir. 5 milyon liralık istisna sınırı her yıl yeniden değerleme oranında artacaktır. Tapu kadastro Genel müdürlüğünün değer belirleme, sahiplerine tebliğ ve itiraz yolları da kanunda düzenlenmektedir. Tapu Kadastronun değer belirlemediği durumlarda bina vergi değeri esas alınarak vergilendirme yapılacaktır.

Verginin matrahı binanın vergi değeri ve Tapu Kadastro tarafından belirlenen değerlerden yüksek olanıdır.

Verginin oranı değeri 5 ila 7,5 milyon arası olanlarda binde 3, 7,5 ila 10 milyon arası olanlarda binde 6, 10 milyonu aşanlarda binde 10’dur. Tarifede yer alan değer alt ve üst sınırları her yıl yeniden değerleme oranında artacaktır.

Genel ve özel bütçeli idarelerin, belediyelerin ve üniversitelerin mesken nitelikleri konutları, mesken nitelikli tek taşınmazı olanlardan hiçbir geliri olmayan veya geliri sosyal güvenlik kurumlarından aldığı aylıklardan ibaret olanların sahip olduğu taşınmaz, karşılıklı olmak kaydıyla yabancı elçilik ve konsolosluklara ait mesken nitelikli taşınmazlar, ve milletler arası kuruluşlar ve bunların Türkiye temsilciliklerine ait taşınmazlar ve esas faaliyet konusu bina inşası olanların işletmelerine kayıtlı henüz satışa konu edilmemiş yeni inşa edilmiş taşınmazlar değerli konut vergisinden muaf tutulmaktadır.

Değerli konut vergisi gelirleri Belediyelere değil genel bütçeye gelir olarak aktarılacaktır. Ayrıca üzerinden mahalli idarelere pay da hesaplanmayacaktır.

Sonuç

Kanun teklifinde yer alan düzenlemeler yüksek gelir gruplarından, yüksek değerli servetlerden daha fazla vergi almak gibi bir hedefi gütmekle beraber gider kısıtlaması gibi vergi tekniği ve sistematiğine uymayan düzenlemeler de içermektedir. Ayrıca Yeni Ekonomi Programında yer alan istisna ve muafiyetlerin gözden geçirilerek gereksiz olanların elimine edilmesi hedefi Kanun teklifinde çok sınırlı bir şekilde yer almaktadır. Tam anlamıyla kaldırılan tek istisna hakemlerin ücretleri ile ilgili istisnadır.

Teklif yeni getirilen dijital hizmet vergisi, konaklama vergisi ve değerli konut vergisi ile daha çok dolaylı vergiler ve servet vergileri yoluyla vergi gelirlerinin artırmayı hedeflemektedir. Gelir üzerinden alınan vergiler ile ilgili düzenlemelerin vergi gelirlerinde artışa yol açma potansiyelinin yüksek olmadığını değerlendiriyorum.

Türkiye’nin en önemli gelir kaynağı kayıt dışı ekonomi ile etkin mücadele ve etkin bir vergi tahsilatıdır. Gelir İdaresinin denetim kapasitesi ve tahsilat yönetim kapasitesinin ve bu konularda kendi kendine hareket kabiliyetinin güçlendirilmesi gerekir. Bunu gerçekleştirmeden yeni vergi getirilse de vergi oranları artırılsa da yeterli düzeyde ve istikrarlı bir şekilde vergi toplanamaz.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor