Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi

Ticaret Hukuku

Nazmi KARYAĞDI
02 Eylül 2019Nazmi KARYAĞDI
513OKUNMA

Sermayesiz Sermaye Şirketi Olur mu?

Yukarıdaki başlığı okuyan okurlarımızın büyük bir kısmı sanırım içinden şöyle geçirmiştir:

Daha neler artık, sermayesiz sermaye şirketi olur mu?

Dünyada süper hızlı bir değişimin yaşandığı yıllardan geçiyoruz.

O nedenle de klasik bir cevap olacak ama Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz

Yani her şeyin olabilirliği bugünlerde ihtimal dâhilinde!

Hem de kuvvetle muhtemel!

Resmi Gazete’de 10 Mart 2018’de yayımlanan 7099 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla, Türk Ticaret Kanununda çok önemli bir değişiklik yapıldı.

Sermaye şirketlerinden olan Limited Şirketlerde tescilden önce sermayenin en az %25’inin ödenmesi şartı kaldırıldı (TTK, Md.585/1.fıkra).

Daha açık söylersek 1 kuruş nakdi sermaye ödemeden limited şirket kurup, 24 ay boyunca da nakdi sermaye ödemeden ticari faaliyette bulunmak mümkün hale geldi.

İşte bu nedenle de İstanbul Aydın Üniversitesinden değerli bilim adamı Prof. Dr. Hasan PULAŞLI’dan ödünç aldığım bir kavramı yazıma başlık yaptım: Sermayesiz sermaye şirketi.

Sermayesiz sermaye şirketine izin verilmesinin amacı nedir?

Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun tasarısı, Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülürken yapılan bir ekleme ile Türk iş ve hukuk dünyasında sermayesiz sermaye şirketi kurmak mümkün hale geldi.

Peki amaç nedir?

Amaç; şirket kuruluşunda maliyetleri azaltmak ve kolaylaştırmak olarak ifade ediliyor.

Sermayesiz sermaye şirketinin yarattığı sorunlar

Acele ile yapılan ve hukuk âleminde ne gibi sonuçlar doğuracağı tam olarak öngörülmeyen yasama çalışması elbette ki bir takım belirsizlikler, bir takım sorunlar ve bir takım güvensizlikler doğuracaktı.

Nitekim de öyle oldu.

İsterseniz maddeler halinde bunları sıralayalım:

  • Bu şirketle ticaret yapanlar, şirketin 1 kuruş dahi sermayesi olmadığını bilmeksizin işlem yapacaklar, tahsil edemedikleri alacaklarını ortak ya da ortaklardan talep edemeyecekler, sermaye borcunun ödenmesi konusunda dava açamayacaklar.
  • Kârdan yedek akçe ayrılamayacağı için alacaklıların şirketten alacağını koruma altına alacak bir değer şirket bilançosunda olmayacaktır.
  • Kâr payının hesaplanmasında temel ölçüt “ödenmiş sermayenin %5’i” dir. Ödenmiş sermaye “SIFIR” olduğu için kâr payı hesaplanamayacaktır.
  • Hiç nakdi sermaye ödenmediği için ortakların şirkette oy hakkı doğmamış olacaktır.
  • Taahhüt edilen nakdi sermayede hiçbir ödeme yapılmadığı için payların devri de mümkün olmayacaktır.
  • Şirket kendi paylarını iktisap edemeyecek ve rehin olarak kabul edemeyecektir.

Sermayesiz sermaye şirketinin dünyada örneği var mı?

Prof. Pulaşlı’nın, Banka ve Ticaret Hukuku Dergisinde 2018 yılında yayınlanan makalesinde belirttiği üzere; bu düzenleme alelacele yapılırken, Alman Hukukuna 2008 yılında eklenen “1 Euroluk Limited Şirket” ya da “Mini Limited Şirket”ten esinlenilmiş olabilir (1).

Ancak görünen o ki öyle kötü bir uyarlama olmuş ki; Almanya’da olası sorunları öngörecek şekilde dizayn edilen yapı, bizde adeta bir gecekondu gibi inşa edilmiş.

Oysa sayın Pulaşlı’nın yazısından öğreniyoruz ki;

  • Mini limited şirket, limited şirketin alt türü olarak 1 ila 24.999 Euro arasında bir bedelle kurulabiliyor, ayni sermaye konulamıyor, taahhüt edilen nakdi sermaye tutarının tamamı kuruluşta ödeniyor.
  • Şirketle işlem yapan kişileri bilgilendirmek ve hukuk güvenliğini sağlamak için “GmbH” yerine “UG” kısaltması kullanılıyor. Yani limited şirket yerine mini limited şirket ünvanı kullanılıyor.
  • Asgari sermaye tutarı 25.000 Euro’ya ulaşıncaya kadar her yıl net kârın %25’i yedek akçelere ekleniyor.
  • Kuruluşta taahhüt edilen sermayenin tamamı ödendiğinden oy hakkının elde edilmesinde sorun doğmuyor.
  • Yine kuruluşta sermayenin tamamı ödendiği için kâr payı ödemesinde de hiçbir sorun oluşmuyor.

Yasa yapmanın zorluğu ve önemi

7099 sayılı Kanunla iş ve hukuk dünyamıza dâhil olan sermayesiz sermaye şirketi düzenlemesi bir kez daha gösteriyor ki “millet adına yasa yapma” görevi çok ciddi sorumluluk isteyen bir görev.

Yasal boşluklar idari düzenlemelerle yani alt mevzuatlarla da doldurulamadığı (ya da bazen doldurulmadığı için) hukuk yaratma işi yargıya ve yargının uzun süren yargılama süreçlerine kalıyor.

Eğer yargı organları arasında görüş farklılığı oluşmuşsa, iş dünyası yıllar süren hukuksal boşluklarla yaşamaya çalışılıyor.

Aslında Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile TBMM’nin yasama fonksiyonu daha da önemli hale geldi.

Cumhurbaşkanlığından TBMM’ye kanun tasarısı sevk edilmesi uygulaması kalktığından kanun yapma süreci milletvekillerinden gelecek kanun teklifleri ile yürür hale geldi.

Bu durumda da milletvekillerine ve milletvekili danışmanlarına (!) çok büyük görev düşüyor.

Dolayısıyla da yasa teklifi hazırlama konusunda kapasite geliştirilmesi zorunlu hale gelmiş durumdadır.

Maliye için muhtemel yeni nayloncular: Sermayesiz sermaye şirketleri

Sermayesiz sermaye şirketinin son bir etkisinden daha bahsedelim.

Maliye’nin baş belası konuları arasında en ön sıralarda yer alan “naylon fatura üreticileri”ne sıfır sermayeli sermaye şirketlerin, bir başka ifadeyle limited şirket görünümlü sermayesiz şirketlerin de kolaylıkla dahil olması kuvvetle muhtemeldir.

Eğer Alman Ticaret Kanununa benzer düzenlemeler Türk Ticaret Kanununda da yapılmazsa, sadece sermayesiz limited şirketlerle ticaret yapanlar değil, Maliye de ekonomik ve mali açıdan zor durumda kalacaktır.

(1) Prof. Dr. Hasan PULAŞLI, "Sermayesiz" Sermaye Şirketi ile Ortaya Çıkan Hukuki Sorunlar ve Bunlara Karşı Alınması Gereken Önlemler, BATİDER, 2018, XXXIV, S.2, s.5-19

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor