Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Ekonomi, Maliye

Dr. Numan Emre ERGİN
01 Nisan 2020Dr. Numan Emre ERGİN
4525OKUNMA

TBMM'nin Koronavirüs Tedbirleri: 7226 sayılı Kanun

Koronavirüs salgının ekonomik hayat üzerindeki etkilerini azaltmak için Meclis de harekete geçmiş ve 26 Mart 2020 tarihli ve 31080 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Kanun”) ile çeşitli yasal düzenlemeler yapmıştır. Söz konusu torba kanunda Koronavirüsle mücadele dışında çok sayıda düzenleme de yer almakla birlikte bu yazımda söz konusu Kanun ile sadece Koronavirüsle mücadele bağlamında yapılan düzenlemelere ve bu düzenlemelere ilişkin değerlendirmelerime yer vereceğim. Söz konusu düzenlemeler aşağıdaki gibidir:

  1. Kanun ile yapılan düzenleme uyarınca, afetler nedeniyle doğalgaz ve elektrik faturalarının ödenmesini ertelemeye Cumhurbaşkanı yetkili kılınmıştır. Buna göre, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun’un 1. maddesinde belirtilen deprem, yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ, tasman ve benzeri afetler nedeniyle afet yaşanılan yerlerde elektrik ve/veya doğal gaz tüketim bedellerinin tahakkuk ve/veya tahsilatlarının süresinin ve kapsamının belirlenerek 1 yıla kadar ertelenmesi ile elektrik ve/veya doğal gaz dağıtım ve/veya tedarik şirketlerinin söz konusu ertelemeden kaynaklanan anapara haricindeki tüketicilerden tahsil edilmeyen bedellere ilişkin finansman maliyetinin, gecikme zammı tutarını geçmemek üzere Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesinden karşılanmasına Cumhurbaşkanınca karar verilebilecektir. Madde metninde salgın hastalık sayılmış olmamakla birlikte, “ve benzeri afetler” ifadesinin salgın hastalıkları kapsadığı değerlendirilebilir. Ama madem yasal düzenleme yapıldı, söz konusu 1. maddeye genel sağlık hastalıklar ibaresinin eklenmesi daha isabetli olurdu.
  2. Kanun ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na mücbir sebeplerden herhangi birinin bulunması hâlinde Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşünü alarak Maden Kanunu kapsamındaki mali yükümlülüklerin ve/veya beyanların ertelenmesi ile mali yükümlülüklerin taksitlendirilmesine karar verilebilme yetkisi verilmiştir. Bu takdirde, mali yükümlülüklere ilişkin zamanaşımı duracak ve hak düşürücü süreler erteleme süresince işlemeyecektir. Bu hükmün uygulanması için mücbir sebebin malum olması veya ilgililer tarafından ispat veya tevsik edilmesi gerekir. Ayrıca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, mücbir sebep sayılan hâller nedeniyle; bölge, il, ilçe, mahal veya afete maruz kalanlar itibarıyla mücbir sebep hâli ilan etmeye ve bu sürede bu Kanunda belirlenen mali yükümlülüklerden yerine getirilemeyecek olanları tespit etmeye yetkili kılınmıştır. Koronavirüs salgını nedeniyle, Bakanlık bu maddeye istinaden en kısa zamanda salgından etkilenenler için mücbir sebep ilan etmeli, bunun için de bürokratik ispat/tevsik işlemlerini asgari seviyede tutmalı, hatta salgın malum olduğundan ilgili bölgelerde bir ispat/tevsik süreci aramamalıdır.
  3. Kanun ile 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun geçici 20’nci maddesinin birinci fıkrasında değişiklik yapılmak suretiyle Hazine ve Maliye Bakanına verilen Kredi Garanti Kurumlarına nakit kaynak aktarma veya özel tertip DİBS ihraç etme yetkisi artırılarak 25 milyar TL’den 50 milyar TL’ye çıkarılmış; kapsam da “firmalar”dan “gerçek ve tüzel kişiler ile ticari işletmeler”e genişletilmiştir. Bu düzenleme ile bankalara KGF başvurularının artacağı muhakkaktır. Bu ise bankacılık sektöründe çalışanların mesaisinin artmasına neden olacaktır. İlgili bankalar bu personelini korumak için her türlü tedbiri almalıdır.
  4. Diğer bir düzenleme kısa çalışma ödeneği ile ilgilidir. Yapılan düzenleme uyarınca, 30/6/2020 tarihine kadar geçerli olmak üzere, Koronavirüs kaynaklı zorlayıcı sebep gerekçesiyle yapılan kısa çalışma başvuruları için, işçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için öngörülen hizmet akdinin feshi hariç işsizlik sigortası hak etme koşullarını yerine getirmesi hükmü, kısa çalışma başlama tarihinden önceki son 60 gün (normalde 120 gün) hizmet akdine tabi olanlardan son üç yıl içinde 450 gün (normalde 600 gün) sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödenmiş olması şeklinde uygulanır. Bu koşulu taşımayanlar, kısa çalışma süresini geçmemek üzere son işsizlik ödeneği hak sahipliğinden kalan süre kadar kısa çalışma ödeneğinden yararlanmaya devam eder. Bu madde kapsamında kısa çalışma uygulamasından yararlanabilmek için, iş yerinde kısa çalışma uygulanan dönemde 4857 sayılı İş Kanunun 25. maddesinde “ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri” başlığı altında belirtilen haklı nedenle fesih sebepleri hariç olmak kaydıyla işveren tarafından işçi çıkarılmaması gerekir.
  5. Telafi edici çalışma süresi 2 aydan 4 aya çıkarılmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 64. maddesi uyarınca; zorunlu nedenlerle işin durması, ulusal bayram ve genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi veya benzer nedenlerle işyerinde normal çalışma sürelerinin önemli ölçüde altında çalışılması veya tamamen tatil edilmesi ya da işçinin talebi ile kendisine izin verilmesi hallerinde, işverenin 4 ay içinde çalışılmayan süreler için telafi çalışması yaptırması imkanı getirilmiştir. Ayrıca, Cumhurbaşkanına bu süreyi iki katına kadar artırma konusunda yetki verilmiştir.
  6. İşverenlere ücret desteği sağlanmıştır. Kanun ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na eklenen geçici 80. madde ile 2020 yılı Ocak-Aralık ayları için koşulları sağlayan işverenler için yine koşulları sağlayan sigortalı çalışanlarının toplam prim ödeme gün sayısının 2.50 TL ile çarpımı sonucu bulunacak tutarın İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanması öngörülmüştür. Bu düzenleme 1/1/2020 tarihinden geçerli olmak üzere Kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
  7. Turizm tesislerinin Devlete olan ödemeleri ertelenmiştir. Kanunları uyarınca ilgili bakanlıklar tarafından üzerinde turizm tesisleri yapılmak üzere adlarına kamu arazisi tahsis edilen Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli yatırımcılar ve işletmecilerden; irtifak hakkı tesis edilip edilmediğine veya kullanma izni verilip verilmediğine bakılmaksızın 1/4/2020 tarihi ile 30/6/2020 tarihi arasındaki dönemde tahsil edilmesi gereken kira, kesin izin, kesin tahsis, irtifak hakkı, kullanma izni, yararlanma, ilave yararlanma bedelleri ve hasılat payları ile Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli turizm tesislerinin yatırımcıları ve işletmecilerinden bu faaliyetleri dolayısıyla Hazine taşınmazlarını izinsiz kullanımlarından dolayı aynı dönemde tahsil edilmesi gereken ecrimisillerin ödeme süreleri, başvuru şartı aranmaksızın 6 ay ertelenmiş olup bu alacaklar ertelenen süre sonuna kadar herhangi bir zam veya faiz uygulanmadan tahsil edilecektir.
  8. 7194 sayılı Kanunla ihdas edilen Konaklama Vergisi’nin yürürlüğü 1/4/2020’den 1/1/2021’e ertelenmiştir.
  9. Kanun ile iş yeri kiralarına yönelik de bir düzenleme yapılmıştır. Buna göre, 1/3/2020 tarihinden 30/6/2020 tarihine kadar işleyecek iş yeri kira bedelinin ödenememesi kira sözleşmesinin feshi ve tahliye sebebi oluşturmayacaktır. Bu düzenleme yeterli değildir. Her şeyden önce sadece iş yeri kiralarının değil, bu sürçte işsiz kalan veya ücretsiz izne çıkarılan çalışanlar bakımından konut kiralarının da kapsama alınması gerekirdi. Ayrıca düzenleme ile sözleşmelerin fesih ve tahliyesine yasak getirilmiş olup kira bedellerinin ne olacağı konusunda bir düzenleme yapılmamıştır. Meclis’in devletin kararı nedeniyle zorunlu olarak işyerlerini kapatmak zorunda kalanların kira ödemeleri açısından hem kiracıyı hem mal sahibini asgari düzeyde koruyan bir düzenleme yapması gerekirdi. Bu konu kangrene dönüşmeden önce Meclis topu taca atmadan bir an önce yasal düzenleme yapmalıdır.
  10. Hukuki süreler durdurulmuştur. Kanuna göre, bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; İdari Yargılama Usulü Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13/3/2020 tarihinden; İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlarda belirlenen süreler ile nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere tüm icra ve iflas takipleri, taraf ve takip işlemleri, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınması, ihtiyati haciz kararlarının icra ve infazına ilişkin işlemler 22/3/2020 tarihinden itibaren 30/4/2020 tarihine kadar durdurulmuştur. Sürelerin durdurulması konusundaki düzenlemenin detaylarına ve değerlendirmelerime yer sıkıntısı nedeniyle ayrı bir yazıda yer vereceğim.

(Bu yazı, DÜNYA Gazetesi’nde yayımlanmış olup Sn. ERGİN'in özel izni ile yayımlanmaktadır.)

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor