Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi

Vergi

Nazmi KARYAĞDI
29 Nisan 2013Nazmi KARYAĞDI
403OKUNMA

Obeziteye Karşı Vergili Diyeti

Türkiye İstatistik Kurumu’nun geçtiğimiz hafta içinde açıkladığı istatistiklere göre Türk toplumu gittikçe ağır kilolu bir topluma dönüşüyor. 

4 yıl önce toplumun yüzde 32,4’ü fazla kilolu iken 2012 yılında bu oran yüzde 34,8’e ulaşmış durumda. 

15 yaş ve üzeri toplumun %17’si obez

Günlük yaşantımızda daha az hareket etmek ancak daha fazla kalori veren ve kilo yapan yiyeceklere yönelmek beraberinde aşırı kiloyu ve obeziteyi meydana getiriyor. 

Ve konu sadece güzel görünmekten ve estetikten öte sağlık problemi olmuş durumda. 

Gelecekte çok ciddi rahatsızlıkların (diyabet yüksek tansiyon, kalp hastalıkları..) doğmasına yol açacak olan obezite oranları dört yıl önce ülkemizde yüzde 15,2 iken şimdi %17,2 oranına ulaşmış durumda 

Küresel bir sorun : Obezite

Dünya sağlık örgütünce yayınlanan istatistiklere göre geçmişle kıyaslandığında tüm dünya genelinde obezite ve fazla kilo oranlarında ciddi artışlar sözkonusu. Obezitenin yaygınlığında 2005 yılında 3. grup ülkeler arasında yer alan ülkemiz, 2. grup ülkelere doğru yükselmiş durumda.

                        

(Türkçesi: Vücut kütle endeksi 30 ve 30’dan büyük olan her yetişkin obez olarak tanımlanmaktadır.) 

Diyet: Beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi

Günümüz dünyasında aşırı kilolardan korunmak için çok çeşitli diyetler gazetelerde, internet sitelerinde yayınlanmakta ve diyetisyenler tarafından da kişilere tavsiye edilmekte. Elbette bir vergi uzmanı olarak bu diyetler hakkında bir şey söylememiz mümkün değil. Ancak hepimizin de bildiği üzere “gereğinden fazla kaloriyi azaltan beslenme ile kaloriyi yakan hareketlilik” sayesinde dengeli bir gündelik yaşantıya ihtiyacımız olduğunu belirtebiliriz. 

Sigara ve alkolden sonra şekerleme, tatlı, cips, bisküvi, gazlı içeceklere de “günah vergileri”

Uluslararası vergi literatüründe sigara ve alkol üzerinden alınan vergilere genel olarak “günah vergileri” denilmektedir. Günümüz dünyasında başta çocuklar olmak üzere tüm toplum sağlığını tehdit eden, ayaküstü atıştırmaya yarayan, ancak sağlığa zararlı olarak adlandırılan  şekerleme, tatlı, cips, bisküvi, gazlı içeceklere de vergi getirilmesi gelişmiş ülkelerin gündemine girmiş durumda.

 Örneğin 2011 sonu itibariyle Amerika Birleşik Devletlerinde 17 eyalette şekerleme ürünleri üzerindeki vergi oranı diğer market ürünlerinden daha yüksek. Aynı şekilde 4 eyalette de gazlı içecekler üzerinde tüketim vergisi uygulanıyor.

 Türkiye’de kolalı gazozlar üzerinde ÖTV uygulaması

Ülkemizde kolalı gazozlar üzerinde %25 Özel Tüketim Vergisi uygulanmakta. Diğer içeceklerde örneğin gazoz, meyveli gazoz, enerji içeceği vb.lerinde ÖTV uygulanmamaktadır.

 Kolalı gazozlardaki %25 ÖTV üreticiler tarafından beyan edilip vergi dairesine ödeniyor. Bu vergi daha sonra fiyata yansıtılmak suretiyle de tüketiciden alınmakta. Ayrıca bunun üzerine %8 KDV’de fiyata dahil edilerek tahsil edilmektedir. 

Şekerleme, çikolata alkolsüz diğer içeceklerde ise sadece %8 oranında KDV uygulanmakta. 

Vergi bir diyet aracı olabilir mi?

Şekerleme ve gazlı içeceklere ek vergi konulmak suretiyle insanların beslenme alışkanlıklarını değiştirme konusu vergi literatüründe tartışmalı bir konu. “İnsanları vergi dışında farklı politika ve tedbirlerle sağlığa zarar veren ürünlerden uzak tutmak gerekli. Vergiler bu konuda bir araç olmamalı. Aksi takdirde vergi aracılığıyla yeni bir toplum mühendisliği uygulaması söz konusu olmaktadır...” bu konuya muhalif kişilerce dile getirilen argümanlardan bir kaçı.

 Vergiler yoluyla bu ürünlerin tüketimini ne kadar azaltabiliriz konusu da bu vergilere karşı olanların ileri sürdükleri savların arasında yer alıyor. 

Halk sağlığını tehdit eden aşırı kilo ve obezite ile mücadelede vergiyi bir diyet aracı olarak kullanmak bakalım ne gibi sonuçlar verecek. Bunu zaman gösterecek.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor