Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi
Kazım GÖKTAŞ
31 Ocak 2019Kazım GÖKTAŞ
325OKUNMA

Vergi Denetiminde Vergi İncelemelerinin Etkinliği ve Verimliliği

ÖZET
Vergi Denetimi, Türk Vergi Sistemini ayakta tutan en önemli mekanizmalardan biridir. Kamunun siyasi, sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarının giderilmesi düzgün işleyen bir vergi sisteminin varlığı ve bu sistemin denetimi ile mümkündür. Bu nedenle, etkin ve verimli bir vergi denetim mekanizmasının sağlanması, gelişen ve değişen şartlara ayak uydurması önem taşımaktadır.

Çalışmamızda; vergi denetim mekanizmalarından vergi incelemeleri ve etkinliği, günümüz şartlarında ne gibi değişimlere uğradığı, yapılan düzenlemelerin olumlu tarafları ve uygulamada yaşanan eksiklikler, vergi denetiminin etkinlik ve verimliliğin nasıl artırılabileceği konularında düşüncelerimiz açıklanmıştır.

Giriş

Modern devletin varlık sebebi olan fonksiyonlarını ifa edebilmesi için gerekli finansmanın teminine yönelik araçlardan birisi de vergidir. Vergi, “kamusal hizmetlerin gerektirdiği giderler ile kamu borçları dolayısıyla ortaya çıkan yükleri karşılamak amacıyla, egemenlik gücüne dayanarak, karşılıksız olarak, gerçek ve tüzel kişilerden alınan ve cebri niteliğe sahip para şeklindeki ödemelerdir” şeklinde tanımlanmaktadır.

Vergi kavramına anayasamızın 73. maddesinde yer verilmiş olup, “Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.” şeklinde belirtilmiştir. Verginin kamu hizmetlerini finanse edebilmesi ise, düzgün işleyen bir vergi sisteminin varlığına bağlıdır.

Türk Vergi Sistemimiz genel itibariyle beyana dayalı olarak işlemektedir. Yani elde edilen kazanç ve iratlar beyan edilen matrahlar üzerinden verilendirilmekte olup, beyan edilmeyen kazanç ve iratlar ise kayıt dışı kalmaktadır. Bu noktada vergi denetiminin önemi ortaya çıkmaktadır.

Vergi denetimi; vergi yasaları ile vergiye tabi tutulan mükellef ve işlemlerin tam olarak kavranabilmesine ve vergi idaresi ile mükelleflerin mevcut vergi sisteminde yer alan ilke ve kurallara uygun davranıp davranmadıklarını belirlemeye yönelik olan ve vergi idaresi tarafından yapılan işlemlerin tümü olarak tanımlanabilir.

Etkinlik, kaynakların verimsiz kullanımı gibi sakıncaları gidermek, aynı amaç veya çıktıyı en az maliyetle üretebilmek için yol gösterici bir süreci ifade etmektedir. Bu nedenle vergi idaresi elindeki denetim araçlarını en etkin şekilde kullanarak kamu hizmetlerin finansmanını sağlamaya çalışmalıdır. Ayrıca denetim araçlarının yetersizliği durumunda vergiyle ilgili yapılacak düzenlemeler ve müdahaleler ile etkin ve verimli bir vergi sisteminin işlerliğini sağlamalıdır. Bunu sağlamaya yönelik vergi idaresinin denetim araçlarından biri de 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 134. maddesinde belirtildiği üzere vergi incelemesidir.

Vergi Denetiminde Etkinlik ve Verimlilik

2.1- Vergi İncelemelerinde Etkinliğin Değerlendirilmesi
VUK’un 134. maddesinde “Vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamaktır.” şeklinde vergi incelemesinin amacı belirtilmiştir.

Vergi denetimlerinde en çok kullanılan ve sonuçları itibarıyla yüksek getirisi olan uygulama şüphesiz vergi incelemesidir. Çünkü vergi incelemesi ile mükelleflerin tüm hesapları, kayıtları, belgeleri, faaliyet yapısı ve konusu araştırılarak incelenmekte, tespit edilen hususlar ve mükelleflerin beyan ve ifadeleri tutanaklarla kayıt altına alınmaktadır.

Son dönemde vergi uygulamalarının teknolojiyle uyumlu hale gelmesi vergi incelemelerine de yeni bir boyut kazandırmıştır. Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemi (VDK-BİS), Elektronik Belge Yönetim Sistemi (EBYS), VDK Mükellef Portalı ve Elektronik imzanın (e-imza) uygulamaya konulmasıyla, vergi incelemelerinin her aşamasının mükellefler tarafından takip edilebilmesi, mükelleflerin inceleme tutanakları hakkında önceden bilgi sahibi olabilmesi, kurum içi yazışmaların daha hızlı ve kâğıt kullanılmadan yapılabilmesi, inceleme raporlarının elektronik ortamda imzalanarak elektronik veri tabanında muhafaza edilebilmesi sağlanmıştır. Bu tür uygulamalar vergi inceleme sürecinin daha hızlı ve etkin kullanılmasına ve incelemelerin daha şeffaf ve anlaşılır bir ortamda tamamlanmasını sağlamıştır.

Vergi incelemeleriyle ilgili olarak etkinlik ve verimliliğin artırılması adına uygulamada eksik kalan yönlere de değinmemiz gerekecektir. Uygulamada incelemeye yetkililer tarafından düzenlenen Vergi İnceleme Raporlarının davaya konu olması durumunda, dava sonuçları hakkında incelemeyi yapanlara bilgilendirme yapılmamaktadır. Böyle bir durum, incelemeye yetkili olanların oto kontrolünü sağlayamamakta, kendisini geliştirmesini engellemekte ve idarenin mahkeme ile uğraşmasına, zaman kaybına ve verimsizliğe neden olmaktadır. Bu nedenle düzenlenen inceleme raporlarından dava konusu olanların sonuçları incelemeyi yapanlara resmi yollarla bildirilmeli ve sonraki uygulamalarda daha dikkatli olmaları sağlanmalıdır. Böyle bir düzenleme, yapılan işlemlerin daha doğru ve hukuka uygunluğunu sağlamakla birlikte, zaman kaybının önlenmesine ve verimlilik artışına katkı sağlayacaktır.

Vergi incelemeye yetkili olanlarca, sahte belge düzenleme faaliyetinde bulunduğu tespit edilen ve haklarında Vergi Tekniği Raporu yazılan mükelleflere ilişkin listeler Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği’ne (TÜRMOB) gönderilmektedir. Bu uygulama sayesinde mükelleflerin sahte belge konusunda daha dikkatli olmaları sağlanmaktadır. Ancak, sahte belge düzenleme konusunda nezdinde inceleme yapılan mükellefler hakkında bu bilgilendirme yapılmamaktadır. Söz konusu bilgilendirme işleminin nezdinde sahte belge düzenleme incelemesi yapılan mükellef hakkında da uygulanması, mükelleflerin ileride muhtemel olaylar hakkında daha dikkatli olmaya sevk edecektir. Ayrıca böyle bir uygulama, vergi denetiminin daha geniş bir yelpazede yapılmasını sağlayacak, vergi idaresinin iş yükünü azaltacak ve etkinliği sağlamaya yardımcı olacaktır.

Teknolojinin ve otomasyon sisteminin yaygınlaştığı günümüzde, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından başlanılan e-tebligat uygulaması, Vergi Denetim Kurulu tarafından uygulanmamaktadır. Bu uygulamanın Vergi Denetim Kurulu tarafından da uygulanmaya başlaması ve bu konuda düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Böyle bir düzenleme vergi incelemelerini kolaylaştıracak ve zamanın daha verimli kullanılmasını sağlayacaktır.

Vergi incelemeleriyle ilgili uygulamada karşılaşılan durumlardan biri de daha önce vergi incelemesiyle karşılaşmamış mükelleflerin varlığıdır. Vergi incelemeleri sırasında bu durumda olan mükelleflerin belge düzenlerinin yok denecek kadar az ve düzensiz oldukları görülmektedir. Bu nedenle işe başlama bildiriminde bulunan mükelleflerin vergi bilincini kazanmaları ve denetim gücünü hissetmeleri adına, mükellefiyet başlangıcından sonraki uygun bir sürede vergi incelemesine tabi tutulmalarının zorunlu hale getirilmesi yararlı olacaktır.

2.2- Vergi Aflarının Vergi İncelemelerine Etkisi
Günümüz vergi uygulamalarında yapılan en önemli düzenlemelerden birisi de vergi aflarıdır. Yapılan vergi aflarıyla, mükelleflerin belirlenen yıllarda asgari tutarlardan aşağı olmamak üzere belli oranlarda matrah/vergi artırmaları koşuluyla vergi incelemesi kapsamından çıkarılması sağlanmaktadır.

Bazı olağanüstü ekonomik koşullarda vergi aflarının yapılması zorunluluk olsa da, bunun süreklilik kazanması mükelleflerin gönüllü uyumuna vergi bilincine zararlar verebilmekte, vergi affı beklentileri vergi bilincinin zayıflamasına ve verginin tabana yayılamamasına neden olmaktadır.

Ayrıca vergi afları nedeniyle denetim oranları düşmekte ve sonraki yıllarda yapılacak denetimleri de etkilemektedir. Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı’nın 2017 yılı Faaliyet Raporu verilerine göre inceleme sayıları ve oranları aşağıdaki tablolarda gösterilmiştir.
Tablo 1: İnceleme Türüne Göre Vergi İnceleme Sayıları

Yıllar Sınırlı İnceleme Tam İnceleme Toplam İnceleme Sayısı*
2013 130.54632.821163.367
2014 111.69237.355149.047
2015 129.20930.291159.500
2016 144.82040.642185.462
2017 92.03426.992119.026

(*Toplam inceleme sayısı bulunurken bir mükellefin birden fazla dönemi incelenmişse her bir dönem ayrı bir inceleme olarak dikkate alınmıştır.)

Tablo 2: Türkiye Genelindeki Mükelleflerin İnceleme Oranları

Yıllar Mükellef Sayısı* İncelenen Mükellef Sayısı İnceleme Oranı
2013 2.460.28171.3522,90%
2014 2.472.65855.2842,24%
2015 2.527.08458.6762,32%
2016 2.541.01649.8171,96%
2017 2.636.37044.1821,68%

(* GİB’in Resmi İnternet Sayfasından alınmıştır. Faal Gelir Vergisi mükellef sayıları ile faal Kurumlar Vergisi mükellef sayıları toplamından oluşmaktadır.)

Yukarıdaki tablolarda da görüleceği üzere toplam inceleme sayısı 2017 yılında düşüş göstermiştir. Bunun nedeni 2016 yılında 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun’un yürürlüğe girmesidir. Mezkûr Kanunun etkileri Türkiye genelindeki mükelleflerin inceleme oranlarında da kendini göstererek son beş yılın en düşük inceleme oranına gerilemiştir. 2018 yılında yürürlüğe giren 7143 sayılı kanunun etkilerinin bu tablodaki oranları daha da aşağı çekmesi kaçınılmaz görünmektedir.

Vergi affı uygulamaları beyana dayanan vergileri geçmişte uygulanan götürü usul yöntemindeki vergilemeye yaklaştırmakta ve vergi bilincine zarar vermektedir. Son yıllardaki matrah artırımı içeren vergi afları değerlendirildiğinde;

  • 6111 sayılı kanunla 2006, 2007, 2008 ve 2009 yıllarına ilişkin,
  • 6736 sayılı kanunla 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarına ilişkin,
  • 7143 sayılı kanunla 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin,

matrah/vergi artırımında bulunmak suretiyle mükelleflerin ilgili yıllarda incelemesinin yapılamadığı görülmektedir. Bu durum sadece 2010 yılının matrah/vergi artırımından yararlanmadığını, diğer belirtilen yılların matrah artırımından yararlandığını, hatta 2013, 2014 ve 2015 yıllarının iki defa matrah/vergi artırımından yararlandığı sonucunu ortaya koymaktadır.

3. Sonuç
Siyasi, sosyal ve ekonomik ihtiyaçların temel kaynağı olan vergiler devletler tarafından büyük öneme sahiptir. Bu nedenle finansman kaynaklarının denetimini yapmak zorundadırlar. Değişen ve gelişen şartlara göre vergi sistemine yön verilmesi, gelişen teknolojiyi vergi uygulamalarında hayata geçirilmesi ve denetimin bu yönde yapılması kaçınılmaz bir durumdur.

Çalışmamızda denetimin ne olduğu, hangi araçlarla gerçekleştirildiği, uygulamada yaşanan olumlu gelişmeler ve eksik kalan yanlar, etkinliğin ne olduğu ve vergi denetimine etkinliğin nasıl kazandırılabileceği konuları uygulamada yaşadığımız tecrübelerle anlatılmaya çalışılmıştır. Vergi sistemimizin daha güzel şekilde işlemesi, eksiklerin giderilmesi ve denetimde etkinliğin sağlanmasına katkısı çalışmanın temel amacıdır.

- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
- 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu
- Abdurrahman AKDOĞAN, Kamu Maliyesi, Gazi Kitabevi, 11.Baskı, Ankara 2006
- Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı 2017 Faaliyet Raporu
- Maliye Hesap Uzmanları Derneği, Denetim İlke ve Esasları 1.Cilt, İstanbul 2011
- Adnan GERÇEK, “Çağdaş Eğilimler Çerçevesinde Türkiye’de Vergi İdaresi ve Vergi Denetiminin Yeniden Yapılanması”, Hesap Uzmanları Vakfı Yayınları, Yayın No: 13, Ankara 2002
- Maliye Hesap Uzmanları Derneği, Denetim İlke ve Esasları 1.Cilt, İstanbul 2011, Sayfa 63.
- Abdurrahman AKDOĞAN, Kamu Maliyesi, Gazi Kitabevi, 11. Baskı, Ankara, 2006, Sayfa 115.
- Maliye Hesap Uzmanları Derneği, a.g.e, sayfa 63.
- Adnan GERÇEK, “Çağdaş Eğilimler Çerçevesinde Türkiye’de Vergi İdaresi ve Vergi Denetiminin Yeniden Yapılanması”, Hesap Uzmanları Vakfı Yayınları, Yayın No: 13, Ankara 2002, Sayfa 15.