Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Ekonomi, Maliye

Prof. Dr. Binhan Elif YILMAZ
22 Nisan 2021Prof. Dr. Binhan Elif YILMAZ
1017OKUNMA

TCMB Rezervleri ve Rezervleri ve Dış Borç Ödeme Kapasitesi

Türkiye gibi yurt dışından kendi para birimiyle borçlanamayan ülkeler, dış borçlarını ödemede dövize ihtiyaç duyar. Döviz varlıklarının hacmi ölçüsünde borçlarını ödeyebilir ya da ödemek için yeniden borçlanması gerekir.

Genellikle ihracat, turizm geliri, merkez bankası rezervleri borçlu ülkenin döviz varlıkları olanağını gösterir. Buna göre de dış borç ödeme kapasitesini ölçmede, ihracat ve merkez bankası rezervlerine bakılır.

Türkiye’de dış borcun döviz gelirleri ile kapatılması gereği, Merkez Bankası rezervlerini gündemde tutuyor. Merkez Bankası rezervleri çok önemli ekonomik, siyasal işlevlerinin yanında dış alacaklılara borçların ödenebileceğine dair güven veriyor. Aksi halde ülkenin daha ağır şartlarda (yüksek faiz, kısa vade vb) borç bulmasına yol açıyor.

Ülke merkez bankası rezervlerinin dış borç stokuna oranı, dış borç ödeme kapasitesinin en önemli göstergelerinden biridir. Güçlü rezerv ve rasyonun yüksekliği, borç verecek yabancı kuruluşlar ve hükümetler nezdinde ülkenin kredibilitesini arttırmasını sağlıyor.  

Grafik 1’de, Türkiye’nin dış borç stoku verilerinin düzenli yayınlandığı 1989 yılından günümüze dış borç ödeme kapasitesi, Merkez Bankası Brüt Rezervlerinin Brüt Dış Borç Stokuna oranlanması üzerinden görülebilir.

Grafik 1. TCMB Brüt Rezervleri / Brüt Dış Borç Stoku


TCMB Rezervleri ve Rezervleri ve Dış Borç Ödeme Kapasitesi

Brüt Dış Borç Stoku, Kamu sektörü, özel sektör ve TCMB dış borçlarından oluşmaktadır.

Veriler, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı, Türkiye Dış Borç İstatistikleri ve TCMB EVDS’den derlenmiştir.  

1994 ve 2000-2001 gibi kriz yılları, Merkez Bankası rezervlerinin dış borçları karşılama olanağının en zayıf olduğu yıllardır. 2004 yılı sonrasında ise artan dış borç stokuna rağmen dünyada sermaye bolluğu yaşandığından ve Türkiye yabancı sermaye çekebilen bir ülke konumunda olduğundan Merkez Bankası rezervlerindeki artış, borçluluğun artmasına rağmen söz konusu oranın yükselmesini sağlamıştır.

2008 küresel krizinin ardından 2009 ve 2011 yıllarında rezervlerin bu karşılama olanağı zayıflamıştır. 2013’den itibaren Merkez Bankası rezervleri giderek gerilemiş ve rezervlerin dış borç stokuna oranı düşmeye başlamıştır.

En büyük rezerv kaybı, pandemi kriziyle mücadele edildiği, yükselen kura müdahale esnasında Merkez Bankası kaynaklarına sık başvurulması nedeniyle ortaya çıkmıştır. Rezervler eksilirken özel sektör borçluluğu kur şokları nedeniyle azaldığından, söz konusu rasyo kısmen yükselmiştir.

Görüldüğü gibi ülke merkez bankası rezervleri dış borçlanma olanağının önemli bir belirleyicisidir. Resmi hükümetler, uluslararası finans kuruluşları ve özel statülü borç veren kurumların borçların geri ödenmesi taleplerine dair bir güven unsurudur. Rezerv eksikliğinin düzeyi ve/veya dış borç stoku artış hızının derecesine göre ülkeler dış borç servisini karşılamak için borcu borçla finanse etmek zorunda kalabilir.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor