Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi
Bülent TAŞ
08 Temmuz 2012Bülent TAŞ
98OKUNMA

Yeni Vergi Yasası Neler Getiriyor?

Yeni Vergi Kanununu Değişiklikleri Neler Getiriyor?


15 Haziran 2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6322 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Getirdiği Düzenlemeler kısaca aşağıda yer almaktadır.

1. Kurumlar Vergisi Kanunu

İştirak Kazançları İstisnası: Yapılan düzenlemeyle bir kurumun bir başka kurumdan elde ettiği iştirak kazançları için mevcut bulunan ancak yatırım fon ve ortaklıklarından elde edilen kâr paylarını kapsamayan iştirak kazançları istisnasının kapsamı genişletilmekte, tam mükellefiyete tabi girişim sermayesi yatırım fonu katılma payları ile girişim sermayesi yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde ettikleri kar payları da istisna kapsamına alınmaktadır.

Portföy Yönetim Şirketler ve Yabancı Fonlar: Yapılan düzenlemeyle Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen yabancı fonların, Sermaye Piyasası Kurulunca verilen portföy yöneticiliği yetki belgesine sahip tam mükellef şirketler aracılığıyla, organize bir borsada işlem görsün veya görmesin her turlu menkul kıymet ve sermaye piyasası aracı, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmesi, varant, döviz, emtiaya dayalı vadeli işlem ve opsiyon sözleşmesi, kredi ve benzeri finansal varlıklar ve kıymetli maden borsalarında yapılan emtia işlemlerinden elde ettikleri kazançları nedeniyle, maddede belirtilen şartların birlikte gerçekleşmesi halinde, portföy yöneticiliği yapanlar; söz konusu fonlar için daimi temsilci, bunların iş yerleri de bu fonların işyeri veya iş merkezi olarak sayılmayacaktır. Bu kazançlar için beyanname verilmeyecek, diğer kazançlar nedeniyle beyanname verilmesi halinde bu kazançlar beyannameye dahil edilmeyecektir.

Portföy yöneticiliği yapan şirketin belirtilen şartları sağlamak kaydıyla yabancı fondaki pay sahipliğinden doğan kazançları kurumlar vergisinden müstesna olacaktır.

Düzenlemeler esas itibariyle Türkiye’de kurulacak portföy yönetim şirketleri tarafından yönetilecek yabancı fonların Türkiye’de vergilendirilmesini engellemekte ayrıca bu yönetim şirketlerine bu fonlardan elde edecekleri kazanç payları için istisna sağlamaktadır.

İndirilebilir Bağışlar: Kurumlar Vergisi Kanunun 10 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile mülki idare amirlerinin izni ve denetimine tabi olarak yaptırılacak ibadethaneler ve Diyanet İşleri Başkanlığı denetiminde yaygın din eğitimi verilen tesislerin inşası dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu tesislerin inşası için bu kuruluşlara yapılan her türlü bağış ve yardımlar ile mevcut tesislerin faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü nakdî ve aynî bağış ve yardımların tamamının vergiye tabi kurum kazancından indirilmesine imkan sağlanmaktadır. Ayrıca Türkiye Yeşilay Cemiyetine makbuz karşılığı yapılan nakdi bağış ve yardımların tamamının da indirim konusu yapılabilmesi sağlanmaktadır.

Girişim Sermayesi Fonu İndirimi: Bu Kanun ile Vergi Usul Kanununda değişiklik yapılarak, Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi olarak Türkiye’de kurulmuş veya kurulacak olan girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına sermaye olarak konulması veya girişim sermayesi yatırım fonu paylarının satın alınması amacıyla, ilgili dönem kazancından veya beyan edilen gelirden girişim sermayesi fonu ayrılabileceği belirtilmiştir. Fonun ayrılması ile ilgili düzenlemenin ayrıntısına Vergi Usul Kanununda yapılan değişiklikler bölümünde yer verilmiştir.

Kurumlar Vergisi Kanunun 10 uncu maddesinde yapılan bu düzenlemeyle de ayrılan bu fonun vergiye tabi kurum kazancının %10 unu aşmamak kaydıyla indirimine imkan sağlanmaktadır.

Yurtdışına Sağlanan Hizmet İstisnası:Gelir Vergisi Kanunun 10 uncu maddesine eklenen bir bent ile yurtdışına sağlanan bazı hizmetlerden elde edilen gelirlerin yarısının vergi dışında tutulması sağlanmaktadır. Buna göre;

  • Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere veya
  • İşyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara

Türkiye’de verilen ancak münhasıran yurt dışında yararlanılan

  • mimarlık,
  • mühendislik,
  • tasarım,
  • yazılım,
  • tıbbi raporlama,
  • muhasebe kaydı tutma,
  • çağrı merkezi ve
  • veri saklama hizmeti

alanlarında faaliyette bulunan hizmet işletmelerinin münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazancın %50’si vergi dışı tutulabilecektir. Bu hizmetler, yararlanıcısı yurt dışında olan ve uzaktan erişim imkanları kullanılarak verilecek hizmetlerdir.

Ayrıca ilgili bakanlığın izni ve denetimine tabi olarak eğitim ve sağlık alanında faaliyet gösteren ve Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere hizmet veren işletmelerin münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazancın %50’si de vergi dışı tutulabilecektir. Maddenin gerekçesine göre bu hizmetlerin, fiziki olarak Türkiye'de verilmekle birlikte, yararlanıcısının yurtdışı yerleşikler olması gerekecektir. Söz konusu istisna, bir kazanç istisnası olduğundan; istisna kapsamındaki faaliyetlerden elde edilen hasılattan bu faaliyetler nedeniyle yüklenilen gider ve maliyet unsurları ve istisna kapsamına giren faaliyetler ile bu kapsama girmeyen işlerin birlikte yapılması halinde müşterek genel giderler ile müştereken kullanılan tesisat, makine ve ulaştırma vasıtalarının amortisman giderlerinden pay verilmesi sonucu bulunacak kazancın % 50'si gelir vergisinden istisna olacaktır. İstisna kazancın ve bu bağlamda beyan edilecek gelirin tespiti acısından, istisna kapsamında bulunan ve bulunmayan hasılat, maliyet ve gider unsurlarının ayrı ayrı izlenmesi ve istisna kapsamında olan faaliyetlere ait hasılat, maliyet ve gider unsurlarının, diğer faaliyetlerle ilişkilendirilmemesi ve kayıtların da bu ayrımı sağlayacak şekilde tutulması gerekecektir.

Maliye Bakanlığı ilgili Bakanlıkların görüşünü almak suretiyle bu teşvik mekanizmasının uygulamasına ve denetime ilişkin usul ve esasları belirleyecektir.

Finansman Gider Kısıtlaması:Kurumlar Vergisi Kanunun 11 inci maddesinde yapılan bir düzenlemeyle kurumlar vergisine tabi kurum kazancın tespitinde dikkate alınabilecek finansman giderlerinin Bakanlar Kurulunun belirleyeceği oranda kısıtlanması öngörülmektedir. Buna göre;

  • kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde,
  • aşan kısma münhasır olmak ve yatırımın maliyetine eklenenler hariç olmak üzere

işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kar payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının %10’unu aşmamak üzere Bakanlar Kurulunca kararlaştırılan kısmı ticari kazancın tespitinde dikkate alınamayacaktır.

Belirlenecek oranı sektörler itibariyle farklılaştırmaya Bakanlar Kurulu, hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır. Bu hüküm de 1.1.2013 tarihinden itibaren uygulanacaktır. Bakanlar Kurulu henüz bir oran belirlememiştir.

Stopajın Kapsamı:Kurumlar Vergisi Kanunun 15 inci maddesinde yapılan düzenleme ile;

  • 4749 sayılı Kanuna göre kurulan varlık kiralama şirketlerince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan iratlar,
  • 5602 sayılı Kanun kapsamında şans oyunlarını düzenleyenler tarafından bunların bayilerine veya aracılarına yapılacak komisyon, prim ve benzeri ödemeler,

kurumlar vergisi tevkifatı kapsamına alınmaktadır.

İndirimli Kurumlar Vergisi: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 32/A maddesi ve 14/7/2009 tarihli ve 2009/15199 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde büyük ölçekli yatırımlar ve bölgesel teşvik uygulamaları kapsamında gerçekleştirilen yatırımlarda, gelir veya kurumlar vergisi öngörülen yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar bölgelere göre değişen oranlarda vergi indirimine konu edilmektedir.

Değişiklikten önceki mevcut düzenleme, vergi indirimine yönelik destek unsurunun yatırım döneminde, yatırımcıların diğer faaliyetlerinden doğan kazanca da uygulanmasına imkan vermemekteydi. Destekten sadece işletme döneminde ve yatırım teşvik belgesi konusu yatırımdan elde edilen kazanç üzerinden yararlanılabilmekte bu da destekten yararlanma süresi uzatmakta, ayrıca, yatırımcıların diğer ekonomik faaliyetlerinden elde ettikleri kazançların yatırıma yönlendirilmesini zorlaştırmaktaydı. Yeni teşvikle, yatırımcının diğer faaliyetlerinden elde ettiği kazançlarına indirimli kurumlar vergisi uygulanması imkânı getirilmektedir.

Düzenleme ile,

  • Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar ile belirlenecek illerde,
  • toplam yatırıma katkı tutarının % 50'sini ve gerçekleştirilen yatırım harcaması tutarını geçmemek üzere

yatırım döneminde kurumun diğer faaliyetlerinden elde edilen kazançlarına indirimli kurumlar vergisi oranı uygulatmak suretiyle yatırıma katkı tutarını kısmen kullandırmaya, Bakanlar Kurulu yetkili kılınmaktadır. Bakanlar Kurulu aynı zamanda bu oranı her bir il grubu için % 80'e kadar artırabilecek veya % 0'a kadar indirebilecektir.

2. Özel İletişim Vergisi Kanunu

Bilindiği üzere mobil telefon aboneliği ilk tesisinde 34 TL maktu vergi alınmaktadır. Yapılan düzenleme ile sadece iş ve hizmetlerin merkezi bir sunucu tarafından uzaktan izlenmesi ve yürütülmesine yönelik makineler arası veri aktarımına mahsus olan ve bunların yürütülmesi için zorunlu olanlar dışında sesli, görsel, iletişim veya genel amaçlı internet erişimi için kullanılmayan mobil telefon aboneliğinin ilk tesisi için bu vergi kaldırılmaktadır.

3. Katma Değer Vergisi Kanunu

Sermaye Piyasası Araçları İstisnası: Katma Değer Vergisi Kanunun 17/4 maddesinde yapılan düzenleme ile her türlü sermaye piyasası aracı tesliminin kısmi istisna kapsamına alınması sağlanmaktadır.

Oran Belirleme Yetkisi: Katma Değer Vergisi Kanunun 28 inci maddesinde yapılan düzenleme ile konut teslimlerinde inşaatın yapıldığı arsanın ve konutun vergi değeri ve bulunduğu yeri esas alarak faklı oran belirleme yetkisi Bakanlar Kuruluna verilmektedir. 150 metrekarenin altındaki konutlarda KDV oranı %1 olarak uygulanmakta olup özellikle yüksek fiyatla satılan ancak 150 metrekarenin altında olan konutlar için daha yüksek bir oran belirleyebilmek amacıyla düzenlemenin yapıldığı anlaşılmaktadır.

Uluslararası Kuruluşlar İstisnası: KDV Geçici 26 ncı maddede yapılan değişiklik ile NATO temsilciliklerine ve NATO ya bağlı program, fon ve özel ihtisas kuruluşlarına yapılan teslimler ve hizmet ifaları istisna kapsamına alınmakta, önceden kısmi istisna olarak düzenlenmişken yeni yapılan düzenleme ile tam istisna kapsamına alınmış bu teslimlerle ilgili yüklenilmiş olan KDV nin indirimine indirilemeyen kısmın iadesine imkan sağlanmıştır.

Kiralanmak Üzere Okul İnşası İstisnası: Yapılan düzenleme ile 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 23 uncu maddesine göre Bakanlık tarafından kiralama karşılığı yaptırılmasına karar verilen eğitim öğretim tesislerine ilişkin projelerden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten 31/12/2023 tarihine kadar ihalesi yapılacak olanlarının; ihale edilmesi ve projeyi alan firmalara proje kapsamında inşaata yönelik olarak yapılan mal ve hizmet teslimleri katma değer vergisi yönünden tam istisna kapsamına alınmaktadır. Bu istisna kapsamına giren mal ve hizmet teslimleri dolayısıyla yüklenilen vergiler, indirim yoluyla telafi edilememeleri halinde nakden veya mahsuben iade edilebilecektir.

Büyük ve Stratejik Yatırımlarda KDV İadesi: Katma Değer Vergisi Kanununa eklenen geçici madde ile 31.12.2023 tarihine kadar uygulanmak üzere, yatırım teşvik belgeleri kapsamında asgari 500 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen stratejik yatırımlar kapsamında, inşaat işleri nedeniyle yüklenilen ve takvim yılı sonuna kadar indirim yoluyla telafi edilemeyen katma değer vergisinin, izleyen yıl içerisinde iade edilmesi öngörülmektedir.

4. Gelir Vergisi Kanunu

Esnaf Muaflığında Sınır: Gelir Vergisi Kanunun 9 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile esnaf muaflığının kapsamı genişletilmektedir. Özellikle bastonculuk, semercilik, yazmacılık, yorgancılık, keçecilik, lüle ve oltu taşı işçiliği, çarıkçılık, yemenicilik, oyacılık ve bunlar gibi geleneksel, kültürel, sanatsal değeri olan ve kaybolmaya yüz tutan bazı meslek kollarında faaliyette bulunanlar vergiden muaf esnaf kapsamına alınmaktadır. Ayrıca maddede, esnaf ve sanatkarlara talepleri halinde Maliye Bakanlığınca Esnaf Vergi Muafiyeti Belgesi verileceği düzenlenmektedir. Bu Belge için herhangi bir vergi, resim veya harç söz konusu değildir.

Kira Gelirlerinde İstisna: Gelir Vergisi Kanunun 21 inci maddesi uyarınca kira geliri elde eden gerçek kişilerin bu gelirlerinin 3.000 TL kısmı gelir vergisinden istisna edilmektedir. Bu maddede yapılan değişiklik ile beyanı gerekip gerekmediğine bakılmaksızın ayrı ayrı veya birlikte elde ettiği ücret, menkul sermaye iradı, gayrimenkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratların gayrisafi tutarları toplamı 103 üncü maddede yazılı tarifenin üçüncü diliminde ücret gelirleri için yer alan tutarı (58.000 TL) aşanların bu istisnadan yararlanabilmesi imkanı ortadan kaldırılmaktadır. Söz konusu tutarın tespitinde maddede sayılan kazanç ve iratların, ayrı ayrı veya birlikte elde edilmesine bakılmaksızın brüt tutarlarının toplamı dikkate alınacaktır. Bu düzenleme 1.1.2013 tarihinden itibaren elde edilecek kira gelirleri için uygulanmaya başlanacaktır.

Finansman Gider Kısıtlaması:Gelir Vergisi Kanunun 41 inci maddesinde yapılan bir düzenlemeyle gelir vergisine tabi ticari kazancın tespitinde dikkate alınabilecek finansman giderlerinin Bakanlar Kurulunun belirleyeceği oranda kısıtlanması öngörülmektedir. Buna göre;

  • kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde,
  • aşan kısma münhasır olmak ve yatırımın maliyetine eklenenler hariç olmak üzere

işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kar payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının %10’unu aşmamak üzere Bakanlar Kurulunca kararlaştırılan kısmı ticari kazancın tespitinde dikkate alınamayacaktır.

Belirlenecek oranı sektörler itibariyle farklılaştırmaya Bakanlar Kurulu, hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır. Bu hüküm de 1.1.2013 tarihinden itibaren uygulanacaktır. Bakanlar Kurulu henüz bir oran belirlememiştir.

Basit Usule Dönüş: Gelir Vergisi Kanunun 46 ncı maddesi uyarınca, basit usule tabi olmanın şartlarını kaybedenler ile herhangi bir şekilde gerçek usulde vergilendirilmiş olanlar bir daha hiçbir şekilde basit usule dönememekte, hatta bu kişilerin aynı türden iş yapan eş ve çocukları da bu faaliyetleri nedeniyle basit usulden yararlanamamaktadır.

Yapılan düzenlemeyle, gerçek usulde vergilendirilen mükelleflerden, Gelir Vergisi Kanunun 47 nci maddesinde yazılı şartları taşıyanlardan arka arkaya iki hesap döneminin iş hacmi 48 inci maddede yazılı hadlerden düşük olanların, talepleri üzerine, bu şartın gerçekleşmesini takip eden hesap döneminden başlayarak basit usule geçebilmelerine imkân tanınmaktadır.

Repo ve Sermaye Piyasası Aracı Gelirleri: Gelir Vergisi Kanunun 75 inci maddesi uyarınca sadece her nevi tahvil, hazine bonosu ile Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerin geri alım veya satım taahhüdü ile iktisap ve elden çıkarılması durumunda elde edilen gelir menkul sermaye iradı olarak vergiye tabi tutulmaktaydı. Maddede yapılan değişiklik ile repo ve ters repo işlemlerinin kapsamı genişletilmekte, her nevi menkul kıymetin geri alım ve satım taahhüdü ile iktisap ve elden çıkarılması menkul sermaye iradı tanımı içine alınmakta, önceden değer artış kazancı olarak vergilendirilen bazı gelir unsurları menkul sermaye iradı kapsamına alınmaktadır. Böylece bu gelir unsurlarının stopaja tabi tutulması sağlanmakta vergilendirme rejimi değiştirilmektedir.

Ayrıca Sermaye Piyasası Kanunu hükümlerine göre ihraç edilen her turlu menkul sermaye piyasası araçlarından elde edilen gelirlerin menkul sermaye iradı olarak vergiye tabi tutulacağı yönünde yeni bir hüküm de maddeye eklenmektedir.

İndirilebilir Bağışlar: Gelir Vergisi Kanunun 89 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile mülki idare amirlerinin izni ve denetimine tabi olarak yaptırılacak ibadethaneler ve Diyanet İşleri Başkanlığı denetiminde yaygın din eğitimi verilen tesislerin inşası dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu tesislerin inşası için bu kuruluşlara yapılan her türlü bağış ve yardımlar ile mevcut tesislerin faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü nakdî ve aynî bağış ve yardımların tamamının vergiye tabi gelirden indirilmesine imkan sağlanmaktadır. Ayrıca Türkiye Yeşilay Cemiyetine makbuz karşılığı yapılan nakdi bağış ve yardımların tamamının da indirim konusu yapılabilmesi imkanı getirilmektedir.

Girişim Sermayesi Fonu İndirimi: Bu Kanun ile Vergi usul Kanununda değişiklik yapılarak, Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi olarak Türkiye’de kurulmuş veya kurulacak olan girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına sermaye olarak konulması veya girişim sermayesi yatırım fonu paylarının satın alınması amacıyla, ilgili dönem kazancından veya beyan edilen gelirden girişim sermayesi fonu ayrılabileceği belirtilmiştir.

Gelir Vergisi Kanunun 89 uncu maddesine yapılan bir düzenlemeyle de ayrılan bu fonun vergiye tabi gelirin %10 unu aşmamak kaydıyla indirimine imkan sağlanmaktadır.

Yurtdışına Sağlanan Hizmet İstisnası:Gelir Vergisi Kanunun 89 uncu maddesine eklenen bir bent ile yurtdışına sağlanan bazı hizmetlerden elde edilen gelirlerin yarısının vergi dışında tutulması sağlanmaktadır. Buna göre;

  • Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere veya
  • işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara

Türkiye’de verilen ancak münhasıran yurt dışında yararlanılan

  • mimarlık,
  • mühendislik,
  • tasarım,
  • yazılım,
  • tıbbi raporlama,
  • muhasebe kaydı tutma,
  • çağrı merkezi ve
  • veri saklama hizmeti

alanlarında faaliyette bulunan hizmet işletmelerinin münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazancın %50’si vergi dışı tutulabilecektir. Bu hizmetler, yararlanıcısı yurt dışında olan ve uzaktan erişim imkanları kullanılarak verilecek hizmetlerdir.

Ayrıca ilgili bakanlığın izni ve denetimine tabi olarak eğitim ve sağlık alanında faaliyet gösteren ve Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere hizmet veren işletmelerin münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazancın %50’si de vergi dışı tutulabilecektir. Maddenin gerekçesine göre bu hizmetlerin, fiziki olarak Türkiye'de verilmekle birlikte, yararlanıcısının yurtdışı yerleşikler olması gerekecektir. Söz konusu istisna, bir kazanç istisnası olduğundan; istisna kapsamındaki faaliyetlerden elde edilen hasılattan bu faaliyetler nedeniyle yüklenilen gider ve maliyet unsurları ve istisna kapsamına giren faaliyetler ile bu kapsama girmeyen işlerin birlikte yapılması halinde müşterek genel giderler ile müştereken kullanılan tesisat, makine ve ulaştırma vasıtalarının amortisman giderlerinden pay verilmesi sonucu bulunacak kazancın % 50'si gelir vergisinden istisna olacaktır. İstisna kazancın ve bu bağlamda beyan edilecek gelirin tespiti acısından, istisna kapsamında bulunan ve bulunmayan hasılat, maliyet ve gider unsurlarının ayrı ayrı izlenmesi ve istisna kapsamında olan faaliyetlere ait hasılat, maliyet ve gider unsurlarının, diğer faaliyetlerle ilişkilendirilmemesi ve kayıtların da bu ayrımı sağlayacak şekilde tutulması gerekecektir.

Maliye Bakanlığı ilgili bakanlıkların görüşünü almak suretiyle bu teşvik mekanizmasının uygulamasına ve denetime ilişkin usul ve esasları belirleyecektir.

Stopajın Kapsamı:Gelir vergisi Kanunun 94 ncü maddesinde yapılan düzenleme ile;

  • yabancı devletlere, yabancı kamu idare ve kuruluşları ile uluslar arası kuruluşlara ait diplomatik statüsü bulunmayan gayrimenkullerin kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemeler,
  • 4749 sayılı Kanuna göre kurulan varlık kiralama şirketlerince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan iratlar,
  • 5602 sayılı Kanun kapsamında şans oyunlarını düzenleyenler tarafından bunların bayilerine veya aracılarına yapılacak komisyon, prim ve benzeri ödemeler,
  • Her nevi sermaye piyasası araçlarından elde edilen gelirler

gelir vergisi tevkifatı kapsamına alınmaktadır.

Varlık Kiralama Şirketi: Gelir Vergisi Kanunun geçici 67 nci maddesinde yapılan düzenlemeyle 4749 sayılı Kanuna göre kurulan varlık kiralama şirketlerince yurt dışında ihraç edilen menkul kıymetlerin alım-satımı, itfası sırasında elde edilen getirileri ile bu menkul kıymetin dönemsel getirileri için geçici 67 nci madde hükümlerinin uygulanmaması sağlanmaktadır. Böylece bu menkul kıymetlerin vergileme rejiminin Hazine tarafından yurt dışında ihraç edilen tahvillerle paralel hale getirilmesi yani Türkiye’de vergiye tabi tutulmaması amaçlanmaktadır.

Ayrıca düzenleme ile Bakanlar Kuruluna geçici 67 nci madde kapsamında uygulanacak tevkifat oranını, kazanç ve iratlar için vade yapısına göre de farklılaştırma yetkisi verilmekte, bunun yanı sıra yatırım fonlarının fona iade dışında diğer şekillerde elden çıkarılmasının tevkifat yönünden fona iade ile aynı kapsamda olduğu hususu düzenlenmektedir.

Ücretlerde Vergi İstisnası: Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 80 inci madde ile Bakanlar Kurulunca, istatistiki bölge birimleri sınıflandırması, kişi başına düşen milli gelir veya sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyleri dikkate alınmak suretiyle belirlenecek illerde yapılacak yatırımlar için, Ekonomi Bakanlığı tarafından düzenlenen yatırım teşvik belgeleri kapsamında; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten 31/12/2023 tarihine kadar gerçekleşen yatırımlarda, teşvik belgelerinde öngörülen ve fiilen istihdam edilen işçilerin ücretlerinin sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin brüt tutarına tekabül eden kısmı üzerinden hesaplanan gelir vergisi, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmeye başlanacağı tarihten itibaren 10 yıl sureyle bu ücretlerle ilgili olarak verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden terkin edilecektir. Bu düzenlemenin uygulaması 1 Temmuz 2012 tarihinden itibaren başlamaktadır.

5. Vergi Usul Kanunu

Mükellefin Devletten Alacağına Gecikme Faizi: Vergi Usul Kanunun 112 nci maddesinde mükellefin vergi idaresinden olan alacağı için Devletin faiz ödemesi yapabilmesine imkan sağlayan önemli bir düzenleme yapılmıştır. Daha önce mevcut olan ancak uygulama alanı oldukça sınırlı olan düzenlemenin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi üzerine bu yeni düzenleme yapılmaktadır.

Konu iki başlık altında düzenlenmiştir. Birincisi fazla ve yersiz olarak ödenen vergiler, ikincisi ise vergi kanunlarının istisna vb. imkanları çerçevesinde mükellefe iadesi gereken vergiler. Buna göre;

  • Fazla ve yersiz olarak tahsil edilen vergiler, fazla veya yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz mükellefe ödenebilecektir.
  • Vergi Kanunları uyarınca iadesi gereken vergilerin, ilgili mevzuatı gereğince mükellef tarafından tamamlanması gereken bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi takip eden üç ay içinde iade edilmemesi halinde, bu tutarlara üç aylık sürenin sonundan itibaren düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz, mükellefe ödenebilecektir.

Her iki durum için de öngörülen faiz tecil faizi olup devletin mükellefin vergi borçlarını tecil edip taksitlendirirken kullandığı faiz oranıdır. Oran hali hazırda %12 olarak uygulanmaktadır.

Ayrıca Vergi Usul Kanununa eklenen Geçici 29 uncu madde ile fazla ve yersiz olarak tahsil edilen vergilere ilişkin faiz ödemesinin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra fazla ve yersiz olarak tahsil edilen vergilere uygulanacağı belirtilmektedir.

Girişim Sermayesi Fonu Yatırımları İstisnası: Vergi Usul Kanununa eklenen 325/A maddesi ile SPK mevzuatı kapsamında kurulan girişim sermayesi ortaklıklarına sermaye olarak konulmak veya girişim sermayesi fonu payları alımında kullanılmak üzere fon oluşturma imkanı getirilmiştir. Fonun kurum kazancının %10 nu ve öz sermayenin %20 sini aşması mümkün değildir.

Girişim sermayesi fonu olarak ayrılan tutarlar pasifte geçici bir hesapta tutulacak olup fonun ayrıldığı yılın sonuna kadar girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına veya girişim sermayesi yatırım fonlarına yatırım yapılmaması halinde, zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler gecikme faizi ile birlikte tahsil edilecektir.

Vergi Usul Kanununda yapılan bu düzenlemeye paralel olarak Kurumlar vergisi Kanununda da düzenleme yapılarak fonun kurum kazancından indirilmesine imkan sağlanmıştır. Kanunun yazımı biraz sıkıntılı gibi görünmekte sanki fonun iki defa kurum kazancından indirilebileceği sonucu çıkmaktadır. Maliye Bakanlığın uygulamayı yönlendirmesini beklemekteyiz.

6. Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu

Banka Kredi Sözleşmeleri İstisnası: Bankalar, yurt dışı kredi kuruluşları, uluslararası kurumlar ve finansman şirketlerince kullandırılacak kredilerin temini ve geri ödenmesi amacıyla düzenlenecek kâğıtlar Damga vergisinden ve Harçtan istisna edilmişken yapılan düzenlemeyle bu kağıtların yerine bu kurum ve kuruluşlarca kullandırılan kredilere, bu kredilerin teminatlarına ve geri ödemelerine ilişkin kağıtlar istisna edilmektedir. Önceki düzenlemenin yarattığı sonuç ile yeni düzenlemenin yarattığı sonuç aynı gibi görünmektedir. Kanunun gerekçesi uygulamadaki bazı tereddütlerin giderilmesi amacıyla düzenlemenin yapıldığını ifade etmektedir. Sanırım teminatlara ilişkin düzenlenen kağıtların istisna kapsamında olup olmadığına ilişki tereddütler yaşanmaktaydı.

Ayrıca, kamu kurum ve kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı ile döner sermaye işletmelerinde geçici personel olarak istihdam edilenlerle yapılan sözleşmeler ile 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununa göre hizmet alımına ilişkin yapılan hizmet sözleşmeleri damga vergisinden istisna edilmektedir.

Yeni Getirilen Harçlar: Yapılan düzenlemeyle iki yeni harç getirilmiştir. Birincisi ticari mahiyette olmaksızın, yolcuların kendi kullanımları için yurtdışından getirdikleri cep telefonları olup harç tutarı 100 TL olarak belirlenmiştir. İkincisi ise Bağımsız Denetim Kuruluşları Yetkilendirme Belgeleri ile Denetim Yetkilendirme belgeleri ve müşavirlik ruhsatlarıdır. Bağımsız denetim Kuruluşları yetkilendirme belgeleri ilk veriliş maktu, sonraki her yıl için nispi olacak şekilde düzenlenmiştir. Denetim yetkilendirme belgeleri ve müşavirlik ruhsat harçları bir kereye mahsus maktu olarak belirlenmiştir.

