Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Ekonomi, Maliye

Onur ÇELİK
13 Nisan 2020Onur ÇELİK
3656OKUNMA

Salgın Zamanında Kâr Payı Dağıtmak Rasyonel mi?

Kâr payı (temettü), bir şirketin bir yıllık faaliyet dönemi sonucunda kurumlar vergisi ödendikten sonra kalan net dönem kârının, ortakların şirketteki sermaye payları oranında dağıtılması karşılığında elde edilen parasal (kimi zaman bedelsiz hisse olarak dağıtılabilir) getiridir.

Malumunuz TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği), odalara ve borsalara yaptığı 01.04.2020 tarih ve 34221550-045.02-3392 no.lu duyurusuyla, şirketlerin genel kurul gündemlerine "kamunun iştiraki olan şirketler hariç olmak üzere, sermaye şirketlerinin 2019 yılı hesap dönemine ilişkin olarak bu yıl gerçekleştirilecek genel kurul toplantılarında gündeme alınacak nakit kâr payı dağıtımı kararlarında, geçmiş yıl kârlarının dağıtıma konu edilmemesi ve dağıtım tutarının 2019 yılı net dönem karının %25'ini aşmaması ile yönetim kuruluna kâr payı avansı dağıtımı yetkisi verilmemesi..." konusunun alınmasını tavsiye etti.

Son derece yerinde olduğunu düşündüğüm tavsiye kararının arkasında; şirketlerin öz kaynak yapılarının güçlü tutulmasına yönelik ihtiyatlı politikanın sürdürülmesinin gerekli olduğu ve bu nedenle karların hissedarlara dağıtım konusu yapılmayarak bir oto finansman kaynağı olarak şirket dışına çıkartılmaması gerekliliği bulunmaktadır. Söz konusu oto finansman kaynağının dağıtılmamasıyla, şirketler dış kaynak kullanımına hiç ihtiyaç duymayacak ya da daha az düzeyde ihtiyaç duyacaklar, bu sayede dış kaynak kullanımı karşılığında ödenecek faiz yükü de haliyle azalacaktır.

Hazır kâr payından söz açılmışken, işin vergisel boyutuna da değinmekte fayda var. Bilindiği üzere kâr payı dağıtımı halinde, dağıtılan kar payı üzerinden şirketler % 15 oranında bir stopaj uygulamak zorunda.

Avrupa Genelinde Kâr Payı Üzerinden Ne Kadar Vergi Alınıyor

Aşağıda Türkiye’nin de yer aldığı Avrupa haritası, kâr  payı (temettü) vergilerine odaklanıyor ve temettü vergi oranlarının Avrupa ülkeleri arasında nasıl değiştiğini gösteriyor.

Haritada gösterilen temettü vergisi oranları, indirim, istisna ve mahsuplar gibi unsurlar da dikkate alınarak en yüksek marjinal kişisel temettü vergisi oranlarını gösterecek şekilde hazırlanmış vaziyettedir (Örneğin Türkiye’de temettü vergisi oranı %15 olmasına rağmen, belli tutarın üzerinde dağıtılan kar paylarının yarısının vergiden istisna ve gelir vergisi oranının da %35 oranında olması nedeniyle efektif vergi yükü %17,5 olarak gerçekleşmektedir).

Salgın Zamanında Kâr Payı Dağıtmak Rasyonel mi?

Haritadan da hesap edilebileceği üzere Avrupa ülkelerinin ortalama temettü vergi oranı %23,5.

Estonya ve Letonya ise, şu anda temettü geliri üzerinden vergi tahakkuk etmeyen iki Avrupa ülkesi.

Temettü vergisi uygulayan ülkelerden biri olan Slovakya ise %7 ile en düşük vergi oranına sahip ülke konumunda.

İrlanda ise %51 ile en yüksek temettü vergisi oranına sahip ülke.

Bunu sırasıyla %42 ve %38,1 ile Danimarka ve İngiltere izliyor.

Türkiye ise en düşük temettü vergisi uygulayan ilk 8 ülke arasında yer alıyor.

Aslında bir noktaya daha temas etmekte fayda var. Şöyle ki, çoğu ülkede temettü vergileri, şirket gelirleri üzerinden alınan vergiye bir başka vergi katmanı daha eklemiş oluyor.

Bir örnek üzerinden açıklayacak olur isek, bir şirketin 100 dolar kâr ettiğini düşünün. Bu kâr, %22,5 oranında (Avrupa ülkelerinin ortalama kurumlar vergisi oranı) kurumlar vergisine tabidir; bunun sonucunda kurumlar vergisi 22,50 dolar ve vergi sonrası kar da 77,50 dolar olmaktadır.

Şirket, bu vergi sonrası kârı hissedarlarına temettü olarak dağıtmaya karar versin. Bu da şirketin hissedarlardan %23,5 oranında (Avrupa ülkelerinin ortalama temettü vergi oranı) temettü vergisi yani 18,21 $ tutarında vergi kesintisi yapması gerektiği anlamına gelmektedir.

Bu durumda 100 $ kâr üzerinden devlet tarafından şirketlerden tahsil edilecek nihai toplam vergi tutarı ise 40.71 $ olmaktadır. Bunu 100 dolarlık gelire oranladığımızda ise Avrupa ortalamasında %40.71’lik bir toplam vergi yüküne tekabül etmektedir.

Türkiye’ de ise bu oran şu anda %33,7’dir.(Türkiye’de Kurumlar vergisi oranı %22, kâr payı stopaj oranı ise % 15’dir)

Sonuç

Tüm dünya olarak hazırlıksız yakalandığımız pandemi sebebiyle zorlu bir ekonomik süreçten geçiyoruz. Şirketlerimizin bu türbülansı atlatabilmesi adına tedbirli olmaları ve iyi bir finansal yönetim sergilemeleri şart. Bu bağlamda şirketlerin finansal ve vergisel sebeplerle, en büyük oto finansman kaynağı olan kâr paylarının hissedarlara dağıtımında tabiri caiz ise cimri davranmaları, hissedarların ise şirketlerinin gelecekte de varlıklarını sürdürmelerini istiyorlarsa yumurta veren tavuklarını bugünden kesmemeleri gerektiğini unutmamaları gerekiyor.

Son söz olarak, kâr payı dağıtılmaması halinde işin bir diğer tarafı olan devlet hazinesinin de önemli bir vergi gelirinden mahrum kalacağını da ayrıca belirtmekte fayda var. Zira 2019 bütçe gerçekleşmelerine bakıldığında kâr payı dağıtımından elde edilen stopaj gelirinin 4,5 milyar TL, kâr payı ödenen hissedarların beyanı sonucu elde edilen gelir vergisi tutarının ise 6 milyar TL olduğu görülecektir.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor