Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Ekonomi, Maliye

Nazmi KARYAĞDI
14 Şubat 2016Nazmi KARYAĞDI
868OKUNMA

Vergi Satan Adamlar

Bu çalışma, 18 yıllık vergi denetimi ve vergi idaresi yöneticiliği sonrasında mesleki yaşantıdan edilen deneyimler, bilimsel kaynaklardan edinilen bilgiler ve yurt dışı gelir idareleri hakkında yapılan gözlemler ve araştırmalar sonucunda kaleme alındı.

Türkiye’de özel sektördeki şirketlerin bile 1995’te ülkemizin AB gümrük birliğine girmesinden sonra rekabet, kalite ve verimlilik gibi modern kavramlarla yeni yeni yüzleştiği, Devletin varlık sebebinin değişen koşullara göre yeniden sorgulandığı bir ortamda “Toplam Kalite Yönetimi ve Türk Vergi İdaresi” isimli kitabımızla başlattığımız, önce kişisel sonra da ülkemizin vergi idaresinin yolculuğu haline dönüşen sevdamız bu kitapla yeni bir aşamaya gelmiş olmaktadır.

1998 yılında başladığım vergi idaresinin “mükellef odaklı” yapılanması gerektiği şeklindeki düşüncem ve bunun bir özeti olanmükellefi adeta bir müşteri gibi görme ve ona göre hizmet üretme yaklaşımımız başlangıçta pek çok kesimden farklı tepkiler almamıza neden oldu. Vergi mükelleflerinde ve mesleki, ticari ve sınai birliklerde oldukça olumlu algılanan bu bakış tarzı, bir kısım meslektaşlarımızca da aynı şekilde karşılanırken bir kısmı tarafından kuşku ile ya da reddetme tepkisiyle karşılaşmıştır.

Bu kitap, asırlarca zor alım olarak tanımlanan, ödeyenlere ve toplayanlara öyle öğretilen verginin yeni bir tanımını ortaya koymaktadır. Pür ekonomik açıdan ya da kişisel menfaat penceresinden bakıldığında, kimsenin ödemek istemeyeceği verginin nasıl isteyerek, gönülden ödenebilecek bir duruma getirilebileceğini anlatmaktadır.

Peki, o halde kimsenin ödemek istemeyeceği vergiyi adeta ticari bir meta gibi insanlara nasıl kabul ettirebilirsiniz, nasıl satabilirsiniz? İşte bu kitap, 22 yıllık deneyim sonucunda elde edilen bu sırrın vergi toplayanlar, mükellefi denetleyenler ve vergiyi ödeyenlerle paylaşmak gayesiyle kaleme alınmıştır.

Özel sektör alanında gelişen yönetim tekniklerini etkinlik, verimlilik ve kalite kavramlarını kamuya adapte etme yolunda bir takım arayışlarda iken piyasa ekonomisinin ilkelerinden oldukça yararlandım. Kişisel olarak ister özel sektörde isterse kamuda olsun yönetimin her yerde yönetim olduğu kanısındaydım. Mesleki deneyimim ve elde ettiğim sonuçlar bu düşüncemin yanlış olmadığını ortaya koydu. Şimdi ise bu kitapla özel sektörden alıp kamuya uyarladığım bazı düşünceleri bu kez kamudan özel sektöre adapte etmenin yollarını ortaya koymaya çalışıyorum. Ve bu kez satılması çok zor bir mala alıcı bulmaya çalışanların deneyimlerini, yaklaşımlarını vergi satma bağlamında kamudan özele aktarmak istiyorum.

Bu açıdan bakıldığında bu kitap hem bir pazarlama-satış kitabı hem de vergi uygulayıcıları için sosyo-psikolojik bir başucu eseri niteliğindedir. Bir başka ifadeyle bu kitap, yetkinlik alanının dışında bir alana bakıp oradan kendi ilgi alanına neleri götürebileceğini araştıranlar için de bir kaynak olma arzusundadır.

Bu kitap;

Vergisini layıkıyla ödemek isteyen ancak bu kapsamda en temel mükellef haklarından da yararlanarak ekonomik faaliyetini istikrar içinde, öngörülebilir düzenlemeler ve uygulamalar ışığında daha da büyütmek isteyen, helal alın terini yüksünmeden, çekinmeden kaçınmadan, kaçırmadan Devletine ama aslında milletine veren, verdikleriyle sosyal barışa, adalete, fırsat eşitliğine, kalkınmaya katkıya bulunan güzel ülkemin gururlu ve onurlu vergi mükelleflerinin;

Hak, adalet, çizgisiyle özveriyle çalışan, aldığından fazlasını veren, Devletin kör kuruşunu kendi parası gibi gören, tek başına 78 milyonun sorumluluğunu üzerinde taşıyan, vergi gibi sevimsiz bir nesneyi adeta bir meta gibi vergi ödeyenlere pazarlayan vefalı ve fedakâr vergi emekçilerinin hikâyesini içermektedir.

Biraz iddialı olacak ama pazarlama ve satışta yeni arayışlar içinde olanlarla da en zor ürün en zor alıcıya nasıl satılır? sorusunun cevabı da bu kitapta paylaşılmaktadır.

Kitabın adının neden “Vergi Satan Adamlar” olduğuna da biraz değinmek istiyorum. Buradaki “adam” kavramı herhangi bir cinsiyetten bağımsız olarak kullanılmıştır. Yani özellikle erkeklere vurgu yapılmamaktadır.

Adam kavramını insan ya da Anadolu tabiriyle “adam gibi adam” anlamında kullandığımızı belirtelim. Yoksa adamlık cinsiyetle ilgili olmayıp bize göre; yürekle, akılla ve vicdanla ilgili bir olgudur. İşte vergi satan adamlar da vergi idaresinde çalışan bayan ya da bay “adam gibi adamları” temsil etmektedir.

Son olarak şunu da belirtelim. Bu kitap, bir durum tespit kitabı değil, değişimin içinde olanlara destek olacak, yol gösterecek bir anlayışın ürünü olmayı hedeflemiş bir yapıttır.

Eğer sizler de hazırsanız buyurun vergiyi nasıl satacağımızı, mükellef odaklı bir yaklaşımla birlikte keşfetmeye…

(Vergi Satan Adamlar kitabının “Başlarken” bölümünden alınmıştır.)

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor