Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Sosyal Güvenlik

Dr. Mustafa ALPASLAN
09 Kasım 2020Dr. Mustafa ALPASLAN
4564OKUNMA

Teminatlı Olan Vergi ve SGK Alacaklarının Takibi

6183 sayılı kanunun 56. maddesi hükmü gereğince teminatlı kamu alacaklarında uygulanacak koğuşturma usulü düzenlenmektedir. (1) Bu madde hükmü SGK alacakları açısından da aynen geçerli sayılmaktadır. (2)

Kamu alacağı için bir koruma yöntemi olarak teminat gösterilmiş olabilir veya kamu alacağının özel kanunda alacağın teminata bağlanması zorunlu kılınmış olabilir. (3)

Teminatlı kamu alacağı vadesinde ödenmediği takdirde, bu madde hükümleri uygulanmak suretiyle takip olunur. (4) Dolayısıyla; bu alacaklar için, 55. madde hükümleri uygulanmaz; yani, ödeme emri tebliğ olunmaz. (5)

6183 sayılı kanunun 56. maddesi hükmüne göre; takip için, ön koşul, kamu alacağının vadesinde ödenmemiş olmasıdır. Özel kanununda ödeme süresi gösterilmemiş olan kamu alacakları için, öncelikle, 6183 sayılı kanunun 37. maddesi uyarınca yazılı tebligat yapılarak, 1 aylık ödeme süresinin başlatılması zorunludur. (6) Aksi takdirde, 56. madde hükümleri uygulanamaz. İdare tarafından 56. madde hükümlerinin uygulanması durumunda hukuka aykırı bir işlem yapılmış olunur ki, bu da ayrıca dava konusu  yapılabilir. (7)

Teminatlı alacaklarda kamu alacağının vadesinde ödenmemesi  halinde alacaklı tahsil idaresi  teminatlı alacağın borçlusuna bir resmi yazı tebliğ etmek zorundadır. (8)

Bu yazıda;

  • Kamu alacağının yedi gün içinde ödenmesi gerektiği
  • Borç ödenmediği takdirde teminatın paraya dönüştürüleceği veya kamu alacağının diğer şekillerde cebren tahsiline devam olunacağı.

borçlu mükellefe bildirilecektir. (9)

Diğer taraftan, yasada kamu alacağının diğer şekillerde  tahsile devam edileceği  uyarısının  da yapılmasının amacı: kamu alacağının  tahsili için  beyan edilen teminatın değerini vade tarihi itibariyle kısmen  veya tamamen  yitirip / yitirmediğinin  tespitidir.

Yöntemine uygun şekilde kamu  borçlusuna tebliğ olunan yazı  borcun 7  gün içerisin ödenmesi gerektiğini kapsamasına rağmen  6183 sayılı kanunun 55. maddesinde belirtilen bir ödeme emri mahiyetinde değildir. (10)  Bu nedenle bu yazı   ödeme emri mahiyetinde olmayan uyarı niteliğinde bir yazıdır. (11) Yukarıda da ifade edildiği  gibi bu  gibi yazıların idari davaya konu edilmesi mümkün görülmektedir. (12)

Sonuç olarak, teminatlı alacakların takibinde öncelikle mükellefe uyarı amaçlı bir yazı tebliğ edilmektedir.   Bu yazıda borcun 7 gün içinde ödenmesi gerektiği mükellefe hatırlatılmaktadır. (13) Borcun ödenmesi halinde teminat amme borçlusuna iade edilir.  Borcun ödenmemesi halinde teminatın paraya  çevrilmesi süreci  alacaklı kamu idaresi  tarafından başlatılacaktır.

(1) 6183 sayılı  AATUHK’nun 10. maddesinde teminat  ve değerlenmesine yer  verilmiştir.  Madde hükmünde teminat olarak  nelerin kabul edildiği  kısaca şöyle açıklanmıştır:  Teminat olarak şunlar kabul edilir:
- Para,
- (5234 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin (a) bendi ile değişen bent)(1.1.2005 tarihinden geçerli olmak üzere) Bankalar ve özel finans kurumlar tarafından verilen süresiz teminat mektupları,
- (5234 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin (a) bendi ile değişen bent)(1.1.2005 tarihinden geçerli olmak üzere) Hazine Müsteşarlığınca ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetleri veya bu senetler yerine düzenlenen belgeler (Nominal bedele faiz dahil edilerek ihraç edilmiş ise bu işlemlerde anaparaya tekabül eden satış değerleri esas alınır.),
- Hükümetçe belli edilecek Milli esham ve tahvilat "Bu esham ve tahvilat, teminatın kabul edilmesine en yakın borsa cetvelleri üzerinden % 15 noksanıyla değerlendirilir."
- (251 sayılı Kanunun 1'inci maddesiyle değişen bent)İlgililer veya ilgililer lehine üçüncü şahıslar tarafından gösterilen ve alacaklı amme idarelerince haciz varakalarına müsteniden haczedilen menkul ve gayrimenkul mallar,

Teminat sonradan tamamen veya kısmen değerini kaybeder veya borç miktarı artarsa, teminatın tamamlanması veya yerine başka teminat gösterilmesi istenir.Borçlu verdiği teminatı kısmen veya tamamen aynı değerde başkalarıyla değiştirebilir.
(2) 5510 sayılı yasanın  88. maddesinin 16. fıkrasına göre  kurumun süresi  içerisinde ödenmeyen  prim ve diğer alacaklarının  tahsili  hakkında 6183 sayılı kanunun  51, 102 ve 106. maddesi hükümleri  aynen  uygulanır.
(3) BİLGİLİ Özkan, Sosyal Güvenlik Uygulaması, Eylül 2008, İzmir SMMM Odası Yayını, s.339.
(4) YERLİKAYA G.Kürşat, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Şerhi, XII Levha Yayınları, İstanbul, Ocak 2012, s.478
(5) Dnş. 7. D.nin, 22.05.2000 gün ve E:1999/2810-K:2000/1631 sayılı kararında; “Teminatlı  alacaklarda, vadesinde ödenmeyen alacağın  ödeme emri ile takip edilemeyeceği” hakkında karar verilmiştir.
(6) Dnş. 7. D.nin, 2.09.2005 gün ve E:2003/1835-K:2005/2152 ve yine Dnş. 7. D. nin, 09.02.2006 gün ve E:2004/868-K:2006/544 sayılı kararlarında; “6183 sayılı kanunun 56. maddesi uygulanarak  teminatın paraya çevrilebilmesi için, ön koşul kamu alacağının  vadesinde ödenmesi olduğundan;  vadesi bilinmeyen kamu alacağının  vadesinin belirlenmesi için, öncelikle, anılan kanunun 27. maddesinde öngörülen  tebligatın yapılmasın  zorunlu olduğu” hakkında karar verilmiştir.
(7) CANDAN Turgut, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, 2. Baskı, Maliye ve Hukuk Yayınları, Ankara, Ocak 2011, s. 285
(8) ALPASLAN Mustafa – SAKAL Mustafa, Vergi Hukuku Uygulaması –I, Grafmat Basım, Ocak 2008, s.345-352
(9) KIZILOT Şükrü – KIZILOT Zuhal, Vergi İhtilafları ve Çözüm Yolları, 13. Baskı, Yaklaşım Yayıncılık, Ankara 2008, s.303-379
(10) Aynı görüş için bkz. CANDAN Turgut, age. s. 284
(11) Bkz. Dnş. 7. D. kararı, 16.2.2006 gün ve E:2005/449-K:2006/950 sayılı kararı. Bu karar, Ankara SMMM Odası internet  sitesinde bulunmaktadır. Eşirim için: http://www.asmmmo.org.tr/asmmmo/dk.detail.php?content_id=62
(12) Bkz. Dnş. 7.D. kararı, 19.01.2000 gün ve E:1999/1760-K:2000/67 sayılı kararı.
(13) ALPASLAN Mustafa, Uygulamada Vergi Davaları ve  AHİM’e Müracaat,  İzmir, 2012, s.18.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor