Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşey

Sosyal Güvenlik

Ozan BARDAKÇI
29 Mart 2021Ozan BARDAKÇI
5311OKUNMA

Nedir Bu Eski Memur, Yeni Memur Meselesi?

T.C. Emekli Sandığı adında bir kurumu çoğunuz duymuşsunuzdur. 1950 yılında faaliyete başlayan bu kurum 50 yıldan fazla süreyle varlığını sürdürdü. Sosyal Güvenlik Kurumunun Kurulmasıyla birlikte devredildi. Tabi elli yılı aşkın sürede 100 binlerce memuru emekli etti, milyonlarca dula yetime aylık bağladı.

Emekli Sandığı, memurların sosyal güvenliğinin sağlanması için 30’dan fazla tekaüt (emeklilik) sandığının birleştirilmesiyle oluşturulmuş ve tüm memurları kapsayan bir kurumdu. Öyle bir kurumdu ki 60’lı 70’li yıllarda paraya sıkışan hükümetler Hazineye borç versin diye Emekli Sandığı Genel Müdürünü Bakanlar Kurulu toplantılarına davet ederdi.

5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu kendi içinde prim disiplini olan ve Alman Bismarc modelini benimsemiş, statü hukuku kurallarına göre kurgulanmış bir yapıydı. Yani memuriyete ilişkin hususlar nasıl idare hukukunun konusuysa emekliliğine ilişkin hususlar da idare hukukunun konusuydu.

Ekim 2008 döneminde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun ile tüm çalışanlar tek çatı altında toplandı. Memurlar için de 4/1-c statüsü öngörüldü. Ancak 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yani Ekim/2008 aybaşından önce memuriyeti olanlar için “Emekli Sandığı Kanunu uygulanmaya devam edilir” şeklinde hüküm konuldu. Bu nedenle 15 Ekim 2008 tarihinden önce atanmış memurlar Emekli Sandığı’na, sonra atanmış memurlar ise yeni Kanun 5510’a tabi oldular.

İki Kanun birbirinden büyük ölçüde farklı olduğundan haliyle sunulan hakların niteliği de farklılık gösteriyor. Farkların başında aylık bağlama oranları geliyor. Emekli Sandığı aylığı hesabında kişinin görev yaptığı en yüksek statü ne ise o statüden aylık bağlanıyor. Yani 6 ay genel müdürlük yapmış biri daha sonra araştırmacı kadrosuna da atansa emekliliğinde genel müdür üzerinden aylık alıyor. 5510 sayılı Kanunda ise tüm çalışma hayatında geçen sürelerin primleri güncelleniyor ve hesaplama yapılıyor. Dolayısıyla statü değil yatan prim önem kazanıyor.

Aylık bağlama oranı iki kanun için çok farklı. Emekli Sandığı aylığı bağlanırken %50+hizmet yılı hesabı yapılıyor, 5510 sayılı Kanuna göre ise hizmet yılı %2 ile çarpılıyor. Emekli Sandığı 30 hizmet yılına %(50+30)=%80 oranında aylık bağlarken 5510 %(2*30)=%60 oranında aylık bağlıyor. Bu bakımdan aynı orana ulaşmak için 5510’a tabi memurun 40 yıl çalışması gerekiyor. Örneğin 30 hizmet yılı olan Emekli Sandığı’na tabi bir üst kurul uzmanına 7.000 TL dolayında aylık bağlanırken 5510’a tabi (yeni memur) üst kurul uzmanına 4.600 dolayında aylık bağlanıyor.

Yeni memurlar 2008 sonrası göreve başladıkları için şimdilerde emekli olma durumları yok. Emekli olacakları zaman geldiğinde durumu fark edecekler gibi duruyor. Yani aynı işi yapan ve aynı maaşı alan iki memurdan 14 Ekim 2008’de atanan ile 16 Ekim 2008’de atanan arasındaki emekli maaşı farkını ilerleyen zamanda görecekler.

İstisnasız kural olmayacağına göre yukarıda yazılanların da istisnası var elbette. 2008 yılında bu değişim olduktan sonra geniş anlamda kamu görevlisi sayılan yasama üyelerinden 2011 seçimleriyle ilk kez vekil olanlar bu durumu fark edip düzeltti. Milletvekili emekli maaşı 2008 öncesi ve sonrası olup olmadığına bakılmaksızın sabitlendi. Cumhurbaşkanı emekli maaşının %45’i olarak ödeniyor. 2008 sonrası memur olanlar için değişiklik olur mu bilinmez ama 2009, 2014 ve 2019 yerel seçimlerinde ilk kez belediye başkanı olanlar için de makas artıyor.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor