Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Ekonomi, Maliye

Enes CEBE
11 Ekim 2021Enes CEBE
261OKUNMA

Ot Yiyenler Et Yiyenlere mi Hükmedecek?

Başlığı yanlış yazmış herhalde diye düşünebilirsiniz ancak durum öyle değil. Bundan önceki kanı, et yiyenin ot yiyene hükmettiği anlayışıydı. Bakıldığı zaman zengin ülkelerin bolluk ve refah içinde yaşadığı ve et tüketiminin çok olduğunu görürüz. Öte yandan sefalet içinde yaşayan ülkelerde ise et yemek bir lüks hatta ulaşılamaz bir olgudur. Şimdi ne değişti? Ot yemenin sadece vegan veya vejetaryen tercihi olup da bu insanların sayısı git gide artar hale mi geldi? Yoksa et yemek artık eskisi kadar tatmin mi etmiyor? Sorulması gereken soru bunlar değil. Bizim sormamız gereken soru: Dünyada ne değişti?

Biliyorsunuz ki küresel anlamda ülkelerin mücadele ettiği bir sorun var: Küresel ısınmadan kaynaklı iklim değişiklikleri. Bu sorun da atmosfere salınan Karbon Dioksit (Co2), Metan (CH4) vb. gazların sera gazı etkisiyle atmosferin sıcaklığını arttırmasına dayanıyor. Her şeyin başladığı nokta bu gazların salınımı ile ilgili. Gerek insan faaliyetlerinin sonucu gerekse diğer canlıların atmosfere bıraktığı gazlar bu soruna neden oluyor. Şimdilerde konuşulan konu ise bu gazların salınımını nasıl azaltacak ve geleceğimizi nasıl kurtaracağız? Uzmanlar bir bir bu konu hakkında görüşlerini bildiriyor. Sorunlardan biri de Bill Gates’in dillendirdiği özellikle büyükbaş olmak üzere birçok hayvanın çıkardığı metan gazının atmosfere verdiği büyük zarar.

Besi hayvancılığı etkisi

Bill Gates "İklim Felaketini Nasıl Önleriz" kitabında hayvancılıkla ilgili çok çarpıcı ifadelere yer veriyor. Gates, et ve süt tüketimi için yapılan besi hayvancılığından kaynaklı atmosfere salınan gazların tehlikesinden bahsediyor. Et ve süt tüketimi arttıkça hayvanlara daha fazla yem gerektiği ve bunun için de daha fazla bitki yetiştirmek gerektiğini ifade ederken tarımsal insan faaliyetleri arasında besi hayvancılığının, atmosfere sera gazı salınımında en başta yer aldığını söylüyor. Öneri olarak da yapay et tüketimine geçilmesini ifade ederek besi hayvancılığından kaynaklı sera gazı salınımının azalacağını söylüyor. 

Ot yiyenlerle et yiyenler yer mi değiştiriyor?

Yapay et tüketiminin artması ve insanlığın gayri ihtiyari vejetaryen çoğunluk olması ileride olmayacak bir şey değildir. Nitekim bununla ilgili çalışmalar yapılmakta ve yapay et üretimleri hızlanmaktadır. Asıl ilginç olan şey et tüketiminin zaten zengin ülkelerde yoğunken gelişmemiş ülkelerde çok az olmasıdır. Yani yapay eti tüketenlerin yine zengin ülkeler olacağı görülüyor. Zaten Gates, “En fakir 80 ülkenin yapay et tüketebileceğini sanmıyorum. Tüm zengin ülkelerin yapay et tüketimine geçmesi gerektiğini düşünüyorum " diyerek bu konuya açıklık getirdi. O halde fakir ülkelerin et tüketimi değişmezken zengin ülkelerin yapay ete geçmesi zenginliğin statüsü etçillik olgusunu değiştiriyor. Bu duruma gayri ihtiyari otçul olanın üstünlüğü diyebiliriz.

Sektörler arası Sera Gazı salınımı

Her ne kadar Bill Gates bu sorunu yoğun olarak tarım üzerinden ele alsa da duruma farklı sektörlerden de bakmak gerekir. Zira insanlığın et ve süt tüketiminde aç gözlü olması diğer yaptıklarını masumlaştırmıyor.

Ot Yiyenler Et Yiyenlere mi Hükmedecek?

Yukarıdaki grafikte dünyada sera gazı salınımının sektörel boyutu ele alınıyor. Grafiğe göre enerji sektörü yüzde 73,2 ile birinciyken Tarım, Ormancılık ve Arazi kullanımının sera gazı salınımında yüzde 18,4 ile ikinci olduğunu görüyoruz.

Diğer alt sektörlerinde yer aldığı bu grafikte hayvancılığa ayrı parantez açmak istiyorum. Yüzde 18,4’lük Tarım, Ormancılık ve Arazi kullanımının yüzde 5,8’lik kısmını hayvancılık ve gübre oluşturuyor. Yani dünyada sera gazı emisyonlarının yüzde 5,8’i hayvancılık ve gübre tarafından gerçekleşiyor.

Bir de işin enerji boyutunu ele alalım. Yüzde 73,2’lik enerji kullanımının yüzde 24,2’si sanayide, yüzde 16,2’si ulaşımda, yüzde 17,5’i gayrimenkul yapımında, yüzde 7,8’i enerji üretiminde (nükleer, hidroelektrik vb.), yüzde 5,8’i enerji üretiminden kaynaklı kaçak emisyonlarda ve yüzde 1,7’si tarım ve balıkçılıkta kullanılıyor.

Diğer endüstriyel boyutlarla teferruata girmeyerek şunu açıkça söyleyebilirim ki insan faaliyetlerinin bir kısmını oluşturan hayvancılığın sera gazı emisyonuna etkisi azımsanamayacak kadar fazladır. Ancak öncelikli olarak el atılması gereken sektörün hayvancılık sektörü mü olduğu tartışılacak bir konudur. Laboratuvar ortamında üretilecek yapay etlere kafa yormak ve yüksek maliyetler harcamak yerine ormanlık arazileri arttırarak, bilinçsiz sanayileşmeyi önleyerek, fosil yakıtların aşırı kullanımını azaltarak ve aşırı su ve gıda israfını önleyerek de mücadelemizi verebiliriz. Et yiyenlerin mi ot yiyenlere yoksa ot yiyenlerin mi et yiyenlere hükmedeceğini bilmiyorum. Ancak gayesi dünyayı yaşatmak gibi görünen bir kesimin yine dünyaya en çok zararı veren kesim olduğunu düşünüyorum. Ne de olsa sorunu yaratıp çözmek insana mahsus bir davranış.

https://ourworldindata.org/emissions-by-sector- Sector by sector: where do global greenhouse gas emissions come from?

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor