Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Ekonomi, Maliye

Merve HALHALLI
07 Mart 2021Merve HALHALLI
2554OKUNMA

Türkiye’de İstatistiklerle Kadın

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) İstatistiklerle Kadın 2020 raporu yayınlandı. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününün gelmiş olmasıyla birlikte bu raporun incelenmesinin anlamlı olacağını düşünüyorum. Gelin bu raporu birlikte inceleyelim.

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre; 2020 yılında toplam nüfusun %49,9'unu kadınlar, %50,1'ini ise erkekler oluşturdu.

Doğuşta beklenen yaşam süresi, Türkiye geneli için toplamda 78,6 yıl, kadınlarda 81,3 yıl, erkeklerde ise 75,9 yıl oldu.

Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun süre yaşamakta olup doğuşta beklenen yaşam süresi farkı 5,4 yıl oldu.

Hayat tabloları, 2017-2019 sonuçlarına göre ise; sıfır yaşında bulunan bir kişi için sağlıklı yaşam süresi, Türkiye'de toplamda 57,3 yıl, kadınlarda 55,4 yıl ve erkeklerde 59,1 yıl olarak hesaplandı. Buna göre, erkeklerin sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 3,8 yıl daha uzun olduğu görüldü. 

Kadınlarda Eğitim Düzeyi Yükseldi

En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki bireylerin toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında %81,1 iken 2019 yılında %91,0 oldu.

Cinsiyete göre incelendiğinde ise; 2008 yılında, kadınlarda %72,6, erkeklerde %89,8 olan bu oran, 2019 yılında sırasıyla %85,7 ve %96,4 olarak gerçekleşti.

En az üniversite mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise 2008 yılında %9,8 iken 2019 yılında %20,8 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde; 2008 yılında 25 ve daha yukarı yaşta olup en az üniversite mezunu olan kadınların oranı %7,6, erkeklerin oranı %12,1 iken bu oran 2019 yılında kadınlarda %18,5’i, erkeklerde ise %23,1’i buldu.

Şekil 1: Cinsiyete Göre Seçilmiş Göstergeler, 2019 

Kadınların İstihdam Oranı Erkeklerin Yarısından Daha Az

Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre; 2019 yılında, Türkiye'de 15 ve daha yukarı yaştaki istihdam edilenlerin oranı %45,7 olup bu oran kadınlarda %28,7, erkeklerde ise %63,1 oldu.

Hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki bireylerin istihdam oranı cinsiyete göre incelendiğinde; kadınların istihdam oranının %26,7, erkeklerin istihdam oranının ise %87,3 olduğu görüldü.

Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; çalışma hayatında kalma süresi, 2013 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki kadınlarda 16,7 yıl, erkeklerde 37,7 yıl iken 2019 yılında çalışma hayatında kalma süresi kadınlarda 19,1 yıl, erkeklerde 39,0 yıl oldu.

Kadın Büyükelçi Oranı %25

Dışişleri Bakanlığı verilerine göre; kadın büyükelçi oranı 2007 yılında %9,4 iken bu oran 2020 yılında %25 oldu. Erkek büyükelçi oranı ise 2007 yılında %90,6 iken 2020 yılında %75 olarak gerçekleşti. 

Kadın Milletvekili Oranı %17,3

Türkiye Büyük Millet Meclisi verilerine göre; meclise giren kadın milletvekili oranı, 2007 yılında %9,1 iken bu oran 2020 yılında %17,3’e yükseldi. 

TÜİK’in İstatistiklerle Kadın Raporu Ne Anlatıyor?

Yukarıdaki istatistikleri incelediğimizde öncellikle göze çarpan istihdam oranları oluyor. Erkek ve kadınların arasındaki bu uçurum ne yazık ki Türkiye’de geçmişten süregelen bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.

Aynı zamanda kadınların çalışma hayatında kalma süresi 19 yıl iken erkeklerde 39 yıl olduğu görülüyor. 

Peki neden kadınlar iş hayatında kalamıyor?

Bu soruya cevap olarak, kadın işi-erkek işi ayrımı yapılarak kadınların belli sektörlere yönlendirilmesi, çocuk bakım sorumluluğu ve iş yerlerinde uygulanan cinsiyet kaynaklı mobingleri sıralayabiliriz.

Yine TÜİK’in yayınladığı Kazanç Yapısı Araştırmasının sonuçlarını incelediğimizde kadınların erkeklerden daha az ücret aldığı görülüyor.

2018 yılında ortalama brüt kazanç erkekler için 50 bin 297 TL, kadınlar için 46 bin 208 TL olarak tahmin edilirken, cinsiyete dayalı ücret farkı tüm eğitim düzeylerinde erkek ücretinin lehine gerçekleştiği görülüyor.

Eğitim alanında ise, 2019 yılında en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı %85,7’ye yükselirken, en az üniversite mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı %18,5’e yükseldiği görülüyor. Bu yükseliş nispeten olumlu gözükse de aslında kadınlarda ve genel olarak tüm toplumda eğitim seviyesinin daha fazla yükselmesi gerekliliği ortaya çıkıyor. Bunun için eğitime daha çok önem ve destek verilmeli, ülkedeki eğitimin niteliği iyileştirilmelidir.

Yine, meclise giren kadın oranına ve kadın büyükelçi oranlarına baktığımızda, her ne kadar bu oranlarda artış olsa da erkeklere kıyasla çok düşük kaldığını görüyoruz.

Türkiye’de gerek ekonomik gerekse sosyal ve siyasi alanda kadının gücüne ihtiyacımız var. Bu nedenle her alanda cinsiyet eşitliğine dayalı bir anlayış benimseyerek bu yolda emin adımlarla ilerlemeliyiz.

Yazımı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bir sözü ile bitirmek istiyorum;

"Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın."

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günümüz kutlu olsun…

- https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Istatistiklerle-Kadin-2020-37221&dil=1
- https://tuikweb.tuik.gov.tr/hb/images/20140425_banner_yeni.jpg

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor