Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Vergi

Ahmet YAVUZ
06 Nisan 2020Ahmet YAVUZ
12229OKUNMA

Yatırıma Katkı Tutarını Endeksleyecek Mükelleflerin Dikkatine!

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/A maddesine, yatırıma katkı tutarının endekslenmesine ilişkin hüküm 07.09.2016 tarihli ve 6745 Sayılı Kanun’un 66. maddesiyle eklenmiştir.

Buna göre; yatırımın tamamlanması şartıyla, indirimli kurumlar vergisi uygulanarak yararlanılan kısmı hariç olmak üzere, kalan yatırıma katkı tutarı yatırımın tamamlandığı hesap dönemini izleyen yıllarda Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre, bu yıllar için belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak dikkate alınacaktır.

Bilindiği üzere indirimli kurumlar vergisi uygulamasının amacı, mükellefler tarafından yapılacak yatırımların vergi politikası yoluyla devlet tarafından teşvikidir. Söz konusu teşvik mükelleflerin yatırım harcaması yapması karşılığında, belirlenen yatırıma katkı tutarına ulaşana kadar devletin mükelleften alacağı vergiden vazgeçmesidir. Burada bahsedilen yatırıma katkı tutarı, indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle tahsilinden vazgeçilen vergi yoluyla yatırımların devletçe karşılanacak tutarını ifade etmektedir.

Yukarıda ifade edilen 6745 Sayılı Kanun ile vergi mevzuatımıza eklenen yatırıma katkı tutarında endeksleme yapılmasının amacı ise enflasyondan yatırımcıları korumak ve dolayısıyla enflasyonun neden olabileceği kayıpların önüne geçebilme ihtiyacından doğmuştur. Bu hesaplama yapılırken endekslemenin yeniden değerleme oranında arttırılacağı ibaresinden anlaşılması gereken, Vergi Usul Kanunu Mükerrer Madde 298’de yer alan hükümlerin esas alınmasıdır.

VUK Madde 298’e göre belirlenen yeniden değerleme oranı ve endeksleme oranı Hazine ve Maliye Bakanlığınca tebliğler aracılığıyla açıklanmakta, yıllar itibarıyla hesaplanan yeniden değerleme oranının ne olduğu ilan edilmektedir. Bu oran yıllık olarak hesaplandığından takvim yılı esasına göre beyanname veren mükellefler bu oranları ilgili yıllar için, özel hesap dönemini kullanan mükellefler ise geçici vergi dönemleri itibarıyla Gelir İdaresi Başkanlığının bu amaçla yayımlamış olduğu Kurumlar Vergisi Kanunu sirkülerlerinde ilan edilen oranları dikkate alabileceklerdir.

Mükellefler ve vergi uygulayıcıları için öncelikle unutulmaması gereken husus, yapılacak endekslemenin hak kazanılan nihai katkı tutarını değiştirmeyeceğidir. Söz konusu işlem sadece ilgili yılda yararlanılacak indirim tutarını enflasyon ölçüsünde güncelleyecektir. Bu sayede yatırıma katkı tutarına ulaşılacak süre kısalacak ve mükellef lehine teşvik amacını kuvvetlendiren bir durum ortaya çıkacaktır.

Endekslemede dikkate alınması gereken bir diğer durum, lafzen açık olan bir kanun hükmünü uygularken mükelleflerin hataya sebebiyet vermemeleri yönündedir. Genellikle anlaşılması zor olan vergi kanunlarının, “lafzen ve ruhu ile” hüküm ifade edeceği Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinde hüküm altına alınmıştır. Buradan yola çıkarak mevzuatımıza 07.09.2016 tarihi itibarıyla eklenen yatırıma katkı tutarı için yapılacak endekslemede, ilgili madde lafzen “yatırımın tamamlandığı hesap dönemini izleyen yıllarda” bu hükümden yararlanılacağını açıkça ifade etmiştir.

Mükelleflerin bu konuda çok dikkat etmeleri gerekmekte ve henüz tamamlanmamış bir yatırım için endekslemeye girişmeleri, hazineye eksik ödenen verginin sonradan gecikme faiziyle geri tahsil edilmesi sonucunu doğurabilecektir. Uygulamada mükelleflerin bu hususu göz ardı ederek biraz aceleci davrandıkları görülmektedir.

Yine söz konusu kanun hükmüne baktığımızda endekslemenin “yararlanılan kısmı hariç” olarak yapılmasının belirtildiğini görmekteyiz. Buradan anlaşılması gereken şudur ki toplam yatırıma katkı tutarından, önceki yıllarda yararlanılan indirim tutarı kadarlık kısmının veya yatırım devam ederken diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlara uygulanan indirim tutarının mahsup edilmesi ve endekslemeye dahil edilmemesidir.

Yatırımın tamamlandığı dönem olarak 1. Seri No.lu Kurumlar Vergisi Tebliğinde yatırım döneminin; teşvik belgesi kapsamındaki yatırıma fiilen başlanılan tarihi içeren geçici vergilendirme döneminin başından tamamlama vizesi yapılması amacıyla Ekonomi Bakanlığına müracaat tarihini içeren geçici vergilendirme döneminin son gününe kadar olan süre olduğu ve yatırımın tamamlandığı tarih olarak tamamlama vizesi için Ekonomi Bakanlığına müracaat tarihinin esas alınacağı ifade edilmiştir.

Öte yandan yatırımın fiilen tamamlandığı tarihin, tamamlama vizesinin yapılmasına ilişkin olarak Ekonomi Bakanlığına müracaat tarihinden önceki bir geçici vergilendirme dönemine isabet etmesi halinde ise yatırımın fiilen tamamlandığı tarihi içeren geçici vergilendirme döneminin son gününün yatırım döneminin sona erdiği tarih olarak dikkate alınacağından yatırımın tamamlanma tarihi olarak kabul edileceği ifade edilmiştir.

Son olarak endeksleme işlemi geçici vergi dönemleri itibarıyla yapılabilir mi sorusunu ele aldığımızda vereceğimiz cevap, 07.09.2016 tarihli ve 6745 Sayılı Kanun’un yanı sıra kurumlar vergisi tebliğinin endekslemeye ilişkin hükümlerinde bu duruma değinilmediği görülmüştür.
Ancak Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/A sayılı maddesi mükelleflere yönelik teşvik amaçlı bir hak olduğundan ve ilgili maddede yatırım nedeniyle indirimli kurumlar vergisi geçici vergi dönemlerinde de uygulanabileceği hükmü yer aldığından, endekslemenin geçici vergi dönemleri itibarıyla da yapılabileceği yorumunu rahatlıkla çıkarabilmekteyiz.

Özetle, endeksleme işlemi yatırımların tamamlanmasından sonra ve toplam yatırıma katkı tutarının yararlanılmayan kısmına uygulanması gerekmektedir. Bu işlem hak kazanılan nihai katkı tutarını değiştirmeyecektir. Ayrıca gerek takvim yılı esasına göre beyanname veren mükellefler gerekse özel hesap dönemini kullanan mükellefler, idarenin yayımladığı yeniden değerleme oranları uyarınca ve geçici vergi dönemleri itibarıyla söz konusu endeksleme işlemini gerçekleştirebileceklerdir.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor