Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Sosyal Güvenlik

Mehmet AKARSLAN
22 Nisan 2021Mehmet AKARSLAN
270OKUNMA

Vergi İndirimi Raporu Esas Alınarak Yaşlılık Aylığı Bağlanması Uygulamasının Olumsuz Yönleri

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 28, 29, 30 ve 31 nci maddeleri yaşlılık sigortasını düzenlemektedir. 28 inci maddesin de yer düzenlemelere göre:

“Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının;

  1. % 50 ilâ % 59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 16 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4320 gün,
  2. % 40 ilâ % 49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 18 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4680 gün,

    malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla ikinci fıkranın (a) bendindeki yaş şartları aranmaksızın yaşlılık aylığına hak kazanırlar.” hükmü yer almaktadır.

    5510 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında ise “Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olup bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 60 ıncı maddesinin (C) bendinin (b) alt bendi ve geçici 87 nci maddesine göre işlem yapılır.” hükmü yer almaktadır.

    506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 60 ıncı maddesinin (C) bendinin 29/07/2003 tarihli ve 4958 sayılı Kanun ile değişik (b) alt bendinde; “Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılardan; ilgili mevzuatı uyarınca, I. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, II. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onsekiz yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4000 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, III. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az yirmi yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4400 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar.” hükmü yer almaktadır.

    506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun Geçici 87 nci Maddesinde ise, “506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 60 ıncı maddesinin (C) bendinin (b) alt bendinde yapılan değişikliğin uygulanmasında; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte;
  3. 12 yıl ve daha fazla sigortalılık süresi bulunanlar hakkında sakatlık derecesi ne olursa olsun bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümler uygulanır
  4. 9 yıldan fazla 12 yıldan az sigortalılık süresi bulunup II. derece sakatlığı olanlar 15 yıl 8 ay sigortalılık süresi ve 3680 gün,
    9 yıldan fazla 12 yıldan az sigortalılık süresi bulunup III. derece sakatlığı olanlar 16 yıl sigortalılık süresi ve 3990 gün,
  5. 6 yıldan fazla 9 yıldan az sigortalılık süresi bulunup II. derece sakatlığı olanlar 16 yıl 4 ay sigortalılık süresi ve 3990 gün,
    6 yıldan fazla 9 yıldan az sigortalılık süresi bulunup III. derece sakatlığı olanlar 17 yıl sigortalılık süresi ve 3920 gün,
  6. 3 yıldan fazla 6 yıldan az sigortalılık süresi bulunup II. derece sakatlığı olanlar 17 yıl sigortalılık süresi ve 3840 gün,
    3 yıldan fazla 6 yıldan az sigortalılık süresi bulunup III. derece sakatlığı olanlar 18 yıl sigortalılık süresi ve 4080 gün,
  7. 3 yıldan az sigortalılık süresi bulunup II. derece sakatlığı olanlar 17 yıl 8 ay sigortalılık süresi ve 3920 gün,
    3 yıldan az sigortalılık süresi bulunup III. derece sakatlığı olanlar 19 yıl sigortalılık süresi ve 4240 gün,

Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar”. hükmü yer almaktadır.

Mevzuatın birlikte değerlendirilmesi

5510 sayılı Kanunun 28 inci maddesi, Geçici 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile mülga 506 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (b) alt bendi ve geçici 87 nci maddesi birlikte değerlendirildiğinde;

5510 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce, Gelir Vergisi kanununun 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre çalışma gücünün asgari %40’ını kaybetmek suretiyle engellilik vergi indiriminden faydalanmaya hak kazanan sigortalılar, 506 sayılı Kanunun mülga 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (b) alt bendine istinaden belli sigortalılık süresi kadar sigorta primi ödeyenlerin yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmaktadırlar.

4958 sayılı Kanunun 34 üncü maddesiyle 506 sayılı Kanuna eklenen geçici 87 nci madde ile de kademeli geçiş süreci öngörülmüş ve 5510 sayılı Kanunla 506 sayılı Kanunun geçici 87 nci maddesi yürürlükte bırakılmıştır.

Hizmet akdiyle çalışan ve ilk defa Ekim/2008 ayından önce sigortalı olan, anılan kanunun 4/1- (a) kapsamındaki hizmet erbabının engellilikleri nedeniyle, Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) Merkez Sağlık Kurulu’nca kararlaştırılan çalışma gücü kayıp oranları itibariyle Gelir Vergisi Kanunu’nun 31 inci maddesi uyarınca engellilik indiriminden yararlandırılmaları sonrasında engelli olmayan sigortalılara nazaran;

  • Daha kısa çalışma süresi,
  • Daha az prim ödemesi
  • Yaş şartı aranmaksızın avantajlı emeklilik imkanı tanındığı görülmektedir.

5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 2008 yılından sonra 4/a sigortalıları yukarıda yer verilen engellilik vergi indiriminden faydalanma hakkını elde ederek aylık bağlanma talebinde bulunmaktadırlar. Bu şekilde vergi indirim belgesini alan engelliler hem vergi indirimi elde etmekte hem de emeklilikleri için gerekli tarihi öne çekmektedirler. Yani vergi indirim raporu alanlar daha az vergi ödüyorlar ve daha erken emekli oluyorlar.

Bu yolu izleyenlerin sayısındaki belirgin artışı, Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) bünyesinde faaliyette bulunan Merkez Sağlık Kurulunun karar sayısındaki ciddi artışlarda görmek mümkündür.

5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 2008 yılından 2017 yılına kadarki Merkez Sağlık Kurulunca karara bağlanan rapor sayılarına aşağıdaki tabloda yer verilmiştir. (1)

2008-2017 YILLARI ARASI ENGELLİLİK DERECESİ BAZINDA RAPOR SAYILARI TABLO-1
YILLARENGELLİLİK DERECELERİ / RAPOR SAYILARI
0 - 3940 - 5960 -7980 - 100TOPLAM
01.01.2008-31.12.2008629264533103267318521
01.01.2009-31.12.2009615865473553230518563
01.01.2010-31.12.2010705382584282271322306
01.01.2011-31.12.20119925117565999367328873
01.01.2012-31.12.20129968141999978415132686
01.01.2013-31.12.20137168206269249541542458
01.01.2014-31.12.20147595232729691556446122
01.01.2015-31.12.201599452560110911670251359
01.01.2016-31.12.201695142999910911754354634
01.01.2017-31.12.2017139993189912798870567285
GENEL TOPLAM99.111175.25799.99549.444382.807

Yukarıdaki tablodan da anlaşılacağı üzere 2008-2017 yılları arasında Merkez Sağlık Kuruluna yapılan başvurulardaki artışları aşağıdaki tabloda da yer verildiği üzere ciddi boyutlara ulaşmıştır.

Bu durum, bazı sigortalılarca, vergi indirimi uygulamasını avantajlı emeklilikten yararlanma işlemine basamak olarak kullanıldığını göstermektedir.

2008-2017 DÖNEMİ MERKEZ SAĞLIK KURULU RAPOR SAYILARINDAKİ ARTIŞ ORANLARI TABLO-2
   0-3940-59
(Üçüncü derece)
60-79
(İkinci derece)
80-100
(Birinci derece)
TOPLAM
ARTIŞ ORANI  %220,8  %494,2  %412,4  %325,6  %363,3
  • Tablo-1’de yer alan 2008-2017 dönemine ait rapor sayıları esas alınmıştır.
  • 31/5/2006 tarihli ve 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 1/10/2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle, Ekim/2008 dönemi milat olarak alınmıştır.

Vergi indirimi raporuna istinaden emekli olanlara sağlanan avantajlar

Yukarıda yer verilen yasal mevzuata göre engellilik vergi indirimi nedeniyle emekli olanlara genel hükümlere göre emekli olan sigortalılara nazaran;

  • Sigortalılık süresi,
  • Prim ödeme gün sayısı,
  • Yaş şartı,
  • Aylık bağlanma oranı

konularında çok önemli avantajlar sağlanmaktadır. Böylece engellilik vergi indirimi raporuna dayanarak emekli olanlar ile diğer sigortalılar arasında eşitsizlik yaratılmaktadır.

Sağlanan bu avantajlar nedeniyle, bir taraftan gerçeğe aykırı rapor(2) düzenlenmesinde önemli artışlar olurken diğer taraftan SGK küçümsenmeyecek miktarlarda haksız aylık bağlama durumunda kalmaktadır.(3)

Ayrıca sadece engellilik nedeniyle vergi indiriminden yararlanılıp yararlanılamayacağının tespitine yetkili kılınmış olan Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) bünyesinde faaliyette bulunan Merkez Sağlık Kurulu, mesaisini asli görevinden ziyade, vergi indiriminden yararlanarak avantajlı emeklilik imkanı elde etmek isteyen sigortalıların yoğun talep ve işlemlerine sarf eder duruma gelmiştir. Bu işlemler Gelir İdaresi Başkanlığının iş yükünün de gereksiz artışına da neden olmaktadır.

Sonuç olarak;

Vergi indiriminden yararlanmaya ilişkin raporlarla haksız yere avantajlı emeklilik hakkı elde edilmesi olumsuzluğunun önlenmesi bakımından:

  • Engellilikleri nedeniyle vergi indiriminden yararlanmış olanlara avantajlı emeklilik imkanı veren düzenlemenin sosyal güvenlik mevzuatından çıkarılması suretiyle, vergi indirimi raporları ile avantajlı emeklilik bağlantısının ortadan kaldırılması,
  • Engellilerin emekliliğine ilişkin iş ve işlemlerin, Hazine ve Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulu raporuna dayalı olmaksızın, tamamen Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde mevcut kurul ve komisyon raporlarına göre işlem tesis olunması yönünde 5510 sayılı Kanun ve alt mevzuatında değişiklik yapılması

gerektiği değerlendirilmektedir.

  1. Gelir İdaresi Başkanlığı, engellilik istatistikleri,
  2. Gerçeğe aykırı rapor (Sahte rapor): Kısmen veya tamamen yetkili sağlık kuruluşları dışında hazırlanan imzalanan veya yetkili sağlık kuruluşlarınca düzenlenen raporların üzerinde oran ve evre değişikliği yapılması, kimlik bilgileri ve fotoğrafı değiştirilmiş, ilgili kişide gerçekte olmayan engellilik bulguları ilave edilmiş, geçerlilik süresinde değişiklik yapılması, gerçek hasta yerine başkasının muayeneye girmesi, sahte imza konulması gibi gerçeği yansıtmayan değişik şekillerde hazırlanan geçersiz raporları,
  3. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, istihdam edilenlerin sayısı azalıp emekli maaşı alanların sayısı ve sağlık harcamaları artarken, SGK’nın mali sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyan aktif/pasif oranının düşüklüğü, kayıt dışı istihdam oranının arttığı görülmektedir.

Yorumlar

  • M
    Mehmet TEKMEN
    Üstadım sizinde yazdığınız gibi gereksiz iş yükü ve haksız aylık bağlanması yaşlılık aylığı baglananlarin sigorta primini tamamlamaya devam etmesi, bu durumda ek gelir elde edebilir olması sigorta tarafından iş göremez olarak kabul edilen ve hakkıyla malulen emekli olan vatandaşlarımıza büyük haksızlıktır, vergi indiriminden faydalanarak yaşlılık aylığı bağlanan kişilerin gelir elde etmesi yasaklanmalı aynı zamanda engelli sağlık kurulu raporları sağlık bakanlığınca belirlenecek hakem hastaneler tarafından düzenlenmeli her hastane engelli sağlık kurulu raporu düzenleyememeli kanaatindeyim. Saygılarımla...

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor