Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi
Nazmi KARYAĞDI
29 Mart 2015Nazmi KARYAĞDI
254OKUNMA

Vergi ve Ticaret Hukukunun %5’lik Birinci Temettü Mücadelesi

Yaklaşım Dergisi’nin Mart-2013 sayısında yazdığımız “Yüzde 5 Oranında I. Temettü Dağıtmak Zorunlu Hale Geldi” isimli makalemiz sonrasında ticaret hukuku ve vergi hukuku uygulamaları konusunda bir tartışma ortaya çıktı ve konu pek çok açıdan irdelendi.

O tarihten bu yana mesleki yayınlarda ve internet ortamında yer alan, daha ziyade vergi hukuku uygulayıcılarına ait yorumlar, böyle bir zorunluluğun getirilmediği yönünde oldu.

Vergi hukuku uygulayıcılarından gelen ve kesin hüküm içeren yorumlar, Vergi Denetim Kurulu’nun “şirketlerin, kâr payı dağıtımı yapmayarak stopaj yükümlülüklerini yerine getirmediği” tespitiyle başlattığı vergi incelemeleri haberleriyle yeniden gündeme geldi.

Esasen konu vergi hukukunun değil ticaret hukukunun bir konusuydu. Bu nedenle de bu satırların yazarı olarak, 1999 yılından beri yani 15 yıldır, kâr dağıtımı konusunda çalışma yapan bir kişi olarak, konunun ticaret hukuku ve onun tarihsel gelişimi içinde yorumlanması gerektiğini düşünmekteyiz.

Yeni T.T.K.’daki Değişiklik Ne İfade Ediyor?

Gelen eleştirilerde Türk Ticaret Kanunu'nda sadece bir kelimenin değiştirilmesiyle kâr dağıtmanın zorunlu hale gelmeyeceği ifade edilmektedir. Değişen kelime nedir? Eski Kanunda (Md. 466/3) “Safi kârdan, birinci fıkrada yazılı yedek akçeden başka pay sahipleri için % 5 kâr payıayrıldıktan sonra..” şeklinde yer alan ifade yeni Kanunda (Md. 519/c) “Pay sahiplerine yüzde beş oranında kâr payı ödendikten sonra,…”şeklinde değiştirilmiştir. En önemli değişiklik birinci temettü için “ayrıldıktan sonra” ifadesinin yerine “ödendikten sonra” ifadesinin gelmesidir. Çok küçük gibi görülen bu değişikliğin, 1956’dan beri süregelen “kâr payı ayırmak veya ödemek” konusundaki tartışmayı ortadan kaldırmak için getirildiği görülmektedir (Bkz. Nazmi KARYAĞDI, Tüm Yönleriyle Kâr Dağıtımı, Maliye Hesap Uzmanları Derneği Yayını, 4. Baskı, Ankara, Mart-2014).

Ortaya konulan bir başka itiraz da; bu ifadenin yedek akçeleri düzenleyen maddede yer aldığından hareketle, düzenlemeyle bir durumu ortaya koymanın ve hesaplama için bir usul belirlemenin amaçlandığı ifade edilerek, yapılan değişiklikten %5 oranında kâr dağıtım zorunluluğunun çıkarılamayacağı yönündedir.

Esasen önceki düzenlemede de bu husus, yedek akçelerle ilgili kısımda yer almaktaydı. Ve birinci temettü oranı buradan hareketle belirlenmekte ve hesaplanmaktaydı.

Yeni Türk Ticaret Kanunuyla bir karışıklık giderilerek, zararın kapatılması ve kanunen ayrılması gereken yedek akçelerin ayrılmasından sonra pay sahiplerine en azından %5’lik kâr payı ödenmesine açıklık getirilmektedir.

Ortaya koyduğumuz gerçeklik, yeni T.T.K.’nın önde gelen mimarlarından olan ve Türk Ticaret Kanunu Tasarısı Komisyon Başkanı Prof. Dr. Ünal TEKİNALP’in Prof. Dr Ersin ÇAMOĞLU ile birlikte yazdığı “Açıklamalı, Notlu ve Karşılaştırmalı 6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu ve Ticari Mevzuat” (14. Bası, İstanbul, 2012) isimli kitabının 249. sayfasında şu şekilde yer almaktadır:

“Eski Ticaret Kanunu (ETK’56)’dan önemli fark: %5 artık ikinci kanuni yedek akçeyi hesaplama anahtarı değildir. Pay sahiplerine %5 kârpayı ödenmesi zorunludur.

Sonuç
Ticaret hukukuna ait bir konuya ilişkin olarak vergi hukuku uygulamasına ait sonuçlardan hareketle yorum yapmanın bu alanda sayıları binlerle ifade edilen uygulayıcılarda ve şirket ortaklarında kafa karışıklığı yarattığı ortadadır. Bu nedenle de vergi hukuku ile ticaret hukuku arasında ortaya çıkan yorum karmaşasına konunun gerçek alanında cevap aramanın hukuki olacağı kanaatindeyiz. Bu durumda ise yeni bir hukuki düzenleme yapılmadığı sürece limited ve anonim şirketler açısından %5 oranında birinci temettü ödemesinin zorunlu hale geldiği sonucu ortaya çıkmaktadır.

(Yaklaşım Dergisinin Eylül 2014 sayısında yayınlanmıştır)

Kâr dağıtımı konusunda ayrıntılı bilgi için bkz. Tüm Yönleriyle Kâr Dağıtımı

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor