Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Mükellef Hakları

Yavuz Selim DURMUŞ
30 Temmuz 2020Yavuz Selim DURMUŞ
1033OKUNMA

Vergilendirme Süreçlerinde Temsil Hakkı ve Vergi Avukatlığı Müessesesi

“Vergi İncelemesinde ve Akabinde Mükellef Hakları” başlıklı 25.06.2020 tarihli çalışmamızı; vergilendirme süreçlerinde temsil hakkına ilişkin görüş ve önerilerimizi bir başka yazının konusu yapma temennisi ile bitirmiştik.

Mezkûr çalışmada mükellef haklarından özetle bahsetmiş ve bu hakları kullanabilmenin anahtarının doğru bir temsilden geçtiğini ifadeye çalışmıştık. Hiç şüphesiz ki; mükelleflerin temsil haklarının temeli, kendilerini temsil edebilme hürriyetlerinden gelir. Ayrıca Anayasamız hak arama hürriyetini garanti altına alacak düzenlemeler ihtiva etmektedir.

İşbu çalışmamızda; birinci bölümde, öncelikle temsil hakkının mevcut haliyle Vergi Dairesi, Vergi İncelemesi ve Vergi Davası aşamalarında nasıl kullanıldığı/kullanılamadığı irdelenecektir. Yazımızın ikinci ve son bölümünde ise temsil hakkının layıkıyla kullanılması adına öneriler getirilecektir.

 Vergilendirme Süreçlerindeki Temsil Hakkında Güncel Durum

Esnaf olarak tabir edilen küçük mükellef grubu ile potansiyel mükellefler genellikle temsil hakkını bizzat kendisi kullanmaktadır. Bunun sebebi; hem bir kısım mükelleflerin bu işe bütçe ayıramaması hem de esnafların genelinin kendisini temsil edecek birini bulundurma hakkına sahip olduğunu bilmemesidir.

Orta ve ortanın üstü büyüklükteki işletmeler ise bu hakkı vergi dairesi işlemleri ve incelemelerde genellikle Mali Müşavirlerine verdikleri vekâletname ile kullanmaktadırlar. Dava aşamasında ise ya bir Yeminli Mali Müşavirle veya bir Avukat ile dava süreçlerini takip etmesi için anlaşmaktadırlar. Vergilendirme süreçlerindeki temsil hakkının bu şekilde kullanılması mükellefin haklarının büyük olasılıkla zayi olmasına sebebiyet verebilmektedir.

Şöyle ki; Mali Müşavirlerin ve Yeminli Mali Müşavirlerin bilindiği üzere, sözleşme imzaladıkları, beyanname verdikleri ve tasdik raporu düzenledikleri hususlara ilişkin disiplin ve mali sorumlulukları vardır. Bu sorumluluk, insan doğası gereği özellikle “Vergi İncelemesi” safhasında mükellefin haklarını savunmaktan ziyade kendini kurtarmaya sevk etmektedir. Ayrıca hali hazırda mükelleflerle bir sözleşmeleri olduğundan; mükellefler böyle arızi durumlar için ilave ödeme yapmak istememektedir. Bu da danışmanın veya temsilcinin işini layıkıyla yapması önünde bir engel olarak durmaktadır. Dava aşamasında ise meslek mensupları olaya ne kadar vakıf olursa olsun; hukuk nosyonu eksikliği de tüm hakların anahtarı olarak bahsettiğimiz temsil hakkının doğru kullanımını akamete uğratabilecektir.

Daha büyük şirketlerde ise Mali İşler Müdürü veya Koordinatörü, Yeminli Mali Müşavir ve Avukat kolektif olarak mükellefi hem Vergi Dairesi, hem Vergi İncelemesi hem de Vergi Yargısında temsil etmektedir. Buradaki temsil hakkının kullanımındaki problemleri ise; bir yukarıda belirttiklerimize ek olarak; farklı alanlarda çalışan profesyonellerin kısa bir süre içerisinde koordinasyon sağlama zorunluluğu ve özellikle ücretli çalışan yöneticilerin vergiyi doğuran olaylara dışarıdan tarafsız bir gözle bakmasının imkânsızlığı olarak sıralayabiliriz.

Temsil hakkına ilişkin güncel durumu yukarıda açıkladıktan sonra; Türk Vergi Sistemi içerisinde mükelleflere temsil hakkını layıkıyla kullandıracak mekanizmaların eksik olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

 Vergilendirme Süreçlerindeki Temsil Hakkının Kullanılmasına Yönelik Bir Öneri: “Vergi Avukatlığı Müessesesi”

Mükelleflerin, kendisine tanınan hakları tam ve eksiksiz olarak kullanabilmesi, temsil hakkının doğru kullanılması/kullandırtılması ile mümkündür. Mükellefin kendisini temsil etmek tabii hakkıdır. Ancak bir temsilci ile anlaşmak istediğinde; bu vekâletname vereceği herhangi biri olmamalıdır. Bu alanda ihtisaslaşmış ve objektif kalabilecek bir meslek grubu bunu gerçekleştirebilir ancak.

Bizim önerimiz; “Vergi Avukatlığı” müessesesi getirilmesi ve bu mesleği yapacak kişilerin, alanında en az beş yıl tecrübeli Yeminli Mali Müşavirler ile yine en az zikredilen sürede piyasada yer alan Avukatlar arasından yazılı sınav esası ile belirlenmesidir. Yeminli Mali Müşavirlere yapılacak sınav, hukuk ağırlıklı; Avukatlara yapılacak sınav ise; Vergi Tekniği ve Muhasebe (Genel, Maliyet ve Yönetim Muhasebesi) ağırlıklı olmalıdır. Bu işi yapacak olanların bir başka işle uğraşmaları kesinlikle yasak olmalıdır. Aksini yapanlara hapis cezası dâhil ağır cezalar verilmeli ve ruhsatı iptal edilmelidir. Vergi Avukatı; içinde yer alacağı tüm süreçleri mükellef ve onun işlerini takip eden meslek mensubuyla eşgüdüm halinde yürütebilmelidir.

Önerimiz gerçekleşirse, inancımız odur ki; mükellefler kendilerini daha güvende hissedecekler, haklarının zayi olmayacağı bilinciyle Devlete olan aidiyet duyguları pekişecektir. Doğru kullanılan, “Vergilendirme Süreçlerinde Temsil Hakkı” ile diğer tüm haklar da sonuna kadar kullanılmış olacak; bu ise; idari işlemleri gerçekleştiren kamu görevlilerinin iş ve işlemleri doğru yapmak için azami gayret göstermelerini sağlayarak, ihtilafları azaltacaktır.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor