Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi
Nazmi KARYAĞDI
20 Aralık 2018Nazmi KARYAĞDI
220OKUNMA

Türkiye’nin Yerli ve Millî Kartlı Ödeme Ağı TROY, Mastercard, VISA ve AMEX’e Karşı

Dünya’da ilk kredi kartı uygulamasını hayata geçiren marka hangisidir diye bir soruyla başlasam sanırım cevaplarınızın büyük bir çoğunluğu Mastercard veya VISA olacaktır.

Ancak doğru cevap: Diners Club.

Frank Mc Namara isimli bir avukat, önemli bir müşterisini lokantaya akşam yemeğine davet eder. Yemekler yenildikten sonra hesabı ödemek isteyen Frank yanında yeterince nakit para olmadığını fark eder. Müşterisine mahcup olmak istemeyen Frank kartvizitinin arkasındaki boş kısma yemek tutarını ve bu tutarı ödeyeceğini yazarak imzalar ve garsona verir.

Kötü bir akşam yemeği anısını yenilikçi bir sisteme dönüştürmeyi düşünen Frank, Rolpa E. Schneider, Alfred S. Boomingdale ile birlikte seyahat ve yemeklerde nakit olmaksızın kredi kartı ile ödemeyi mümkün kılan Diners Club (İngilizce “diner” kelimesi lokanta, “dinner” ise akşam yemeği anlamına geliyor) sistemini kurar.(1)

Her ne kadar ilk yaygın kredi kartı ödeme ağı Diners Club tarafından kurulsa da sonradan ortaya çıkan diğer ağlar onu geçerek küresel liderliğe oturmuş durumdadır.

Prof. Oded Shenkar, Harvard Business Review Yayınlarından çıkan Copy Cat (Kopya Kedi) isimli çalışmasında bu durumu örnek olarak ele almış ve bir sistemi ilk kez keşfeden firmayı sonradan taklit edenlerin/takip edenlerin onu nasıl geçebileceğini ve nasıl daha yenilikçi ürünler piyasaya sunabileceklerini ortaya koymuştur. Dolayısıyla arkadan gelmenin çok da kötü bir durum olmadığını, kimi zaman bu durumun büyük fırsatlar anlamına geldiğini gözardı etmemek gerekiyor.

İşin başında yeni bir iş fikrini ortaya koyup çok fazla Ar-Ge, pazarlama, reklam ve tutundurma faaliyetlerini tek bir firma yaparken arkadan gelen diğerleri, sonradan pazara girme dezavantajını, az önce belirttiğim maliyetlere daha az katlanarak ve ürüne daha yenilikçi özellikler ekleyerek piyasanın yeni birincisi olabiliyorlar.

Diners Club’tan sonra piyasaya giren Mastercard ve VISA buna örnek olarak gösterilebilir.

TROY: Türkiye’nin Ödeme Yöntemi

Artık bizim de yerli ve millî kartlı ödeme sistemimiz var: TROY!

Üstelik ödemeli kart, banka kartı ve kredi kartı olarak ekonomik yaşamda yerini almış durumda.

1 Nisan 2016 tarihinde Bankalararası Kart Merkezi (BKM) tarafından ulusal ekonomimize kazandırılan TROY, 18 Aralık 2018itibariyle 6,6 milyon adede ulaşmış durumda.

Türkiye’nin Ödeme Yöntemi kelimelerinin baş harflerinden oluşan TROY’un hedefi, üst düzey kurum yöneticilerinin basına yansıyan açıklamalarına göre, Türkiye’de kredi kartı sahibi olmayan kişileri kart sahibi yapmak olarak belirlenmiş durumda.

Yapılan açıklamalara göre 2017’de verilen her 100 banka kartından 11’i TROY logolu olmuş durumdadır.


(Sol Sütun: Kart Sayısı ve Ülke Nüfus, Sağ Sütun: Kişi Başına Kart Sayısı)
(Kaynak: BKM ve Dünya Bankası)

TROY, Türkiye’deki tüm bankalardan alınabiliyor ve tüm POS cihazlarında, ATM’lerde ve e-ticaret sitelerinde kullanılabiliyor.

Ayrıca dünyanın 185 ülkesinde 41 milyonun üzerinde iş yerinde ve 1,9 milyon ATM’de geçerli durumda.

Türkiye’de Kredi Kartı ve Banka Kartı Verileri Karşılaştırması 2017-20007 (BKM)
 20172007
Kredi kartı62.453.610 adet37.335.179 adet
Banka kartı131.593.443 adet55.510.092 adet
POS Terminalleri
POS-Ödeme Kaydedici Cihaz
1.656.999 adet
1.140.195 adet
1.453.877 adet

Kartla yapılan alışverişlerin tamamına yakını yani %97’si yurt içinde yapılmış. (2017 yılında yurtiçinde 657.692.000.000 TL tutarında, yurtdışında ise 16.491.000.000 TL tutarında işlem. Kaynak:BKM).

Hindistan, Yurtdışına Komisyon Ödememek İçin Ulusal Kredi Kartının Kullanımını Yaygınlaştırıyor

Geçtiğimiz haftalarda Reuters Haber Ajansı’nın verdiği habere göre Hindistan Başbakanı Narenda Modi halkını, ülkesinin milli kredi kartı sistemi olan RuPay’ı kullanmaya davet etti. Mastercard ve VISA da bu açıklamayı aleyhlerine görerek, kendi hükümetleri olan ABD Hükümetine durumu şikayet ettiler.

Habere göre Başbakan Modi halkına şunları söylemiş durumda: “Hindistan vatandaşları alışverişlerinde RuPay’ı kullandıkları takdirde işlem bedelleri ve komisyonlar Hindistan’da kalacak ve böylelikle yeni yolların yapılmasına, okullar ve hastaneler açılmasına imkan sağlayarak ülkelerine hizmet etmiş olacaklar.”

İktidardaki Bharatiya Janata Partisi’nin sözcüsü yaptığı basın toplantısında çalıştığı Bankaya talimat vererek Mastercard olan kredi kartını RuPay ile değiştirilmesini istediğini açıkladı. Parti sözcüsü, yabancı kredi kartı ağlarının bugüne kadar çok iyi kazançlar elde ettiklerini ve Hindistan’ın kendi ekonomisini korumak ve geliştirmek hakkına sahip olduğunu da ekleyerek yaptıklarını savundu.

RuPay ile birlikte Hindistan UPI (Unified Payment Interface)’yi de devreye aldı. Yerli ve ulusal bir sistem olan UPI, mobil telefonlar üzerinden iki banka hesabı arasında hızlı (swift) fon transfer sistemi olarak işlev görüyor.

Yurtdışında ücret ve komisyon ödemeleri

Merkezi yurtdışında olan kredi kartı ağlarına ödenen komisyon ve ücretlerle birlikte gerek Türkiye’de gerekse diğer ülkelerde gündeme bir başka konu geldi.

  • Acaba kendi ülkesi içinde, kendi insanları tarafından üretilen ve kendi ülkesindeki kişiler ve firmalar tarafından yararlanılan/tüketilen her türlü hizmet için yurtdışına aktarılan/ödenen bedeller hangi anlama geliyor?
  • Ulusal ekonomiyi büyütmek ve ulusu zenginleştirmek varken başka ülkeleri ve ulusları zenginleştirmek, kendimizi fakirleştirmek anlamına gelmiyor mu?

Yeni ekonomik düzen eski iş yapış şekillerini sorgulatırken ekonomik bağımsızlık konusunu da yeniden gündeme getirmeye başladı.

Eminim ki yazımızı okuyanların zihninde pek çok hizmete (danışmanlık, denetim, standartlaştırma, lisanslama, lisans kullanımı, marka kullanımı… vb.) ilişkin bu şekilde yurtdışına aktardığımız fee, komisyon, aidat vb. canlanmıştır.

Kısa ve orta vadede, adeta bir vergi gibi dış ülke şirketlerine aktarılan komisyonların, ücretlerin sorgulandığı, bu tür hizmetlerin “yerli ve ulusal” çözümlerle ikame edileceği bir döneme girileceği kanısındayız.

Yani yakın vadede ne olabilir derseniz, Hindistan örneklerinin artacağını tahmin etmek hayalcilik olmayacaktır.

(1) Dr. Ferudun Kaya: Türkiye’de Kredi Kartı Uygulaması, Bankalar Birliği Yayını, 2009, (Ömer Teoman, Hukuki Yönden Kredi Kartı Uygulaması, İktisat Bankası Eğitim Yayınları, 1989)