Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi
Nazmi KARYAĞDI
08 Haziran 2017Nazmi KARYAĞDI
259OKUNMA

Musa Kâzım Amca Öldü. Namevcut Kamyonetin MTV Borcu Evlatlarına Miras Kaldı!

Yazılarımızı takip edenler belki hatırlayacaktır. 3 yıl önce “1960 Model Namevcut Kamyonetin 47 Yıldır Bitmeyen Vergi Macerası” başlıklı bir yazım VERGİALGI’da yayımlanmıştı.

Tamamen gerçek olan hikâye şöyle idi:

Kahramanmaraşlı hemşehrim Musa Kazım amca ve kardeşleri üzerlerine kayıtlı 1960 model GMC marka kamyoneti 13 Ağustos 1967’de motoru yanmış bir vaziyette Adana’da adres bildiren Haşim beye Noter aracılığıyla satarlar.

2014 yılı itibariyle aradan 47 yıl geçmesine rağmen Haşim bey aracın devrini trafikte üzerine almadığı için Vergi Dairesi, Musa Kazım amcanın adına birikmiş MTV’ler için takip sürecini başlatır ve köyde üzerine kayıtlı iki tarlayı haczeder.

Geçmişte Musa Kazım amcanın kardeşi satış ve vergi işini temize çıkarmak için uğraşsa da ömrü vefa etmez.

Daha sonra Musa Kazım amcanın profesör olan oğlu 2014’te çıkan hurda affı yasasını da fırsat bilerek bu sorunu çözmek için yeni bir girişimde bulunur.

Karayolları Trafik Yönetmeliğinden (Md.37/6) yararlanarak alıcının kaydını üzerine almadığı araç için başvuruda bulunarak aracın kaydını üzerlerinden sildirip alıcı adına re’sen kayıt ve tescil yaptırmak ister.

Emniyet Trafik Tescil Müdürlüğü bu işlemi yapabilmek için alıcının nüfus cüzdanı fotokopisinin ve kimlik bilgilerinin gerekli olduğunu bildirir.

Noterliğe gidilir. Noterlik, nüfus cüzdanı fotokopisinin olmadığını (fotokopi makinası 1967 itibariyle ABD’de yeni yeni geliştirilmeye başladığından) tarafların kimlikleri yanlarında olmadığı için satışın Noterlik mevzuatı uyarınca tanıkların huzurunda gerçekleştiğini ifade eder.

Bunun üzerine son umut Nüfus Müdürlüğü’dür. Nüfus Müdürlüğü ise alıcının doğum tarihi verilmediğinden genel arama yapılamadığı için Haşim beyin kaydına MERNİS’te rastlayamadıklarını bildirir.

Netice; kimlik bilgileri Devletin resmi kayıtlarında (Noterlik ve MERNİS) bulunamadığı için Musa Kasım amca 1967’den beri yakasını bırakmayan vergi borcundan ve hacizden, evlatları da babalarını bu yükten kurtaramazlar.

Vergiciler, Musa Kazım amcaya hurda taşıt yasasından yararlanarak birikmiş verginin 1/4'ünü ödemesi ve böylece araçtan kurtulabileceğini salık veririler…

Geçen hafta Musa Kazım Amcanın profesör oğlu Selahiddin hocama çekinerek sordum. “Hocam ne yaptınız, 50 yıllık bitmeyen hikâyeyi çözebildiniz mi?”

“Nerde Nazmi hocam, çözmek bir yana bu süre zarfında babamı kaybettik. Vergi borcu da mirasla birlikte bize kaldı.”

Sizin anlayacağınız 50 yıl önce satılan bir araç için, kendisinin gerçekte borçlu olmadığını ispatlamaya Musa Kazım amcanın ömrü vefa etmedi. Mekânı cennet, toprağı bol olsun.

Devletin kendi resmi kayıtlarından tespit edemediği bir bilginin bütün sorumluluğunu, maddi ve manevi cezasını vatandaşa yüklemesinin adil bir durum olmadığı ortadadır. Nitekim yargıya taşınan bu sorun hakkında ilk derece mahkeme de bu gerekçeyle vergi tarhının kaldırılmasına karar vermiş durumda.

Ancak bu dramatik durum, idarenin tüm yargı yollarını tüketmek kaygısıyla temyiz edilmiş durumda! Anlaşılan karar onana kadar Musa Kazım amcanın evlatları daha bir müddet bu sıkıntıyı yaşayacaklar.

Sonuç olarak;
Dünyanın en görkemli mimari yapılarını, köprülerini, denizatından tünellerini yapan, uzaya Türksat uydularını gönderen ülkemizde bürokrasinin vatandaşı merkeze alan ve ona hizmeti temel edinen bir yapıya dönüşmesinin hala Türkiye’mizin öncelikli konusu olduğuna inancımı sizinle paylaşmak istiyorum.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor