Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi
Bülent TAŞ
04 Mart 2019Bülent TAŞ
407OKUNMA

Yeni Bir İstihdam Desteği

7166 sayılı Kanun’un 8’inci maddesi ile İşsizlik Sigortası Kanununun geçici 19’uncu maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

1/2/2019 ila 30/4/2019 tarihleri arasında işyerlerinde 2018 yılı Ocak ila Aralık ayları/döneminde aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ile 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarından en az sigortalı bildirimi yapılan aydaki/dönemdeki sigortalı sayısına ilave olarak işe alınanların, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenlerle feshedilmesi hariç̧ olmak üzere, işe alındıkları tarihten itibaren dokuz aylık sürede iş sözleşmesi feshedilmeksizin çalıştırılmaları halinde bu maddede belirtilen prim desteği ile birlikte işe alındıkları ay dâhil üç̧ aylık süre için prim ödeme gün sayısının 67,36 Türk lirası ile çarpımı sonucu bulunacak tutar Fondan karşılanmak üzere işverene destek olarak ayrıca sağlanır. Bu fıkra kapsamında işverene sağlanan ücret desteği işverenin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçlarına mahsup edilir, ancak işverene ödenmez.

Yeni Destekten Yararlanmanın Koşulları

İşe alımın 2018 yılı içinde verilen

  • aylık prim ve hizmet belgesi veya
  • muhtasar ve prim hizmet beyannamesi

ile 5510 sayılı Kanunun 4 (a) kapsamında bildirimi yapılan uzun vadeli sigorta kollar sigortalı sayısının en az olduğu ay veya dönemdeki uzun vadeli sigorta kolları sigortalı sayısına ilave olarak yapılmış olması gerekmektedir. Dolayısıyla 2018 yılı içinde en düşük istihdam sayısına ek olarak bir istihdamın yapılmış olması, ayrıca işe alımın uzun vadeli sigorta kollarında olması gerektiği anlaşılmaktadır.

Yeni işe alınanların iş sözleşmelerinin işveren tarafından haklı nedenlerle feshedilmesi hariç̧ işe alındıkları tarihten itibaren dokuz ay süre ile iş sözleşmesi feshedilmeksizin çalıştırılmaları gerekmektedir. Yeni alınanlar değil de eski çalışanların işine son verilmesinin desteği olumsuz etkilemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu da desteğin amacına aykırılık teşkil etmektedir. Bu nedenle uygulayıcı birim tarafından açıklığa kavuşturulmasında yarar vardır.

Öte yandan destekten yersiz yararlanıldığının tespiti halinde, yararlanılan destek tutarı iş- verenden 5510 sayılı Kanunun 89’uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilebilecektir.

Sağlanan Destek

İşsizlik Sigortası Kanununun mevcut düzenlemeleri (Geç. Md. 19) çerçevesinde ek istihdam nedeniyle işe alınanlarla ilgili olarak çalışanların prime esas kazançları üzerinden hesaplanan sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı tutarında destek verilmektedir.

Yeni getirilen bu düzenlemeyle ek istihdam nedeniyle işe alınanlar için işe alındıkları ay dâhil üç̧ aylık süre için prim ödeme gün sayısının 67,36 Türk lirası ile çarpımı sonucu bulunacak tutar işverene destek olarak sağlanacaktır. Bu destek işverene ödenmemekte işverenin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçlarına mahsup edilebilmektedir. Anlaşılan işverenin mevcut birikmiş borcu olmasa bile destek tutarının yeni doğacak prim borçlarından mahsubu öngörülmektedir. 

Dolayısıyla mevcut destekle birlikte yeni işe alınanlar için sosyal güvenlik primi işçi işveren hissesi ödenmeyeceği gibi bir de aylık asgari ücret tutarı kadar bir ek destek sağlanmaktadır.

Sağlanan Desteğin Niteliği ve Vergilendirilmesi

Devlet üç aylık sürede istihdam edilen her bir çalışan için üç ay süreyle işverene aylık 2.020 TL bir destek vermektedir. Buna göre her ne kadar Devlet desteği olsa da işveren ek olarak işe aldığı yeni çalışanlara yapacağı ücret ödemelerini kendisi üstlenmekte ve bununla ilgili vergi stopaj yükümlülüğünün de işveren tarafından yerine getirilmesi gerekmektedir. Ancak İşsizlik Sigortası Kanunun Geçici 21’inci maddesi uyarınca ek istihdam çerçevesinde yeni çalışanlara ödenecek ücretler gelir vergisine tabi tutulmamaktadır. Dolayısıyla bir vergi yükü söz konusu değildir.

Öte yandan Fondan sağlanan destek tutarları, söz konusu geçici 19’uncu madde uyarınca gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gelir, gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınamamaktadır. Buna göre işverenlere sağlanan ilave istihdam desteğinin işveren nezdinde vergiye tabi kazancın tespitinde gelir olarak dikkate alınmaması, dolayısıyla üzerinden gelir veya kurumlar vergisi hesaplanmaması gerekmektedir. Ancak İlave istihdam nedeniyle işverenin katlanacağı ücret ve diğer maliyetler, işverenin kendisi tarafından karşılandığı ve ücret ödemesi ile destek arasında bir illiyet bağı kurulmadığı için gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabilir gibi görünmektedir. Dolayısıyla ek istihdam nedeniyle işveren aslında devletten alarak çalışana ödeyeceği ücreti gider olarak vergiye tabi diğer kazançlarından indirme imkanına kavuşmakta ve çalıştıracağı her bir kişi için ödeyeceği asgari ücretin %22’si oranında bir kurumlar vergisi avantajı da kendisine sağlanmış olmaktadır. Konunun bu boyutuyla Gelir İdaresince açıklığa kavuşturulmasında yarar bulunmaktadır.

Bu yeni istihdam desteği gerçekten sıra dışı bir destek. Umarız istihdama gerçekten bir katkı sağlar.