7. Özel Tüketim Vergisi Kanunu

Sigaranın Vergilendirilmesi: Yapılan düzenlemeyle, Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (III) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan tütün ürünleri için oransal verginin maktu vergi ile birlikte uygulanmasını esas alan bir vergileme modeli getirilmektedir. Buna göre, tütün ürünleri için sabit unsur olan maktu vergi ile birlikte asgari maktu vergi tutarına göre hesaplanacak vergi tutarından az olmamak üzere nispi vergi birlikte uygulanacaktır. Maktu vergi tutarlarının vergileme ölçüsü ise 20 adet sigaradan veya 50 gram tütünden oluşan birim ambalaj itibarıyla belirlenecektir. Birim ambalajların farklı adet veya gramdan oluşması halinde vergi tutarı, anılan adet veya grama göre oranlanarak hesaplanacaktır.

Maktu vergi tutarlarını bir takım sınırlar dahilinde belirleme yetkisi Bakanlar Kuruluna verilmektedir. Tütün ve alkol için sözkonusu olan asgari maktu ve maktu vergilerin altı aylık dönemler itibariyle ve otomatik olarak enflasyon oranında artmasını sağlatacak bir mekanizma öngörülmektedir.

ÖTV Kapsamına Alınan Ürün: Elektrikli araçların motorlarını çalıştırmaya mahsus araç pilleri, Kanuna ekli (IV) sayılı listeye dahil edilerek OTV kapsamına alınmakta; bunların en düşük elektrikli araçta uygulanmakta olan oranda (%3) vergilendirilmesi sağlanmaktadır.

8. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu

Yatırımlarda Prim İstisnası: Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Ek 2 nci maddesinde yapılan değişiklik ile yatırımlarda devlet yardımları hakkında kararlar çerçevesinde düzenlenen teşvik belgeleri kapsamında gerçekleştirilecek yatırımlarla istihdam edilen sigortalılar için sağlanan işveren prim desteğine ek olarak, Bakanlar Kurulunca istatistiki bölge birimleri sınıflandırması, kişi başına düşen milli gelir veya sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyleri dikkate alınmak suretiyle belirlenen illerde işveren hisseleri ile birlikte sigortalı prim hisselerinin tamamına kadar olan kısmının Devlet tarafından karşılanması imkanı getirilmektedir.

9. 5838 Sayılı Kanun

Hurda Araçlar:Yapılan düzenlemeyle;

  • Model yılı 1990 ve daha eski olan taşıtların Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten 31/12/2014 tarihine kadar bedelsiz olarak il özel idarelerine veya 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununun 323 uncu maddesi uyarınca Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) Hurda işletmesi Müdürlüğüne ait hurda müdürlüklerine teslim edilerek Kanun kapsamında hurdaya ayrılmak suretiyle tescil kaydının silinmesi durumunda bu taşıtlar için taşıt sahipleri adına 31/12/2014 tarihine kadar tahakkuk etmiş olmasına rağmen ödenmemiş olan motorlu taşıtlar vergisi ile bu vergiye ilişkin gecikme zammı, gecikme faizi, vergi cezaları ve 28/2/2009 tarihine kadar tescil plakasına kesilen idari para cezaları terkin edilmekte,
  • Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla mevcut olmayan veya motorlu taşıt vasfını kaybeden model yılı 2000 ve daha eski olan taşıtlardan dolayı taşıt sahipleri adına tahakkuk eden motorlu taşıtlar vergilerinin 1/4'ünün 31/12/2014 tarihine kadar ödenmesi şartıyla kalan vergi aslı, gecikme zammı gecikme faizi vergi cezaları ve tescil plakasına kesilen idari para cezalarının tamamının tahsilinden vazgeçilmektedir.

10. 6111 Sayılı Af Kanunu (Affın affı)

Aftan Yararlanama Hakkı: Aftan yararlanmak üzere başvurduğu halde yükümlülüklerini yerine getirmeyenler için bu yükümlülüklerini yerine getirmeleri şartıyla Af Kanununun sağladığı haklardan yararlanabilme imkanını sürdürebilmeleri sağlanmaktadır.