Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi
Bülent TAŞNazmi KARYAĞDI
13 Haziran 2016Bülent TAŞ/ Nazmi KARYAĞDI
188OKUNMA

ÖİV’de İçerik-İletim Karmaşasına Son!

Günümüzün en hızlı değişen, en kompleks ve en yenilikçi sektörünü yani iletişim sektörünü tek bir yasa maddesiyle, vergilendirebilir misiniz?

1999’da bu yana işte Maliye Bakanlığımız, Gelir İdaresi Başkanlığımız, Vergi Denetim Kurulumuz ve haberleşme sektörümüz bunu yapmaya çalışıyor.

Her gün yeni bir ürünün piyasaya çıktığı, her gün bir ürünle diğerinin iç içe geçtiği, sürekli büyüyen bir sektör haberleşme sektörü.

Özel İletişim Vergisiyle ilk tanıştığımız 1999’dan bu yana sektörün nasıl değiştiğini rakamlar oldukça net bir şekilde ortaya koyuyor:

 19992015
Sabit telefon abone sayısı17.911.72211.493.057
GSM abonesi3.300.00073.639.261
İnternet abone sayısı (sabit+mobil)048.617.291
Araç telefonu abone sayısı121.000 
Kablo TV abone sayısı750.2901.160.985
IPTV abone sayısı0532.971

Kaynak: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu: 2001 Faaliyet Raporu, 2015/IV Pazar Verileri

Bir maddelik vergi
Özel İletişim Vergisi, Gider Vergileri Kanununun 39. maddesinde düzenlenmiş durumda. İşletmeciler, vergi inceleme elemanları ve Gelir İdaresi işte bu maddeyi yorumlamakta ve yaklaşık 4,7 milyar liralık vergi de buradan sağlanmakta.

Bu nedenle de zaman zaman farklı yorumlar ve farklı değerlendirmeler kaçınılmaz hale geliyor.

ICT Media Dergisinin Şubat 2015 sayısında yayınlanan yazımızda;

Katma değerli hizmet kapsamında işletmeler film, müzik gibi içerikleri veya herhangi bir başka bilgiyi abonelere veya kullanıcılara iletebilmekte olduğunu çoğu zaman abone veya kullanıcının bu iletim hizmet bedeliyle birlikte kendisine iletilen içerikler için de bir bedel ödediği, iletim ve içerik için ödenen bedelin her ikisinin de özel iletişim vergisine tabi tutuluyor olmasının uygulamada önemli karışıklıklara yol açtığı ifade edilmiş bu karışıklığa ve çözüm önerilerine yer verilmişti.

Söz konusu yazımızda;

Herhangi bir içeriğe mobil veya sabit internet üzerinden erişim sağlanırsa internet erişimi için ödediğiniz bedel üzerinden ÖİV ödenmekle beraber ulaşılan ürün için belirlenen bedel üzerinden herhangi bir ÖİV ödenmediği, aynı şekilde herhangi bir katma değerli hizmet içeriğine mobil telefon ile ulaşılırsa erişim için ödenen bedel üzerinden vergi ödendiği ancak hizmet içeriği için belirlenen bedel üzerinden ÖİV ödenmediği belirtilmiş, buna karşılık herhangi bir ürüne kablo, uydu veya IPTV üzerinden erişilirse bu ürün bedeli üzerinden ayrıca özel iletişim vergisi ödeme yükümlülüğü ile karşı karşıya kalındığı ortaya konularak, bu farklı uygulamanın yarattığı çarpıklığa işaret edilmişti.

Yazımızda ayrıca Maliye Bakanlığının bir Tebliğ düzenlemesi ile sabit veya mobil internet, mobil telefon, kablo ve uydu üzerinden herhangi bir ürüne ulaşılması durumunda ürünün kendisi için ödenen bedelin vergiye tabi olmadığını netleştirmesi uygun olacağı sonucuna ulaşılmıştı.

Gelir İdaresi içerik-iletim konusuna açıklık getirdi
Konuyu düzenleyen 13 seri no.lu Özel İletişim Vergisi Genel Tebliği 25.2.2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Tebliğ, önerdiğimiz şekilde, Kablo Tv, Uydu Tv ve IPTV hizmetlerinde sadece iletim bedellerinin özel iletişim vergisine tabi olduğu, içerik bedellerinin ise tabi olmadığı sonucuna ulaşmış durumda.

Tebliğ özü itibariyle 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu uyarınca Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından yetkilendirilen veya yetkilendirilmiş sayılan işletmeciler tarafından, radyo ve televizyon yayınlarının uydu platformundan, kablo ortamından ve kablolu, kablosuz ve mobil internet servis sağlayıcıları üzerinden bedel karşılığı iletilmesine yönelik, ödemeli yayıncılık hizmetlerinde özel iletişim vergisi (ÖİV) uygulamasına ilişkin açıklamaların yapılması amacıyla çıkarılmış durumda.

Tebliğde BTK yetkilendirmesine tabi olan ve bu kapsamda iletim hizmeti nedeniyle ÖİV mükellefi olan işletmeciler, içerik sağlayıcı kişi veya şirketlerin içeriklerini, abonelere taşıyabileceği gibi abonelere sunulan içerikleri kendileri de temin edebileceğini tespit etmekte, BTK yetkilendirmesine tabi olmayan içerik sağlayıcı kişi veya şirketlerin içeriklerinin abonelere iletilmesi durumunda, iletim hizmetini ifa eden yetkilendirilmiş işletmecilerin ÖİV matrahının, abonelerden alınan iletim hizmetinin bedeli olduğu net bir şekilde ortaya konuluyor.

Kablolu, kablosuz ve mobil internet servis sağlayıcıları üzerinden verilen radyo ve televizyon yayınlarının iletilmesi hizmetlerinin de 6802 sayılı Kanunun 39. maddesinde belirtildiği şekilde yetkilendirilmiş işletmeciler tarafından yetkilendirme kapsamında verilmesi durumunda ÖİV’nin konusuna girdiği hususu da aynı şekilde netliğe kavuşturuluyor.

Genel Tebliğ, iletim hizmet bedelinin vergiye tabi olduğunu belirtmek suretiyle içerik bedellerinin vergiye tabi olmadığı sonucuna ulaşılmasını uygulayıcılara bırakmış görünüyor. Ayrıca Tebliğ içerik ve iletim hizmetlerinin ayrı ayrı şirketler üzerinden yapılması gerektiği varsayımı çerçevesinde kaleme alınmış olduğu anlaşılıyor. Ancak belirli süreyle gösterim hakkına sahip olduğu içerikleri iletim hizmeti ile birlikte sunan işletmelerde içerik ve iletim bedelinin ayrıştırılması gereğine tebliğde net bir şekilde yer verilmemiş durumda.

Bu durum tereddüt yaratsa bile Tebliğin iletim ve içerik hizmetlerine olan temel yaklaşımı her ikisinin bir arada aynı işletmeci tarafından yerine getirilmesi durumunda da sadece iletim bedelleri üzerinden ÖİV hesaplanması gereğini zorunlu kılıyor. Aksi yönde bir yorum pazarda çok önemli fiyat dengesizlikleri ve rekabet eşitsizlikleri yaratacaktır.

Tebliğ uzun zamandır sektörde önemli dengesizliklere yol açan, mükellefle Bakanlığı karşı karşıya getiren, gereksiz yargı süreçlerine yol açan bir konuyu çözüme kavuşturdu. Haberleşme sektörünün karşı karşıya bulunduğu diğer bazı özel iletişim vergisi sorunlar için de aynı yaklaşımın sergileneceğine olan inancımız tamdır.

(ICT Media Dergisinin Mayıs 2016 sayısında yayınlanmıştır.)

Yorumlarınızı Bize Yazınız
Soru SorYazarlarımızın güncel sorulara cevap verebildiğini göz önünde bulundurarak, lütfen makalenin yayımı tarihten itibaren en geç bir ay içinde sorunuzu yöneltiniz.