Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi
Nazlı Gaye ALPASLAN
25 Mart 2019Nazlı Gaye ALPASLAN
466OKUNMA

Vergi İncelemesi ve Zamanaşımı

Vergi müfettişler tarafından, zamanaşımının bitmesine 15 gün kala örneğin 15.12.2015 tarihinde;  inceleme elemanı tarafından 2010 takvim yılı için istenilen defter ve belgeler mükellef tarafından  ibraz edilmediği takdirde  durum ne olacaktır?

Bilindiği gibi, 2010 takvim yılı defter ve belgelerini inceleme elemanına ibraz etmeyen mükellef ceza yargılaması açısından 213 sayılı VUK’nun 359. maddesi hükmü gereği ceza yargılamasında durumu ne olacaktır?

Öncelikle bu sorunun cevabının verilebilmesi için mükellefin zamanaşımı  kapsamında  defter  ve belgelerini ibrazı için kendisinin 15 Aralık tarihinde defterlerinin istenmesi üzerine bu  defter  ve belgelerinin en son ibraz süresi 5 Ocak 2015 tarihi olacağından 2010 yılı defterlerinin ibraz edilmemesi halinde 213 sayılı VUK 359. md kapsamında herhangi bir suç oluşmayacağı görüşündeyiz (1). Çünkü, 2010 takvim yılı defter ve belgelerin ibraz süresi 31.12.2015 tarihinde son bulmaktadır.

Bilindiği gibi, 213 sayılı VUK açısından defter tutma ve kayıt zorunluluğu  VUK md 171 ila 226; belge düzenleme ve kullanma zorunluluğu ise VUK md.227 – 252 ve saklama ve ibraz ödevi ise, VUK md. 253-257 md hükümleri arasında düzenlenmiştir.

Ayrıca, 213 sayılı VUK dışında diğer vergi yasalarında da mükellef ve vergi sorumluları için getirilmiş bazı ibraz zorunlulukları bulunmaktadır. Bütün bunların dışında VUK’nun mük. md. 257’nin vermiş olduğu yetkiye istinaden Maliye Bakanlığınca yapılan idari düzenlemelerde tutulması, kullanılması, düzenlenmesi ve korunması ve ibrazı konusunda zorunluluk getirilen  defter  ve belgeler de bulunmaktadır. VUK’nun 256. maddesine göre bu defter ve belgelerin de muhafaza süresi içerisinde (2006 takvim yılı defter ve belgeleri için 5 yıl olup, bu süre 31.12.2015 tarihinde dolmaktadır) ibrazı zorunlu bulunmaktadır.

Bütün bu mecburiyetlere göre;  VUK’nun 359. md hükmünde tipleri gösterilen  fiillere aykırı davranılması, kaçakçılık suçunu oluşturmaktadır. Bu eylemler neticesinde, vergi ziyaının doğması  halinde, vergi ziyaı cezasının  üç kat olarak kesilmesi gerekecektir.

VUK md. 359 hükmü, biri 18 aydan 3 yıla; ikincisi ise, 3 yıldan 5 yıla; diğeri de 2 yıldan  5 yıla kadar  hapis cezasını gerektiren üç grup fiil sayılmış bulunmaktadır.  Bu eylemlerin ilki, “a” fıkrasında; diğerleri de; “b” ve “c” fıkralarında düzenlenmiş bulunmaktadır. 

Bu üç eylem grubu arasındaki fark; ilk gruptaki eylemlerin, bilgiye ulaşma olanağını tümüyle kaldırmamalarına  karşın;  ikinci ve üçüncü  grup eylemler nedeniyle, vergi idaresinin bilgiye ulaşma olanağının kalmamasıdır. Fiillerin bu özellikleri dolayısıyla, hükmolunacak cezalar  farklılaştırılmıştır (2).

Asıl tartışma konumuza gelecek olursak, zamanaşımının bitmesine kısa bir süre kala kendisinden defter ve belgeleri istenen mükelleflerin bu defter ve belgeleri inceleme elemanına götürmemesi halinde durum ne olacaktır?

Kanımızca, bu mükellef defter ve  belgelerini götürmediği takdirde herhangi bir cezai durum ile karşılaşmaz (3). Çünkü, istenilen defter ve belgeler tarh zamanaşımı  içerisinde ve defterlerin  ibrazı için  zamanaşımı süresi  içerisinde  kaldığı için defter  ve belgeler  ibraz edilmemesi halinde herhangi bir cezayı gerektirir fiil oluşmaz (4). Zira, defter ve belgelerin incelenmesi için talep edilen yıl 2010 yılı olup, bu yıl ile ilgili defter ve belgelerin  en son 31.12.2015  tarihinde kadar ibrazı  zorunludur. Vergi inceleme elemanı defter ve belge ibrazı istem yazısını olayda 20 Aralık 2015 tarihinde mükellefe tebliğ ettiği varsayıldığında mükellefin 15 gün içinde bu defter ve belgeleri ibrazı zorunludur. Bu  süre 2016 yılına taşabileceği  için kayıtlarını ibraz etmeyen mükellefe herhangi bir ceza kesilemez (5). Çünkü, ibrazı istenen defterler açısından zamanaşımı söz konusudur (6).

Somut olayda, mükellef şirkete ait 2010 yılı defter  ve belgelerinin vergi incelemesi için  21.12.2015 tarihinde davacı şirketin bilinen adreslerine ulaşılamadığı için, şirket yetkisinin   ikametgah  adresinde ortağın yengesine tebliğ edilen defter ibrazı yazısı  üzerine  kayıtların  götürülmediğinden  dolayı  cezalı tarhiyat yapılmıştır.

Yapılan cezalı tarhiyat sonucunda şirketin indirim KDV’leri reddedilmiş ve 3 kat  KDV yönünden VZC tarhiyatı yapılmıştır.  Neticede olay vergi yargısının hakemliğine taşınmıştır. 

Açılan dava üzerine, Vergi Mahkemesi tarafından verilen kararda davanın reddine şeklinde karar verilmiş ise de; kararın isabetli olmadığı gerekçe gösterilerek yerel  vergi mahkemesi kararı  yüksek mahkeme Danıştay  tarafından  bozulmuştur (7).

Diğer yandan,  213 sayılı VUK md. 137. hükmü uyarınca  defter  ve hesap tutmak, evrak  ve vesikaları muhafaza ve ibraz etmek  mecburiyetinde olan gerçek ve tüzel kişiler vergi incelemesine tabidirler.  Defter tutmak zorunda olanlar, VUK md. 172 ve  173. maddelerinde evrak  ve vesikaları  saklamak  ve ibraz etmek  zorunluluğuna ilişkin ilkelerde 227  ve mük.257. md. arasında belirtilmiştir.

Söz konusu maddeler içeriğinde  defter  tutma (elektronik defter dahil); evrak ve kayıt muhafaza ve ibraz zorunluluğu olan  kişi ve kurumlar vergi incelemesine tabi bulunmaktadırlar.  Vergi incelemesine yetkili olanlar ise, 213 sayılı VUK’nun 135. maddesinde sayılmıştır.  İncelemeye yetkili olanlar vergi incelemesinin esas olarak VUK md. 139 hükmüne göre mükellefin işyerinde yapmak zorundadırlar. İnceleme elemanı defter ve belgeleri mükelleften yazı ile isteyip, 15 gün süre vermek zorundadır. Mükellefin iş yerinin incelemeye müsait olmaması halinde vergi incelemesi dairede yapılmaktadır. İnceleme için istenilen defter ve belgelerin ibrazı için 15 günden az süre verilemez (8).

Dipnotlar
(1) Defter ve belgelerin inceleme için ibrazı yazısı bizzat mükellefe tebliğ edilmelidir. Tebligat, mükellefin sigortalı işçisine yapılması halinde de tebligat geçerlidir. Limited şirketlerde şirket ortağına veya şirket müdürüne yapılan tebligat geçerli olacaktır.  Mükellefin komşusuna yapılan tebligat geçerli değildir.   Bkz. VUK md. 93 ila 110.
(2) CANDAN Turgut, Vergi Suçları ve Cezaları, Maliye ve Hukuk Yayınları, 3. Baskı, 2011,  s.123
(3) Ayrıntılı açıklamalar ve Danıştay kararları için bkz. ÜREL Gürol, Güncel Vergi Usul Kanunu Uygulaması, Maliye ve Hukuk Yayınları, 2. Baskı, s.280-285.
(4) Ayrıntılı açıklamalar için bkz. BAYKARA Bekir, Teori ve Pratik Yönleriyle Vergi ve Vergi Ceza Hukuku, HUD Yayınları, Aralık 2008, s.372
(5) Yr. 11. CD. 11.07.2001 gün ve E:2001/5176-K:2001/7823 sayılı karar: 2978 sayılı Vergi İadesi Kanuna göre özel göre özel gider indiriminde sahte belge kullanılmasının VUK’a göre kaçakçılık suçu oluşturmadığı hk.
(6) Bkz. ÖZBALCI Yılmaz, Vergi Usul Kanunu Yorum ve Açıklamaları, Ankara 1998,  s.390.
(7) Ayrıntılı açıklamalar için bkz. ÜREL Gürol, Vergi Usul Kanunu Uygulaması, Maliye ve Hukuk Yayınları, 2. Baskı, Ankara, s.191
(8) 213 sayılı VUK md.139