Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi
M. Emek KURT
28 Eylül 2015M. Emek KURT
83OKUNMA

Nakdi Sermaye Teşviklerine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararının Getirdikleri

İşletmelerin finansman kaynakları, yatırımlarını ve işletme sermayelerini (cari faaliyetlerini) finanse etmek için ihtiyaç duydukları fonlardır. İşletmelerin finansmanında öz kaynak (öz sermaye) ve borçlanma olmak üzere iki temel kaynak bulunmaktadır.

Pek çok ülke vergi sistemi, vergiye tabi kazancın tespitinde borçlanma faizlerini gider olarak kabul etmesine karşılık, öz kaynakla finansman durumunda kazançtan herhangi bir indirim öngörmemesi nedeniyle işletmelerin finansmanında öz kaynak aleyhine, borçlanma lehine bir yapıya sahiptir. Öz sermayenin aleyhine, ancak borçlanmanın lehine olan bu yapıyı değiştirmek adına, ülkeler uygulamış oldukları vergi politikası araçlarıyla işletmelerin finansman tercihi üzerinde etkide bulunmaya çalışmaktadır.

7 Nisan 2015 tarih ve 29319 sayılı Resmi Gazete’de 6637 sayılı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” yayımlanmıştır.

Toplam 28 maddeden oluşan Kanunun, 6 maddesi vergi kanunlarında yapılan düzenlemelerle ilgilidir. Vergi kanunlarında yapılan düzenlemelerin en önemlisi ise, sermaye şirketlerinin nakit sermaye artırımlarına getirilen teşvik uygulamasıdır. Getirilen düzenlemeyle, şirketlerin ihtiyaç duyduğu finansmanın borçlanma ile değil öz kaynaklarla yapılması teşvik edilerek, işletmelerin likiditesinin yükseltilmesi de amaçlanmaktadır.

6637 sayılı Kanunun 8. maddesi ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “Diğer İndirimler” başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasına eklenen ve 1.7.2015 tarihinde yürürlüğe giren olan (ı) bendi uyarınca; kurumların bu tarihten sonra yapacakları nakit sermaye artışlarının ödenmiş kısımları ile yeni kurulan şirketlerin nakit kuruluş sermayelerinin ödenmiş kısımları üzerinden TCMB tarafından indirimden yararlanılan yıl için bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı dikkate alınarak ilgili hesap döneminin sonuna kadar hesaplanan tutarın %50 si, kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde matrahtan indirilebilecektir. Ayrıca, nakit karşılığı konulan sermaye işletmede kaldığı sürece izleyen hesap dönemlerinde de yararlanılacağından, sürekli nitelikte bir indirim hakkı kazanılmaktadır.

Ayrıca yapılan bu düzenlemede Bakanlar Kurulu’na, yukarıda belirtilen % 50 oranını, şirketlerin aktif büyüklükleri, ortaklarının hukuki niteliği, çalışan personel sayıları ve yıllık net satış hasılatlarına göre veya sermayenin kullanıldığı yatırımdan elde edilen gelirlerin kurumun esas faaliyeti kapsamında olmayan faiz, kâr payı, kira, lisans ücreti, menkul kıymet satış geliri gibi pasif nitelikli gelirlerden oluşmasına göre ya da sermayenin kullanıldığı yatırımların teşvik belgeli olup olmadığına veyahut makine ve teçhizat veya arsa ve arazi yatırımları için sermayenin kullanıldığı alanlar itibarıyla ya da bölgeler, sektörler ve iş kolları itibarıyla ayrı ayrı sıfıra kadar indirme veya %100'e kadar artırma; halka açık sermaye şirketleri için halka açıklık oranına göre %150'ye kadar farklı uygulatma konusunda yetki verilmiştir.

Bakanlar Kurulu da, maddede yer alan yetkisini kullanarak 2015/7910 sayılı Kararnameyi çıkarmıştır (RG: 30.06.2015/29402). Anılan Kararname de, teşvik uygulamasıyla beraber 1 Temmuz 2015 itibariyle yürürlüğe girmiştir.

Bakanlar Kurulu Kararıyla Yapılan Düzenlemeler
2015/7910 sayılı Kararname ile yapılan düzenlemeler şu şekildedir:

  • Yapılan nakit sermaye artırımları üzerinden hesaplanacak faiz tutarının Kanunla belirlenen %50’sinin indirim oranı olarak dikkate alınmasıyla ilgili olarak herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Yani genel oran %50 olarak belirlenmiştir.
  • Söz konusu genel orana;
  • Payları borsada işlem gören halka açık sermaye şirketlerinden, indirimden yararlanılan yılın son günü itibariyle, Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş. nezdinde borsada işlem görebilir nitelikte pay olarak izlenen payların nominal tutarının ticaret siciline tescil edilmiş olan ödenmiş veya çıkarılmış sermayeye oranı;
  • %50 ve daha az olanlar için 25 puan (toplamda % 50 + % 25 = % 75),
  • %50’nin üzerinde olanlar için 50 puan (toplamda % 50 + % 50 = % 100),
  • Nakdi olarak artırılan sermayenin, yatırım teşvik belgeli üretim ve sanayi tesisleri ile bu tesislere ait makine ve teçhizat yatırımlarında ve/veya bu tesislerin inşasına tahsis edilen arsa ve arazi yatırımlarında kullanılması durumunda, yatırım teşvik belgesinde yer alan sabit yatırım tutarı ile sınırlı olmak üzere 25 puan (toplamda % 50 + % 25 = % 75),

ilave edilmek suretiyle söz konusu indirim uygulanacaktır.

Yukarıda yer alan ilave puanların bir arada yani birbirine ilaveten kullanılıp kullanılmayacağı belirsizdir. Örneğin, payları borsada işlem gören ve halka açıklık oranı %50’nin üzerinde olduğu için %100 oranını hak etmiş bir anonim şirketin, artırdığı nakit sermayeyi teşvik belgeli yatırımında kullandığında, ilaveten 25 puan daha hak edip, edemeyeceği, bir diğer ifadeyle indirim oranını %125 olarak uygulayıp, uygulayamayacağı net değildir.

Ancak teşvik edilmek istenen temel hususlar; hem halka açılma/halka açılma oranını arttırma, hem de yatırım teşvik belgesine dayalı yatırım gerçekleştirme ve bu yatırımların öz sermaye ile finanse edilmesi olduğuna göre, puanların birbirine ilave edilerek uygulanması gerektiği görüşündeyiz.

Ayrıca, söz konusu oranların birbirine ilaveten kullanılamayacağı iddia edilse bile, mükelleflerin kendisine tanınan en fazla indirim oranından yararlanması gerektiği açıktır. Şöyle ki, yukarıda verilen örnekteki mükellef her halükarda, indirim oranını (50+25) %75 olarak değil, (50+50) %100 olarak uygulayabilmelidir.

Ayrıca, artırılan nakit sermayenin teşvik belgeli yatırımlarda mı yoksa işletmenin başka harcamalarında mı kullanıldığının nasıl tespit edileceği ve harcama tutarlarına bağlı olarak kıst dönem esasının mı uygulanacağı yoksa yıllık olarak tek bir indirim oranının mı uygulanacağı da açıklığa kavuşturulması gereken diğer bir husustur.

Örneğin;
2015 yılının Temmuz ayında 10.000.000 TL nakit sermaye artırımı yapıp aynı ayda bu sermaye taahhütlerinin tamamının ödenmiş olduğu halka kapalı bir şirkette, bu tutarın 2.000.000 TL’sını Ağustos 2015 de, 5.000.000 TL’sını ise Aralık 2015 de teşvik belgeli yatırımlar için kullandığını, kalan kısmını ise yılsonu itibariyle henüz kullanılmadığını varsaydığımızda, bu şirketin 2.000.000 TL için 6 aylık % 75, 5.000.000 TL için 1 aylık % 75, harcanmayan 3.000.000 için se 6 aylık % 50 mi uygulayacağı, yoksa yılsonu itibariyle harcanmış olan 7.000.000 TL’na 6 aylık % 75, harcanmayan 3.000.000 TL ye ise 6 aylık % 50 oranının mı uygulanacağı belirsizdir.

Yukarıda belirmiş olduğumuz hususların, Maliye İdaresi’nin yapacağı açıklamalarla bir an önce açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Anılan Kararname’de yapılan diğer düzenlemeler ise şu şekildedir:

  • Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi uyarınca uygulanacak indirim oranı;
  • Gelirlerinin %25 veya fazlası şirket faaliyeti ile orantılı sermaye, organizasyon ve personel istihdamı suretiyle yürütülen ticari, zirai veya serbest meslek faaliyeti dışındaki faiz, kar payı, kira, lisans ücreti, menkul kıymet satış geliri gibi pasif nitelikli gelirlerden oluşan sermaye şirketleri için %0,
  • Aktif toplamının %50 veya daha fazlası bağlı menkul kıymetler, bağlı ortaklıklar ve iştirak paylarından oluşan sermaye şirketleri için %0,
  • Artırılan nakit sermayenin başka şirketlere sermaye olarak konulan veya kredi olarak kullandırılan kısmına tekabül eden tutarla sınırlı olmak üzere %0,
  • Arsa ve arazi yatırımı yapan sermaye şirketlerinde arsa ve arazi yatırımına tekabül eden tutarla sınırlı olmak üzere %0 (yukarıda da açıklandığı üzere, yatırım teşvik belgesi kapsamında yapılan arsa ve arazi yatırımlarında indirim oranı % 75 olarak uygulanır),
  • 9.3.2015 tarihinden, 5510 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinin yürürlüğe girdiği 1.7.2015 tarihine kadar olan dönemde sermaye azaltımına gidilmiş olması halinde, azaltılan sermaye tutarına tekabül eden tutarla sınırlı olmak üzere %0

olarak uygulanacaktır.

Bakanlar Kurulu’nun yukarıdaki belirtilen “c.iii” no.lu şıktaki düzenlemesinin amacı; tek bir nakit sermaye artışı ile birbirine iştirak eden birden fazla şirketin mükerrer olarak indirimden yararlanmasını engellemek ve bir şirkette yapılan sermaye artışının başka bir şirkete borç olarak kullandırılmasının önüne geçmektir.

Ayrıca, Bakanlar Kurulu yukarıda belirtilen “c.v” no.lu şıkta yapmış olduğu düzenlemeyle, teşvik uygulamasına ilişkin Kanun teklifinin verildiği tarih olan 9.3.2015 tarihinden, maddenin yürürlüğe girdiği 1.7.2015 tarihe kadar olan dönemde, önce sermaye azaltıp, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra sermaye artırımı yapmış olan mükelleflere karşı, indirim uygulamasını kaldırmak suretiyle önlem aldığı anlaşılmaktadır. Ancak maddede Bakanlar Kuruluna verilen yetkinin, söz konusu düzenlemeyi yapmaya yeterli olmadığı, dolayısıyla 2015/7910 sayılı BKK’nın bu kısmının Kanuna aykırı olduğu görüşündeyiz.  

(Nakdi sermaye artışlarında teşvik uygulamasına ilişkin detaylı açıklamalar, Maliye Hesap Uzmanları Derneğinin 2015-Ağustos, 408 sayılı Vergi Dünyası Dergisinde yayımlanan, yazarın “Nakdi Sermaye Artışlarında Teşvik Uygulamasıyla İlgili Özellikli Hususlar” başlıklı makalesinde yer almaktadır.)