Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi

Vergi

Nazmi KARYAĞDI
15 Eylül 2013Nazmi KARYAĞDI
507OKUNMA

Türkiye’nin Finansman Kuruluşu: Gelir İdaresi Başkanlığı

Yapılan anket sonuçları değerlendirildiğinde, Türkiye’de kayıt dışı ekonominin oluşumunda pek çok nedenden söz edilir: Vergi sisteminin adil olmaması, vergi oranlarının yüksekliği, vergi idaresinin ve vergi denetiminin etkinlik sorunu, yüksek enflasyonlu dönemler, ekonomik krizler, işletme büyüklüğünde ölçek ekonomisinin yerleşmemiş olmasından kaynaklanan verimsizlik ve etkinsizlik, nakit ekonomisinin yaygınlığı vb…

Tüm bu nedenlerin yanı sıra işletmelerin kuruluşunda, faaliyetlerinin sürdürülmesinde veya geliştirilmesinde finansman kaynaklarının yeterli olmaması, bu kaynaklara erişmede yaşanan zorluklar, kaynak maliyetinin yüksek olması, dış finansman kaynağına başvurmayıp kendi kaynaklarıyla işi yürütmeye yönelik bireysel ve geleneksel tercihler finansman sıkıntısına neden olmakta, finansman sıkıntısı da verginin ödenmeyerek finansman aracı olarak kullanılması sonucunu doğurmaktadır.

Basın : Vergi yüzsüzleri açıklandı!

Gerek ticari işlemlerin kayıt dışı bırakılması gerekse beyan edilen kazancın ödenmemesi suretiyle gerçekleşen dolaylı finansman temini Gelir İdaresini Türkiye’nin önemli bir finansman kuruluşu haline dönüştürüyor. Yani İdare topladığı vergilerle tüm kamu harcamalarını finanse ederken toplayamadığı vergilerle ekonominin bir kesimini finanse etmekte.

Her yıl Eylül ayı boyunca Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesinde yayınlanan belirli tutarı aşan vergi borçluları listesi basın tarafından “Vergi yüzsüzleri açıklandı” şeklinde kamuoyuna duyurulmakta. Oysa konuyu sadece bu şekilde tanımlamak bizce eksik bir değerlendirmeyi ifade ediyor. Bir başka bakış açıyla Devlet, daha doğrusu millet, Gelir İdaresi aracılığıyla, tahsil edilmeyen vergiler ve cezalar yoluyla dolaylı olarak büyük, orta ya da küçük ölçekli işletmeleri, belediyeleri ve onlara bağlı şirket ya da müesseseleri, toptan ya da perakende enerji piyasasındaki kurum ve kuruluşları, TMSF tarafından el konulan bankaları ve bunların sahiplerini, spor kulüplerini vb.lerini finanse ediyor. (Eylül 2013 dönemi boyunca 1 milyon lira ve üzeri vergi vergi cezası borcu olanların listesine https://intvd.gib.gov.tr/ adresinden ulaşmak mümkün)

Ne kadar birikmiş alacak var?

Sn. Bülent Taş tarafından sitemizde yayınlanan makaleye göre Devletin tahsil edilemeyen alacağı 2012 yılı sonu itibariyle 50 milyar liraya ulaşmış durumda. (İlgili yazı: https://vergialgi.net/devletin-tahsil-edemedigi-vergi-alacagi-50-milyara-dayandi)

Gelir İdaresinden 1 milyon lira ve üzeri kredi kullananlar

Gelir İdaresi internet sitesinde yayınlanan 1 milyon lira ve üzeri vergi ve ceza borcu kesinleşmiş olan gerçek ve tüzel kişi sayısı 12 bin 914 kişi. Birikmiş toplam alacak tutarı ise 66 milyar 546 milyon 737 bin 312 lira.

Geçen yıl basında yer alan bilgilere göre kişi sayısı 7 bin 441, toplam alacak tutarı ise 42 milyar lira civarında idi.

Yapılması gerekenler

Neler yapılabileceği hususunda şunları sıralayabiliriz:

  • Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin ucuz ve uzun vadeli finansman kaynaklarına erişebilmeleri için yapılan çalışmaları daha da geliştirmek,
  • Finansman araçları konusunda girişimcilerin bilgi düzeyinin arttırılması,
  • 2005 yılında başlatılan Gelir İdaresinin yeniden yapılandırılması çalışmalarının yeni bir ivme kazanması,
  • Mükellef odaklı olmanın yanı sıra ve bundan da önce  “çalışan odaklı” olmanın sağlanması ve bu suretle çalışanların vergi toplama işinde etkinliğinin artırılması,
  • Merkezi yönetim bütçesinde sağlanan disiplinin yerel yönetimlerde de sağlanması,

Yapılmaması gerekenler

Mükellef davranışlarında olumsuz etki yaratan ödeme kolaylığı, vergi barışı vb. gibi uygulamaların, ekonomik kriz dönemleri dışında, bir uygulama yöntemi (hızlandırılmış tahsilat) olmasından vazgeçilmelidir.

Çünkü sıklıkla yapılan aflarının vergi mükelleflerinin hem beyan hem de ödeme alışkanlıklarına yaptığı olumsuz etkiyi giderebilmek mümkün olmadığı gibi;

“önce artan alacak sonra ise düzeltilen ya da silinen alacak” şeklindeki kısırdöngü bir türlü aşılamamakta.

Karar verilmesi gereken konu

Bizce karar verilmesi gereken konu şudur: Gelir İdaresi topladığı vergilerle halka hizmet için kullanılacak fonları mı sağlamalı ya da kamu ya da özel bir kısım kişi ve kuruluşlardan vergi almayarak onlara fon mu sağlamalıdır?

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor