Nazmi KARYAĞDI
Nazmi KARYAĞDI

Vergi Aflarının Vergi Mükellefi Psikolojisine ve Vergi Adaletine Etkisi: Örnek 2

518

Bugün, hayatın içinden gerçek hikâyelerle vergi aflarının vergi mükelleflerinin psikolojisine ve vergi adaletine yaptığı olumsuz etkilerden ikincisini sizlerle paylaşacağım.

Samet, İzmir’de 4 sene önce küçük bir lokanta açarak iş hayatına atılır.

Ancak işletme sermayesinin yetersizliği nedeniyle işletmeyi 3 ay kadar hayatta tutma şansı olur.

Üç aylık faaliyet sonucunda lokantayı zararla kapatır.

Bu süre zarfında çalıştırdığı iki kişiye ve işyerine ait kira stopajlarını ödeyemez.

Çünkü elinde avucunda ne varsa hepsini batırmıştır.

Daha sonra ücretli olarak bulduğu işlerle hayatını sürdürmeye çalışır.

Samet bu sırada kesinleşmiş vergi borçları için bir önceki yapılandırma kanunundan yararlanarak vergi borçlarını taksitlendirir.

Ancak hâlâ yeterli ödeme gücüne ulaşamadığı için taksitlendirmeden yararlanma şartlarını kaybeder.

Bu arada Samet, geçen yıl evlenerek ev bark sahibi olur.

Ancak vergi borcu bir köşede onu beklemektedir.

Düğünde takılan paralarla takılarla borçlarının bir kısmını kapatır.

Kalan parayı da iki Katılım Bankasına yatırır.

Nisan 2018’de Samet’in katılım bankalarındaki iki hesabına e-haciz konur.

Aynı ayın son gününde de 7143 sayılı Af ve Yapılandırma yasa tasarısı TBMM’ye sunulur.

Bunun anlamı; “Vatandaş! Af geliyor, faizler hafifliyor, cezalar kalkıyor!” idi.

Ne güzel.

Bu surede tasarının yasalaşma süreci devam eder.

Af ve yapılandırma yasası 11 Mayıs’ta Genel Kurul’da kabul edilir ve 18 Mayıs’ta Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girer.

7 Mayıs’ta Samet’in bankalardaki parası emanet hesaba aktarılarak e-haciz işlemi iptal edilir.

Eğer e-haciz yapılmamış olsa Samet yeni yapılandırmadan yararlanarak gecikme zammı yerine daha düşük oranlı Yİ ÜFE’den yararlanarak daha az para ödeyecekti.

Belki merak ettiniz Samet’in batan lokantasına ait stopaj borcu ne kadar diye.

Stopaj borcu gecikme zammıyla birlikte 7 bin lira civarındadır.

Nisan ayında vergi borcunu ödeyenlerin veya e-hacze muhatap kalanların psikolojisini siz de tahmin edebiliyorsunuzdur.

Buruk bir aldatılmışlık ya da Rus Ruletinde tek kurşunun patlaması hissi.

Peki af çıktı, yapılandırma çıktı diye haczedilen paraları iade almak mümkün mü?

Maalesef değil.

28 Mayıs 2018 tarihli 2018/1 sayılı İç Genelgeye göre “Kanunun yayımlandığı 18/5/2018 tarihinden (bu tarih hariç) önce emanet hesaplarında bulunan tutarlar ile haczedilerek vergi dairesi hesaplarına aktarılan tutarlar borçlara mahsup edilecek, kalan bir borcun bulunması halinde, bakiye borç için Kanun hükümlerinden yararlanılabilecektir.”

İşte vergi aflarının adaleti ne kadar zedelediğine ilişkin bir örnek daha.

e-haciz işlemlerinin ne zaman uygulandığı, her zaman uygulanıp uygulanmadığı gibi konular şeffaflık, hesap verebilirlik gereği vatandaşın bilgisine sunulması gereken konular arasında yer alıyor.

Affa bir hafta kala haciz ve e-hacize konu borçların, bir hafta sonra afla daha az bir tutarla ödendiği ya da hiç ödenmediği durumda, hacze maruz kalanların psikolojisi ve adalet hissinin zedelenmesi konuları acı bir hakikat olarak karşımıza çıkıyor.

Bu nedenle sadece ek para tahsil etme amacıyla getirilen vergi aflarının aslında vergiyi nasıl öldürdüğünü bir kez daha görmüş oluyoruz.

Yani aflar verginin katili oluyor.

Hep söylediğimiz bir sözü bir kez daha tekrarlayarak yazımızı bitirelim:

Her şeyde olduğu gibi vergide de “Adalet mülkün temelidir.”

YASAL UYARI : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları yazara aittir. Yazar adı ve "vergialgi.net" internet sitesi adı kullanılmadan alıntı yapılamaz.
VERGİALGI, yeni e-konomi'nin bilgi paylaşım platformudur.