Vergi, Maliye, Ekonomi, Sosyal Güvenlik, Ticaret Hukuku Hakkındaki Herşeyyeni e-konomi
Nazmi KARYAĞDI
25 Nisan 2016Nazmi KARYAĞDI
714OKUNMA

Merhum Şen Kasap Akif Amcanın 1998’den Kalan Vergi Borcu

Akif amca 1995 yılında bir kasap dükkânı açar ve gelir vergisi mükellefiyeti tesis ettirir. Ancak işler umduğu gitmez üç yıllık çabanın sonunda elindekini avucundakini kaybederek 1998 yılında işyerini kapatır.

Bu süre zarfında Akif amca beyannamelerini zamanında vermiş ancak ödeme konusunda yaşadığı sıkıntı nedeniyle birikmiş bir vergi borcuyla işini terk etmiştir.

Şair Metin Altıok’un bir şiirinde dediği gibi “yaşama da ölüme de inanan” bizler, Şen Kasap Akif amcanın 2005 yılında vefatını üzüntüyle öğrendik.

Akif amca, alın teri ile helal kazancın önemini ve dürüstlükle anılan ismini miras olarak bıraktı eşi Hayriye teyzeye ve çocuklarına.

Bir de batan kasap dükkânına ait vergi borçlarını.

2015 yılının sonunda Hayriye teyzeye Vergi Dairesinden, merhum Akif amcanın 90 bin lira borcu olduğu yönünde bir yazı bırakılır.

1998’den gelen kamu alacağı
Vergi Dairesinden gelen yazıya göre borç 1998’den geliyordu.

Mevzuata göre tahsilat zamanaşımı denen bir uygulama vardı ve buna göre tarh ve tahakkuk etmiş olan bir kamu alacağını Devlet 5 yılda tahsil etmezse bu alacağı Devletin tahsil etme şansı kalmıyordu. Yani zamanaşımına uğruyordu (Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Md. 102).

Evet, teori böyle idi. Ama ya uygulama?
Akif amcanın borcunun doğduğu dönemin üzerinden 17 sene geçmişti. Mevzuata göre 3 kez zamanaşımına uğramış olması gereken vergi borcu, 3 yıl sonra 4. kez zamanaşımına uğramış olacaktı.

Maalesef konu yılların iyileşmeyen bir yarasını yeniden gün yüzüne çıkarıyordu: Teftiş veya Sayıştay denetiminde kamu alacağını zamanaşımına uğratmak suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasıyla zimmetle karşılaşmamak için borçlunun hesabına cüz’i bir miktar para yatırmak suretiyle tahsilat zamanaşımını 5 yıl daha uzatma hastalığı.

Yukarıdaki anekdota göre Akif  bey hem sağken hem de öldükten sonra 1 TL ödemek suretiyle zamanaşımını 3 kez uzatmış gözüküyordu.

Anlattığımız konu aslında pek çok kez yargıya yansımış olaylara bir örnek teşkil ediyor. Nitekim E. Danıştay Başsavcısı Turgut Candan’ın “Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun” isimli kitabında belirttiği üzere, tahsil zamanaşımını kesmek amacıyla borçlunun (mükellefin) bilgi ve iradesi dışında mükellef tarafından yapılmış veya yaptırılmış gibi gösterecek şekilde yapılmış ödemeler tahsilat zamanaşımı kesmez. Bu tür ödemeler “yok hükmünde” olduğundan, zamanaşımı işlemeye devam eder.

Nitekim Danıştay 3. Dairesi’nin (www.danistay.gov.tr) 25.9.2012 tarih ve 2012/3047 sayılı kararı da; “zamanaşımı süresinin dolmasından önce yapılan cüz’i tutardaki ödemelerin mükellefler tarafından yapıldığının kabulünün ticari icaplara uygun düşmediği, söz konusu ödeme nedeniyle tahsil zamanaşımı süresinin kesildiğinden bahsedilmesine olanak bulunmadığı” şeklindedir.

Maliye Bakanlığından (Gelir İdaresi Başkanlığından) önemli bir adım

Ne kadar yaygındır bilinmez ama yukarıda anlattığım konuya benzer anekdotlar hep duyulur ve yazılır.

Yaklaşık 63 yıldır yürürlükte olan Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulamasıyla ilgili oldukça can sıkıcı bu sorunun çözümü için, Gelir İdaresince geçen hafta bize göre çok önemli bir adım atıldı.

Tahsilat Genel Tebliği (Seri: A No:1)’de “I- Tahsil Zamanaşımı” bölümü tamamıyla değiştirildi. Buna göre;

Sayıştay’a gönderilen “Bütçe gelirleri tahakkuk artıklarından zamanaşımına uğramış olanlara ilişkin ayrıntı cetveli” kaldırıldı ve tahsil dairelerince tahsil zamanaşımına uğramış amme alacakları için terkin cetvelinin düzenlenmesi kararlaştırıldı.

Artık vergi (tahsil) dairesinde Memur/Uzman, Şef, Müdür Yardımcısı ve Muhasebe Yetkilisi tarafından “Zamanaşımına Uğramış Amme Alacaklarına İlişkin Terkin Cetveli” düzenlenecek ve bu alacakların kayıtlardan silinmesi için yetkili makamdan izin alınacak.

Mevzuattaki bu değişimlerin uygulamaya da yansıması
Umarız ki bu düzenleme, hem borçlular hem de alacaklı idareler açısından “5 yıllık tahsilat zamanaşımı” müessesesinin amacına uygun işletilmesini sağlamaya yönelik olur. Bu sayede “vatandaşla Devlet”, “Devletle vergi dairesi çalışanı” arasındaki anlaşılması ve çözülmesi zor sorunları ortadan kaldırır.

Yorumlarınızı Bize Yazınız

Soru Sor