Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi
18 Mart 2019
541OKUNMA

Obezite Vergisi-1

“Obezite vergisi” Türk vergi sisteminde kendine ne zaman yer bulacak?

Yoksa zaten çoktan beri uygulanıyor mu?

Anayasanın 56. maddesine göre (1),  “Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.” Sağlık Bakanlığı diğer Bakanlıklarla işbirliği halinde Anayasanın bu hükmü gereği çalışmalarını sürdürür.

Yine Anayasamızda yer alan 73. maddede “Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır…”  denilerek verginin zorunlu bir ödeme olduğu belirtilmekte, aynı zamanda verginin sosyal amacı olduğu da vurgulanmaktadır.

Söz konusu hükümden vatandaşların beden ve ruh sağlığı içinde hayatlarını sürdürmeleri görevini üstlenen “Devlet”in, bu görevini yerine getirirken vergi politikalarına başvurabileceği ikinci anlamını çıkarabilir miyiz? Biraz zorlama da olsa öyle olacağını varsayalım. Çünkü ifade edildiği üzere verginin ilk amacı kamu giderlerini karşılamaktır, yani bütçe gerekleridir. Maddedeki ifadede sosyal amaç olarak adalet ve dengeli dağılım lafzi olarak net bir şekilde belirtilmiştir.

Ancak Sağlık Bakanlığının özellikle hastalıkların teşhisi ve tedavisi için ayırdığı bütçeyi azaltıcı önlemler kapsamında düşünüldüğünde, verginin gelir arttırıcı özelliğinin yanında, bütçenin gider yönünden desteklenmesi fonksiyonunu da yerine getirebileceği söylenebilir.

Ülkemizde insan sağlığını etkilediği kanaatine varılan ürünlerden, sigara ve alkollü içeceklerde vergi yükü %80-%85’lere çıkmakta, diğer bir deyişle söz konusu malların maliyeti düşünüldüğünde alınan vergi mal maliyetlerinin alkolde dört-beş katı, sigarada fiyata göre değişen şekilde sekiz- dokuz katına kadar çıkmaktadır.

Dolayısıyla bütçe gerekleri bir kenara bırakılırsa, bahsi geçen malların vergilendirme yoluyla fiyatlarının artmasına yol açarak caydırıcılık sağlanmaya çalışıldığı açıktır (2).  Nitekim Sağlık Bakanlığının “Tütün Kontrolü Strateji Belgesi ve Eylem Planı 2018-2023”nda “Vergi tutarlarının hem kişi başı yurt içi hasılat oranları hem de asgari ücretteki artışlar göz önünde bulundurularak arttırılmasının sağlanması” (3)  hedeflenmiştir. Dolayısıyla Sağlık Bakanlığı açıkça halk sağlığının korunması için fiyatları vergi yoluyla etkileyerek kullanımının zararlı olduğuna karar verilen malların tüketimini azaltmaya çalışmaktadır. Bu mallardaki fiyat esnekliğinin, fiyat artışından sonra azaldığı düşünülen talebi zaman etkisiyle ve sair diğer etkilerle orta vadede esaslı bir biçimde düşürüp düşüremediği ayrı bir yazının konusudur.

Sağlık Bakanlığı elbette her sağlıksız olduğu kabul edilen ürünün tüketilmesiyle ilgili vergi politikalarından yararlanmamaktadır. Örneğin uygulamasını takip ettiği “Uyuşturucu ile Mücadele Ulusal Strateji Belgesi ve Eylem Planı 2018-2023” (4) belgesinde, bu malların satışı suç oluşturduğundan, bunlar üzerinden vergi alınması ile ilgili doğal olarak herhangi bir eylem bulunmamaktadır.

Hazırladıkları “Türkiye obezite ile mücadele kontrol programı (2010-2014)”nda da vergi düzenlemeleri ile ilgili herhangi bir eyleme yer verilmemiştir.(5)

“Türkiye Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı (2014 - 2017)”nda ise “Obezitenin Önlenmesinde Gıda Sanayii ile İşbirliğinin Sağlanması” amacının altında “Az miktarda tüketilmesi gereken gıdaların vergilerinde artış, teşvik edilen gıdalarda ise fiyat sübvansiyonu veya üretimin teşviki için gerekli önlemlerin alınmasının sağlanması” stratejisinde vergi kavramına yer verilmiş fakat Eylem Planında bu hususla ilgili herhangi bir faaliyet belirtilmemiştir. (6)

Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünün internet sitesinde Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Ofisinin hazırladığı “Sağlıklı Beslenmenin Teşviki İçin Fiyat Politikalarının Kullanılması” kitabı yer almaktadır (7). Söz konusu sitede yer almakla beraber, kitapta yer alan tespitlere Sağlık Bakanlığının katılıp katılmadığı ile ilgili bir belirti bulunmamaktadır. Dolayısıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Gelir İdaresi Başkanlığının da görüşleri yer almamaktadır.
Hazırlanan çalışma fiyat etkisine yoğunlaşırken dikkat edilmesi gereken hususları aşağıdaki şekilde belirlemiştir. Özetle,

  • Talebin fiyat esnekliği (yüksek talep esnekliğine sahip bir üründe fiyatın artması halinde tüketimde yüksek oranda bir düşüş gerçekleşir ),
  • Potansiyel alternatif etkileri (doymuş yağa getirilen verginin rafine nişasta tüketimini artırması),
  • Sağlık eşitsizlikleri üzerindeki etki (düşük gelir düzeyi, yüksek gelirli gruba kıyasla harcanabilir gelirlerinin büyük bir kısmını gıdaya harcar ve bu nedenle fiyat artışlarından daha fazla etkilenir),
  • Vergi veya sübvansiyonun müşteriye yansıtılması (Yiyecek ve içecek üreticileri ve perakendecileri genellikle vergiyle bağlantılı olarak fiyat artışını tam yansıtmaktadır ve hatta genelde müşteriler için fiyat artışı vergi artışına kıyasla daha fazladır),
  • Mekanizma seçimi (maktu vergiler kolay toplanabilen ama enflasyonist ortamda sürekli güncellenmesi gereken vergi, oransal vergide ise mallar arasında yüksek fiyat farklılıkları oluşturmaktadır. Oransal vergi mi maktu vergi mi seçimi malın niteliğine göre yapılmalıdır.) (8)

Bahsi geçen kitapta Avrupa’da uygulanan, uygulanmaya çalışılıp kaldırılan vergisel örnekler de yer almaktadır. Bu vergiler aşağıda özetlenmiştir.
Danimarka’da;  2008 yılında yürürlüğe giren, ilave gelir elde etmek ve doymuş yağların tüketimini azaltmak amaçlı vergi 2012 yılında kaldırılmıştır. Bu vergide 100 g başına 2.3 g’dan fazla doymuş yağ içeren ürünlerde doymuş yağın kilosu başına 16 DKr (2.15€) tutarında tüketim vergisi öngörülmüş, gerek gelir tahminlerini yakalayamamak gerekse vergisiz Alman ürünlerinin piyasaya hâkim olmaya başlamasıyla oluşan tepki nedeniyle kaldırılmıştır.

Finlandiya’da; alkolsüz meşrubatlar, şekerleme, çikolata ve dondurma üzerinden alınan vergi, bisküviler, unlu mamuller, yoğurt ürünleri, pudingler, jöleler, muslar ve toz şeker gibi bazı ürünleri kapsamamaktadır. Daha çok gelir arttırma amaçlı bir vergidir. Tatlı ve dondurma (kg başına 0.95 €), alkolsüz meşrubatlar (kg başına 0.11 €) ve %0.5’ten fazla şeker içeren meşrubatlar (kg başına 0.22 €) için tüketim vergisi öngörmektedir.

Macaristan’da; yetişkinlerinin yaklaşık üçte ikisi obezdir. 2011 yılında kamu sağlığı gıda vergisi getirmiştir. Vergiden elde edilen gelir sağlık hizmetleri bütçesi için ayrılmıştır. Şekerle tatlandırılmış meşrubatlar, enerji içecekleri, şekerlemeler, tuzlu atıştırmalıklar, lezzetlendiriciler (tuz içeren), aromalı alkol, meyve reçelleri her biri için ayrıca düzenlenmiş tutarlar ve ölçüler ile maktu vergi ile vergilendirilmiştir.

Fransa’da; 2012 yılında ilave tatlandırıcı ve ilave şeker içeren hazır içecekler (Sodalar, meyve suları, aromalı sular ve light içecekler) için hektolitre (100 litre) başına 7.16 € tutarında tüketim vergisi ihdas edilmiştir.

Ayrıca bir de İrlanda örneğinden bahsedebiliriz. 2012 yılında şekerle tatlandırılmış meşrubatları %10 oranında vergilendirmeye başlamıştır. (9)
Kitapta, özel tüketim vergisi olarak getirilen vergilerle karşılaştırıldığında Katma Değer Vergisi oranlarının değiştirilmesi yolu ile yapılan değişikliklerin “yalnızca gelir elde etme mekanizmaları” olduğu ve “sağlık üzerindeki potansiyel etkilerine dair sınırlı sayıda (varsa) tartışma bulunduğu” belirtilmektedir. Dolayısıyla kitabı hazırlayanların, KDV oranlarının düşürülmesi/arttırılmasının halk sağlığı üzerinde etki yarattığını düşünmedikleri rahatlıkla söylenebilir.

Gelir yönetimimizde hâkim olan düşüncenin bununla paralel olduğu söylenebilir, nitekim ülkemizde %18 oranında Katma Değer Vergisine tabi temel gıda maddesi bulunmamakta, tamamı düşük oranla vergilendirilmektedir.(10)

Ülkemiz vergi sistemi genel olarak Avrupa vergi sistemi ile uyumludur. Uyumun derecesi ve varılan sonuca giden yollar değişmekle beraber özel tüketim vergisinin Avrupa’daki bu gelişmeleri takip etmemesi düşünülemezdi.

Nitekim 28.11.2017 tarih ve 30261 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7061 sayılı “Bazı Vergi Kanunları İle Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 75. maddesi, sebze suları ve Türk Gıda Kodeksine göre % 100 meyve suyu sayılanlar hariç meyve sularına, sade ve meyveli gazozlara, alkolsüz biralara matrahları üzerinden %10 Özel Tüketim Vergisi ihdas etmiştir. Gerekçesinde (11) belirtilmese bile, içeriği itibariyle bu verginin obezite vergisi kapsamında olduğunu düşünebiliriz. Kolalı gazozlar zaten ÖTV’nin (III) sayılı listesinde yer alıyor ve matrahı üzerinden %25 oranında vergileniyordu.

Sonuç olarak Türkiye’de obezite ile mücadelede vergisel düzenleme olmadığını söylemek, en azından şeker içeren içecekler için, doğru olmayacağı gibi, yasal düzenlemelerin nedeninin sadece obezite ile mücadele olduğunu söylemek de doğru olmaz. Ama zaten genel olarak politikaları takip edilen Avrupa uygulamalarında da durum aynıdır.

Bir sonraki yazımızda Japonya’nın obezite ile mücadele için uyguladığı yöntem ile Meksika örneğinden yola çıkarak obezite vergisi ile ilgili yeni fikirler oluşturmaya çalışacağız.

  1. TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.2709.pdf
  2. Tütün Kontrolü Strateji Belgesi ve Eylem Planı 2018-2023 sayfa 7
  3. Eylem A.3-1, http://havanikoru.saglik.gov.tr/dosya/eylem_plani/ulusal-tutun-kontrol-programi-eylem-plani.pdf
  4. https://hsgm.saglik.gov.tr/depo/birimler/tutun-mucadele-bagimlilik db/haberler/uyusturucu_eylem_plani/2018-2023_Uyusturucu_ile_Mucadele_Ulusal_Strateji_Belgesi_ve_Eylem_Plani.pdf
  5. http://www.istanbulsaglik.gov.tr/w/sb/halksag/belge/mevzuat/turkiye_obezite_mucadele_kontrol_prg.pdf
  6. https://hsgm.saglik.gov.tr/depo/birimler/saglikli-beslenme-hareketli-hayat-db/Yayinlar/programlar/hareketli-hayat-programi-2014-2017.pdf
  7. https://hsgm.saglik.gov.tr/depo/birimler/saglikli-beslenme-hareketli-hayat-db/Yayinlar/kitaplar/diger-kitaplar/dunya-saglik-orgutu/Saglikli-Beslenmenin-Tesviki-Icin-Fiyat-Politikalarinin-Kullanilmasi.pdf
  8. Yurekli A. Tool 4: Design andadministration. Design and administertobacco taxes. In: YurekliA, de Beyer J, editors. World Bank Economics of tobacco toolkit. Washington (DC): World Bank; 2000 (http://siteresources.worldbank.org/INTETC/ Resources/375990-1113490055569/Taxes.pdf, Erişim tarihi: 31 Ekim 2014)
  9. http://www.oecd.org/health/Obesity-Update-2014.pdf
  10. http://www.gib.gov.tr/node/108756
  11. https://mevzuat.tbmm.gov.tr/mevzuat/faces/kanunmaddeleri?pkanunlarno=215318&pkanunnumarasi=7061