Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi
Abdullah KÜTÜKÇÜ
21 Eylül 2014Abdullah KÜTÜKÇÜ
1336OKUNMA

Son Tüketiciler Adına Düzenlenen Faturalarda TC Kimlik Numarası Yazılmalı mıdır?

I- Giriş

Hastanede, postanede, bankada, okulda yapılan günlük hayatımızdaki resmi/gayri resmî nitelikli pek çok işlem TC Kimlik numarası temelinde gerçekleşmektedir. Kapımıza bir kargo paketini teslim etmek üzere getiren görevli, teslimat makbuzuna paketi teslim alanın TC kimlik numarasını yazmadan paketi vermemekte veya bir mağazadan tüketici sıfatıyla yaptığımız alış verişe ilişkin fatura düzenlenmesi durumunda yine TC kimlik numarasını söyleme/belirtme dayatması ile karşı karşıya kalınmaktadır.

Bu çalışmada, öncelikle TC/vergi kimlik numarasına ilişkin düzenlemelere kısaca işaret edilerek, nihai tüketicilere satılan mal ve hizmetlere ilişkin olarak düzenlenen faturalarda TC kimlik numarası yazmak zorunluluğunun olup olmadığını ve satıcıların bu konudaki ısrarlı tutumlarının neden kaynaklandığına ilişkin değerlendirmeler yapılacaktır.

II- TC Kimlik Numarası - Vergi Kimlik Numarası

a) TC Kimlik Numarası

Nüfus Hizmetleri Kanununun 46/1. maddesinde; “Kimlik numarası, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının nüfus kayıtları arasında bağ kurmak, kişilerin kaydına ulaşmak ve kamu kuruluşlarında tutulan kayıtlar arasında ilişki sağlamak amacını taşıyan bir numara sistemidir. Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası kişiye bir defa verilir ve değiştirilemez.” denilmiştir.

Diğer taraftan, Aynı Kanunun 47. maddesinde; kişiler adına düzenlenecek olan her türlü form, beyanname, kimlik kartı, vergi kimlik kartı, sürücü belgesi, pasaport gibi bütün tanıtıcı belgelerde Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasına yer verileceği ve Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası kurumlar ile diğer gerçek ve tüzel kişilerin her türlü işlem ve kayıtlarında esas alınacağı ..." ifade edilmiştir.

b) Vergi Kimlik Numarası
Ülkemizde vergi sicil numarasının tekleştirilmesine ilişkin ilk düzenlemeler 1995 yılında gerçekleşmiştir. Bu konuda daha sonra 4358 sayılı “Vergi Kimlik Numarası Kullanımının Yaygınlaştırılması… Hakkında Kanun” çıkarılmıştır. 2006 yılında çıkan ve yukarıda yer verilen Nüfus Hizmetleri Kanununun kişiler adına düzenlenecek olan her türlü form, beyanname, kimlik kartı, vergi kimlik kartı, sürücü belgesi, pasaport gibi bütün tanıtıcı belgelerde Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasına yer verileceğine ve Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının kurumlar ile diğer gerçek ve tüzel kişilerin her türlü işlem ve kayıtlarında esas alınacağına ilişkin buyruğu uyarınca Maliye Bakanlığınca yeni bir düzenleme daha yapılmıştır.

3 Seri No.lu Vergi Kimlik Numarası Genel Tebliği ile yapılan bu son düzenleme ile Türkiye Cumhuriyeti uyruğunda bulunan gerçek kişilerin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaralarının vergi kimlik numarası olarak kullanılması benimsenmiştir.

III- Vergi Usul Kanununa Göre Fatura ve Fatura Kullanma Zorunluluğu

a) Tanım ve Nitelik Olarak Fatura
Vergi Usul Kanununun 227. maddesinde tutulan kayıtların ve üçüncü kişilerle olan ilişki ve işlemlere ait kayıtların tevsiki zorunlu kılınmıştır. Kayıtların tevsikinde ise en temel belge faturadır.

Vergi Usul Kanununun 229. maddesi faturayı, satılan mal ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere malı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari belge olarak tanımlamıştır.

Kanunun 230. maddesinde ise faturada en az;

  • Faturanın düzenlenme tarihi, seri ve sıra numarası;
  • Faturayı düzenleyenin adı, varsa ticaret unvanı, iş adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası;
  • Alıcının adı, ticaret unvanı, adresi, varsa bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası;
  • Malın veya işin türü, miktarı ve tutarı;
  • Satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası,

bilgilerinin bulunacağını hükmetmiştir. Öte yandan, yine Vergi Usul Kanununun 231. maddesinin birinci bendinde faturaların seri ve sıra numarası gözetilerek teselsül ettirileceği, ikinci bendinde faturaların mürekkeple, makine ile veya kopya kurşun kalem ile doldurulacağı, üçüncü bendinde en az bir asıl ve bir örnek olarak düzenleneceği, belirtilmiştir. Bu maddenin (6) numaralı bendinde ise "Bu Kanunun 232 nci maddesinin birinci fıkrasına göre fatura düzenlemek zorunda olanlar, müşterinin adı ve soyadı ile bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarasının doğruluğundan sorumludur. (Ancak bu sorumluluk, aynı maddenin 2 nci fıkrasının uygulandığı halleri kapsamaz.) Fatura düzenleyenin istemesi halinde müşteri kimliğini ve vergi dairesi hesap numarasını gösterir belgeyi ibraz etmek zorundadır." denilmiştir.

b) Fatura Kullanma Zorunluluğu

Vergi Usul Kanununun 232. maddesinin birinci fıkrasında, "Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler:

  1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara;
  2. Serbest meslek erbabına;
  3. Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara;
  4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere;
  5. Vergiden muaf esnafa

sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler.
..." hükmü bulunmaktadır.

c) Faturada TC/Vergi Kimlik Numarası Bilgisinin Yer Alma Zorunluluğu

Yukarıda da belirtildiği gibi, Vergi Usul Kanununun 230. maddesinin birinci fıkrasının üçüncü bendinde faturada “Alıcının adı, ticaret unvanı, adresi, varsa bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası” na yer verileceği buyurulmuştur. Ayrıca yine Vergi Usul Kanununun 231/6 ve 232/1. maddesi hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, fatura vermek (ve almak) zorunda olan mükelleflerin, yalnızca

  • Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara;
  • Serbest meslek erbabına;
  • Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara;
  • Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere;
  • Vergiden muaf esnafa

düzenledikleri faturalar itibariyle, alıcının ad ve soyadı ile bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarasının doğruluğundan sorumlu oldukları ortadadır. Dolayısıyla sayılan bu kişiler adına fatura düzenlemesi halinde, faturada T.C. veya vergi kimlik numarası bilgisine yer verilmesi zorunludur.

Ancak, faturanın söz konusu kişiler arasında sayılmayan veya bu kişiler kapsamında görülmesi mümkün olmayan nihai tüketicilere düzenlenmesi halinde T.C. Kimlik numarası bilgisine yer verilme zorunluluğu bulunmamaktadır.

d) Nihai Tüketiciler Adına Düzenlenen Faturalarda T.C. Kimlik Numarası Gösterilmesine Gerek Duyulmasının Arka Planı

Vergi Usul Kanununun 232. maddesinin son fıkrası uyarınca fatura düzenlemek zorunda olan mükelleflerin nihai tüketici konumunda olan kişilere sattıkları mal veya onlara yaptıkları iş bedelinin 800 TL yi geçmesi veya bedel 800 TL en az olsa dahi karşı tarafın istemesi halinde fatura vermeleri/düzenlemeleri zorunludur.

Diğer taraftan, yine Vergi Usul Kanununun verdiği çeşitli yetkilere dayanarak Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılan genel tebliğler uyarınca bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir sınırı aşan mal ve hizmet alımlarını "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile; mal ve hizmet satışlarını ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)" ile bildirmeleri ödevi bulunmaktadır.

Gelir İdaresi tarafından alınmasının asıl amacı mükellef kayıtlarının çapraz kontrolünü sağlamak olan Ba-Bs formları, mevcut uygulamaya göre bir kişi veya kurumun aylık dönemler itibariyle KDV hariç 5.000 TL ve üzerindeki bütün mal ve/veya hizmet alış(lar)ını/ satış(lar)ını içerecek şekilde doldurulmaktadır.

Bu formların verilmesini öngören düzenleme, konunun hukuki boyutunu ve uygulamanın mantığını gözeterek nihai tüketicilere yapılan satışlar bakımından -ne yazık ki- bir istisna getirmemiştir. Bu yüzden bir mükellefin (örneğin nihai tüketici olan bu satırların yazarına) bir ay içinde KDV hariç toplam bedeli 5.000 TL yi geçen satış(lar)ı varsa, bu satış(lar)ı Bs formuna dahil etmek,  formu doldurabilmek için de alıcıya ait TC/Vergi kimlik numarasını bilmek durumundadır.

İşte bu nedenle, Bs formlarını dolduran 3568 sayılı Kanun kapsamındaki meslek mensupları (sistemden kaynaklanan bu durumu gözeterek) hizmet sundukları müşterilerinden, alıcı nihai tüketici de olsa düzenledikleri faturalarda TC kimlik numarasına yer vermelerini istemektedirler.

Kısacası, Vergi Usul Kanunu uyarınca nihai tüketici konumundaki bir kişi adına düzenlenen faturada gösterilmesi/yazılması gerekmeyen TC kimlik numarası, BS formunun doldurulmasında ihtiyaç duyulan bir bilgi olduğundan, satıcılar alıcılardan TC kimlik numaralarını sormaktadırlar.

IV- Değerlendirme

Resmi nitelikli pek çok işlemin yapılmasında temel alınan TC kimlik numarası, aynı zamanda gerçek kişilerin vergi kimlik numarasıdır.  Vergi Usul Kanununun yukarıda yer verilen hükümleri uyarınca Gelir Vergisi Kanununa göre ticaret, sanat ve serbest meslek erbabı ile defter tutan çiftçiler adına düzenlenen faturalarda, alıcının vergi dairesi ile vergi kimlik numarasını belirtmenin zorunlu olduğu açıktır. Ancak nihai tüketici konumundaki gerçek kişiler adına düzenlenen faturalarda ise aynı zamanda TC kimlik numarası olan vergi kimlik numarasının yazılması söz konusu değildir.

Ne var ki, aynı kişiye bir ay içinde yapılan ve bedeli toplamda 5.000 TL yi geçen satışlara yönelik Form Ba, Form Bs bildirim formlarına yönelik düzenleme gereğince ortaya çıkan bildirim ödevinin yerine getirilmesi için, satıcı mükellefin nihai tüketici konumundaki alıcı kişilere ait TC kimlik numarasını bilmesi gerekmektedir.  

Ancak, bu satırların yazarının da arasında yer aldığı çok büyük bir nihai tüketici kitlesi TC kimlik numarasını faturaya yazılmak amacıyla da olsa satıcılara söylemek istememektedirler. Bunun başlıca nedeni ise düzenlenecek faturaya TC kimlik numarası yazılmasının Vergi Usul Kanununun hükmüne açıkça aykırılık teşkil etmesi yanında, bu bilgiye sahip olan satıcı firmanın güvenlik alt yapısının bilinmezliğidir. 

Gelir İdaresinin farklı düzenleme ve uygulamalarından kaynaklanan bu durumun satıcı mükellefleri bir çaresizlik içinde bıraktığı ortadadır. Bize göre, Gelir İdaresinin Vergi Usul Kanununun açık hükmünden hareketle, nihai tüketicilere yapılan satışların (Ba formu ile bildirilmediği dolayısıyla nihai tüketiciye ait Bs formundaki bilginin çapraz kontrol amaçlı kullanılmadığını dikkate alarak) Bs formuna dâhil edilmesinin gerekmediği yönünde bir görüş açıklamasında yarar bulunmaktadır.

Gelir İdaresi BaşkanlığıDevlet Gelir Uzmanı

25/4/2006 tarih ve 5490 sayılı Kanun, 29/4/2006 Tarih ve 26153 ve 26153 sayılı RG. Bu konuda ayrıntılı bilgi için ayrıca bak. 29/9/2006 tarih ve 2006/11081 sayılı BKK eki “Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik”, 23 /11/ 2006 tarih ve 26355sayılı RG 

VUK’un ‘Mükellef ve Vergi Sorumlusu’ kenar başlığını 8. maddesinin son fıkrası 2/6/21995 tarih ve 22301 sayılı RG de yayımlanan 4108 sayılı Kanunla değiştirilerek “Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetinde bulunan her gerçek kişi ile tüzel kişilere bir vergi numarası verilir.” hükmü getirilmiş ve bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek konusunda Maliye Bakanlığı yetkilendirilmiştir. Maliye Bakanlığı da bu düzenleme yetkisini ilk defa 240 Seri No.lu VUK Genel Tebliği ile kullanmıştır.

4/4/1998 tarih ve 23307 sayılı RG'de yayımlanmıştır.

29/08/2006 tarih ve 26274 sayılı RG

Nitekim, İstanbul VDB’nin 08/06/2011tarih ve B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-672 sayılı özelgesindeki görüş de bu yöndedir.

Ba, Bs formlarına ilişkin ilk düzenleme 350 Seri No.lu VUK Genel Tebliği ile yapılmıştır. 361 ve 381 Seri No.lu VUK Genel Tebliğleri ile de bazı değişiklerin yapıldığı bu düzenleme, halen 396  Seri No.lu VUK Genel Tebliği çerçevesinde yürütülmektedir.

Basit usulde vergilendirilen ya da vergiden muaf olanlar da dahil

Kaldı ki bu tür durumlarda faturaya TC/vergi kimlik numarası yazılıyorsa, bağlı olunan vergi dairesinin de yazılması gerekir.

Yorumlarınızı Bize Yazınız
Soru Sor