Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Mükellef Hakları

Doç. Dr. Murat BATI
17 Aralık 2020Doç. Dr. Murat BATI
7287OKUNMA

Yargı ve Vergi İdaresinin VUK Md.124’ü Yanlış Okuma Sorunsalı

Yapılan bir tarhiyatın VUK’un 117 ve 118’inci maddeleri kapsamında bir hata olması durumunda söz konusu amme alacağı kesinleşmiş olsa dahi konunun idari ve yargı nezdinde çözümü mevcuttur.

Bu sistem şöyle işler; yapılan tarhiyatın VUK’un 117 ve 118’inci maddeleri kapsamında bir hata olduğu fark edildiği zaman ilgili gerekçenin de yazıldığı bir dilekçeyle tarhiyatı yapan vergi dairesine başvuru yapılması gerekmektedir. Söz konusu dilekçeye 60 gün içinde olumlu cevap gelirse sorun yok ancak olumsuz cevap gelirse ki genelde olumsuz cevap gelmekte ya da hiç cevap verilmemektedir. Bu kez Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı Gelir İdaresi Başkanlığı’na (GİB) “Şikayet Yoluyla Başvuru” şeklinde bir dilekçe ile başvuru yapılması “gerektiği” söylenmektedir. 60 gün içinde cevap gelirse bu süreden itibaren, şayet GİB cevap vermezse 60’ıncı günü takip eden günden itibaren yargıya gidilebilmektedir.

Ne zamana kadar düzeltme dilekçesi verebiliriz sorusuna cevap bulmak için VUK’un 126’ıncı maddesine bakmak lazım. Düzeltme zamanaşımı VUK’un 126’ıncı maddesinde “114’üncü maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hataları düzeltilemez.” hükmü ile başvuru süresi VUK’un 114’üncü maddesinde yer alan zamanaşımı süreleri ile sınırlandırılmıştır.

Ancak VUK’un 126’ncı maddesi ile VUK’un 114’üncü maddesinde hükmedilen zamanaşımı süresine ek bir süre verilmiştir. VUK’un 126’ncı maddesi uyarınca düzeltme zamanaşımı altı yıla kadar uzayabilmektedir. Bu ek süre için temel şart; vergi hatası içeren vergi ve/veya cezaların normal tahakkuk zamanaşımı içinde tebliğ edilmiş olması gerekmektedir.

Düzeltme zamanaşımı süresi içinde olmak şartıyla düzeltme başvurusunun dava açma süresinde ya da dava açma süresinden sonra yapılmasının dava açma süresine etkisi farklıdır. Nasıl mı? Şöyle; 

Dava Açma Süresinden Sonra “Hata” İçin Düzeltme Dilekçesi Verilirse 

Dava açma süresinden sonra; mükellef “hata” olduğunu fark ederse bu durumda önce tarha yetkili vergi dairesine VUK’un 117 ve/veya 118’inci maddeleri kapsamında bir hata olduğu gerekçesiyle bir dilekçe verilmesi gerekmektedir. Söz konusu vergi idaresi 60 gün içinde cevap verirse bu süreden itibaren, şayet cevap gelmezse 60’ıncı günden itibaren zımnen ret edilmiş sayılır. Vergi Usul Kanunu’nun 124’üncü maddesindeki “vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanlar şikâyet yolu ile Maliye Bakanlığı'na müracaat edebilirler” hükmü uyarınca Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı Gelir İdaresi Başkanlığı’na (GİB) “Şikayet Yoluyla Başvuru” şeklinde bir dilekçe ile müracaat edilebilir. GİB’den 60 gün içinde cevap gelirse İYUK’un 37/b maddesi uyarınca şikâyetin red yazısının mükellefe tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde dava açılabilir. Hazine ve Maliye Bakanlığı şikâyet yoluyla başvuruya 60 gün içinde cevap vermezse başvuru reddedilmiş sayılacak ve İYUK’un 10/2’nci maddesi uyarınca dava açma süresi bu 60 günlük süreden itibaren 30 gün olacaktır. 60 günlük cevap süresi dilekçenin Hazine ve Maliye Bakanlığı’na verildiği tarihten itibaren başlar. Bu sürenin bitim tarihinin tatile, hafta sonuna ya da mali tatile denk gelmesi durumunda bu süre uzamayacaktır. Diğer taraftan düzeltmeye başvurma verginin tahsilini durdurmaz.

Dava Açma Süresinde “Hata” İçin Düzeltme Dilekçesi Verilirse

Yükümlülere vergi ceza ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren gerek idari gerekse de yargı yoluyla bu borçları ya ortadan kaldırmayı ya da belli bir oranda azaltma yöntemleri sunulmuştur. Buna göre vergi ceza ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde yükümlü uzlaşmaya ya da cezada indirim gibi idari çözüm yöntemlerinden birini kullanabilir ya da yargı yoluna gidebilir.

Ancak çok özel bir husus daha var ki; vergi idaresinin yaptığı tarhiyat işleminin VUK’un 117 ve/veya 118’inci maddeleri uyarınca bir “hata” olması durumudur. Yükümlü “hatanın” düzeltilmesi için doğrudan dava açabileceği gibi bunu önce vergi idaresinde düzeltme yolunu da tercih edebilir. Bunun için vergi idaresine VUK’un 117 ve/veya 118’inci maddeleri uyarınca gerekçelendirilen bir dilekçe ile başvurması yeterlidir. Vergi idaresi 60 gün içinde cevap verirse o tarihte, cevap vermezse 60’ıncı gün sonunda zımnen ret edildiğinde bu tarihten itibaren 30 gün değil kalan dava açma süresi kadar süre uzayacaktır. Ayrıca dava açma süresi içinde vergi idaresine düzeltme başvurusu yapılır ve ret cevabı gelirse VUK 124’üncü maddesinin “vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra…” fıkrası uyarınca Maliye Bakanlığı’na şikâyet yolu ile başvuru yapılması gerekmemektedir. Yani Maliye Bakanlığı’na şikâyet yolu ile başvuru yolu ancak dava açma süresi geçtikten sonra yapılan düzeltme başvuruları içindir.

Örneğin 1 Eylül 2020 tarihinde yükümlüye vergi ceza ihbarnamesi tebliğ edilmiş olsun ve yükümlü ihbarnamede düzenlenen vergi ve cezalarda VUK 117 ve/veya 118’inci maddeler uyarınca bir hata olduğuna kanaat getirmiş olsun. Yükümlü isterse bunu 30 gün içinde yani 1 Ekim tarihine kadar vergi mahkemesine dava edebilir. Ancak önce düzeltme sürecini kullanmak isterse VUK m.117 ve/veya 118 uyarınca gerekçelendirdiği dilekçesi ile tarhiyatı yapan vergi dairesine varsayalım 23 Eylül tarihinde (dava açma süresinin bitmesine 8 gün kala) müracaat etsin. Burada iki ihtimal var; ya vergi idaresi 60 gün içinde olumlu/olumsuz cevap verecek ya da hiç cevap vermeyecek. Olumlu cevap verir hatayı düzeltirse sorun yok elbette. Ama vergi dairesi varsayalım 1 Kasım tarihinde olumsuz cevap verirse bu kişinin Maliye Bakanlığı’na “şikayet yoluyla başvuru” süreci olmadığında doğrudan dava yolunu kullanabilir. Dava yolunu kullanma süresi ise kalan süre kadar yani 8 gün uzayacaktır. Vergi dairesi hiç cevap vermezse bu defa 60’ıncı gün sonunda zımnen ret kabul edildiğinden bu tarihten itibaren bu kişinin Maliye Bakanlığı’na “şikayet yoluyla başvuru” tercihi/zorunluluğu da olmadığından doğrudan dava yolunu kullanabilir. Dava yolunu kullanma süresi ise kalan süre kadar yani 8 gün uzayacaktır.

Yargı ve Vergi İdaresinin VUK m.124’ü Yanlış Okuma Sorunsalı

Vergi Usul Kanunu’nun 124’üncü maddesinin “vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanlar şikâyet yolu ile Maliye Bakanlığı'na müracaat edebilirler” fıkrasında geçen “edebilirler” ifadesi yükümlüye bir zorunluluk değil bir tercih hakkı vermektedir. Yani vergi mahkemesine dava açma süresi geçtikten sonra yapılan düzeltme talepleri reddolunanlar doğrudan 30 gün içinde vergi mahkemesine isterlerse dava açabilirler. Madde hükmünde geçen “edebilirler” ifadesi mükellefe bir tercih hakkı vermektedir. Ancak bu şekilde açılan davalarda vergi mahkemeleri VUK m.124’teki süreç tamamlanmadığı gerekçesiyle Gelir İdaresi Başkanlığı’na dosyayı tevdi etmektedirler. Bunu yapmalarının herhangi bir hukuki gerekçesi yoktur. Tamamen yanlış şekilde yerleşmiş bir “uygulamadan” başka bir şey değildir bu. İlginçtir ki Gelir İdaresi de konuya sessiz kalmaktadır. Tercihe bağlı olan bu süreci kullanma yargının “yerleşmiş uygulaması” nedeniyle maalesef  “zorunlu bir hal” almıştır. Üniversitelerimizde öğrencilere zorla dayatılan “zorunlu seçmeli ders” gibi bir şey bu da sanırım.

Tez elden düzelmesi dileğiyle..

Sevgi ve saygılarımla..

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor